
11-09-2010, 07:49
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 126
|
|
Muhammed'in iki yüzlülüğü
Konu Muhammed'in Bedir savaşında esir düşen 70 kişi hakkında Ömer ve Ebubekir'den fikir sorması, ardından uyguladığı akıllı politika, acımasız fikirlere karşı olan tavrı ve çeşitli detaylar üzerinedir.
İbn-i Abbas anlatıyor:
"Bedir harbinde esir alınan 70 müşrik hakkında Muhammed, Ebubekir ve Ömer'den görüş istedi. Ömer, hepsini kılıçtan geçirmeyi teklif etti ve şunu ekledi: 'Ali, kendi ağabeyi olan Akil'i öldürsün; ben de kendi yakınlarımı öldüreyim.(Ömer daha saymaya devam ediyor, söylemek istediği ise herkes kendi yakınını vursun)' Buna karşılık Ebubekir ise, 'Bu esirlerden fidye alıp serbest bırakalım' dedi. Netice itibariyle Muhammed tarafından Ebubekir'in görüşü benimsendi."
Muhammed, ordusunda ve toplumunda ayrılıklardan doğacak karışıklıkları engellemek, kendi akrabalarını öldürmemek ve diğer toplumlardan tepki çekmemek için burada Ömer'in vahşi görüşünü değil de Ebubekir'in görüşünü kabul ediyor. Ayrıca amcası Abbas'ı, damadını ve daha başka akrabalarını öldürmek de işine gelmemiş olsa gerek ki böyle davranıyor.
Görüşü reddedilen Ömer bu konudan hoşnut olmuyor. Çünkü, Ömer ne zaman bir şey istese ayetle karşılık bulurdu. Hatta, Muhammed'den 1500 rivayeti bulunan Ömer'in oğlu Abdullah'ın bu konuda şöyle bir hadisi vardır: "Babam Ömer ne zaman bir şey dilese Allah tarafından ertesi güne kadar cevaplanırdı." Örneklere alttaki paragraflarda değeniyorum. Muhammed durumu kurtarmış olmakla birlikte en yakın 2. arkadaşı Ömer'i de memnun etmenin yolunu buluyor elbet, yine ayet yoluyla!
Bu olayın gerçekleşmesinden bir süre sonra Enfal/67-68 yazıldı. Ayetlerde şunlar:
67-Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır basmadıkça (kafirlere karşı ezici bir üstünlük sağlamadıkça), esirlerinin olması doğru değildir. Siz dünya varlığını istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor.
68-Eğer Allah tarafından bir yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız fidyeden dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu.
Birçok müfessirin(Elmalılı, Tirmizi, Seyyid Kutub vs.) ortak açıklamasına göre ayetlerin teşvik ettiği felsefe savaşlarda karşı tarafa tamamen üstünlük sağlanmadıkça esir alınmaz, esirler öldürülür demek istiyor. Sadece öldürme amacı güdülerek gidilen savaşların olduğu film sahnelerinde "Take no prisoners(Esir almak yok)" repliğine rastlamışızdır. Bu durum da aynen bunun gibi vuku buluyor ve Allah tarafından bu replik sarfediliyor.
İkinci ayette ise Muhammed'in görüşünde olanlara ilginç bir savunma getiriliyor. Allah bunu kaderde yazmış olmasaydı, sizi cezalandırırdı! Allah burada "Ulan kaderi yazmışız bir kere, şanslısınız!" tarzında bir açıklama yapıyor ama kaderi yazan o değilmiş gibi konuşup büyük bir açık veriyor. Madem ki kaderi kendisi yazmıştı, bunun olacağını bilemedi mi de isteğiyle ters düştü-uygulayamadı? "Ulan hapse girecek olmasam seni şuracıkta öldürürdüm" cümlesindeki aynı acizliği Allah sarfediyor. Hem kaderi kendi yazıyor, hem de başkası yazmış ağzıyla konuşuyor. Beşeri tanrı zekasına iyi bir örnek oluşturuyor bu durum sanırım.
Bu ayetlerin inmesiyle Ömer, aynı içki, örtünme ve kadınları dövmeye onay veren ayetlerde edildiği gibi burada da memnun ediliyor. Çünkü inen ayetler her zaman olduğu gibi Ömer'in, yani Muhammed'in en güçlü ve acımasız adamının görüşleriyle denk!
