Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-08-2010, 18:19
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart müslümanlar anlaşamıyorlar bir çok konuda

nesh yoktur diyenler:
Allah, detaylı olan Kitabında, zinanın cezası olarak yüz celde cezasını öngürür. Arapça "celde" kelimesi, sadece deriyi incitecek bir değnek anlamına gelir. Bu ceza için Arapçadaki "asa", "minsee" gibi kelimelerin kullanılmayışı dikkat çekicidir. Bu cezanın açıklandığı 24 üncü surenin ilk ayetleri okunduğunda bu cezanın amacının, suçluyu yaralamak ve canını acıtmaktan çok, toplum önünde teşhir etmek olduğu anlaşılır.


Zinayı işleyenler ister evli ister bekar olsun, ister zengin ister fakir olsun, ister erkek ister kadın olsun, dört tanıkla suçları kanıtlanan özgür kişilerin cezası toplum önünde sembolik yüz değnek cezasıdır (24:4).


Bu, kelime sıkıntısı çekmeyen (31:27), en iyi yasa koyucu (5:50), unutkan olmayan (19:64) ve Kuran’ı detaylandıran (11:1) Allah’ın yasasıdır. Kuran’dan başka hüküm kaynağı arayan, peygambere karşı gelmiş olur (6:114).


Rabbimiz, Detaylı, Tamam, Açık, ve Hidayet Rehberi olan kitabında, zina eden kadın ve erkeğin yüz değnekle cezalandırılmasını emrederken, atalarımız, bu ayetin "mücmel" olduğunu iddia ederek, müşriklerin ve yahudilerin adeti olan taşla öldürme cezasını dinimize sokmuşlardır. Halbuki Nur suresindeki bu ayetten bir önceki ayet, alttaki hüküm ayetinin "apaçık" olduğunu belirtir. Üstelik öğüt almamızı da tenbihler. Nerede öğüt alanlar!

Şeytani teori: "Kuran’da nasih ve mensuh"


Allah’ın kitabını kapalı ve anlaşılmaz ilan ederek, her türlü suistimalin ve tahrifatın kapısını ardına kadar açanlar, bununla yetinmeyerek, Bakara Suresinin 106. ayetinde sözü edilen geçmiş mucizelerin neshini (kaldırılmasını) Kur’an ayetlerinin neshedilmesi olarak tevil ettiler. Ellerine geçirdikleri nasih-mensuh sihirli değneğiyle anlamadıkları her ayeti iptal ettiler. İşlerine gelmeyenleri, yahut uyduruk hadislerle çelişenleri, bu sihirli deynekle bir vuruşta neshettiler. Tabii ki herşeyde olduğu gibi burada da ihtilaf ettiler. Anlayış kapasitelerine göre kimisi 5 ayeti, kimisi 20 ayeti neshetti, kimisi de 50 ayeti…

Kesin olan bilgide, yani ilimde ihtilaf değil, ittifak lazım gelirken bizim ilim adamlarımız her ne hikmetse ihtilaf içinde ihtilaf çıkardılar. Öyle ki hadisler arasındaki çelişkileri çözmek için "hadis ihtilafları ilmi"(!) oluşturdular ve ne gariptir ki, bu "ilmin" prensiplerinde de ihtilaf ettiler. İhtilaf uzmanlarını, yüzyıllarca alim diye taklit edip durduk. (51:8) ("Nesih ve Mansuh" konusu üzerinde geniş bir incelememizi Türkçe Kuran Çevirilerindeki Hatalar kitabımızda bulabilirsiniz).

Kutsal keçi tarafından iptal edilen ayet!


Evet, Peygamberimizin, Maiz ve Gamidiyye adlı iki kişiyi recmederek öldürdüğünü rivayet edenler, bu rivayetin, Kur’an’ın Nur suresindeki apaçık ayetinin iptaline yetmediğini görünce "ayet" te uydurdular. Uydurdukları sözleri Kur’an’a sokamayınca da, Yunus Suresinin 100. ayetinde tanımlanan kişilerin inanabileceği bir hikaye düzdüler. Meğer, recm ile ilgili ayet peygamberimizin hayatındayken mushafta yazılıymış da, peygamberin vefatından sonra Aişe’nin odasına giren bir keçi tarafından yenmiş ve böylece nesholmuş! Bu hikayeyi, İbni Mace, Nikah 36/1944; Hanbel 5/131, 132, 183; 6/269 da bulabilirsiniz.

