Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Edebiyat > Kitapkurdu

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-06-2010, 22:41
Cem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cem Cem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2004
Mesajlar: 2.478

Başarı Ödülü Başarı Ödülü Başarı Ödülü Onur Üyeliği 

Standart Aşk/Elif Şafak

Elif Şafak'ın 2009 yılında çıkan Aşk adlı romanı çok satan kitaplar listesinin üst sıralarında yer alıyor. Kitabın son baskısına (ekim 2009) göre satış sayısı 450.000 adet.

Roman, Şemsi Tebriziyi merkeze alarak İslam Tasavvufunu anlatmaya çalışıyor. Buradan ise aşk ve sevginin yüceliğine ulaşmaya çalışıyor. Romanda sadece aşkın ve sevginin yüceliğinin anlatısının değil buna ulaşma aracı olarak İslam Tasavvufunun öne çıkarılışını görüyoruz.

Amerika'da yaşayan Elif Şafak romanını İngilizce yazmış, sonrasında Türkçeye çevrilmiş. Anlatıların Türklere göre değil de yabancılara göre yapıldığı görülüyor. Romanın başkahramanı Ella adında Amerikalı bir kadın. Evlilik ilişkisi sevgi ilişkisi yerine günlük rutin ev işleri ve sorumlukları çerçevesine sıkışmış, eşi tarafından aldatılan iki çocuk annesi bir kadın Ella. Bir gün Şemsi Tebrizi'yi ve onun Mevlana ile olan ilişkisini anlatan bir romanı okumaya başlayınca hayata bakış açısı değişmeye başlıyor.

Romandaki Şemsi Tebrizi karakteri sonlardaki Kimya Hatun evliliğine kadar neredeyse kusursuz. Ella başkahraman olsa da roman Şemsi Tebrizi ekseninde dönüyor. Şemsi Tebrizi hem bir bilge ama hem de bir aktivist. Bu yönüyle beklediğimden daha iyi buldum diyebilirim Şems karakterini. Sadece bilgece sözler ve öyküler anlatmıyor aynı zamanda geziyor, farklı insanlar ve ortamlarda bulunuyor, mücadeleci, cesur ve ilkelerinden taviz vermeyen bir karakter Şems. Hem bilgi ve kavrayış yönünden hem de aktivist yönüyle Mevlana'dan daha üstün bir karakter olarak yer alıyor romanda.

Romanı İslam tasavvufunu tanımlayış açısından ve geleneksel İslam anlayışını eleştiri açısından başarılı buldum. Tanımlayış açısından oldukça başarılı ama gerçek İslamın bu tasavvufi anlayış mı olduğu yoksa geleneksel/tutucu kesimlerin anlayışı mı olduğu ayrı bir mesele ve yazar zaten bu konuya girmemiş. Tasavvufi anlayışın İslama uygunluğunu değil akla ve insanlığa daha uygun olduğunu anlatmaya çalışmış sürekli.

Diğer yandan Şemsi Tebrizi'de ifadesini bulan bilge ve aktivist insan modelinin bireysel eylemlerle toplumu ne derecede dönüştürebileceği bir başka önemli tartışma konusu.

Örneğin Şemsi Tebrizi fahişe Çöl Gülü'nü genelevden kaçması için yüreklendiriyor ve hatta kaçtığında barınabilmesi için Mevlana'nın dergahında ona yer de açtırıyor. Bu ve buna benzer öyküler gayet güzel tabiki ama şu soru çok önemli: O fahişe Çöl Gülü'ne dergahta yer açmak gerçek bir çözüm mü? Ülkenin dört bir yanındaki fahişeler de genelevlerden kaçarsa hangi dergah onları barındırmaya yetebilecek. Sorunun özü, toplumsal sorunlar bireysel gayretlerle nereye kadar çözülebilir?

İşte tasavvufçuların takıldıkları, daha ileriye gidemedileri yer de burası. İyi ahlak, bilgelik, insaniyet gayet güzel özellikler ancak toplumsal, hukuki, politik sorunların çözümünde yetersiz ve bu yetersizlikten dolayı tasavvuf felsefesi dünyayı dönüştürmekte yetersiz.

Burada eleştirim Şems'e, Mevlana'ya filan değil tabiki. Eleştirim tasavufu insanlığın kurtuluşu, sevgiye ve mutluluğa giden yol olarak tanımlayan, daha doğrusu buna indirgeyen günümüz mutasavvıflarına.