Muhammed, Ömer ve diğerleri yanında ayetleri ağlamaklı halde açıklarken şu sözleri sarfediyordu: "Eğer bu ayetlerle Allah bizi affetetmeseydi, hepimiz cezalandırılacaktık; yalnız Ömer ve Sad b. Muaz kurtulacaklardı"
Muhammed hem zor durumu kurtarmış, hem de Ömer ve Sad b. Muaz'ı haklı ilan edip arkadaşlarını memnun etmişti. Oysa Ömer esir düşen insanların fidyeyle salınmasını değil, katledilmesini, katliam yapılmasını istiyordu ve Muhammed de bunu onaylıyordu! Hacı hocadan duyulan merhamet örneklerine hiç benzemiyor, değil mi?
Sad b. Muaz'ın adı geçmişken onunla ilgili de kısa bir not geçmek istiyorum. Daha Bedir savaşında böyle vahşi bir tavır sergileyen Sad, eski bir Yahudi olduğu için Beni Kureyza Yahudileri hakkındaki hükmü belirleyecek kişi olarak Muhammed tarafından seçiliyordu! Hüküm ne olsa beğenirsiniz? Tüm erkeklerin(900) katli, kadın ve çocukların köle yapılması ve buna Muhammed'den gelen, "Aynı Allah'ın hükmünü verdin Sad!" cevabı.
Konuyla ilgili yorumların son anekdota dayalı olarak yapılmaması en büyük temennim, okuyanlara teşekkür ederim. Özellikle Müslüman arkadaşların mantıklı yorumlarını görmeyi bekliyor olacağım.
Kaynakça:
1- Prof. Seyyid Kutub, Fizilal'il Kuran, Enfal/67-68
2- Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, Enfal/67-68
3- Tecrid-i Sarih, 261-2/350
4- Tirmizi, Enfal, 8, no: 3084
5- Müslim, Cihad, 58, No: 1763
6- Ahmet b. Hanbel, Müsned, 1/30-23
7- Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan terc., 3/504, No: 628
8- Vahidi, Esbab-ı Nüzul, Enfal-67
9- Diyarbekiri, Tarih-i Hamis, 1/393, "Bedir" bölümü
10- TDV, İslam Ansiklopedisi, "Esir" maddesi, 11/383
11- Nesefi, tefsiri, Enfal-67
12- Kadı Beydavi, tefsir, Enfal-67
13- Fahrettin er- Razi, Enfal-67
14- Suyuti, Lübab, Enfal-67
15- Halebi, İnsan-ül Uyun, 1/409, "Bedir" bölümü
16- Hindi, Mecmeu'z- Zevaid, 9/67; Ahbar-i Ömer
17- İbn-ül Esir, Üsd-ül Gabe, No: 3824
|

13-09-2010, 06:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 126
|
|
Güncelleme.
Site şu aralar çok durgun yahu, Muhammed'deki şans kimsede yok; hiçbir pis işini göremiyorlar adamları.
|

13-09-2010, 11:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 31 Jul 2010
Mesajlar: 57
|
|
Sayın Keep_Away,
Görmek için göze gerek var. Ne yazık ki şu ülkede gözü gören pek bir az. Bi de kör olupta gördüğünü sananlar var. Hele onları hiç sormayın.
|

14-09-2010, 00:06
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 Sep 2010
Mesajlar: 200
|
|
Çok güzel ve aydınlatıcı bir yazıydı. Teşekkürler.
|

15-09-2010, 22:23
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 13 Sep 2010
Mesajlar: 373
|
|
şimdi buraya bir arkadaşımız Hz.Ömer ile ilgili bir kıssa astı ve konuyla alakası yok diye çöplüğe gönderildi, aynı şekilde benim yazdıklarımda nedense artık
şimdi Hz.Ömer in asalım keselim demesine halihazırda oklarıyla bekleyenler hemen saldırıya geçtiler, Hz.Ömer üzerinden İslam ı kötülemeye çalışanlar neden Hz.Ebubekir in 'Bu esirlerden fidye alıp serbest bırakalım' sözünü görmezden gelipte İslam a övgüler dizmezler acaba..
adaletiyle yedi düvele nam salmış Hz.Ömer hakkında anlatılan kıssaların haddi hesabı yoktur, kendisi ya kana susamış bir vampir yada iyilik timsali bir insandır..