Peygamberin vefatından sonra, tamamlanmış bir kitabın korunmuş ayetleri nasıl olur da, keçi tarafından yenilmek suretiyle ortadan kalkar? Hadis ihtilaflarını çözme konusunda uzman olan İbni Kuteybe buna cevap olarak, "keçi mübarek bir hayvandır" der.

Ve akabinde koyunun keçinin marifetlerini ve faziletlerini saymaya başlar. Hatta konuyu daha da genişleterek şunları söyler: "Ad ve Semud kavimlerini ortadan kaldıran Allah, bir ayetini keçiye yedirerek kaldıramaz mı?" Allah’ın yüce ayetlerini naletli kavimlere benzetecek kadar zeka sahibi olan bu "büyük alimin" kitabı dinî mizah konusunda bir şaheserdir.

Ömer, Halktan Korkan Bir Münafık mıydı?

Peygamberimizin recm yaptığı iftirasını uyduranlar, keçiye (bir başka rivayete göre tavuğa) yedirdikleri, "recm ayetiyle" Allah’a iftira edenler, bu ilkel yalanlarına koruma zırhları oluşturmayı da ihmal etmediler. Nitekim, sık sık devreye soktukları Ömer’e de bir iftirada bulundular.

Meğer Halife Ömer şöyle demiş: "İlerde bazı kişiler çıkacak ve recm cezasını Kur’an’da bulmuyoruz diye recmi inkar edeceklerdir. İşte bu kişiler okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır. Eğer halkın, ‘Ömer Kur’an’a ilave ediyor’ demesinden korkmasam bu recm ayetini Kur’an’a yazardım."[1]

Demek, Ömer, halktan değil de Allah’tan korkmuş olsaydı, recm ayeti, "keçinin neshettiği ayet" olarak hadis kitaplarında anılmayacaktı!

"Taşlamayı Uygulayan Sunni Maymunlar"

Bununla da yetinmeyen hadis ve sünnet alimleri, maymunların da zina eden bir maymunu yakalayarak taşladığını ve sahabelerden birisinin de bu maymun recmetme olayına katılarak maymunu öldürdüğünü rivayet etmişlerdir (Buhari 63/27).


Maymunu olumsuz bir örnek olarak gösteren Kuran’ın mucizevi bir tecellisi olarak (2:65; 7:166) kendilerine maymunları örnek alan ve hatta bu örnekliği oluşturmak için maymunlara bile iftira atmaktan çekinmeyenler, elbette 2:65 ve 7:179 ayetlerine muhatap olurlar.

Yalan üstüne yalan uydurarak, Allah’a, peygamberine, Ayşe validemize ve Ömer bin Hattab’a iftira ve hakaretlerde bulunanların torunları da, birçok değerli alime iftiralarda ve yalan isnatlarda bulundu. Mesela, Sadece Kuran’a uymakla ve hadislere itibar etmemekle suçlanan ve devrindeki zalim sultanlar ve dalkavuk alimler tarafından işkencelere tabi tutulan Ebu Hanife’nin ölümünden sonra adına nisbet edilen mezhep, katkılarla şişirilerek çok farklı bir hale sokulmuştur.


Yalan Üretim Fabrikaları Ve Taklitçilik Hastalığı


İkinci Hicri yüzyılda, yüzbinlerce hadis uyduruldu. Allah’ın elçisine hadis yakıştırmanın moda haline geldiği bu yüzyılda, 6:112 ayetinde tanımlanan kişiler kitaplar yazmaya başladılar.


Örneğin Buhari, kendi itirafıyla kitabına aldığı 7200 hadisi, yedi yüz bin hadisten elediğini bildirmektedir. Buhari’nin itirafına göre kendisinin topladığı hadislerin %99 ‘u uydurmadır.

Ancak, doğru hadis diye sunduğu hadislerin yalan oranı ise bundan pek farklı değildir.
Allah, bize kör taklitçiliği değil, araştırıp, soruşturmayı, düşünüp akletmeyi emrediyor (17:36).


