Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-03-2006, 19:18
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Eğer bir bina yapmak isterseniz, önce bir mimara binanın yapısını gösteren bir proje çizdirmeniz gerekir. Bu projeye uygun olarak işçiler binayı inşa ederler. Bedenlerimizin mimari projeleri, hücrelerimizin çekirdeklerinde bulunan ve kromozom adı verilen yapılarda depolanmıştır. Tıp Fakültesi'nin ilk iki senesinde okuduğum anatomi, histoloji, embriyoloji, fizyoloji ve biyokimya kitapları adeta bu küçücük, bir toz zerresinden bile daha küçük olan hücrelerin çekirdeklerine yerleştirilmiş gibidir. Annelerimizin rahimlerinde bu bilgilere göre şekilleniriz. Yaratıcımız, mimari projelerimizi çizmiş ve bu projeye uygun olarak şekillenebileceğimiz rahimleri özenle yaratmıştır.

İnsan klonlama (kopyalama) hadisesi nedir? Zaten çizilmiş olan mimari projelerimizi, bir yumurta hücresine nakledip, onu rahime yerleştirerek, bu mimari projeye göre şekillenecek bir çocuğun dünyaya gelmesini sağlamak demektir. Tek yumurta ikizlerinde olduğu gibi, mimari projeler ortaktır. Ama yine tek yumurta ikizlerinde olduğu gibi, şahsiyetler farklıdır. Şimdi bu hadiseyi gerçekleştiren bir bilim adamına insan yarattı diyebilir miyiz? Zaten çizilmiş olan bir mimari projeyi kullanan, onu zaten mevcut olan bir yumurtaya nakleden ve yine bu hücreyi alıp zaten yaratılmış olan bir rahme yerleştiren bir bilim adamına "insan yarattı" demek ne derece doğrudur. Aynı şekilde, bir bayanın vajinasına penisini sokup, spermlerini akıtan bir erkek de insan yaratmış olur mu?

"Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz? *
Söyleyin öyleyse; dökmekte olduğunuz meni nedir?
Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?" (56/57-59)


Gerçek şu ki, bir bilim adamı Allah'ın çizdiği mimari projeleri kullanmadan, bugünkü teknolojimize ve bilgi seviyemize rağmen hala tek bir hücre bile var edemez. Projeyi bir hücreden alıp, diğerine aktarmakla, ya da bir kısmını kesip bir başka projeye eklemekle kimse mimar olmuş sayılmaz! Birgün Rabbimiz gibi sıfırdan mimari projeler çizmeye başlarsak, bu, mimari projelerimizin doğada kendiliğinden şekillendiğinin değil, onları çizebilmek için akıllı bir tasarımcıya ihtiyaç olduğunun göstergesi olmuş olur.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-03-2006, 19:59
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

körelmiş senden bir ricam olacak eğer mümkünse yardım edersen sevinirim,
şimdi şu link de http://www.answersingenesis.org/tj/v...nformation.asp
bir yazı var Werner Gitt'in bilgi teorisi ile ilgili ben bunlarla ilgili bir çeviri yaptım "Başlangıçta bilgi vardı" isimli topicime koydum daha da ilavelerim ve yorumlar da olacak lakin bu sitedeki
"The highest information density" başlığı altında bulunan DNA'nın bilgi kodlarını anlatan bölümü çeviremiyorum beni aşıyor *zaten fazla da bir şey değil, eğer özet bir çeviri yaparsan memnun olurum.

Konunun önemi şuradan geliyor ; Werner Gitt'in teorisine göre DNA da, yaşayan bütün canlıların hücrelerinde maddeye indirgenemeyen "bilgi" kodları mevcut ve Werner Gitt bilginin mutlaka ama mutlaka akılsal bir süreç ile oluşacağını ortaya koymuş. Yani bir nevi Tanrısal vücut buluşun çok önemli bir kanıtı bu,

şöyle diyebiliriz; ölçülebilir 3 gerçeklik mevcut a) bilgi, b) enerji c) madde ve "bilgi" diğerlerinden önce geliyor, maddeye indirgenemiyor ve de adeta fiziksel alanın içinde metafiziki bir gerçeklik olarak bulunuyor. Böylece ateizmi ve maddeci anlayışı temelinden sarsmış oluyoruz hemde onlara anlayacakları kendi dillerinden, mantıksal, ispata dayalı bir açıdan yaklaşmış oluyoruz.

yardım edersen memnun olurum.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-03-2006, 20:35
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Sodomo, bari daha sağlam birini bulsaydın. Dünya 6000 yaşından ihtiyar olamaz diyen bu garibanı bulmuşsun.. Bende sevinmiştim, herhalde dişe dokunur bir şey geliyor diye..