ve 70 esir, bir kısmı fidyelerini ödeyip serbest kalmış, fidye bulamayanlar içinse peygamber ve diğer kana susamışların verdiği karar;
'10 kişiye okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmaları' olmuştur..
|

15-09-2010, 23:08
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2009
Mesajlar: 265
|
|
Keep Away´isimli üyeden Alıntı
Konu Muhammed'in Bedir savaşında esir düşen 70 kişi hakkında Ömer ve Ebubekir'den fikir sorması, ardından uyguladığı akıllı politika, acımasız fikirlere karşı olan tavrı ve çeşitli detaylar üzerinedir.
İbn-i Abbas anlatıyor:
"Bedir harbinde esir alınan 70 müşrik hakkında Muhammed, Ebubekir ve Ömer'den görüş istedi. Ömer, hepsini kılıçtan geçirmeyi teklif etti ve şunu ekledi: 'Ali, kendi ağabeyi olan Akil'i öldürsün; ben de kendi yakınlarımı öldüreyim.(Ömer daha saymaya devam ediyor, söylemek istediği ise herkes kendi yakınını vursun)' Buna karşılık Ebubekir ise, 'Bu esirlerden fidye alıp serbest bırakalım' dedi. Netice itibariyle Muhammed tarafından Ebubekir'in görüşü benimsendi."
Muhammed, ordusunda ve toplumunda ayrılıklardan doğacak karışıklıkları engellemek, kendi akrabalarını öldürmemek ve diğer toplumlardan tepki çekmemek için burada Ömer'in vahşi görüşünü değil de Ebubekir'in görüşünü kabul ediyor. Ayrıca amcası Abbas'ı, damadını ve daha başka akrabalarını öldürmek de işine gelmemiş olsa gerek ki böyle davranıyor.
Görüşü reddedilen Ömer bu konudan hoşnut olmuyor. Çünkü, Ömer ne zaman bir şey istese ayetle karşılık bulurdu. Hatta, Muhammed'den 1500 rivayeti bulunan Ömer'in oğlu Abdullah'ın bu konuda şöyle bir hadisi vardır: "Babam Ömer ne zaman bir şey dilese Allah tarafından ertesi güne kadar cevaplanırdı." Örneklere alttaki paragraflarda değeniyorum. Muhammed durumu kurtarmış olmakla birlikte en yakın 2. arkadaşı Ömer'i de memnun etmenin yolunu buluyor elbet, yine ayet yoluyla!
Bu olayın gerçekleşmesinden bir süre sonra Enfal/67-68 yazıldı. Ayetlerde şunlar:
67-Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır basmadıkça (kafirlere karşı ezici bir üstünlük sağlamadıkça), esirlerinin olması doğru değildir. Siz dünya varlığını istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor.
68-Eğer Allah tarafından bir yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız fidyeden dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu.
Birçok müfessirin(Elmalılı, Tirmizi, Seyyid Kutub vs.) ortak açıklamasına göre ayetlerin teşvik ettiği felsefe savaşlarda karşı tarafa tamamen üstünlük sağlanmadıkça esir alınmaz, esirler öldürülür demek istiyor. Sadece öldürme amacı güdülerek gidilen savaşların olduğu film sahnelerinde "Take no prisoners(Esir almak yok)" repliğine rastlamışızdır. Bu durum da aynen bunun gibi vuku buluyor ve Allah tarafından bu replik sarfediliyor.
İkinci ayette ise Muhammed'in görüşünde olanlara ilginç bir savunma getiriliyor. Allah bunu kaderde yazmış olmasaydı, sizi cezalandırırdı! Allah burada "Ulan kaderi yazmışız bir kere, şanslısınız!" tarzında bir açıklama yapıyor ama kaderi yazan o değilmiş gibi konuşup büyük bir açık veriyor. Madem ki kaderi kendisi yazmıştı, bunun olacağını bilemedi mi de isteğiyle ters düştü-uygulayamadı? "Ulan hapse girecek olmasam seni şuracıkta öldürürdüm" cümlesindeki aynı acizliği Allah sarfediyor. Hem kaderi kendi yazıyor, hem de başkası yazmış ağzıyla konuşuyor. Beşeri tanrı zekasına iyi bir örnek oluşturuyor bu durum sanırım.