Uydurma rivayetlerle, çelişkili iddialarla, mantıksız hurafelerle karman çorman hale sokulan bir dinin kimse tarafından anlaşılamayacağını çok iyi bilen din adamları, halkı araştırmadan ve anlamadan kendilerini taklit etmeye zorlayıp durdular. Düşünen ve araştıran insanların, yüzyıllardır ördükleri büyüleri iptal edeceğinin bilinçaltındaki korkusuyla huzursuz oldular.

Bu din ne biçim bir dindir ki, tarih boyunca sadece üçbeş kişi anlamış ve onlardan bu yana ve kıyamete kadar kimse de anlayamayacaktır! Allah, bu dini ve Kur’an’ı üç beş kişiye değil tüm düşünen insanlara gönderdi. Atalara, ruhbanlara körü körüne bağlanmayı ise sürekli kötüledi [2]

Anonim Şirket Dini


Geçmiş atalarımız, Kur’an’ın dışında bir sürü dini terimler ve kitaplar oluşturdular ve dini bunlara dayandırdılar. İslam dinini, Allah + Peygamber + sahabe + tabiin + mezhep müctehitleri + mezhepte müctehitler + alimler ve alimciklerden oluşan bir anonim şirketin ortaya koyduğu bir beşerî din haline dönüştürdüler. Rabbimiz, bize Muhammedi bile demezken, peygamberin kendisi ve arkadaşları Muhammedi değilken, biz, falancı filancı, Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli, Sünni, Şii, Selefi, Vehhabi, Süleymancı, Nurcu, Nakşibendi, Kadiri… gibi fırka, mezhep ve tarikat isimleriyle kendimizi adlandırmayı marifet saydık. Alah ve elçisinin şiddetle menettiği mezhepçiliği, hizipçiliği, övdük durduk (6:159; 23:52-56).


Allah’ın kendisine verdiği "müslüman" ismini yeterli gören (22: 78, 41:33) ve Kur’an’daki sıfatların dışındaki "müctehit, mukallit" gibi sıfatlara itibar göstermeyenleri sapık olarak damgaladık.

Taşlama cezası (recm) ile ilgili olarak yaptığımız bu tartışmalı girişten sonra şimdi konuyla ilgili sorularımıza gelelim:


a) Allah’ın kelamına göre zinanın cezası nedir? Sure ve ayet numarası?


b) Buhari, Müslim, Tirmizi, İbni Hanbel başta olmak üzere hemen hemen tüm hadis kitaplarınızın naklettiği "taşlama ayeti"ni keçi ne zaman yedi?

c) Muhammed peygamberin ölümünden sonra nasıl olur da Kuran’ın bir ayeti keçi tarafından mushaftan çıkarılır?

d) Kutsal altı hadis kitabınızın iddiasına göre, keçi tarafından Kuran’dan çıkarılan "ayet"i Halife Ömer tekrar Kuran’a sokmak istedi de halkın dedikodusundan korktuğu için buna cesaret edemedi. Hadis kitaplarına göre, Ömer, Allah’tan değil de halktan korkan bir münafık olmuş olmuyor mu?

e) 24:1,2 ve 4:25 ayetleriyle çelişen taşlayarak öldürme cezası, Kuran boyunca putperestlerin cezalandırması olarak geçmiyor mu? (11:91; 19:46; 36:18; 18:20).

f) Kutsal keçi tarafından yenilerek Kuran’dan çıkarılan "taşlama ayeti" nin yasama açısından hala yürürlükte olduğunu iddia eden mezhep görüşlerine katılıyor musunuz? Taşlama ayetinizin lafzen mensuh (söz olarak iptal edilmiş) ancak hükmen geçerli olduğuna dair deliliniz nedir?

g) Peygamberin vefatından sonra Kuran’dan çıkarıldığını iddia ettiğiniz "Eşşeyhu veşşeyhetü iza zeneya fercumuhuma elbettete" ifadesi Kur’an’ın uslubuna uygun mudur, değil midir?

h) "Şeyh ve şeyhe" kelimeleri Arapçada ihtiyar kadın ve erkek anlamına gelir. Nitekim Kur’an’da bu anlamda kullanılır (11:72; 12:78; 28:23; 40:67). Öyleyse "Keçi tarafından neshedilen ayet"e göre genç evliler recmedilemezler değil mi? Gençliğin yaş sınırı nedir?

