
22-05-2010, 01:31
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2009
Mesajlar: 161
|
|
İbadete Dayanmayan İnanç Tehlikelidir!
1970'lerin Türkiye'sin de Müslümanlar,önce çocuklarına ve topluma namaz kılmayı,oruç tutmayı,zekat vermeyi hacca gitmeyi,insanların gözlerinin haramdan sakınması gerektiğini birbirlerine ve topluma empoze ediyorlardı,dinen doğru bir misyonerlik biçimi de buydu.
Sayıca az ama öz Müslümanlar marjinal seviyede oldukları için dini esas alan siyasette yeterli başarıya ve performansa sahip değildiler.
Siyasal İslamcılar ise dünya siyasetine ve mevkiilerine ihtirasla bağlıydılar.Ancak,Müslümanların önce kendilerini,çocuklarını,komşularını ve toplumu namaz kılmaya davet etmeleri Müslümanlığa karşı toplumda ters etkiler yaratıyordu.
Din hakiki bir din olmaya çalıştıkça marjinalleşiyordu.Dinle alakası olmayan beynamaz bir kesimde Mevlana,Yunus ve Hacı Bektaş gibi dervişlerin tasavvufi yöntemlerini empoze ediyorlardı."Kim olursan ol,yine gel"gibi vecizelerle İslamın katı emirlerini bu gerekçelerle ılımanlaştırmakla meşgullerdi.Hatta Sol siyaset erbabları,gazeteleri ve dergileride tasavvuf ilmini topluma dayatıyorlardı.
Türkiye her kesimden eğilimlerin bir arada yaşadığı,laikliğin çatısı altında yeni ve çağdaş bir toplum düzeni tam ortaya çıkacakken,Siyasal İslam,Mevlana öğretilerinden ders alarak yeni dinci bir siyaset oluşturdu."Allah'a inanın yeter".
Zaten çağdaş kesim zannedilen gerici burjuvazide sadece tanrı inancıyla iktifa eden bir yerdeydi ve daha düne kadar kıyafette,ibadette,İslam'ın katı hükümlerini kendilerine ve topluma dayatanlar,bu vasıflarından vazgeçtiler ve sadece"Allah'a inanın yeter" modunu kullanarak Siyasal İslamın yeni yollarına çıktılar.
Dinin katı hükümleri sadece inanca indirgenince beş vakit namazını bile kılmayanlar,başörtüsü bile takmayanlar "Ben de Müslümanım"demeye başladılar.Ve Siyasal İslam inanç sömürüsünü bir süre sonra iktidar rantına dönüştürdü.İnanç Misyonerliği gerçek dini tasfiye etmeye başladı ama radikal İslam'a yataklık yapmaya başlamıştır.Bu konunun sosyolojik ve kitle psikolojisi bilimi tarafından araştırılmasını çok önemli gördüğüm için tartışmaya açıyorum.
|

22-05-2010, 23:10
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Oct 2006
Mesajlar: 125
|
|
Sayın Halit Şener,
İbadet kavramı altnda ileri sürdüğünüz sadece dini ritüellerdir.Kur an-ı Kerim de yer aldığı şekli ile , namaz ( salat ) konusunda açıklayıcı bir hüküm yok iken ve şekli bakımdan sadece sünnete dayalı iken , siz baş örtüsü vs gbi örfi konuları ibadet kabul ederek yargıya varıyorsunuz.
" Âllâh ve O'nun melekleri Peygamber'e hep salât ederler. Ey mü'minler, siz de Ona salât (ve dua) ediniz ve samimiyetle selam veriniz" (el-Ahzab, 33/56)." Ayet-i Kerim esine belirtildiği şekli ile salat ı kabul edersek ibadeti nasıl açıklıyacaksınız.
Hele , hele yazınızda bahsettiğiniz mutasavvıfların öğretilerinin , tarafınızca İslam 'ın yozlaştırılması olarak görülmesi , insanı hayrete düşüren bir ibret vesikası niteliğinde.
HAK , kemalat ile tanınan ,bilinendir.Ritüeller imanın taklidi boyutudur.
Dinin günlük hayattaki şer-i hükümleri çağın egemenleri tarafınca dayatma aracı olarak kullanılmş olgulardır.Emevi halifeleri dönemine kadar ,cuma namazından sonra sohbet şeklinde verilen hutbe, emeviler devrinde camilerin siyasi propaganda aracı olarak kullanılmasına başlanılması ile namazdan önceye alınmıştır.Buna benzer örneklemelerden bir tanesi de cuma namazına ve bayram namazına kadınların gitmemesi olgusudur.
Kör ibadet ,Arap Emevi İslam anlayışının , Vahabi kültürünün bir dayatması olup ,gerçek anlamda İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu yozlaşmışlğın ve bitikliğin tek sebebidir.
Saygılarımla,
|

