axial´isimli üyeden Alıntı
Peki sayın sangre samimice amerikanın neden afganistan ve ırak'a saldırı düzenlediğini bana anlatır mısıız. Demokrasi adına mı?
|
Öncelikle bu konunun Irak işgaliyle doğrudan bir alakası yok.. 11 Eylül'den sonra Afganistan'daki terör örgütlerine karşı bir operasyon başladı.. Irak işgalinin sebebi başka..
Buna rağmen neden Irak'ın işgal edildiğiyle ilgili fikrimi söyleyecek olursam;
En önemli sebebi 'Demokrasi' değil.. Ama bunu 2. sebep olarak düşünebiliriz. (Şimdi bunu söyledikten sonra, 'ABD'nin Irak'a demokrasi gelmesiyle ne işi olabilir, hadi ordan!' demeden önce, bir dinleyin.)
Bence
1. sebep; Irak müdahalesi dahil, Venezuella darbe girşimi ve şimdi de İran'a yaptırım uygulamalarının sebebi aynı.. Tüm bu olayların sebebi birbiriyle çakışıyor.
Dünya petrol ticareti dolar ile yapılıyor.. Ve dünyadaki dolar talebi de bir sürekliliğe sahip görünüyor.. Zaten ülkelerin dolar talebi de, ABD'nin kağıt maliyeti ile bastığı parası cinsinden borçlanması anlamına geliyor.
İşte bu noktada durumun gerçek sebebini anlıyoruz.. Irak, Venezüella gibi ülkelerin kendi petrol satışlarını dolar yerine euro cinsinden yapmaya başlaması, hatta İran'ın uluslar arası petrol ticaretinde euro kullanmayı teşvik etmesi ve hatta bunun için bir petrol borsası kurma girişimi içinde olması ABD'nin işine gelmiyor.. Bu yüzden ülkelerin, var olan dolar istikrarını korumalarını istiyor.. Bunu yapmayanları ise 'zorla' yaptırıyor.
Birincisi kadar önemli olan
2. sebep ise; Daha önceden çok defa yazılan Ortadoğu Projesidir.. Ortadoğuda 'Totaliter' yönetimlerin tasviye edilmesi ve bu ülkelerin petrol pazarlarını açmaları gerekiyor.. Burda pazarları açmaktan kastım, ABD'nin ve diğer ülkelerin bu petrolleri sömüreceği, çalıp kendi ülkelerine götüreceği felan değildir.. Pazarların açılması, uluslar arası petrol şirketlerinin hükümetlerle anlaşması ve onların direktifleri doğrultusunda Irak'ın veya başka bir ülkenin petrol üretimini arttırmasıdır.. Daha fazla rezerv bulma girişimidir.. Burada petrol şirketleri, normal yabancı şirketler olarak çalışır.. Ülkede çıkan petrolü alıp kendi ülkelerine felan götürmezler.. Sadece yaptıkları işten belli bir para alırlar.. Bunun dışında üretimi yapan içinde bulundukları ülkelerdir..
Ve pazarların açılması, dünya petrol ihtiyacının belli bir kısmının karşılanması ve petrolün daha fazla üretildiği için fiyatının uzun süre artmaması anlamına geliyor.. Yani bir anlamda fiyat istikrarı sağlanıyor.. Demokratik bir yönetimin olduğu ülkelerde bu tür üretim, fiyat gibi faktörler piyasa şartlarına göre oluşur.. Totaliter ülkelerde ise iktidarda kim varsa onun inisiyatife göre.. İşte bu yüzden, Irak'taki totaliter yönetimin indirilmesi, bunun yerine daha demokratik bir oluşumun kurulması, Saddam gibi birisinin keyfinde petrolün üretimiyle oynamayacağı, petrolün vanalarını bir kısıp, bir açmayacağı anlamına geliyor.. Yani kısaca 'Demokrasi Getirdik' hikayesi bu olaylara dayanıyor.
Tabii ki ben ABD'nin bu ülkeye, bu şekilde savaş ile demokrasi getirmesini benimsemiyorum.. Diğer tüm ülkelerde var olan 'Küreselleşme' rüzgarıyla, sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesiyle, -biraz uzun bir süreçte de olsa- demokrasi getirebilir, pazarlar açılabilirdi.. Her zaman dediğim gibi, hükümetleri bu konuda yanlış yaptı.