
01-08-2010, 18:44
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Mesajlar: 271
|
|
Yaşam keyifli bir eylem midir yoksa sıkıntılı mı?
Yaşama öznel bir içerik verecek olursak genel anlamda yaşam keyifli midir sıkıntı verici midir? Bu iki kavramdan hangisi yaşamı tanımlamada bize yardımcı olur.
Yoksa bunları yaşam içi süreçler mi belirler?
Hiç bir canlı kendi isteği ve iradesi ile dünyaya gelmez bu elinde değildir ancak yeni bir yaşam yaratmak elindedir. Kendi yaşamını yaratamaz ama yeni yaşamlar yaratabilir. Canlıların kendilerini kopyalama yavrulama özellikleri vardır. Tesadüfen başımıza konan bu talih kuşu (yaşam) kurtulunması gereken bir durum mu yoksa arzu edilecek bir durum mu?
Sorgulamak istediğim; yaşamın Ahmet'e ya da Mehmet'e göre nasıl olduğu değil bilimsel, biyolojik olarak genel anlamda durumunu aydınlığa kavuşturmak. Kişiye göre olsa, Ahmet ölümsüz sonsuz yaşam isterken Mehmet'in bir saniye bile yaşamaya tahammülü yoktur intihar etmeyi düşünüyordur. Ancak özel değil de genel anlamda yaşam beğenilen bir eylem midir, bu konuda bilimsel bir araştırma yapılabilir mi? Kısacası yaşam en saf en doğal haliyle genel anlamda nasıl bir duygu verir.
|

01-08-2010, 18:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Mesajlar: 271
|
|
Konu hakkında kendi fikrim; Yaşam zevkli/keyifli bir eylem olmasaydı yaşam savaşı olmazdı, bakıyoruz doğaya hiç ölme savaşı veren yok hep yaşama savaşı veriliyor.
Zaten yaşam keyifli bir eylem olmasaydı yaşamın üyeleri/müşterileri (canlılar) yaşamı red ederdi böylece yaşam ortadan kalkardı. Yaşama eylemi sıkıntı dolu bir eylem olsaydı kopyacı DNA müşteri bulamaz batardı. Bu açıdan bakarsak yaşam, cazibesi olan, istenilen, keyifli bir eylem.
Her hayvan büyüyüp yavru yapmak hayaliyle donatılmış. Sanki yaşamın tek anlamı yeni yaşam yaratmak. Bütün odaklanma yeni yavru yaratmak üzerine. Bütün sevişmelerde yaşanan zevk, yeni yaşam yaratmanın haberci neşesi değil mi? Bütün minik kız çocuklarının oyuncak bebeklere ilgi duyarak onları göğsüne basması sabırsızlıkla beklenen anne olma isteğinin provası değil mi?
İşin diğer boyutuna bakarsak yapılan araştırmalar özellikle insanların çoğunluluğunun yaşamı sevmediği ya da mutsuz yaşadığını ortaya koymakta. Bu çelişki değil mi?
Hayvanlarla sözlü iletişim kuramadığımız için onların yaşam hakkındaki düşüncelerini bilemiyoruz. Tek sözlü iletişim kurabildiğimiz hayvan papağandır, o da ne yazık ki kuş beyinlidir.
Yaşam hoş olmayan bir şey olsaydı milyonlarca sperm yumurtaya daha önce varabilmek için kıyasıya bir yarışa girmezdi. Ayakkabı boyayarak geçimini sağlayan biyoloji bölümü mezunu bir gencin sitem dolu sözü aklıma geldi şöyle diyor; "Yahu milyonlarca sperm içinden birinci geldim düştüğüm şu hale bak"
Uzun lafın kısası, bilimsel anlamda yaşam, hoş bir şey midir yoksa boş bir şey midir?
|

01-08-2010, 19:12
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger dusungen;
Yaşama öznel bir içerik verecek olursak genel anlamda yaşam keyifli midir sıkıntı verici midir? Bu iki kavramdan hangisi yaşamı tanımlamada bize yardımcı olur.
Yoksa bunları yaşam içi süreçler mi belirler?
Yasam bir kavram olarak, mustakil var olarak dogan canli turunun gereksinimidir. Bunun soyutlama olarak, tek bilincinde olan insanoglu turu ve biridir. Yasam, dogum olarak, mustakil var olan varligin insiyatifinde degildir, ustekil mustakil var olan varlik, kendi adina olumunu de tadamaz. Oyuzden geriye bir tek yasami kalir.
Iste bu temelde, dogum ve olumden mustakil var olarak var olan canli ve onun bir turu insanoglu ve birinin tek yapmasi gereken, bu yasamini kendisinin kendi adina ve kendi soyutuyla kendinin somutlastirmasi ve kullanmasidir.
Iste insandisi temelli, dogal zihniyet; insanoglu turu ve birinin tek teslim alabilecegi yasamini, yonlendirme ve degerler adina onu harcatma ve feda etme temelinde elinden alir. Bunu hem gonullu, hem de zorunlu yapabilir.
Hiç bir canlı kendi isteği ve iradesi ile dünyaya gelmez bu elinde değildir ancak yeni bir yaşam yaratmak elindedir. Kendi yaşamını yaratamaz ama yeni yaşamlar yaratabilir. Canlıların kendilerini kopyalama yavrulama özellikleri vardır. Tesadüfen başımıza konan bu talih kuşu (yaşam) kurtulunması gereken bir durum mu yoksa arzu edilecek bir durum mu?
Yasam sadece mustakil var olan varligin, gerekliligidir. Buna verilecek icerik ve anlam ise, sadece insanoglu turu ve birinin urunudur.
Sorgulamak istediğim; yaşamın Ahmet'e ya da Mehmet'e göre nasıl olduğu değil bilimsel, biyolojik olarak genel anlamda durumunu aydınlığa kavuşturmak. Kişiye göre olsa, Ahmet ölümsüz sonsuz yaşam isterken Mehmet'in bir saniye bile yaşamaya tahammülü yoktur intihar etmeyi düşünüyordur. Ancak özel değil de genel anlamda yaşam beğenilen bir eylem midir, bu konuda bilimsel bir araştırma yapılabilir mi? Kısacası yaşam en saf en doğal haliyle genel anlamda nasıl bir duygu verir.
Yasami, veren hayatin toplamidir.
Hayati uc kisimla farklilastirabiliriz.
Yasayan; mustakil var olan varligin, fiziki gorunum butunu
Yasatan; bu fiziki butun gorunumunu, yonlendiren, hareket ettiren dusunce
Yasanan; kavram ve onun her turlu ve her konuda dile gelmis anlam, icerik ve ifadesi.
Tum bunlarin toplami da, yasamdir.
Yasam icin nelerin gerekli, nelerin degil olup, olmadiginin ortaya konmasi da, tamamen yasama bakis acisina paralel verilecek bir yanittir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

