Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Önerdiğimiz Başlıklar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-05-2006, 19:56
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

Voltaire'in anlatımından özetliyorum:

1678'de Retbel dükalığına bağlı Mazerny köyünde doğan Jean Meslier, saraçlıkla çalışan bir işçinin oğluydu. Köyde eğitim gördü, tahsilini yaptı ve rahip oldu.

Görevinin bütününe hakim ve işine düşkündü, köyünün rahibi olarak küçük bir ruhani daireyi yönetti. Son derece dürüst ahlakıyla kendini gösterdi. Yıllık gelirinden artan parayı ruhani dairesinin yoksullarına verirdi. Heyecan dolau ve sağlam bir erdemle, gerek yeme içme, gerek kadın bakımından aşırılıklardan sakınırdı.

Çok sert bir adalet taraftarıydı. Bazen bu çabasını fazla ileri götürürdü. Köyünün ağası M.de Touilly bazı köylülere kötü muamelede bulunduğu için, bir gün vaaz verirken adını açıkladı, kendisini iyilikle anmak istemedi. Köy ağası Meslier'i piskoposa şikayet etti. Reims piskoposu Meslier'i azarladı ve mahkum etti. Bunu izleyen Pazar günü, Meslier kürsüye çıktı ve kardinalin verdiği hükümden yakınarak şunları söyledi: "İşte zavallı köy rahiplerinin alışılmış sonu! Büyük efendiler olan ğisloposlar onlara hakaret eder, onları dinlemezler. Şimdi buranın ağası için dua edelim: Antoine de Touilly'yi doğru yola yola getirmesi, hiçbir zaman yoksula hakaret etmek ve yetimi soymak durumlarına düşürmemesi lütfunu ve iyiliklerini ona layık buyurması için Allah'a niyazda bulunacağız."

Bu öldürücü vaaz üzerine köyün ağası rahip Meslier'i yeniden piskopos'a şikayet etti. Meslier bu sefer piskoposun önüne kadar gitmek ve en ağır şekilde hakaretlere maruz kalmak zorundaydı.

1733'de 55 yaşında öldü, ölürken zaten fazla birşey olmayan mal varlığını ruhani dairesinin yoksullarına verdi ve kendisini bahçesine gömmelerini rica etti.

Evinde her biri 366 yaprak'tan oluaşn ve tümü kendi el yazısıyla yazılmış olan üç nüsha kitap bulunması şaşkınlık yarattı. *Üç nüshandan birine piskopos el koydu. Bir nüshası adliye bakanlığına gönderildi. Üçüncü nüsha ise Comte de Caylus'da kaldı. Bir süre sonra bu nüshanın kopyaları Paris'te el altından satılmaya başladı. Nüshaların her biri 10 Lui altınına satılıyordu. Paris'te en çok ilgi gören, okuyanları şok eden metinlerdi bunlar.

Voltaire bu nüshalardan birini okuduğunda D'Alambert'e şöyle yazıyordu:

"Hollanda'da ölen Jean Meslier'in Vasiyetname'sini yayınlamışlar. Okurken dehşetten titredim. Hıristiyanlık eğitimi aldığından dolayı, ölürken Allah'tan af isteyen bir rahibin şehadeti, özgür olanları büyük ölçüde sağlamlaştırabilecek içeriktedir.. Ölümün kucağında bulunduğu bir sırada Meslier Hz.İsa'nın dini aleyhinde yazıyordu; o öyle bir andır ki, düşüncelerini ve duygularını en çok saklayan kimseler bile yalan söylemeye cesaret edemezler, o anda en korkusuzlar titrer."

Bu topic'te Meslier'in ölmeden yazıp vasiyet olarak bıraktığı kitabından bazı bölümleri parça parça aktaracağım. Dileyen aralara girip yorum yapabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-05-2006, 20:47
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

1.GİRİŞ


Yaratılışı, uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. Bu hükümdar, bilinmek, sevilmek, itaat edilmek istiyor. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. Hakimiyet ve saltanatına bağlı kavimler, görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. Sözcüler bile, hükümdarlarının karakteri ve niyetleri hakkında hüçbir fikre sahip olmadıklarını, bu hükümdara giden yolların geçilmesinin olanaksız olduğunu, niyet ve sıfatının bilinmesinin hiç mümkün olmadığını kabul ediyor.

Öte yandan, icra aracı olduklarını söyledikleri efendilerinden çıkan emirler hakkında, bu sözcüler arasında birlik yoktur. İmparatorluğun her ilinde bu emri başka başka ilan ederler. Birbirlerini küçük düşürürler, birbirlerine hileci, sahtekar derler. İlanını görev edindikleri emirler, fermanlar açık değildir. Bu emirler ve fermanlar, uyruğun eğitim ve aydınlanmasına özgüdür, ancak bunlar uyruğun akıl erdiremeyeceği, anlaşılmaz şeylerdir. Gizli hükümdarın yasaları, çevirmenlere, açıklayacılara muhtaçtır; ancak bunları açıklayanlar, gerçek anlamı hakkında sürekli olarak çekişlme halindedir.