Basitçe özetlemişsin. Bend esana basitçe, semantik anlamıyla bilgi diyerek bunun doğadaki Shannon tarafında gösterilen istatistik reprezantasyon sonucu oluşan bilgi ile karıştırıp, bir tür döngüsel mantıkla güya, bilginin maddeden bağımsız olamsı gerektiği kabullenmesi üzerine uğraşır. 94'te havası kesilmiştir. Hasbel kader usenet'e düşmüş, teorisi yerlere yekasn edilmiştir. Basit bir özetini şu adresten bulabilirsin:

http://www.talkorigins.org/faqs/information/gitt.html

DNA tarafındaki sözde kodlayıcı sisteme yönelik bilgiye dair açıklamada bende bulunabilirim. Ama bir sürü teknik terim içinde boğuluruz. Okuyacakların informasyon teorisini iyi bilmeleri, bilhassa Schredinger'in hayatın fizik ile olan bağlantısına dair bulguları da akılda tutulmalıdır. Entropi -> İstatistik dağılım -> informasyon zincirini (böyle değil tam olarak ama, basit bir anlatım) iyi kavramadan doğanın genlere bilgiyi nasıl yerleştirdiğini anlamak zordur.

Benim tavsiyem, zahmet etmeyin, uğraşmayın.Biraz yaratıcı olun. Sağdan soldan, Dünyanın yaşı 6001 olamaz diyen hristiyanlardan medet ummaya çıkmayın..

Diğer yandan okuduğunu anlama aczi içindeki bir arkadaşımız da başka laflar ediyor. İnsan yapsak biyologlar, doktorlar filan birleşip, neden insan yaptınız diyecekmiş.. Geçelim, soru basit körelmiş.. Sen canlı sıfatıyla neyi öngörüyorsun? Buna dair bir açıklama yaparsan, sana insanın bu özelliklerde bir canlı yapıp yapamayacağını, hatta yapıp yapamadığını söyleyebiliriz sanıyorum. Diğer yandan, kavram kargaşası içindesin. Yaratmak? Bir erkek ile kadın bir araya gelince hiç bir şey yaratmış olmaz. Bir bebekte bir yaratılma eseri değildir. Ebeveynlerin yaptıkları kendilerinin bir kopyasını oluşturmaktır. Siz, sanki ortada olmayan bir şeyden, bir şey yaratılıyormuş havasına kapılıp gidiyorsunuz. Yok böyle bir şey. DNA denen meret, kimyası gereği kendini çoğaltır. İşte mesele bundan ibarettir temelde. Gidip ne yaratması? Bir bebeğin her şeyi doğada mevcut olan şeylerden ibarettir. Hava, su, gıdalar yoluyla bu malzeme bebek haline gelir. Önceden olmayıp bir şekilde yaratılan bir halt yoktur ortada.. Anlaman için basite indirelim. Ölü bir bakteri ile, canlı bir bakteri arasında ne fark vardır?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-03-2006, 22:51
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Sodomo kardeşim,

Bahsettiğin kısımda DNA'nın yüksek bilgi yoğunluğundan bahsedilmiş. Santimetrenin onda biri milimetre, milimetrenin binde biri mikrometre, mikrometrenin de binde biri nanometredir. Yani bir santimetre, 10 üzeri 7 nanometredir. 2 nanometre çağında 3.4 nanometre yüksekliğinde bir silindirin hacmi Pi sayısı, yarıçapın karesi (2/2=1) ve yüksekliğin çarpımı olduğundan pi sayısını 3.14 alırsak 10.676 nm küp, bu da cm küp cinsinden yazarsak 10.676X10 üzeri -21 cm küp eder. Yazıda bu değer yaklaşık 10.68X10 üzeri -21 cm küp alınmış.

