
23-05-2010, 11:02
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
Hırsızı Gizlemek! Sivri bencillik
Yusuf 76 ulayu 77nci ayetlerini peşpeşe okuyunca anlaşılıyor ki Yusuf, Kral'ın su kabını özkardeşinin heybesinden (min viai ahihi) çıkarmasına karşın, özkardeşinin bir hırsız olduğunu (bu suçu Bünyamin'e kendisi atıyor), kervan yolcuları öğrenmesinler diye susmuştur. Böylece Yusuf, kardeşleri tarafından tanınmayıp, o kardeşlerini tanımış, ulayu kardeşi Bünyamin'in Mısırdan çıkmasını, Bünyaminin üzerine bir hırsızlık suçunu atarak önlemiştir.
Yusuf 70: Artık onların yükünü hazırladığı zaman su kabını, kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra seslenen kişi: "Ey kafile, muhakkak ki; siz gerçekten hırsızlarsınız" diye seslendi.
Yusuf 76: Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların/öteki kişilerin yüklerini aramaya başladı. Sonra, su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf’a böyle bir tasarı öğrettik.
Tanrının öğrettiği bir tasarı da olsa, kervan hırsızlığı ağır bir suçtur. Dönemin kervancılığının, günümüzün tecimsel (ticari) işletmelerine ilişkin bir önemi vardır. Öz kardeş dahi olsa bunu bile bile gizlemekle Yusuf, tasarladığı bu suça ortaklık da etmiş oluyor. Bu durum biraz beyaz yalan adıyla anılan bir şeye benziyor. Asıl suçlu Yusuf mudur diye sorsak, ben; evet Yusuf'dur derim. Çünkü aklına koymuş bir kere, Mısır'a varmadan Bünyamin'e kendisini tanıtmayacak.
Yusuf 77: Dediler ki:"Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi (Bünyamin’in kardeşi Yusuf) de çalmıştı.” Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi.
Yusuf 78:Onlar,Yusuf’a dedi: "Ey güçlü vezir! Bunun (Bünyamin’in) çok yaşlı bir babası (Yakup) var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz" dediler.
Yani bu hırsızlık tasarısı Yusuf un, kendisini mısır kralı olarak tanıtma amacıyla, kendisi tarafından anık(hazır)lanmıştır. Sırf önemli biri olduğunun tadını çıkarmak için mi yapmıştır bunu bilemeyeceğim, çünkü bu birazda günaysal (tarihi) veri gerektirir. Ben burada Yusuf peygamberin eylemlerinden, kendisinin egoist/bencil bir kişilik sergilediğinin çıkarımını yaptım. Ancak görüyorum ki peygamberlerin toplumlara kötü örnek olduklarının sonucuna varmasınlar diye, Türkçe çevirmenler ulayu kur'an yorumcuları bu ayetlerin (Yusuf 70-78) yorumunu, Türk ulusuna tam anlatmıyorlar. Biz Türkler, arıştırmacı kişiler olup bunun üstesinden kişisel çabalarımızla gelmeliyiz.
Uğrola
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

24-05-2010, 11:55
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jan 2008
Mesajlar: 68
|
|
Sayın Engse Hohol, en başta konu ile ilgili tüm bilgileri edinin ve ondan sonra makale yada yazı yazın derim. Çünkü konu içindeki sayfalarca tutan tüm neden - sonuç ilişkilerini atlayıp "su kabına" takılmışsınız. Kenan diyarındaki çukur dan, Akhenaton'un sağ koluna uzanan koskoca bir hayat hikayesini es geçip "su kabı" gibi 5 dakikalık bir kesit sonucunda Hz. Yusuf uda "egoist/bencil" olarak nitelendirmişsiniz. Ben şimdi "net araştırma yapmadan, neden - sonuç ilişkilerine dikkat edilmeden, Hz. Yusuf'un kıssa sını baştan sona bilmeden, su kabı nın Hz. Yusuf'un babasını Mısır diyarına getirmesindeki tek çıkar yol olduğunu yazınızda hiç irdelemeden" yazılmış bu yazı neticesinde sizin gibi değerli bir insanı "dikkatsiz yada sizin Hz. Yusuf a kulladığınız biçimde ağır bir hitapla "cahil" olarak nitelendirsem size ne kadar büyük haksızlık etmiş olurum değilmi_? İşte bu yüzden ben size bu sözleri söyleyerek size haksızlık etmek istemem. İşte bu yüzden, sizde sırf "evreka evreka" kıvamında bir bulgu sergilemek isteği ile yanıp tutuşarak, konuyu inceden inceye araştırmadan ve okumadan buraya yazarak; Hz. Yusuf üzerine nasıl bir haksızlığa ortak olduğunuzu düşünün derim.
|