01-08-2010, 19:18
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger dusungen;
Uzun lafın kısası, bilimsel anlamda yaşam, hoş bir şey midir yoksa boş bir şey midir?-Dusungen-
Yasamin, yasanmasini; yukaridaki gibi, ya da baska dusunsel duyumsal/duygusal karsitli sinirlamalarla sinirlayip, bu karsitlardan da birini tercih etmek. Yasanacak yasami, sinirlamak ve bu sinirlara teslim etmek demektir. Onemli olan, yasami, bilincli ve farkindalikli, algilayarak yasamaktir.
Bu da epistemolojik gercekliktir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

01-08-2010, 21:25
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 Jul 2010
Mesajlar: 147
|
|
Eğer geçmişle hesap görmekten vazgeçebilseydim ve gelecekten bu kadar ürkmeseydim yaşam çok daha keyifli olabilirdi.
Bir hayvan gibi yaşayabilmeyi çok isterdim. Kaygısız ve hesapsız bir şekilde.
Yer, içer, çiftleşir uyur ve her uyandığım gün hiç bir şeyi umursamazdım.
Dolayısıyla yaşamın kendisini sevmeme rağmen yaşama şeklimden memnun değilim.
Herşeyi bu kadar algılayabilmekten de mutlu değilim.Bazen çok fazla geliyor.
|

01-08-2010, 21:55
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger KITAPSIZIM;
Korku ve bilgisizlik biribirine paraledir, bildikce korkularinizi yenersiniz, ama; herseyi algilamaya baslayinca da, insanoglunun nasil bir insanlikdisi yasam ve iliski kurdugunu gozlemler, bazan isyan eder, ama; bir sey yaspmaya gucunuzu yetiremiyebilirsiniz.
Bu arada, inancsal olarak korkularinizi yendiyseniz, kendinizi inancsaliniza teslim etmis olarak, yok eder ve kendinizi egitmeye, sorgulamaya ve bilgilenmeye yonelmezsiniz.
Inancsal uyku mu/teslimiyet mi?/ bilgisel rahatsizlik/kokten cozume yonelim mi?, secim sizin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

18-08-2010, 22:33
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Aug 2008
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 323
|
|
bence nerden baktıgına baglı ....
hayat ta en azından benim keyif almamı belirleyen ve engelleyen şey kaygılardır..
endişelerdir... bunlardan uzak durabilseydim yada geri plana atabilseydim daha keyifli olurdu bence...
|

27-08-2010, 23:21
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Aug 2010
Mesajlar: 1.423
|
|
Maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrilan yasamda birde hastalik sinifi vardir !
Eger mutluluk yoksa hayat her ne olursa olsun SIKINTILIDIR !
Istersen dünyanin en zengini ol manevi bir hasar varsa bu dünya cekilmezdir !
Ama manevi hasarin cogunu ya cekilmeyen bir hastalik getirir yada maddi durumu iyi olmadigi zaman
Ama manevi hasarin en büyûgünu gene INSANA INSAN VERMEKDEDIR!
Örnegin Asik oldugun kisi seni sevmesse eger
yada cok sevdiginden bir dost kazigi yersen !
Yada bir yakini kaybedersen !
Bunlar cogaltilir
Mutlugun en büyük rolü karsindaki insanlarsa hayat daima SIKINTILI gelir !
Bu toprakta bir kalp çarpar hakkın bilimin aşkına
Bir kalp çarpar her bedende Cumhuriyet uğruna
Bir çarpar ki hep ileri Mustafa Kemal adına
Öyle çarpar ki ritmine cümle alemler aşina
|

14-12-2013, 02:53
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Ne düşünüyorsunuz? Sizce ?
|

14-12-2013, 02:58
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Natan´isimli üyeden Alıntı
Ne düşünüyorsunuz? Sizce ?
|
Yasam yasanmasi gerekendir. Yeterki yasatilmadan ve yasam baska ideolojik etik inanca teslim olmadan, kendi birey bilincimizin farkindaligi ve kontrolu ile yasamimizi biz yasayalim.
Yasam bir olgudur.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:37 .
|