Bu ayetlerin inmesiyle Ömer, aynı içki, örtünme ve kadınları dövmeye onay veren ayetlerde edildiği gibi burada da memnun ediliyor. Çünkü inen ayetler her zaman olduğu gibi Ömer'in, yani Muhammed'in en güçlü ve acımasız adamının görüşleriyle denk!
Muhammed, Ömer ve diğerleri yanında ayetleri ağlamaklı halde açıklarken şu sözleri sarfediyordu: "Eğer bu ayetlerle Allah bizi affetetmeseydi, hepimiz cezalandırılacaktık; yalnız Ömer ve Sad b. Muaz kurtulacaklardı"
Muhammed hem zor durumu kurtarmış, hem de Ömer ve Sad b. Muaz'ı haklı ilan edip arkadaşlarını memnun etmişti. Oysa Ömer esir düşen insanların fidyeyle salınmasını değil, katledilmesini, katliam yapılmasını istiyordu ve Muhammed de bunu onaylıyordu! Hacı hocadan duyulan merhamet örneklerine hiç benzemiyor, değil mi?
Sad b. Muaz'ın adı geçmişken onunla ilgili de kısa bir not geçmek istiyorum. Daha Bedir savaşında böyle vahşi bir tavır sergileyen Sad, eski bir Yahudi olduğu için Beni Kureyza Yahudileri hakkındaki hükmü belirleyecek kişi olarak Muhammed tarafından seçiliyordu! Hüküm ne olsa beğenirsiniz? Tüm erkeklerin(900) katli, kadın ve çocukların köle yapılması ve buna Muhammed'den gelen, "Aynı Allah'ın hükmünü verdin Sad!" cevabı.
Konuyla ilgili yorumların son anekdota dayalı olarak yapılmaması en büyük temennim, okuyanlara teşekkür ederim. Özellikle Müslüman arkadaşların mantıklı yorumlarını görmeyi bekliyor olacağım.
Kaynakça:
1- Prof. Seyyid Kutub, Fizilal'il Kuran, Enfal/67-68
2- Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, Enfal/67-68
3- Tecrid-i Sarih, 261-2/350
4- Tirmizi, Enfal, 8, no: 3084
5- Müslim, Cihad, 58, No: 1763
6- Ahmet b. Hanbel, Müsned, 1/30-23
7- Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan terc., 3/504, No: 628
8- Vahidi, Esbab-ı Nüzul, Enfal-67
9- Diyarbekiri, Tarih-i Hamis, 1/393, "Bedir" bölümü
10- TDV, İslam Ansiklopedisi, "Esir" maddesi, 11/383
11- Nesefi, tefsiri, Enfal-67
12- Kadı Beydavi, tefsir, Enfal-67
13- Fahrettin er- Razi, Enfal-67
14- Suyuti, Lübab, Enfal-67
15- Halebi, İnsan-ül Uyun, 1/409, "Bedir" bölümü
16- Hindi, Mecmeu'z- Zevaid, 9/67; Ahbar-i Ömer
17- İbn-ül Esir, Üsd-ül Gabe, No: 3824
|
Zorlama!!!! tamamen zorlama yorumlarla yazı yazıyorsun
materyalist açıdan bakıldığında hiçde iyi bir fikir değil
çünkü peygamber Allahtan büyük bir uyarı alıyor
ama sen ne yapılırsa yapılsın islam tarihine olumsuz bakacaksın
neden çünkü tam tersi senin yorumlarının ikiyüzlülüğünü görüyoruz
Şimdi birde esirlerin öldürülme meselesini anlayamıyor ve heyecanlı bir şekilde soruyorsun
Müslüman arkadaşlar ne düşünüyor acaba burada
Şimdi bir kere islamda esirler öldürülmez
ha o zaman böyle bir hüküm olmadığı için bu uyarı yapılmıştır
Şimdi gelelim neden h.z ömer o esirleri öldürmek istemiştir
Sana hatırlatmak gerekir dünya tarihinde bunu isteyen tek kişi o değildir
ondan önce de o dönemdede h.z ömer bunu yapsaydı dünya koşulları içerisinde hiçde anormal bir şey yapmış olmayacaktı
bunlarında ötesinde düşman salt düşman değil onlara en büyük eziyeti yapan kardeşleri,amcaları,akrabaları......