Bireyin kendi kişiliğini ve davranışlarını geliştirmesi kadar toplumsal sistemin gelişimine/ilerlemesine yönelik çabaları büyük önem taşıyor ve bu ikilinin entegrasyonu olmaksızın tekil bireyin bilgeliği, aktivistliği ile birleşse bile toplumun dönüşümünde yeterli etkiyi sağlamıyor. Romandaki tezler bu yönüyle eksik.

"Aşk" tasavvuf felsefesini anlatmakta başarılı iken aşkı anlatmakta ürkek ve başarısız. Ella'nın aşkı araması için evlilik ilişkisindeki sevginin bitmesi yetmemiş yazar bir de Ella'nın kocasını eşini sürekli aladatan bir tip yapmış. Böylece Ella'nın da yeni bir aşkı araması meşru kılınmaya çalışılmış.

Diğer yandan aşkı arayan Ella bu aşkı evliliği dışında yaşamaya başlarken bir anda sevgilisinin kanserden ölümünü okuyoruz. Böylece Ella eşini "aldatan" bir kadın olmaktan çıkıp acılı bir kadın konumuna getirilmeye çalışılıyor. Elif Şafak kitaba adını veren "Aşk"ı yüceltmeye çalışırken geleneksel "aldatan kadın" günahkarlığından kendini kurtaramıyor ve seviliyi öldürüyor.

Özetle "Aşk", aşkı anlatmakta başarısız ama tasavvuf felsefesini anlatmakta başarılı bir roman. Kapitalizmin metalaştırdığı hayattan kurtuluşu içgörü, bilgelik ve bu çerçevedeki bireysel aktivistlik çerçevesine hapseden, toplumsal mücadeleleri es geçen tasavvufi anlayışı batı toplumuna sevdirmek, benimsetmek amacını güden bir roman.

Konu Cem tarafından (17-06-2010 Saat 22:48 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-06-2010, 23:14
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

güzel anlatmışsınız sayın Cem ''tekenin uyuşturculuğu'' bu olsa gerek diye düşünüyorum.

birde kitaptaki şemsin 40 kuralına değinmek istiyorum.(kurallar genelde mesneviden vb.. mevlana eserlerinden alınmıştır kural olarak sunulmuştur)

39.kuralı şöyle diyor şemsin

Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.
Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.

bu bile tamamiyle sistemi kabulleniş değil midir?Böyle gelmiş böyle gidecek zihniyetini tamamiyle yansıtıyor.İnsanlara yardımı anlatmak güzeldir ama sorunun kökenine inmedikten sonra hiçbir anlamı yok

tekrar teşekkürler

saygılarımla

insan_olmak
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-08-2010, 10:58
marki marki isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Aug 2010
Mesajlar: 14
Standart

Okurlarıyla aynı fikirde görünerek kendini sattırmayı başaran son derece sıkıcı, vasat bir yazardır Elif Şafak. Bin yıl öncenin ahlak dersleriyle insanın yola geleceğini sanan felsefesiyle romanlar yazıyor, insanları uyutarak para kazanıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-09-2010, 20:38
ssauron ssauron isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Mar 2010
Mesajlar: 1
Standart

Bu yaz Ahmet Ümit' in Babı Esrar, Elif Şafak' ın Aşk ve Saide Kuds' un Kimya Hatun adlı kitaplarını ard arda okudum. Ahmet Ümit ve Elif Şafak hemen hemen aynı kaynaklardan yararlandıkları halde Mevlana, Şems, Kimya Hatun ve Alaaddin hakında çelişkili yorumlarda bulunuyorar. Elif Şafak Şems' i , Mevlananın seçkin çevresinden sıyrılıp halkla kucaklaşmasına yol açan büyük bir bilge derviş olarak anlatıyor. Ahmet Ümit' te ise Şems daha sert karakterli zaman zaman gaddar bir kişiliğe bürünüyor. Saide Kuds' a göre ise Şems hastalıklı bir yapıya sahip. Kimya Hatun' u çok kıskanıyor onu dövüyor ve ölümüne neden oluyor. Alaaddin hakkında da çelişkiler var. Kimya Hatun' da Alaaddin ve Kimya Hatun birbirlerini seviyorlar. Ve Alaaddin herkesle olumlu ilişkiler kuran çok iyi bir insan. Oysa ki Aşk ve Babı Esrar kitablarında Alaaddin Mevlana tarafından sevilmeyen huysuz ve kötü niyetli bir kişi. Şems' öldürenlerden biri. Kimya Hatun ise Elif Şafak' a göre bir köyde gezgin bir derviş tarafından sonsuz düş gücü ve zekası nedeniyle keşfedilip babası tarafından Mevlana' ya evlatlık olarak veriliyor. Oysa Saide Kuds' a göre Kimya Mevlana' nın ikinci karısının önceki kocasından olan kızı.
Aslında konu epeyce incelemeye açık gibi görünüyor.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-09-2010, 17:01
faydasızım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
faydasızım faydasızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Aug 2008
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 323
Standart

ben insanlara ögretiler aşılayan işte böyle yap böyle olur mantıgı kitaplar bpek hoşuma gitmiyor..
elif şafak ta o tip bir yazar kitabıda öyle geldi bana..