25-05-2010, 13:48
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
|
Kenan diyarındaki çukur dan, Akhenaton'un sağ koluna uzanan koskoca bir hayat hikayesini es geçip "su kabı" gibi 5 dakikalık bir kesit sonucunda Hz. Yusuf uda "egoist/bencil" olarak nitelendirmişsiniz.
|
Bu konuyu çepeçevre kuşatan Yusufun karakterindeki başlıca öğedir, kısaca yukarıdaki yazdıklarımdır. Ayrıntılarından başka konular da çıkabilir ançıp Yusufun bencilliğini, sözümona büyümüşte adam olmuş davranışıl yungunu uzatmanın gereği yoktur. Önen uzun yazılar okunası bulunmuyor.
1) Yusuf, Bünyamini Mısırda tutmak için Kralın su kabını (araklayıp), Bünyaminin kervan yükü içine koydu.
2) Sonra, Kralın su kabını Bünyaminin yükü içine kendisi koymamış gibi davranıp Bünyaminin kervan yükü dışındaki yükleri aradı.
3) Sonra, Kralın su kabını, kendi koyduğu yerden; yani kardeşinin yükünden çıkardı.
4) Bu iş gidiyor da gidiyor ançıp ben "Yusuf 100 den öteye şimdilik geçmeyeceğim. O ayette Yusuf, Annesi ulayu (ve) babasını tahtın üzerine çıkartıyor. Sonra Annesi ulayu babası, Yusufa (( خَرُّواْ لَهُ سُجَّدًا - harru lehü sücceden) karşı çömelerek secde ediyorlar.
EL-(i)Lahın tasarısı ile Bünyamine hırsızlık suçu atmayıp, taa enbaşından, kervanların olduğu yerden itibaren Bünyamine, özkardeşi olduğunu söyleseydi Yusuf, bu çömelerek yapılan secdeye gerek kalmazdı. Annesine ulayu babasına çömelti ile secde ettiren kişi için bencil demeyeceğiz de kim için diyeceğiz? Üstelik Yusuf, bu secde için eLLah ile tasarıya tokuşmuş birisidir.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

25-05-2010, 22:07
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2010
Bulunduğu yer: Sakartvelo
Mesajlar: 76
|
|
Bu hikaye Kutsal Kitap'ta biraz farklıdır. =)
Müslüman oldum.
|