Benden çevirmemi istediğin kısmın ana teması DNA'nın çok küçük bir hacimde çok büyük bir bilgi (bu da çok yüksek yoğunlukta bilgi demek olur) içerdiğidir. Yazıda proteinler ve DNA konusunda klasik tıbbi bilgiler var. Proteinlerin görevlerinden bahsetmiş, 50 bin farklı protein ki bunlar 20 çeşit aminoasidin farklı kombinasyonlardaki dizilişlerinden oluşurlar, 4 alfabelik bir dille DNA'da kodlanmıştır. Bu kodlamada kullanılan üçlük sistem, yani nükleotit bazlarından üç tanesiyle oluşturulan şifreleme ile ekonomik bir düzenleme yapılmıştır.

Liopleurodon, beni pislik içindeki domuzlara benzettin, hocalarıma dahi dil uzattın. Tıbbi konulardaki cehaletini gözler önüne sermeme rağmen utanmadan biyoloji doçenti olduğun, NASA'da çalışan Prof.Dr.Faruk el-Baz ile görüştüğün, önemli şirketlerde çalıştığın gibi palavralar uydurmaya kalktın. Artık seninle konuşmayacağımı söylemiştim. Yalan söylemekten ve hakaret etmekten vazgeçmedikçe de seninle konuşmayacağım.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-03-2006, 11:05
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Tıbbi konularda cahil olmak benim için sorun değil, çünkü ben tıp adamı değilim. Yanlış bilmeye hakkım var yani, bu kendine attığın birinci gol. Ama tıp adamı olan sensin, güya. Ve gidip sorunun kendisi mantıksız olan bir mevzuya takan da sensin. Vajinada asitli ortam, itiraz eden var mı, oldu mu? Ama sen sanki vajina öyle bir ortamdır ki, sperm asla yaşayamaz gibi anlatıp, sana hocaların anatomi vs. anlatırken kafa sallayıp zikir çektiğini belli eder oldun. Bak, orada yazdıklarımı tekrar edeyim. Sperm, vajinanın ağzına dökülmez, cervix bölgesine (yakınlarına ) dökülür, burası ise vajina içinde en az asidik olan ortamdır. Spermlerin "asıl" yolculuğu vajina boyunca değil, cervix ve rahim boyuncadır. Anladın mı şimdi nerde hata yaptığını. Sen, sanki spermler dışarıdan vajina boyunca hareket ediyor, bu asitten nasıl kurtuluyor gibi abes bir imada bulunuyorsun. Ve böylece ya asıl tıp cahili olduğunu gösteriyorsun. Şimdi diyeceksin, hala rahim diyor diye. Tekrar edeyim, spermlerin yolculuğunun ancak %3'ü kadarı vajina içindedir, bu bölgede, vajinanın asit düzeyi en düşük olan bölgesidir. Hemen akabindeki cervix ise, bir mukus tabakası ile kaplıdır (her zaman değil, yumurtlama döneminde) ve son derece alkalindir. Hala konuş, hala "ben senin bilmediğini ispat ettim" de. Sen şuna, doğrusunu söyle, ben bunu böyle düşünmedim, akıl da etmedim de ki, millet seni takdir etsin.. Ha, bu arada sen şimdi düştüğün aptal durumunu kurtarmak için gene bir şeyler ararsın, bu defa da kesin "Bu salak, meni cervix'e dökülür diyor" dersin. Tekrar, düzgünce yazayım, sen de öğren, yarın bir gün lazım olur. Sperm, vajinanın dibine, cervix bölgesi yakınlarına dökülür, insanlarda. Her zaman, evrime kanıt için, doğadaki canlılara bakın deriz, dinlemezsiniz. Evet, doğada, spermlerin rahim içine döküldüğü canlılarda vardır.

Sana ipucuda verdik, uyan yaptığın yanlıştan diye. Sen ise, aklınca bizi "cahil" ilan edip, cevap vermem ben diye kaçtın. Evet, sen diyorsun ki, spermler vajina içinde yaşaması için gerekli olan alkali özelliğini nasıl almıştır? Bu evrimle açıklanamaz.. Ama atıyorsun. Çünkü spermlerin yolculuğunun büyük kısmı vajinanın en az asitli olan bölgesi ve cervix boyuncadır. Vajinanın asit ortamının spermler için senin dediğin gibi "vay be" denecek bir vaziyeti yoktur. Bunlar yanlışsa, doğrusunu yazarsın, çünkü benim yanlış bilmeye hakkım var, ben tıp doçenti veya jinekolog değilim, tekrar edeyim. Ama görüyorum ki, sen sanki ben bunları bilmek zorundaymışım gibi davranıyorsun, güya benim cehaletimi kanıtlıyorsun. Kanıt, iddia gerektirir, en başta ben sana ben tıp doktoruyum demiyorum ki bu da konuda iddiam olmadığını göstermez mi? Ama sen tıp doktoruyum diyorsun, bize (ve fizikçilere, arkeoloji okuyanlara vs.) cinsel hayat derslerinde öğrettikleri bilgileri söylüyoruz, harr, hurr ediyorsun. Bu bilgiler yanlış mı? Yanlış ise doğrusunu yaz, bende o derse giren hocaları madara edeyim, hala denk geliriz arada..