onlara yıllarca huzur vermeyen,eziyet eden,yurtlarından çıkaran sırf inançları yüzünden arkalarında bıraktıkları malları mülkleri yağmalayan inasanlara karşı
normal bir insanın hatta senin dahi böyle düşünmen normal çok normal bir durum
|

15-09-2010, 23:35
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2010
Mesajlar: 1.325
|
|
Keep Away´isimli üyeden Alıntı
Konu Muhammed'in Bedir savaşında esir düşen 70 kişi hakkında Ömer ve Ebubekir'den fikir sorması, ardından uyguladığı akıllı politika, acımasız fikirlere karşı olan tavrı ve çeşitli detaylar üzerinedir.
İbn-i Abbas anlatıyor:
"Bedir harbinde esir alınan 70 müşrik hakkında Muhammed, Ebubekir ve Ömer'den görüş istedi. Ömer, hepsini kılıçtan geçirmeyi teklif etti ve şunu ekledi: 'Ali, kendi ağabeyi olan Akil'i öldürsün; ben de kendi yakınlarımı öldüreyim.(Ömer daha saymaya devam ediyor, söylemek istediği ise herkes kendi yakınını vursun)' Buna karşılık Ebubekir ise, 'Bu esirlerden fidye alıp serbest bırakalım' dedi. Netice itibariyle Muhammed tarafından Ebubekir'in görüşü benimsendi."
Muhammed, ordusunda ve toplumunda ayrılıklardan doğacak karışıklıkları engellemek, kendi akrabalarını öldürmemek ve diğer toplumlardan tepki çekmemek için burada Ömer'in vahşi görüşünü değil de Ebubekir'in görüşünü kabul ediyor. Ayrıca amcası Abbas'ı, damadını ve daha başka akrabalarını öldürmek de işine gelmemiş olsa gerek ki böyle davranıyor.
Görüşü reddedilen Ömer bu konudan hoşnut olmuyor. Çünkü, Ömer ne zaman bir şey istese ayetle karşılık bulurdu. Hatta, Muhammed'den 1500 rivayeti bulunan Ömer'in oğlu Abdullah'ın bu konuda şöyle bir hadisi vardır: "Babam Ömer ne zaman bir şey dilese Allah tarafından ertesi güne kadar cevaplanırdı." Örneklere alttaki paragraflarda değeniyorum. Muhammed durumu kurtarmış olmakla birlikte en yakın 2. arkadaşı Ömer'i de memnun etmenin yolunu buluyor elbet, yine ayet yoluyla!
Bu olayın gerçekleşmesinden bir süre sonra Enfal/67-68 yazıldı. Ayetlerde şunlar:
67-Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır basmadıkça (kafirlere karşı ezici bir üstünlük sağlamadıkça), esirlerinin olması doğru değildir. Siz dünya varlığını istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor.
68-Eğer Allah tarafından bir yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız fidyeden dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu.
Birçok müfessirin(Elmalılı, Tirmizi, Seyyid Kutub vs.) ortak açıklamasına göre ayetlerin teşvik ettiği felsefe savaşlarda karşı tarafa tamamen üstünlük sağlanmadıkça esir alınmaz, esirler öldürülür demek istiyor. Sadece öldürme amacı güdülerek gidilen savaşların olduğu film sahnelerinde "Take no prisoners(Esir almak yok)" repliğine rastlamışızdır. Bu durum da aynen bunun gibi vuku buluyor ve Allah tarafından bu replik sarfediliyor.
İkinci ayette ise Muhammed'in görüşünde olanlara ilginç bir savunma getiriliyor. Allah bunu kaderde yazmış olmasaydı, sizi cezalandırırdı! Allah burada "Ulan kaderi yazmışız bir kere, şanslısınız!" tarzında bir açıklama yapıyor ama kaderi yazan o değilmiş gibi konuşup büyük bir açık veriyor. Madem ki kaderi kendisi yazmıştı, bunun olacağını bilemedi mi de isteğiyle ters düştü-uygulayamadı? "Ulan hapse girecek olmasam seni şuracıkta öldürürdüm" cümlesindeki aynı acizliği Allah sarfediyor. Hem kaderi kendi yazıyor, hem de başkası yazmış ağzıyla konuşuyor. Beşeri tanrı zekasına iyi bir örnek oluşturuyor bu durum sanırım.