25-05-2010, 23:44
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jan 2008
Mesajlar: 68
|
|
Engse Hohol´isimli üyeden Alıntı
Bu konuyu çepeçevre kuşatan Yusufun karakterindeki başlıca öğedir, kısaca yukarıdaki yazdıklarımdır. Ayrıntılarından başka konular da çıkabilir ançıp Yusufun bencilliğini, sözümona büyümüşte adam olmuş davranışıl yungunu uzatmanın gereği yoktur. Önen uzun yazılar okunası bulunmuyor.
1) Yusuf, Bünyamini Mısırda tutmak için Kralın su kabını (araklayıp), Bünyaminin kervan yükü içine koydu.
2) Sonra, Kralın su kabını Bünyaminin yükü içine kendisi koymamış gibi davranıp Bünyaminin kervan yükü dışındaki yükleri aradı.
3) Sonra, Kralın su kabını, kendi koyduğu yerden; yani kardeşinin yükünden çıkardı.
4) Bu iş gidiyor da gidiyor ançıp ben "Yusuf 100 den öteye şimdilik geçmeyeceğim. O ayette Yusuf, Annesi ulayu (ve) babasını tahtın üzerine çıkartıyor. Sonra Annesi ulayu babası, Yusufa (( خَرُّواْ لَهُ سُجَّدًا - harru lehü sücceden) karşı çömelerek secde ediyorlar.
EL-(i)Lahın tasarısı ile Bünyamine hırsızlık suçu atmayıp, taa enbaşından, kervanların olduğu yerden itibaren Bünyamine, özkardeşi olduğunu söyleseydi Yusuf, bu çömelerek yapılan secdeye gerek kalmazdı. Annesine ulayu babasına çömelti ile secde ettiren kişi için bencil demeyeceğiz de kim için diyeceğiz? Üstelik Yusuf, bu secde için eLLah ile tasarıya tokuşmuş birisidir.
|
Yazına bir soru işareti iliştirmemiş olsaydın, hiç umursamadan konuyu geçecektim ve seni kavrayamadığın bu konuyla başbaşa bırakacaktım ama neyse ekstradan bir kaç sevap akşam akşam fena olmaz hani. Bununla beraber ayetler yazmıssın ve daha da uzuyor bu, yazarım demişsin ama ben halen bir önceki yorumumun arkasındayım; çünkü su kabı mevzusu "bin adet ayet" yazsan da, fiili olarak 5 dakkalık bir mevzudur. Vallahi hikaye ayrıntısı uzun 10 sevap içinde o kadar yazı yazamam hani...
Birincisi kendisinin Hz. Yusuf olduğunu kardeşi Bünyamine söyledikten sonra, onu bir şekilde yanında tutmalıydı ve Bünyamin durduk yere hiç tanımadığı bir insanla "ben burda kalıcam" diyemezdi abilerine. Bu sebeple mısırın o zamanki kanunlarını çok iyi bilen (ki bir mısır geleneğidir) Hz. Yusuf, bu hırsızlık numarası neticesinde "hırsılık yapan kişinin, hırsızlık yaptığı kişinin kölesi olacağını" biliyordu. İşte bu şekilde hem Bünyamini yanında tutmuş, hem abileri ile tek başına kalarak gerçeği belli etmesine engel olmuş, hemde bünyamini "aşırı derecede" seven babasının mısıra gelmesini sağlamıştır. Eğer böyle yapmasaydı kesinlikle kardeşi bunu saklayamayabilirdi ve abilerine belli edebilirdi. İkincisi Abileri bir şekilde onun Hz. Yusuf olduğunu anlamış olsalardı "ta geçmişten gelen kıskançlık ve hasetlerinden dolayı" babalarına büyük ihtimalle söylemeyeceklerdi. Çünkü test edip onaylanmıştır; kardeşleri bu işi bir kaç kere daha yapmışlardı. Oralara girmeyeceğim. (bkz. 10 sevap.) Üçünsücü ki; zaten bunu hiç bilmiyor olduğunu kabul ediyorum. Hz. Yusuf un daha küçük bir çocukken gördüğü (Allah tarafından ilham edilen) bir rüyayı gerçekleştirmek amaçlı son ana kadar kendini açıklamamış ve ailenin bir araya gelmesini sağlamıştır. Bu amaca giden yolda zaten bu hırsızlık nuımarası dönüm noktasıdır. İşte bu olay neticesinde tüm aile erkanı Hz. Yusufa secde etmiş "rüya neticeye kavuşmuş", itikat daha da sağlamlaşmış, dosta düşmana ders olmuştur. Kardeşler arasındaki haset ve fitne son bulmuştur. Çünkü Hz. Yusuf un rüyası gerçekleşmiştir. Ayrıca Hz. Yusufun önünde yapılan secde bir mısır geleneğidir. Hz. Yakup hem mısır gelenekleri neticesinde, hem canından çok sevdiği oğlu ile karşılaşmanın sevinciyle, hem oğlunun nerelerden nerelere geldiğinin gururu ile, hemde onun kendinden daha mükemmel bir peygamber olduğunun bilinciyle, hemde oğlunun rüyasının içeriğinide bildiği için; Allah'ın arzusunu yerine getirmek için bu secdeyi de gerçekleştirmiştir. Bak bunca hem saydım sana. Sen ben orda olsaydık gırtlağımızda mızrakla secdeye varırdık ya oda ayrı konu ^^
Arkadaşlarım, kardeşlerim, vatandaşlarım ^^ Bunun yanında yazılmayan, bilinmeyen, günümüze ulaşmayan, yalan yanlış ulaşan o kadar çok şey varki. Yani holi buklarda yazan tarihi olaylardan ve mevzulardan daha farklı şeyler bulmanız lazım. Bunların doğruluğu tartışılır. İnkılap tarihinden bir haber bir ülkede yaşayıp, Amerikanın barış için ırağa girdiğini sanan bir dünyada yaşıyoruz. Ama taaaa Hz. Yakup dan Yusuf dan, İbrahim den bir ton soru soruyorsunuz. Sizin sorularınız bitmez benimde cevaplarım. Bunlar meöö lerde olmuş bitmiş, belkide olmamış bitmemiş olaylar. Bir holi buku eleştirmek yada açık bulmak için, hem sizin merakınızın hemde cevap verenin cevabının "kanıtlanamaz ve havada kalmasınıda" işin içine katarak sorularınızı seçmelisiniz diye düşünüyorum. Bırakın piramitleri, müteahhitleri, su kabını da mantıkla cevaplanamaz sorular bulun derim size. Çünkü tarih mantıkla cevaplanır ve kaynakta sadece o holi bukdur. Kaynak hem soruyu hem cevabı barındırıyorsa "nasıl gerçek" bulunabilirki. Bence Materyalist arkadaşlar bir başka konudaki "öküz hesabı" kıvamında sorular bulmak zorundalar. Yooo zorunda da değilsiniz aslında, netice itibari ile herkez özgür ^^
Beni eleştir.
|