Tekrar bakalım. Vajina spermler için tehdit teşkil etmez, çünkü vajina içinde spermler kırılacak kadar kalmazlar. Sperm yolculuğu cervix / cervix-vajina arası ile başlar. Bu yüzden senin sorun yanlıştır ve bir tıp öğrencisinden beklenmeyecek şekilde saçmadır, çarpıtmadır. Bu çıkarım yanlışsa, bundan bizi cehaletle suçlayamazsın, bilhassa "Tıbbi konulardaki cehaletini gözler önüne sermeme rağmen utanmadan biyoloji doçenti olduğun" gibi salak laflar edemezsin. Çünkü, biyoloji tıp değildir. Bizimde ihtisasımız insan anatomisi değildir. Tıp, biyolojinin özelleşmiş bir alt koludur, gerekleri ise doğrudan insan hayatını ilgilendirdiği için diğer biyoloji kollarının nerdeyse toplamı kadar fazladır. Evet, ben tıp doçenti değilim kalın kafalı, benim bunu yanlış bilmeye yerden göğe kadar hakkım var, senin ise yok. Tüm mesele bu işte..
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-03-2006, 11:21
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Liop biyoloji doçentiyim deyince aklıma kendini doktor sanan zavallı bir tanıdığım geldi.Bu arkadaş bir iki tıbbi terim ezberlemiş,bir iki kitap okumuş,etrafada ben doktorum diye yutturmuş.İşin zavallılık boyutu buna kendisinde inanması.Biz (ben ve doktor arkadaşlar)sorduğumuz da ise çapa son sınıfta okuduğunu söylemişti (yıl 2000).Halen son sınıfta okuduğunu söyler.Ve millette halen inanır.Netice de o yıllarda yaptığımız araştırmalarda ne fakültede kaydını bulabildik,ne deonu tanıyan vardı.Ama hala doktorum diyor.Liop senin biyoloji doçentliğin de bu işe benzemesin sakın?Senin uslübun hiçte akademik kariyeri olan birisine benzemiyor.Yoksa diploman sahte mi veya parayla mı aldın?
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-03-2006, 12:05
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Üslup? Nabza göre şerbettir üslup. Doğrusu şu ki, burada "doçent" sıfatıyla bulunmayı istemiyorum, çünkü akademik ünvan, akademik ortamda bir anlam taşır. Burada akademik bir ortam göremiyorum. Herkes çıkıp, bilgisi olmayan konuda atıyor, tutuyor vs. neyse, ama daha kötüsü birde "uzman" kesiliyor, resmen sonuç çıkarıyor. Mesela sen (veya belki somodo vs.). Organik sistemler hakkındaki kariyerin, işin, bilgin nedir bilmiyorum, uzmanlığın var mıdır, *onu da bilmiyorum. Ama bilgilerinin eksikliğinden tersini görebiliyorum. Fakat genede çıkıp "İnsan bir canlı yapamaz" gibi konuşabiliyorsunuz. Bu hükmü verebilecek uzmanlığınız (ünvan, etiket vs. değil) var mı?

Hal böyle olunca, bu siteye girerken kepi, cübbeyi filan ya asacaksınız bir yere, yada hiç buralara bulaşmayacaksınız. Biz birinci yolu tercih ettik. Sizde sanırım "akademik kariyerli" insanların aslında insan olduğunu unutup, hep öyle tez savunması yapar gibi konuşan, dolaşan tipler olduğunu sanıyorsunuz. Bu forum bir "avam" formu. Böyle olunca bu sitede olmayı tercih edenin avamdan olması lazım ki, iş yürüsün.