Bu ayetlerin inmesiyle Ömer, aynı içki, örtünme ve kadınları dövmeye onay veren ayetlerde edildiği gibi burada da memnun ediliyor. Çünkü inen ayetler her zaman olduğu gibi Ömer'in, yani Muhammed'in en güçlü ve acımasız adamının görüşleriyle denk!
Muhammed, Ömer ve diğerleri yanında ayetleri ağlamaklı halde açıklarken şu sözleri sarfediyordu: "Eğer bu ayetlerle Allah bizi affetetmeseydi, hepimiz cezalandırılacaktık; yalnız Ömer ve Sad b. Muaz kurtulacaklardı"
Muhammed hem zor durumu kurtarmış, hem de Ömer ve Sad b. Muaz'ı haklı ilan edip arkadaşlarını memnun etmişti. Oysa Ömer esir düşen insanların fidyeyle salınmasını değil, katledilmesini, katliam yapılmasını istiyordu ve Muhammed de bunu onaylıyordu! Hacı hocadan duyulan merhamet örneklerine hiç benzemiyor, değil mi?
Sad b. Muaz'ın adı geçmişken onunla ilgili de kısa bir not geçmek istiyorum. Daha Bedir savaşında böyle vahşi bir tavır sergileyen Sad, eski bir Yahudi olduğu için Beni Kureyza Yahudileri hakkındaki hükmü belirleyecek kişi olarak Muhammed tarafından seçiliyordu! Hüküm ne olsa beğenirsiniz? Tüm erkeklerin(900) katli, kadın ve çocukların köle yapılması ve buna Muhammed'den gelen, "Aynı Allah'ın hükmünü verdin Sad!" cevabı.
Konuyla ilgili yorumların son anekdota dayalı olarak yapılmaması en büyük temennim, okuyanlara teşekkür ederim. Özellikle Müslüman arkadaşların mantıklı yorumlarını görmeyi bekliyor olacağım.
Kaynakça:
1- Prof. Seyyid Kutub, Fizilal'il Kuran, Enfal/67-68
2- Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, Enfal/67-68
3- Tecrid-i Sarih, 261-2/350
4- Tirmizi, Enfal, 8, no: 3084
5- Müslim, Cihad, 58, No: 1763
6- Ahmet b. Hanbel, Müsned, 1/30-23
7- Kütüb-i Sitte, İbrahim Canan terc., 3/504, No: 628
8- Vahidi, Esbab-ı Nüzul, Enfal-67
9- Diyarbekiri, Tarih-i Hamis, 1/393, "Bedir" bölümü
10- TDV, İslam Ansiklopedisi, "Esir" maddesi, 11/383
11- Nesefi, tefsiri, Enfal-67
12- Kadı Beydavi, tefsir, Enfal-67
13- Fahrettin er- Razi, Enfal-67
14- Suyuti, Lübab, Enfal-67
15- Halebi, İnsan-ül Uyun, 1/409, "Bedir" bölümü
16- Hindi, Mecmeu'z- Zevaid, 9/67; Ahbar-i Ömer
17- İbn-ül Esir, Üsd-ül Gabe, No: 3824
|
enfal 67-68 69 ayetlerinde fidyeden bahsetmiyor A şaşkın kardeşim benim
ayetlerde fidyeden değil ganemtten bahsettiği aşikardır
BAK ! enfal 68 de: aldınız şeyden dolayı size azap dokunurdu diyor
enfal 69 de :alının şeyin ganimet olduğu söyleniyor
artık yiyin aldınız ganimetleri helal ve temiz olarak
yani enfal 68 de Allah aldığıınız şeylerden dolayı size azap dokunurdu uyarısındaki tenbihi ilahiden korkup ganimetin üzerinize haram olduğunu zannetmeyinizde helal ve tıyp yiyiniz diyor... enfal 69
mücahidler sayesinde harbede alının ganimetlerinde müslümanlara helal kılıyor Allah
anladın mı
eyatlerden fidyeden bahsetmiyor onların ganimetler hakkında ki ictihadlarını kabul ediyor....
bakınız !