01-09-2010, 11:38
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
Leaff
|
Birincisi kendisinin Hz. Yusuf olduğunu kardeşi Bünyamine söyledikten sonra, onu bir şekilde yanında tutmalıydı ve Bünyamin durduk yere hiç tanımadığı bir insanla "ben burda kalıcam" diyemezdi abilerine. Bu sebeple mısırın o zamanki kanunlarını çok iyi bilen (ki bir mısır geleneğidir) Hz. Yusuf, bu hırsızlık numarası neticesinde "hırsılık yapan kişinin, hırsızlık yaptığı kişinin kölesi olacağını" biliyordu. İşte bu şekilde hem Bünyamini yanında tutmuş, hem abileri ile tek başına kalarak gerçeği belli etmesine engel olmuş, hemde bünyamini "aşırı derecede" seven babasının mısıra gelmesini sağlamıştır.
|
Önen ben, Yusuf'un tasarısını, Yusuf'un bencilliğine vermekten ötürü ayıplamıyorum yalnızca; eLLahın bu tasarıya destek vermesini ulayu (ve) peygamber önadı taşıyor olmasına karşın, yalana başvurmasından ötürü ayıplıyorum Yusuf'u. Mısır yasalarından yararlanmaksızın Yusuf, kendi usunu peygamberliğinden yana üstün erkede aramayıp, günün geçerli yasalarında aramasını ulayu kur'anda eleştirilen Firavn kitleerki'nden yararlanmasını ayıplıyorum.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

26-05-2012, 18:07
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 May 2012
Mesajlar: 117
|
|
Allah'ın şeytanlığına bak. Çok şeytanmış çok.
İlahiyatçılar nerede acaba. Recme, 4 eşe, kurbana bir türlü cevap veremeyen ilahiyatçılar.
İlahiyatçılar kelimeleri sakladıklarındanmı anlamıyoruz biz Kur'anı yoksa? İlahiyatçılarda şeytanlığın gazabına gelmiş canım, suçları yok.
Ben hep düşünüyordum, bu kadarmı karışır Kur'an diye. Demek milletten gizliyorlarmış. Daha doğrusu gizleyenin gizleyicisi ilermiş farkında olmadan. Devlet söylüyor bunlar meal yazıyor demekki. Ya da kafalarına uymayınca kelimeyi değiştirilirse böyle oluyor.
Kurcalayınca dökülüyor bir bir herşey gördüğünüz gibi. Gözler önüne seriliveriyor.
Yeterki bil, yeterki kurcalayan ol. Hidayet senindir.
Kendime geldim azıcık bak. Nefes aldım. Şeytanlığı çöz, hidayete kavuş. Ohh be. Ohhhh. Bir daha ohh.
Allah'ın şeytanlığını hedef alacağım bundan sonra. Yoksa huzur yok. Allah'ın muzurluklarını bulmadıkça huzur yok.
Ateizm Din/Felsefe/Fikir/Düşünce/Görüş değildir, Bilimdir.
|