Yanisi, bu sitede "doçent" liop yok. Bu olursa, benim o diplomayı yırtıp atmam gerekir, gülerler bana burada böyle sokaktaki adama allele anlatıyor diye, tımarhaneye atarlar resmen. Konu biyoloji ise, gene doçent liop yok. Yani, "Benim ünvanım var, yetkim, imzam var, böyledir bu, bitmiştir" demem, diyemem. Burada siz neyseniz, kimseniz bende oyum. Benim burada sadece "bilgi"m var. Akademik pozisyonum vs. yok.

Bu arada, seni şöyle büyük konferanslara filan davet edeyim istersen. Konferans sonrası akademik dünyanın kokteylde ne olduğunu bir gör. Bir bardak beleş bira için sırada dikilen prof'ları vs. Bu dünya sandığın gibi mağrur bir dünya değil. Onlarda herkes kadar insan. Ama bir farkla. Sıradan insan "a....." diye küfreder, bu dünyanın insanı ise öyle bir küfür ederki, ikinci bir eşi daha önce ne duyulmuştur, ne görülmüştür.. Dilerim ki, nasip olur, bu camiaya girer ve görürsünüz. Prof'ların kamera karşısında olmadığı, kürsüde olmadığı zamanlarda nasıl olduğunu...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-03-2006, 12:35
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

körelmiş katkılarından dolayı çok teşekkür ederim, sağolasın çok makbule geçti.

liop, komik olma. Ben zaten aşağıdaki linki vermişim kaynak olarak yani senin verdiğin link'in aslı.
"Başlangıçta bilgi vardı" diye açtığım topic de http://home.mira.net/~reynella/debate/gitt.htm veya
http://www.talkorigins.org/faqs/information/gitt.html ikiside aynı metin dikkat et.

Peki nedir senin derdin ;Where Gitt Goes Wrong yani okuduk merak etme.

Shannon tezleri üzerinde hiç durmayalım bu konu matematik müh. gibi bir uzmanlık ister burada hiçbirimiz altından kalkamayız söyleyeyim.

No information can exist in purely statistical processes ilkesine itiraz ediyorlar,

ve Werner Gitt genom da rastgele olmayan bilginin varolduğunu söylemiş de bu arkadaşlarda henüz rastgeleliğin kanıtlanamayacağını (Chaitin) öne sürmüşler yani tam anlamıyla dış kapının mandalı bir durum veya "suyunun suyunun suyu" derler ya işte öyle

"Gitt can't define what meaning is sufficiently to measure it" yani anlamsallığın ölçüsünü istiyorlar tatmin olmamış arkadaşlarımız varsın tatmin olmasınlar aha şu kadarcık bir değeri yok,
biz laf olsun torba dolsun diye yapılan eleştirileri şıp diye anlarız sen merak etme, zaten modadır bu anglo-sakson ülkelerinde

".....doğanın genlere bilgiyi nasıl yerleştirdiğini anlamak zordur" demişsin ve genlerde bilginin bağımsız bir değişken olarak var olduğunu kendi sözlerinle de koymuşsun ortaya bi tamam. Bu noktada senin genlerde bilgi, milgi yoktur demen lazımdı tutarlı olman için. Çünkü bilgi akılsal bir kaynağı zorunlu kılar

bak sana üç kanun (teori değil) söyleyeyim ;

1) Bilgi maddeye indirgenemez
2) Madde bilgi üretemez
3) Bilgi mutlaka ama mutlaka akılsal bir kaynağı zorunlu kılar. Yani akıl ile bilgi el ele, omuz omuza, dudak dudağa, kucak kucağa bulunurlar.

Bu yukarıdaki üç kanun bütün bilim adamlarının bilgi, bilgi çağı, bilim, milim diye kafamızın etini yiyen adamların aslında bir metafiziki gerçeklik üstünde oturduklarını gösterir. Yani bizzat, bizatihi, şahsen ve de kendiliğinden "bilgi" metafiziki bir gerçekliktir.