i) Bir an için, sizin iddia ettiğiniz gibi Kur’an’da nasih mensuh (iptal eden – iptal edilen) ayetler olduğunu farzedelim. Yanlış tercümenize göre 2:106 ayetinde, "Benzeri veya daha hayırlısı getirilmedikçe bir ayetin neshedilemeyeceği" ifade edilmektedir. Pekala, recim ayeti nesh edildiğine göre onun benzeri veya daha hayırlısı olan ayet hangisidir? Yoksa nasih-mansuh meselesini de "Kavlin muhtelif" mi yaptınız? Sadece hükmü neshedilen… Sadece lafzı neshedilen… Hem hükmü hem lafzı neshedilen…. olarak akla gelebilen envai çeşit nasih-mensuh değnekleri icat ettiniz. Keçiye yedirdiğiniz ayeti lafzen mensuh kabul ediyorsunuz. Peki onun yerine benzeri ve daha iyisi olarak lafzen getirilen ayet hangisidir?

j) Size göre hükmü neshedilen ayetler bile Kur’an’da korunmuşken peki neden, böyle önemli bir hüküm sürdüğü halde ayet ortadan kaldırılıyor?

k) Saçma sapan hikayeler rivayet eden Buhari’yi izleyerek neden maymunlara iftira ediyorsunuz?

l) Kuran’da kaç ayet neshedilmiştir? İptal edilen ayetlerin sayısında ittifak halinde misiniz? Şu ayetler üzerinde hiç düşündünüz mü: (4:82; 15:90-99; 2:85 ) ?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-08-2010, 18:45
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

miras meselesindede anlaşamıyolar.
hadis meselesinde de anlaşamıyolar.
cüpbeli geçen tv de hadislerde allahın koruması altındada
diyordu.
bir kısım cemaatda bir çok hadis uydurma diyor.
nesh meselesi çok önemli.iki taraftan biri cehennemlik olmuyormu acaba.

başka anlaşamadıkları ciddi meseleler varsa yazabilirseniz sevinireim arkadaşlar
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-08-2010, 18:50
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

var diyenler:
Kur’an-ı kerimde nesh vardır

Sual: Kur’anda nesh var mıdır?
CEVAP
Elbette vardır. Nesh, emir ve yasakların yürürlükten kaldırılması veya değiştirilmesi demektir. Allahü teâlânın, Hazret-i Âdem’den itibaren gönderdiği dinlerin hepsi itikatta aynı, amelde ise farklıydı. Sonra bütün dinleri nesh edip, İslamiyet’i göndermiştir. Kur’an-ı kerim 23 senede indi. Bu zaman zarfında bazı hükümler tedrici olarak indi. Mesela, içki önce haram değildi. Bir âyet inip fayda ve zararından bahsedilmiş, zararı daha fazladır denilerek bırakılması istenmiş; fakat kesin olarak haram edilmemişti. Daha sonra kesin olarak haram edildi. Bir âyet-i kerime meali:
(Biz, daha iyisini veya onun gibisini getirmeden, bir âyeti nesh etmez veya unutturmayız.) [Bekara 106]

Hâşâ, bu âyet-i kerime lüzumsuz yere inmemiştir. Nesh var ki, böyle bildirilmiştir. İslam âlimlerinin kitaplarında bu hususta çok açıklama vardır. Türedilerin, nesh yok demelerine itibar etmemelidir.

Sual: Allah’ın, koyduğu bir hükmü, daha sonra değiştirmesi, akla uygun mudur? Nesh var mıdır?
CEVAP
Bütün hak dinlerde, iman bilgileri yani Amentü’nün esasları bozulmadan önce aynı idi. İmanda değişiklik olmaz. İki âyet meali:
(Kur’an, önce gelmiş olan kitapları tasdik edicidir.) [Bekara 97]

(Tevrat’ı tasdik eden Kur’ana inanın!) [Bekara 41]

Nesh
, Peygamber kıssaları ile Cennet ve Cehennemi bildiren âyetlerde olmaz. Yalnız, emir ve yasaklarda olur. Nesh; emir ve yasakları değiştirmek demek değil, bunların yürürlük zamanlarının bittiğini haber vermektir. Kur’an-ı kerim, Tevrat ve İncil’i nesh edip yürürlükten kaldırdı. (Beyan-ül-hak)