saygımla..

gökten üç elma düşmüş..sen hangisine inanırsan inan..fark etmez..
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-09-2010, 10:29
huysuzgirl huysuzgirl isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Sep 2010
Mesajlar: 13
Standart

Bence Elif Şafak'ın bu medyatik başarısı edebiyat sanatına karşı girişilmiş asimetrik psikolojik harekattır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-11-2010, 18:07
ışıkhızı ışıkhızı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Nov 2010
Mesajlar: 5
Standart

nedir yeni trend? Dramanın yerini komedinin alışı..Bir türlü şu ''mutluluk'' denen hurafeye ulaşamamış, aldatılmak ve aldanmaya çoktan razı olmak için, önüne yeni otlar konan insan türünün akıl almaz zıplayışları.. yuppi yaşasın işte yepyeni bir şey, biraz da bununla oyalanayım.

Mutluluk ise basitçe vücutta miktar bakımından normal seviyesinin üstüne çıkmış bir hormonun eseri, sürekli ona ulaşmaya istemek vücudun dengesini bozmaktan başka ne işe yarar bilemem..

işte tüm hinduist akımlar, hem budist hem kel rahiplerin peşinden koşturaraktan özlü sözler dinlemeyi beklemek, sufizm, mevlana, insanlar için yepyeni yemler, yepyeni ufuk çizgileri- ufuktaki geminin içine binebilir miyiz-

sevgi aşk, türlerin devamlılığını sağlayan yegane unsur, ama işte o kadar, romantizmin beslediği anlamsız sözler alakasız..

mevlanaya gelince, sizin benim gibi bir insan işte, acı çekmiş, giden her dostunun arkasından ağlamış, yemek yemiş, uyumuş, uyanmış, mutlu olmuş, öğlen olmuş canı sıkılmıış, uçmak istemiş, uçamamış, hep toprakta kalmış bir ayağı, o kadar olup olabileceği o kadar işte..

elif şafak yeni trendde yerini almış, herşeyin bir amacı var semfonisi, tanrının sizin için planları var mistisizmine, romantik şeyler sıkıştırıp satmış, alan da varmış, işte burası felaket..

hala sıkılmamışız, pazar yeri hala dolu, her yeni şeyle bizde de bir ümit;işte şimdi değişeceğim ve herşey herşey çok güzel olacak, ne bu pazar yeri kapanır ne de romantik sözlerin boş olduğunu gün gelir anlar insan türü, yoksa amaçsız kalmak, tanrılar acısın işte o zaman insana, dünyanın sonunun geldiği andır, oyun biter, oyuncular küle döner, sahne yanar, ve geriye kalan hiçbirşey, hiçbirşey...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 06-11-2010, 17:21
result result isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Nov 2010
Bulunduğu yer: İstanbul/Turkey
Mesajlar: 11
Standart

Bence hoş bir kitap .
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-11-2010, 21:06
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Paylaşım için teşekkürler.Ben kitabı okumadım. Din ve tasavvuf olgusunu duyunca çekindim ve vazgeçtim.

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 27-12-2010, 17:44
unbe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
unbe unbe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.440

Başarı Ödülü 

Standart

elif şafakın bu kitabını okuduktan sonra bir de ahmet ümitin bab-ı esrar isimli kitabını okumanızı önermek durumundayım.elif şafak çok fazla popülist bir yazar ve dolayısıyla okumayı düşünmüyorum kendisini.ahmet ümit her yıl tek kitap çıkartır ve çok araştırmacı bir yazardır.dolayısıyla özellikle bab-ı esrar çok başarılı olmuş bu açıdan.

"Varsan,çarp!!!"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Elif lam mim... AYATA İslam 43 19-11-2017 04:19
Alfabe'ye yeni harf'ler geliyor, elif-lam-mim... güneşinzaptıyakın Politika 3 16-09-2009 23:29

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:48 .