Benden sana tavsiye "soyut düşünme" yeteneğini geliştir, geliştir ki sizin gibi arkadaşları pistlerde görelim
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23-03-2006, 13:30
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

Arkadaşlar ;
görünen o ki Liop kardeşimiz inançla bağlı evrim teorisine ve haklı olarak da inandığı teoriyi savunuyor.
Bilinçli tasarımcıya inanan arkadaşlarımızın kimisi de yaratılış teorisine , kimisi de evrimi de içine alan tasarım teorisine inanıyor.Haklı olarak onlarda inançla savunuyor.
Amaç , kendi inandığımızın doğruluğunu ortaya koyabilmek ve karşı inancın tezini çürütebilmenin yanında , forum okuyucularının da bilgi kazanımını sağlamak olmalı.
Aramızda evrim teorisini savunan bir biyolog arkadaşımızın olması büyük kazanç.
Keşke aynı branşta karşı görüşü savunan bir arkadaşımız da olsaydı..
Her ne kadar alıntılarla karşı görüş ortaya konsa da yeterli olmuyor.
Örneğin bir Harun Yahya alıntısına cevap , Harun Yahya'nın bir sahtekar olduğu ile başlıyor.
Bu tarz bence yanlış.O alıntıda varsa sahtekarlık o sergilenmeli , fikrin ,iddianın eleştirisi yapımalı.
Böylelikle o yazıdaki sahtekarlığı , yalanı , yanlışı da öğrenmiş olur insanlar.
Ama görüyoruz ki Harun Yahya çalışmalarının büyük bir kısmı dış kaynaklı.
Yani dünyadaki tartışma , farklı tezler sağlanmış oluyor Harun Yahya alıntısıyla.
Harun Yahya , dünyadaki anti-evrimcilerden farklı şeyler söylemiyor.Sadece araya islami süslemeler katıyor , ya da yanıltıcı , aldatıcı söylemlerde bulunuyor olabilir.
Liop arkadaşımızın üslubu rahatsız edici de olsa buna fazla aldırmadan konu netleşecek şekilde tartışma sürdürülmeli.
Onun conan adlı ilk canlının labaratuarda oluşturulduğu iddiasına katılmasak da , (çünkü aldatmaların çok olduğu bir süreçteyiz-geçenlerde de kök hücre konusunda bir bilimadamının yalanını biliyoruz )bunu reddetmek yerine , *detayları hakkında bilgi edinebiliriz.Bu bakteri iddiası , mevcut bakterinin genleriyle oynanarak , değişik bakteri elde edilmesi olarak biliniyor.
Bu Conan'ın oluşumunda , kimyasal reaksiyon sonunda , dna'lı hücre elde edildiği söyleniyor.Ardından bu bölünerek çoğalmış mıdır?Bu dna'nın yapısında , doğal olanlara göre bir fark var mıdır?İlk oluşumda emzimler de kendiliğinden mi oluşmuştur?
Proteinler'in bir insan gibi yürüdüğü , çalıştığı , görev yaptığı canlılığı nasıl açıklıyorsun?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-03-2006, 14:16
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilim adamı canlı yaratabilir mi?

bak sana üç kanun (teori değil) söyleyeyim ;

1) Bilgi maddeye indirgenemez
2) Madde bilgi üretemez
3) Bilgi mutlaka ama mutlaka akılsal bir kaynağı zorunlu kılar. Yani akıl ile bilgi el ele, omuz omuza, dudak dudağa, kucak kucağa bulunurlar.
İşte zaten söylenen yanılgıda tam olarak bu. Bu söylediğin, ne kanun, ne de teori. Bir kabullenme sadece. Bu kabullenmenin doğruluğu ortaya konmadan bundan öteye gidemezsin. İşte mesele bundan ibaret. Sizdeki kaynaklar bunu "kanun" gibi kabul ediyor, biz ise etmiyoruz. Ve dahası information theory'de böyle bir iddayı taşımıyor. Diğer söylediklerinde haklısın. Shannon'a filan girersek, çıkamayız oradan. Ama bu 3 maddenin doğruluğuna dair herhangi bir kabul görmüş argüman yok, sorun bu.

Örneğin, madde bilgi üretemez derken, olayın semantik yaklaşımı ortaya çıkıyor. Siz maddeden ne bileyim gravite sabitini bulmasını bekliyor gibisiniz. Ama madde bu sabiti bilmeden de yere düşüyor. Ayrıca madde bilgi üretebilir. Örneğin, suyun donması ile oluşan altıgen açıları bir bilgidir. Hoppala gibi sesler duyuyorum. Sorun "Bilgi" nedir gibi bir tanımın olmaması. Bu tamamen insan aklının ürünü olan bir terim. Sanal bir kavram. Bunu alıp somutmuş gibi düşünüp, bir takım şeylerin bir takım hallerinin bir açıdan görünüşünü, doğada arıyoruz. Ama bulamayacağız, çünkü bu sanal bir terim.