22-05-2010, 23:19
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
|
|
seyyah3441´isimli üyeden Alıntı
Sayın Halit Şener,
İbadet kavramı altnda ileri sürdüğünüz sadece dini ritüellerdir.Kur an-ı Kerim de yer aldığı şekli ile , namaz ( salat ) konusunda açıklayıcı bir hüküm yok iken ve şekli bakımdan sadece sünnete dayalı iken , siz baş örtüsü vs gbi örfi konuları ibadet kabul ederek yargıya varıyorsunuz.
" Âllâh ve O'nun melekleri Peygamber'e hep salât ederler. Ey mü'minler, siz de Ona salât (ve dua) ediniz ve samimiyetle selam veriniz" (el-Ahzab, 33/56)." Ayet-i Kerim esine belirtildiği şekli ile salat ı kabul edersek ibadeti nasıl açıklıyacaksınız.
Hele , hele yazınızda bahsettiğiniz mutasavvıfların öğretilerinin , tarafınızca İslam 'ın yozlaştırılması olarak görülmesi , insanı hayrete düşüren bir ibret vesikası niteliğinde.
HAK , kemalat ile tanınan ,bilinendir.Ritüeller imanın taklidi boyutudur.
Dinin günlük hayattaki şer-i hükümleri çağın egemenleri tarafınca dayatma aracı olarak kullanılmş olgulardır.Emevi halifeleri dönemine kadar ,cuma namazından sonra sohbet şeklinde verilen hutbe, emeviler devrinde camilerin siyasi propaganda aracı olarak kullanılmasına başlanılması ile namazdan önceye alınmıştır.Buna benzer örneklemelerden bir tanesi de cuma namazına ve bayram namazına kadınların gitmemesi olgusudur.
Kör ibadet ,Arap Emevi İslam anlayışının , Vahabi kültürünün bir dayatması olup ,gerçek anlamda İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu yozlaşmışlğın ve bitikliğin tek sebebidir.
Saygılarımla,
|
Bu güzel cevabi yazının altında imzam bulunsun istedim.
Ekleyecek birşey yok.
Saygılarımla...
UlUl
|

23-05-2010, 02:53
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 May 2010
Mesajlar: 10
|
|
Halit ŞENER´isimli üyeden Alıntı
1970'lerin Türkiye'sin de Müslümanlar,önce çocuklarına ve topluma namaz kılmayı,oruç tutmayı,zekat vermeyi hacca gitmeyi,insanların gözlerinin haramdan sakınması gerektiğini birbirlerine ve topluma empoze ediyorlardı,dinen doğru bir misyonerlik biçimi de buydu.
Sayıca az ama öz Müslümanlar marjinal seviyede oldukları için dini esas alan siyasette yeterli başarıya ve performansa sahip değildiler.
Siyasal İslamcılar ise dünya siyasetine ve mevkiilerine ihtirasla bağlıydılar.Ancak,Müslümanların önce kendilerini,çocuklarını,komşularını ve toplumu namaz kılmaya davet etmeleri Müslümanlığa karşı toplumda ters etkiler yaratıyordu.
Din hakiki bir din olmaya çalıştıkça marjinalleşiyordu.Dinle alakası olmayan beynamaz bir kesimde Mevlana,Yunus ve Hacı Bektaş gibi dervişlerin tasavvufi yöntemlerini empoze ediyorlardı."Kim olursan ol,yine gel"gibi vecizelerle İslamın katı emirlerini bu gerekçelerle ılımanlaştırmakla meşgullerdi.Hatta Sol siyaset erbabları,gazeteleri ve dergileride tasavvuf ilmini topluma dayatıyorlardı.
Türkiye her kesimden eğilimlerin bir arada yaşadığı,laikliğin çatısı altında yeni ve çağdaş bir toplum düzeni tam ortaya çıkacakken,Siyasal İslam,Mevlana öğretilerinden ders alarak yeni dinci bir siyaset oluşturdu."Allah'a inanın yeter".
Zaten çağdaş kesim zannedilen gerici burjuvazide sadece tanrı inancıyla iktifa eden bir yerdeydi ve daha düne kadar kıyafette,ibadette,İslam'ın katı hükümlerini kendilerine ve topluma dayatanlar,bu vasıflarından vazgeçtiler ve sadece"Allah'a inanın yeter" modunu kullanarak Siyasal İslamın yeni yollarına çıktılar.
Dinin katı hükümleri sadece inanca indirgenince beş vakit namazını bile kılmayanlar,başörtüsü bile takmayanlar "Ben de Müslümanım"demeye başladılar.Ve Siyasal İslam inanç sömürüsünü bir süre sonra iktidar rantına dönüştürdü.İnanç Misyonerliği gerçek dini tasfiye etmeye başladı ama radikal İslam'a yataklık yapmaya başlamıştır.Bu konunun sosyolojik ve kitle psikolojisi bilimi tarafından araştırılmasını çok önemli gördüğüm için tartışmaya açıyorum.
|
Bu kadar saçma sapan yazılmış yazıyı okuyunca yanıt vermek zorunluluk oldu.
"1970'lerin Türkiye'sin de Müslümanlar,önce çocuklarına ve topluma namaz kılmayı,oruç tutmayı,zekat vermeyi hacca gitmeyi,insanların gözlerinin haramdan sakınması gerektiğini birbirlerine ve topluma empoze ediyorlardı,dinen doğru bir misyonerlik biçimi de buydu."
Sanki Muhammedin düşüncesi 1970 lere değin Osmanlı imparatorluğuna ve Türkiye Cumhuriyetine ulaşamamıştıda ,müslüman misyonerler bu işi üstlenerek 1970 lerden itibaren hem birbirlerine hemde Türkiyede yaşayan topluma dini empoze etmeye çalışmaya başlamışlar.Bak sen allahın işine.Üstelik bu müslümanlar sayıca azlar ama özde müslümanlarmış.
Güler geçerim bu düşünceyi bir kalemde.
"Sayıca az ama öz Müslümanlar marjinal seviyede oldukları için dini esas alan siyasette yeterli başarıya ve performansa sahip değildiler."
Şu an yeterince bu başarıyı göstermiş bulunuyorsunuz.Gemicikler alıyor satıyorsunuz.Villalarda barbekü partileri yapıyorsunuz.Aç açıkta yatan varmı sizi bağlamaz.Siz keyfinize bakın.
Ama keyfiniz birgün bozulacak.
|

