Değerli Arkadaşlar,
Kabenin bir Klise olduğuna dair yeterli delil yoktur.
Ancak Nasraniliğin o dönem yaygın ve kısmenTevhid üzerine olduğu bir gerçek.
Buna delil olarak Muhammede destek veren Habeş kralını ve Müşriklere iade etmediği Mekkeli sığınmacıları örnek gösterebiliz.
İ.S. 500-600 Yıları
Mesajın bozunuma uğradığı dönemlerdir.
O günün şartlarında Bizans,Paganlığı terk etmiş ancak Hristiyanlığa eski inanışlarını boca etmiştir.
Mekke ve civarında Hristiyanlığın etkin olduğuna dair hiçbir delil yoktur.
Ancak Medine bölgesinde bazı Hristiyan ve Yahudi grupların olduğu bir gerçek.
Kabede ki işaretler Hint/Brahman adetlerine işaret etmektedir.
Köşede ki Hacer-ul Esved taşının Simgelediği Kadın Cinsel organı bu izlenimi
yaratmaktadır.Ayrıca Hilal ve Zemzem,bunun yanı sıra Hac rituelleri Ganj nehrinde birebir benzerlikler göstermektedir.
Bunun yanı sıra Güneş Kültü (Şamas)üzerine Ay (Şiva) izlerinide dikkate alırsak,Mekkenin ve tüm arab yarım adasının Hint sömürge bölgesi olduğu ve etkilerini taşıdığını görüyoruz.
KUREYŞ kelimesinin kökenide Sanskritcede "Köpekbalığı yavrusu" anlamına gelmektedir.Daha doğrusu etimolojik olarak "deniz canavarcığı" demektir.
Kureyş kabilesinin en önemli kolu olan
Umeyyeoğullarının kökeni Hindistana dayanmaktadır.
Şamda ki Nebbani kökleride bunu göstermektedir.
Dikkat ederseniz Emevilerin Mekkeden Şama taşıdıkları "Sözde İslam Devleti"
Nebbati kültürünü yaşatmaya devam etmiş,Tanrılarını İslam içinde gizlemiştir.Karşı devrimi sessizce geröekleştirmiş,Kurt,Kuzu postuna bürünmüştür.Ardında bu yeni gücü kullanarak Sömürüye devam etmiştir.
İşte tüm bu nedenlerle
Hristiyanlık ve Klise savı zayıf kalmaktadır.
Ancak Muhammedin kuvvetli Sabii ve Mani etkisi dikkate değerdir.
Ayrıca Sayın Ovidius dostumun işaret etmesi üzerine daha önceden bazı makalelerini okuduğum "Ferdinand Wüstenfeld" hakkında yaptığım araştırmada beklediğim gibi Onun basit bir Oryantalist olduğunu gördüm.
1800 lü yıllarda Almanların sırf çıkarları doğrultusunda Şark bölgesine Bilim adamı kisvesinde gönderdiği adamlardan bir tanesi...
Aşağıda ki Linkte yazdığı kitabı okuyorum şu an ve ilk 50 sayfasında dahi
Bilimsellikten uzak cehalet dolu bir kitab olduğunu söyleyebilirim.
Elbette bunlar benim şahsi görüşlerimdir.
Ancak ben Almanca-İngilizce ve Arabca tüm kitabları Çevrisinden değil orjinalinden okumayı tercih eden bir kardeşiniz olarak bu tür kitablarda orjinali ile çevrilerinde ciddi farklar tesbit ettiğime defalarca şahit oldum.
Sevgi ve Saygılarımla...
UlUlElbab
http://books.google.com.tr/books?id=...page&q&f=false