Bu başlığı açmasaydım Turan Dursun Sitesi'nde büyük bir eksiklik olacaktı.
İnanılmaz bir boğuşma!
Allahtan basın yayın organlarının önemli bir bölümünün agızlarına gem vuruldu da vatandaş birbirini yemiyor.
Hayır!
Görende bir şey var sanacak.
Değil!
Hiç bir şey yok!
Olanı da buraya kayd edeyim de sitede bulunsun.
Türkiye'de "devlet"in aldığı değişim dönüşüm kararı son halini almaktadır.
Kısaca;
Türkiye Cumhuriyeti 1970'lerin ortalarından itibaren bir ulus devlet olarak varlığını devam ettiremeyeceğini görmüştür.O tarihten itibaren devletin yüzlerce yıl yaşamasını sağlayan ve daha önce Anadolu'da yaşamış imparatorlukların uyguladığı politikalara geri dönülmüştür.
Bu politikalar;
Devletin laik,demokratik,sosyal bir hukuk devleti ve üniter bir yapı ifade edilen niteliklerinden sıyırılıp bir imparatorluk devleti haline getirilmesidir.
Çünkü Atatürk'ün kurduğu laik,demokratik,sosyal hukuk devleti'nin sürdürülemeyeceği anlaşılmıştır.
Tıpkı daha önce bu topraklarda yaşayan imparatorluklar gibi.
Türkiye 24 Ocak 1980 tarihinde açıklanan kararlardan sonra devletçe alınan ve günümüze kadar adım adım izlenen değişim ve dönüşüm politikasının son düzenlemelerini yapmaktadır.
Olay budur.
Türkiye artık bir ulus devleti midir?
Türkiye artık bir laik devlet midir?
Türkiye artık bir hukuk devleti midir?
Ancak hepsinden daha da önemlisi Türkiye tıpkı kendinden önceki imparatorluklarda olduğu gibi artık ekonomiden çekilmiştir.
Türkiye ekonomisi o kadar bilinçli bir şekilde özelleştirilmiştir ki;
Bütün ekonomik işletmeler,devlete bir kul kadar bağımlı ve devletin kendilerinden beklediği vergi ödevini kuruşu kuruşuna yerine getiren işletmelere bırakılmıştır.Ülke ekonomise yüz küsur ülke alınmıştır.Biraz kaba olacak ama Türkiye'de rehindir artık o ekonomik işletmeler.
Peki bu değişim ve dönüşüm süreci bu kadar kısa sürede nasıl tamamlanmıştır?
Burada da Türk devleti olağan üstü politikalar izlemiş herkesi ama herkesi kullanmış kullandıklarını zamanı gelince münasip yerlere sokmuştur.
Kimdir bunlar?
Aklınıza ne gelirse..
ABD'de den Avrupa Birliği'nden başlayın din,dil,ırk,mezhep aklınıza ne gelirse.
Her şey ama herşey kullanılmıştır.
Kullanılan vasıta kullanım süresi dolduğunda bir safra gibi dışarı atılmıştır.
Bu değişim ve dönüşüm süreci bir kaç rotüş yapılması kaydıyla yüzde yüz tamamlanmıştır.
Bu sürecin geriye götürülmesi mümkün değildir.
Aslında bugün yaşanan karmaşa hiç olmayacaktı.
Ancak özellikle yine devletin bir kurumu olan yargı kurumu devletin ekonomik politikalarına taş koyunca yine devlet çok akıllıca politikalar izleyerek bu kurumu halk eliyle hizaya sokmak gereğini düşündü.Gereği yerine getiriliyor.
Bu da olacak.
O halde nedir bu Türkiye'yi kaplayan zart zurt sesleri.
Yıllardır yapıldığı gibi vatandaşı manüple ederek seçim sonuçlarından çıkacak "evet" yanıtının sorgulamasına engel olmak.
Bakın televizyonlara..
Suratında insanlığın hiç bir izi kalmamış devletin dibine kadar kullandığı insanlar..
Devletin kulları oldukları insanlara ihanetlerinden belli olan ultra maşalar.
Biz onlardan bıktık onlar maşalıktan bıkmadı.
Falan filanla görüşmüşte "evet" mi "hayır" mı denilecekmişte..
Ve Türkiye gündemini dolduran bir sürü "Zart Zurt" sesleri.
Türkiye bölünecekmiş te Türkiye'yi bir cemaat yönetiyor muş ta!
Vaziyet şudur.
Devlet Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetilemez olduğunu görmüş ve Cumhuriyetten önce Hitit,Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarının politikalarına yeniden dönmek zorunda kalmıştır.
Bu tıpkı bir doğa olayı gibi kaçınılmazdır.
Ve hepiniz seve seve "evet" diyeceksiniz!
Hacı efendiniz de "evet" diyecek hoca efendiniz de "evet" diyecek.
Şeyhiniz de "evet" diyecek şıhınız de "evet" diyecek.
Ağanız da "evet" diyecek paşanız da "evet" diyecek.
Seve seve "evet" diyecekler.
Türkiye Cumhuriyeti devleti gerçekten de İmparatorluk geleneğini sürdüren bir devlet.
İnşallah bir on yılı bulmaz bayrağımız her yerde dalgalanacak.
Bu da kaçınılması imkansız bir doğa olayı gibi gerçekleşecektir.
Eski İmparatorluk coğrafyasına açılmak için bütün koşullar oluşmuştur.
Başka bir başlıkta bu gelişme hakkında bilgi veririm.
Başlığıma her zaman yapıldığı gibi paranoya ve sair zart zurtlarla katılmayın.Küfr ederim.Banlanırım.Bunları size anlatacak ikinci biri yok bu memlekette.
Ona göre.