23-05-2010, 08:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2009
Mesajlar: 161
|
|
Sayın seyyah 3441,Kur'an'da namaz yoksa,hac'da yoktur o zaman,zekatta ve oruçta yoktur.Halbuki Kur'anı Türkçe okuyan kişiler bilirler ki Kur'an'da namaz emredilir,öyle Cuma'dan Cuma'ya değil,her öğün namaz"ben Müslümanım"diyen her kişiye emredilir.Yine Kur'an'da dosdoğru namazını kılanlara mükafat,kılmayanlara ise cehennem azabı verileceği yüzlerce kez belirtilir.
Peygamber,kendi yazdığı Kur'an'a ibadet mecburiyeti getirmeseydi,kendisi niçin beş vakit namazı bir öğün bile terketmedi,sizler inandığınız Allah'ın Resulünden daha mı imtiyazlı kişilersiniz?
Kur'an'da ibadet İslamın olmazsa olmaz bir koşuludur.Kadınların başlarını örtmeleri de.İbadeti sadece gereksiz ve önemsiz bir ritüele indirgeyenlere şu soruyu sormak gerekiyor:Türkiye'de her semtte ikişer üçer,irili,küçüklü yüzbinlerce camii niçin yapıldı o zaman?Müslamanlar beş vakit namaz kılsınlar diye yapılmadı mı bu camiiler,yoksa insanlar sıkışınca tuvalete gitsinler diye mi yapıldı?
Sahte inanç Müslümanları dinlerini kendi işlerine geldiği gibi değiştirerek ve ibadetleri bile inkar ederek sadece Allah'a inancı dayatmaları dini ahlaka da,çağdaş ahlakına da sığmaz ve dürüstlüğe aykırıdır.
Dürüstlüğe aykırıdır çünkü;nasıl ki bir sehtakar diş doktoru olmadığı halde "Ben diş doktoruyum"iddiasında bulunur ve büro açarak insanları kandırırsa,"Ben Müslümanım"dediği halde İslam'ın ibadete ait farzlarını,mutlak emirlerini yerine getirmeyen bir kişide sahtekardır.
|