26-05-2012, 23:31
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 May 2012
Mesajlar: 832
|
|
elilim´isimli üyeden Alıntı
Allah'ın şeytanlığına bak. Çok şeytanmış çok.
İlahiyatçılar nerede acaba. Recme, 4 eşe, kurbana bir türlü cevap veremeyen ilahiyatçılar.
İlahiyatçılar kelimeleri sakladıklarındanmı anlamıyoruz biz Kur'anı yoksa? İlahiyatçılarda şeytanlığın gazabına gelmiş canım, suçları yok.
Ben hep düşünüyordum, bu kadarmı karışır Kur'an diye. Demek milletten gizliyorlarmış. Daha doğrusu gizleyenin gizleyicisi ilermiş farkında olmadan. Devlet söylüyor bunlar meal yazıyor demekki. Ya da kafalarına uymayınca kelimeyi değiştirilirse böyle oluyor.
Kurcalayınca dökülüyor bir bir herşey gördüğünüz gibi. Gözler önüne seriliveriyor.
Yeterki bil, yeterki kurcalayan ol. Hidayet senindir.
Kendime geldim azıcık bak. Nefes aldım. Şeytanlığı çöz, hidayete kavuş. Ohh be. Ohhhh. Bir daha ohh.
Allah'ın şeytanlığını hedef alacağım bundan sonra. Yoksa huzur yok. Allah'ın muzurluklarını bulmadıkça huzur yok.
|
....şeytanlık nedir,yada varmıdır......
insan ateist olmayı görsün içeriden adeta kendini yöneten başka bir irade olduğunu farkeder. O irade kişinin aklına Allah ile ilgili ipucları gelse hemen devreye girer ve esir edilmis o kişiyi kendi istikametine cevirir. Ateist mantığı yoktur.Herşey tesadüfün işidir
|

22-08-2012, 23:59
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
Şeytan bir mecazi sözcük ise yani gerçekte yoksa, allah da yoktur kendiliğinden ama kur'an'da şeytan, allah gibi özne olarak vardır. Müslümanlar bu tür kinaye yapılı sözcüklerde "Cehil, mecazı eline alsa hakikat yapar" deyimini kuşanır. Böyle olması gene sorunsal çünkü böylelikle her sonuca istenilen yordam ile varmak için enbüyük şeytanlığı allah yapmış oluyor.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

05-05-2017, 17:18
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
Yusufun bencilliği, sözümona büyümüşte adam olmuş, kendisini kuyuya atan kardeşlerinden intikam almış görseli için hangi tanrı peygamber gönderir? Allah göndermiş! Sıradan insanlar gibi yalan söyleyen ve siyasi hile planı yapan kurnaz insanları allah, düzeltsin diye bozuk toplumlara peygamber göndermiş. Oysa bozuk toplumların bozukluğunun başlıca nedeni siyasi kurnazlıktır, hanedan siyasetine peşkeş çekilen toplum ahlakıdır. Yusuf suresinde Yusuf'un rüyasının tevili uğruna, toplum ahlakına ters davranışlar sergilenmiştir.
1- Yusuf, Bünyamin'i Mısır'da tutmak için Kralın su kabını araklayıp, Bünyamin'in kervan yükü içerisine koydu, Bünyamin'in heybesine koydu.
2- Sonra, Kralın su kabını Bünyamin'in heybesine kendisi koymamış gibi davranıp, Bünyamin'in heybesi dışındaki yükleri aramaya koyuldu.
3- Sonra, Kralın su kabını, kendi koyduğu yerde, Bünyaminin heybesi içerisinden çıkarıp kardeşini hırsız ilan etti ve hapse attırdı.
Bütün bu bencil senaryonun saçmalığı yusuf 100ncü ayette tevil (te'vilu ru'yaye تَأْوِيلُ رُؤْيَايَ) olunuyor. Yusuf, Annesi ve babasını tahtın üzerine çıkartıp anne ve babasını, kendisine çömelerek secde ettirtiyor (خَرُّواْ لَهُ سُجَّدًا - harru lehü sücceden). Niçin? çünkü rüyasında güneşin ve ayın kendisine secde ettiğini görmüştü ya! İşte rüyasında gördüğü güneşin kendisine secde etmesinin tevili, Annesinin Yusuf'a secde etmesiydi. Ay'ın kendisine secde etmesinin tevili, Babasının Yusuf'a secde etmesiydi. Rüyasında gördüğü güneş, gerçekte Annesi, ay ise Babası idi yani.
Kardeşlerinin sayısı kadar (11) da yıldızların kendisine secde etmesi nihayetinde, allah'ın planı vuku bulmuş oluyordu Yusuf'un sanısına göre.
Yusuf 4; Ben rüyamda 11 yıldızı, güneşi ve ayı gördüm bana secde ediyorlar.
Bütün amaç, rüya düzlemindeki bu saçma ayetin ayık versiyonunu gerçekleştirmekti. Bu uğurda kim, kime ne yalan söylemiş, kimin kalbi kırılmış, kimin kafası kopmuş, allah'ın zerre umrunda olmamış. Aman yusuf'un rüyasını gerçeğe tevil edelim gayretine koşuşmuş bir allah var yusuf suresinde.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:00 .
|