İşte bu yüzden, Gitt, felsefesine dair örnek gösteremez, gider önce laf kalabalığı yaparak DNA'ya girişir. Karambole getirmeye çalışır. Ama DNA'da bilgi vardır, kimyasal bğların birarada nasıl olacağına dair bilgi ve bunu üreten maddenin kendisidir. Evet, Gitt, bir varsayım üzerindedir. Bu varsayımı teoriye dönüştürecek kabul edilebilir bir örneğe de sahip değildir. Bu yüzden de, iyi bir mantık egzersizinden öteye gidemez, hiç bir şeyi ispat yada nehyedemez.

Dahası, burada konu evrim dışı bir konudur. Bu, DNA Sentezi kapsamındadır. Evrim ise varolan DNA'dan sonrasını kapsar. Evrim teorisi hiç bir şekilde, DNA'nın oluşumuna dair veriler ve çıkartımlar içermez. Kısaca, DNA nasıl olmuşsa olmuş, evrim ise bu noktanın ardından canlıları bugünkü haline getirmiştir. Şimdi gene "EVRIM" adında bir tezgah düşünmeyin. O DNA ve canlıların yaşadığı ortam, canlıları değişmeye zorlamış, bugünkü fauna ortaya çıkmıştır.

İlk DNA'nın ortaya çıkışı bazıları spekülasyondan başkası olmayan bir sürü varsayıma sahiptir. Ama şu bilinmektedir. Cansız dedeiğimiz basit elementlerden bir canlı oluşması mümkündür. Hem bu ihtimal öyle abartıldığı gibi on üzer bilmem kaçta bir filan değil, çok çok daha yüksek seviyelerdedir. Öyleki, özelliklerini bildiğimiz pek çok gezegende, geçmişte veya bugün bile canlı oluşması gayet mümkündür, olağan dışı değildir. Haziran'da yağmur yağma ihtimali ne ise, o kadar mesela.. Bu haziran, Brezilya'da farklı, Avustralya'da farklı, İngiltere'de farklıdır, yağmur yağma ihtimali. Ama her zaman gerçekleşebilir.

Conan, aslen askeri bir proje. Bu yüzden çok fazla detayı bilinmiyor. Ama üreyebildiğini biliyoruz. Ürememesi için, çok sıkı bir şekilde saklanıyor. Conan'ın birde takipçisi var, SuperConan. Bu da bir canlı. Ama, aslolan şu. Birileri, Urey-Miller deneyinde takılmış kalmış. Hala olamaz, yok soğuk tuzak vs. diyor. Ama uzaydaki göktaşlarında vs. dünya'da olmayan aminoasitler tespit ediliyor. Kısaca, Urey-Miller deneyinin ötesi zaten uzayda gözleniyor. 1950'lerdeki bu başlangıçtan sonrası elbette HY gibi şarlatanlar tarafından gözardı ediliyor, sizden saklanıyor. Bunun ardından çok daha karmaşık deneyler geldi ve bugün itibariyle, bir canlı yapmak için gereken bilgi, üniversite ders kitaplarında mevcut. Kısacası, ortalama bir ilgili alanda uzmanlaşmış biyoloji öğrencisi için böyle bir canlı yapmak sadece para meselesidir. BU çalışmaların taa 1900'lerin başlarında görüldüğünü, 1980'lerde ise canlı denen alemin sırlarının yeterince çözüldüğünü biliyoruz ki biz bunları ders kitaplarından okuduk. Fakat elbette şöyle şeylerde çıkmaktadır. Spesifik bir canlıyı (insan mesela) ada polimer dizisini vs. ele alıp bu kendi kendine olamaz denir. Bu noktalarda göz ardı edilen. Zar atılınca 1..36 arası bir sayı veya kırık gelecektir. Aldığınız örnek hep yek.. Ama bu oyunda mars filan yok. Düşeşte gelse aynı şey. Yani, şans eseri hepyek gelmiş. Sanki düşeş gelse olmayacak, işe yaramayacak. Sanki doğa canlılık ile tavla oynuyor. Zar ne gelirse gelsin, gidilecek yol var. Yolun sonunda da ortaya çıkacak bir canlı. Hep yek gelirse, ne bileyim 4 ayaklı canlı oluşur, Düşeş gelirse 8 ayaklı. İşte mesele bu.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:08 .