23-05-2010, 08:58
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2009
Mesajlar: 161
|
|
Sayın Kent,Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde din topluma bütün hatlarıyla egemendi,dinin katı hükümleri toplumda çelişkilere yol açıyordu ve bu çelişkiler Kurtuluş Savaşını ve Cumhuriyeti yarattı.Cumhuriyet dinin bağnazlığından toplumu çıkardı ve çağdaşlığın yoluna çıkardı.
Büyük Atatürk dönemi Türkiye'si,Halifeliği,Şeyhülİslamlığı,Medreseleri kaldırdı,yerine laik,modern ve çağdaş okulları inşaa edince toplumda dini veriler değil,müsbet bilim ve felsefe egemen olmaya başladı.
Türkiye'nin bu çağdaş dönüşümünü hazmedemeyen irtica Mevlan'a Dergahlarını okullara,siyasi partilere ve medyaya soktular.İrtica,Türkiye'nin çağdaş verilerle örülmesini engellemek için hiç değilse insanların kalbine "Allah'a İman"tohumunu sokmanın ilerde şeriate dönüşümü gündeme getireceğini öngördüler ve maalesef muvaffakta oldular.
Türkiye,sahte iman tacirlerinin siyasi iktidarına kavuşturuldu ve bünyesinde radikal İslamı barındırıyor.Cumhuriyet'in ilk on yılında yobazın başaramadığını,Cumhuriyet'in bu zamanında kravatlı sahte,beynamaz,iman tacirleri gericiliği devlete ve topluma dayatmayı başardılar.Bu sosyolojik tesbiti bizzat kendi araştırmalarımla buldum."Ben Müslümanım"diye böbürlenen bir kişiye,"beş vakit namazını kılıyor musun?"diye soruyorum ama maalesef çoğu kez müsbet cevaplar alamıyorum.İlginç olan beş vakit namazda gözü olmayan sahte veya sadece inanç mümini olan kişiler,ibadetiyle meşgul kişilerden çok daha yobaz ve seviyesiz,cebbari durumdadırlar.Maalesef gerçek budur.
|

23-05-2010, 09:12
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2009
Mesajlar: 161
|
|
Dünya İnsanlık Tarihinin gelmiş geçmiş en büyük aydını,ÖLÜMSÜZ TURAN DURSUN'u ve diğer aydınlarımızı katleden eli kanlı canii teröristler acaba beş vakit namaz kılan dinibütün kişiler miydi?Hayır,kendisini sadece Allah'a iman ederek açıklayan sahte mümin ve canilerdi onlar!
|

23-05-2010, 10:10
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2009
Mesajlar: 161
|
|
Yanlış anlamalara yol açmaması için şu açıklamayı yapmak zorundayım.Bütün sahte müminler kaatil olurlar iddiası içinde değilim.Beynamaz müminlerin içinden de çok az sayıda kaatil çıkar,ibadete dayalı olmayan inancın tehlikelerini sadece şiddetle açıklamakta yeterli değildir.
"Allah'a inan,yeter"dayatmasının toplumu dinci dayatma altına alması daha kolaydır.
"Allah'a inan ve beş vakit namazını kıl,başını ört."dayatması Türkiye gibi toplumlarda daha zordur.
İrtica,toplumun yapısını uzun bir zaman sürecinde şeriate taşımak için "Sadece Allah'a inan,yeter" diyerek kolay ama uzun vadede gericileştirme yöntemini seçmiştir.Bu yavaş yavaş,alıştıra alıştıra ve toplumu çelişkilere itmeden amaca ulaşma yöntemidir bu nedenle tehlikelidir.
"Allah'a inan,namaz kıl ve başını ört,dinin emirlerini öğren ve uygula" yöntemi toplumda çelişki ve dini sorgulama sürecini başlatacağı için daha ileri plana gelecekte bir zamana ertelenmiştir.
İşte biz aydınlar,irticayla mücadelede yeni yöntemleri geliştirmek zorundayız.O da şu.İnanç Müslümanlarına karşı çıkarak,onlara namazlarını kılmalarını,oruçlarını tutmalarını,zekatlarını vermelerini ve Kur'anı gece gündüz ve anlayarak okumalarını salık vermeliyiz.Böylece onların dini sorgulamalarına yardımcı olacağız ve çelişki yasasının aydınlığının gücünü ve ışığını artırabileceğiz kanısındayım.
|

23-05-2010, 10:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Oct 2006
Mesajlar: 125
|
|
Sayın , Halit Şener,
Teşekkür ederim, aydınlandım...
|

23-05-2010, 11:36
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Oct 2006
Mesajlar: 125
|
|
Sayın Halit Şener ,
" Kur'an'da namaz yoksa,hac'da yoktur o zaman,zekatta ve oruçta yoktur. "
Demişsiniz...Evet , Kur an 'da namaz yoktur. Kur an 'da SALAT kavramı vardır.Salat dar kelime anlamı ile " DUA " demektir.. Bu " dua " nın şekli - ki namaz olarak adlandırılmıştır - sünnet ile belirlenmiştir.
İnsanlık inanç tarihi boyunca ,gerek tek tanrılı gerekse çok tanrılı dinlerin ibadet ritüellerini incelediğinizde (şekil ve içerik aıçsından ) şaşırtıcı derecede benzerlikler olduğunu görürsünüz.İbadet zamanları , Tanrı 'ya yakarış şekilleri ,kulluk inacınn ifade biçimleri vs....
Dolayısı ile , ibadet tarih boyunca avam tarafından sadece görev olarak algılanmıştır. HAK ' kı tanımaya " O " nu layı kı ile bilebilmeye engel olan bu zihniyet kolaycılıktır.
Tasavvufi anlayışta ki " SALAT- I DAİM " kavramını incelemenizi öneririm...
Saygılarımla,
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:15 .
|