Dinin emir ve yasakları tedrici olarak bildirildi. Mesela Bekara suresinin 219. âyetinde, önce içkinin büyük günahı yanında, bazı faydalarının da bulunduğu bildirildi. Daha sonra haram edildi. (Maide 91)

Nesh hakkında iki âyet meali:
(Biz, daha iyisini veya onun gibisini getirmeden bir âyeti nesh etmez veya unutturmayız.) [Bekara 106]

(Ya bize bundan başka bir Kur’an getir, yahut onu değiştir diyenlere de ki, Onu kendiliğimden değiştiremem.)
[Yunus 15]

Demek ki nesh edilen ve unutturulan âyetler vardır. Hadis-i şerifle de olsa, nesh yine Allahü teâlânın emri iledir. Çünkü Resulullahın dine ait sözleri vahiydir:
(Onun sözü vahiyden başka değildir.) [Necm 4]

Neshin çeşitleri şunlardır:
1- Âyetin, âyet ile neshi:
Bekara suresinin 180. âyetinde, ölüm hastasının ana, baba ve yakınları için vasiyette bulunma şartı vardı. Nisa suresinin 11. âyetinde, herkesin ne kadar miras alacağı bildirilmiş ve böylece vasiyet şartı kaldırılmıştır. Nisa suresinin, (Yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini veriniz) mealindeki 33. âyetine göre, akraba olmayan iki kişi yeminleşir ve biri diğerine mirasçı olurdu. Ama Enfal suresinin, (Yakın akrabalar vâris olmaya daha uygundur) mealindeki 75. âyeti ile neshedildi. (Ebu Davud)

Nur suresinin, (Zina eden ancak zina edenle evlenebilir) mealindeki 3. âyeti, Nur suresi 32. âyeti ile ve İbni Mace’nin bildirdiği (Önceki zina, nikahı haram kılamaz) hadis-i şerifi ile nesh edildi. Dört mezhepte de, zina eden, zina etmeyenle ve zina etmeyen, zina edenle evlenebilir. (Cessas)

2- Âyetin, sünnet ile neshi:

Bekara suresinin (Ölüm gelince, ana baba ve yakınlara vasiyet farzdır) mealindeki 180. âyeti, [Buhari’deki] (Vârise vasiyet yoktur) hadis-i şerifi ile nesh edildi.

Zekat verilmesi bildirilen 8 sınıftan biri olan Müellefe-i kulub, iman etmesi veya kötülükleri önlenmek istenilen kâfirler ve yeni iman etmiş olan zayıf Müslümanlar idi. Hazret-i Ebu Bekir zamanında, Beyt-ül-mal emini olan Hazret-i Ömer, [Kütüb-i sittenin hepsinde bulunan] (Zekatı Müslümanların zenginlerinden al, fakirlerine ver) mealindeki Muaz hadisini bildirip, (Müellefe-i kulub’a zekat verilmesini Resulullah nesh etti) dedi. Eshab-ı kiramın hepsi, bunu kabul etti. Nesh edilmiş olduğuna ve bunlara zekat verilmemesi gerektiğine icma hasıl oldu. (Redd-ül Muhtar)

3- Sünnetin âyet ile neshi:

Beyt-ül-makdis’e doğru namaz kılınırken, Bekara suresinin, (Yüzünü artık Mescid-i Haram [Kâbe] tarafına çevir) mealindeki 144. âyeti ile nesh edildi. Kıble Kâbe oldu.

4- Sünnetin sünnet ile neshi:

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kabir ziyaretini yasaklamıştım, bundan sonra ziyaret edin!) [İbni Mace]

(Cehennemde en hafif azap Ebu Talib’e yapılır. Ayaklarında ateşten iki nalın olacak, bunların sıcaklığından beyni kaynayacaktır.) [Müslim]
Bu hadis-i şerif, imam-ı Kurtubi ve imam-ı Süyuti’nin bildirdiği (Amcam Ebu Talib, diriltildi ve iman etti) mealindeki hadis-i şerif ile nesh edilmiştir.

(Bazı âyetlerde olduğu gibi, hadislerimden de birbirini nesh eden olur.) [Deylemi]

Şimdi, Allah’a ve Resulüne dün böyle diyordun bugün niye değiştirdin, çelişki içindesin mi denir?