enfal 68
1.lev lâ: eğer olmasaydı2 .kitâbun: yazılı, yazılmış olan3.min allâhi: Allah'tan4.sebeka: önceden geçti, oldu5.le messe-kum: mutlaka size dokunur 6.fîmâ: o şey 7.ehaz-tum: siz aldınız 8.azâbun: bir azap 9.azîmun: büyük
enfal 69
1.fe kulû: artık yeyin 2.mimmâ (min mâ): şeyden 3.ganimtum: ganimet aldınız (korkmayınız enfal 68deki tenbihimde) 4.halâlen: helâl olarak (yiyiniz haram zannetmeyiniz) 5.tayyiben: temiz olarak 6.vettekullâhe (ve ittekullâhe): ve Allah'a karşı takva sahibi olun 7.innallâhe: muhakkak Allah 8.gafûrun: mağrifet edendir 9.rahîmun: rahmet gönderendir
68-Eğer Allah tarafından bir yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız ganimetten dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu.
69 Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin.(korkmayınız yukardaki tenbihi ilahimde harm zanetmeyiniz helal ve temiz olarak yiyin) Allah'a karşı gelmekten sakının. (içtihadlarınıza dikkat edin ne demek esirleri hepsini katletmek)
Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. ( esirlerin hepsinin ketlonulması hakkında içtihadlarınıdan dolayıda size Allah affetti merhamet etti)
enfal 68 de : Allahın ilmi ilahisinde eshabı bedire azap etmemek kararını vermmeiş olsaydı
aldınız ganimetler karşılığıdna size büyük bi zapa dokunurdu
enfal 68 : artık ganimetleri yiyiniz (korkmayınız) bu tenbihi ilahimden helal ve temizdir haram zannetmeyiniz diyor
ganimetler helal yolundaki esahap arasındaki içtihadları allah kabul ediyor
bu ayetlerin sebebi nüzülünün apaşikar ganimet olduğu görülüyor
ve Allah devam ediyor katlonulmaları içtihadlarını verenleri mağfierte etin ve rahmetimle karşıladım diyor...
enfal 67: esirlerin katli ile hiç bir münasabeti yoktur ayette esirleri katledin gibi bir şey geçmez
ayette: hiç bir peygamber harb edip zafer kazanmadan yani harbde düşmanın esaslı kıvvetlerini imha edip kımıldanamayacak bir hale koymadan hulsa katiyen mağlup etmeden esir almak düşmez
görülüyorki ayette: Harp olamdan esir alınamayacağını emrediyor
harp olamadan esir alanlara ise: dünya arazını malını istiyorsunuz
Allah ise ahireti murad ediyor buyuruluyor..
Konu RENAULTFERRARİ tarafından (15-09-2010 Saat 23:47 ) değiştirilmiştir.
|

16-09-2010, 00:09
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2010
Mesajlar: 1.325
|
|
Keep away ! Verdiğin ayet mealleri
yalan yanlış mealler kapıp buraya getirmeyin
Aytelerde Fidyeden değil Ganimetten bahsettiği apşikardır
BAKININIZ !
68 : ehaz-tüm: aldığınız
68-Eğer Allah tarafından bir yazı gelmiş olmasaydı, aldığınız ganimetten dolayı kesinlikle size büyük bir azap dokunurdu.
69 :ganimetüm: aldınız ganemetler
69 Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin.(korkmayınız yukardaki azabı beyan ettiğim tenbihi ilahimden KORKMAYINIZ Ganimeti haram zannetmeyiniz helal olarak yiyin) Allah'a karşı gelmekten sakının. (içtihadlarınıza dikkat edin esirleri hepsini katletmek gibi...) Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. ( esirlerin hepsinin katlonulması hakkında içtihadlar edenleride Allah affetti merhamet etti)
|

16-09-2010, 00:31
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
|
|
Sevili RF, sordunuzmu üyeye, o mealleri kendisimi yazmış yoksa büyük ulu islam ilimdarlarımı.
İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.
Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.
Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
|

16-09-2010, 00:49
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2010
Mesajlar: 1.325
|
|
büyük ulu islam adamları bunları yazmaz...
ne yani büyük ulu adamların içi güçü yokmuşta.. peygambere eleştirecek şeyler mi yazmış
ne büyük ulu adammış peygamberi eleştiriyor
hadi laaa
B=bazı tefsirçiler böyle yazmışlardır...hepsi değil
bazı tefsircilerde size yazdığımı yazmışlardır..
ben elimde ki tefsirden size bunu yazdım
saygılar...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:35 .
|