Hatta, Allahü teâlâ öteki dinlerde haram olan bazı şeyi bu ümmete helal kılmış, helal olanları da haram kılmıştır. Hâşâ Allah’a niye böyle yaptın denebilir mi? Nitekim Âdem aleyhisselamın çocukları ikiz olmayan kız kardeşleri ile evlenmişlerdir. O zaman mubah kılmıştı, bugün ise yasakladı. Din Allah’ın değil mi? İstediğini yapamaz mı? Mesela, Mütayı da üç defa mubah kılmış, üç defa da yasaklamıştır. Buna çelişki denir mi? Mütayı sonradan yasakladı diye Allah ve Resulü suçlanır mı?

Sual: Nesh edilen ahkâmla amel edilir mi?
CEVAP
Hayır
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-08-2010, 19:32
troyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
troyya troyya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Aug 2008
Mesajlar: 1.186
Standart

cubbeli hadislerin hepsine iman ediyor...ama kazın ayağı öyle değil...bugun ibn-i cevziyye denilen hadis ulemasını hiç bir islami alimi yalanlamaz...nesh olayını fazla bilmiyorum bir şey diyemicem...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-08-2010, 19:39
insan_olmak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
insan_olmak insan_olmak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Mar 2010
Mesajlar: 1.055
Standart

sonra ''apaçık'' kitap diye kuran'da yazıyor

paylaşım için teşekkürler

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-08-2010, 19:39
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

kuran mealindede anlaşamıyorlar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-08-2010, 19:41
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

cihat konusundada anlaşamıyorlar.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-08-2010, 20:07
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

namaz rekatlrı konusunada

Hz Aişe den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Namaz ikişer rekat olarak farz kılındı, sonra hazarda ziyade olundu, seferde ise olduğu gibi bırakıldı Buhari, Salat,1; Müslim, Misafirin,1; Ebû Davud, II, 3

ibn Abbas (ra)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Allah Teâla namazı, Peygamberimizin dili ile hazarda dört rekat, seferde iki rekat olarak farz kılmıştır" (Müslim, Müsâfirîn, 5, 6; Ebû Davud Sefer, 18; Nesâî, Havf 4; İbn Mace İkame, 75)

İbnu Ömer anlatıyor: “Resûlullah Mina’da bize iki rek’at kıldırdı, arkasından Ebû Bekr de öyle kıldırdı Ebû Bekr’den sonra Hz Ömer ve hilafetinin başında Hz Osman da iki kıldırdılar Sonra Hz Osman dört rek’atli olarak kıldırdı İbnu Ömer imamla kılarsa dört kılardı, yalnız kılınca da iki kılardı

Konu Nova tarafından (25-08-2010 Saat 02:04 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23-08-2010, 20:08
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

2896- Hz Enes anlatıyor: “Medine’de öğle namazını Resûlullah ile dört rek’at kıldık Mekke’ye gitmek üzere yola çıkıp Zülhuleyfe’ye gelince ikindiyi iki rek’at kıldı”
2902-İmrân İbnu Husayn anlatıyor: “Fetih günü, Resûlullah’la birlikte Mekke’de hazır bulundum Mekke’de onsekiz gece kaldı, bu esnada namazları hep iki kıldı Şöyle hitabediyordu:”Ey bölge halkı! Siz bize bakmayın, dört kılın Biz hep yolcuyuz (bu sebeple kasrederek iki kılıyoruz)”

Konu Nova tarafından (25-08-2010 Saat 02:04 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-08-2010, 21:04
troyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
troyya troyya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Aug 2008
Mesajlar: 1.186
Standart

yahu bu ne denklem....gozlerimi bozuyordu...getire getire mumsema sitesinden mi bilgi getiriyorsun...banlandım o siteden...ateistin getirdiği ayetleri göstererek...adamların bir şeyden anladıkları yok...Allah razı olsun copy /paste
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Müslümanlar Bu mu? yucemanitu İslam 17 12-05-2016 03:35
Bir konuda ihtisas ehlinin sözü geçer... sedatsert İslam 15 11-07-2009 14:48
Müslümanlar Bu Konuda Haklı... walla İslam 103 18-06-2009 15:01
Moderatörlere siteyle ilgili teknik bir konuda soru yucemanitu Konu-dışı 4 25-06-2008 21:17
Bu konuda beni aydinlatirmisiniz? idrisi İslam 16 14-02-2006 21:59

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:42 .