Dahası var. Bunlar kendi kendileriyle de uyuşmuş değildir. Gizli hükümdarlarına dair ettikleri söylentilerin tümü bir çelişkiler yumağından başka birşey değildir, hemen yalanlanmayacak hiçbir kelime söylemezler.

+ Bu gizli hükümdarın son derece gizli olduğunu söylerler; oysa onun isteklerinden, emirlerinden şikayet etmeyen kimse yoktur.

+ Sonsuz hakim olduğu varsayılır; oysa yönetiminde her şey mantığa ve sağduyuya aykırıdır.

+ Adaleti övülür; oysa uyruklarının en iyileri genellikle en az yardım ve iyiliğe erişirler.

+ Her şeyi gördüğü, her yerde hazır ve nazır olduğu temin olunur; oysa bu hazır ve nazırlığın hiçbir şeye yararı olmaz.

+ Düzen ve doğruluk dostu olduğu söylenir; oysa ülkesinde herşey altüst olmuş, karışıklık içindedir.

+ Herşeyi o yapar; oysa olaylar, ender olarak tasarılarına uygun görülür. Her şeyi önceden görür; ancak hiçbirşeyin olmasına engel olamaz.

+ Kendisine yapılan saldırı ve tecavüze karşı sabır ve tahammülü yoktur; bununla birlikte herkesi kendisine tecavüz edebilmeye güçlü kılar.

+ Eserlerindeki bilimselliğe hayranlıkla bakılır; oysa çelişkilerle dolu eserleri kısa ömürlüdür.

+ Sürekli olarak yapmakla, bozmakla, işinden asla memnun kalmaksızın yaptığını onarmakla uğraşır.

+ Her girişiminde, kendi büyüklüğünden ve şanından başka bir amaç yoktur; oysa büyüklüğü ve şanıyla yüceltilmeye hiç ulaşmaz.

+ Yalnızca uyruğunun refahı için çalışır, uyruğu ise çoğunlukla zorunlu ihtiyaçlarından yoksundur.

+ Armağan ve iyiliklerine erişmiş gibi görünenler, genellikle hallerinden en az memnun olanlardır.

+ Bunların hemen tümü, büyüklüğüne hayran olmaktan ve olgun hikmetini yüceltmekten, iyiliğine tapmaktan, adaletinden korkmaktan, asla itaat etmedikleri emirlerine saygı duymaktan ayrılmadıkları hükümdarlarına karşı aralıksız isyan halinde bulunurlar.

Bu ülke dünyadır; bu hükümdar Allah'tır; vekilleri din adamlarıdır; uyruğu insanlardır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-05-2006, 21:06
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

5.DİN, SAFDİLLİK ÜZERİNE KURULMUŞTUR


Bize, "Tanrının sıfatı, sınrılı zekalar için anlaşılabilir içerikte değildir" deniliyor. Bu ilkenin doğal sonucunun şu olması gerekir: Tanrının sıfatı, sınırlı zekaları uğraştırmak için değildir. Oysa, din sınırlı zekaların, sıfatı insanlar tarafından anlaşılamayan bir zatı (yani Allah'ı) asla gözden keybetmemeleri gerektiğini belirtiyor. Dolayısıyla, pekala görüliyor ve anlaşılıyor ki, din, insanların sınırlı zekalarını, anlaşılması kendileri için olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-05-2006, 21:09
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

sargon";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
5.DİN, SAFDİLLİK ÜZERİNE KURULMUŞTUR

din, insanların sınırlı zekalarını, anlaşılması kendileri için olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır.
Bu tanımı yapanın yediği ekmek helaldir, ve dahi altına aynen imza atılabilir. Din, *beyin kapasitelerinin sadece % 10'unu kullanabilen insanın zekasını absurdle iştigal sanatıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 21-05-2006, 21:12
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

11.DİN, CAHİLLERİ MUCİZEYLE KANDIRIR

Din açık olsaydı, cahiller için daha az çekici olurdu. Onlar için, karanlık ve esrarlı şeyler, korkular, masallar, kerametler ve sürekli olarak beyinlerini işletecek, yoracak, akla sığmaz şeyler gereklidir. Romanlar, inanılmaz cin ve cadı hikayeleri, sıradan insan ruhu için, gerçek tarihlerden daha çekicidir.

Din konusunda insanlar büyük çocuklardır. Bir din ne kadar saçmalık ve mucizelerle dolu olursa, halkın ruhu üzerinde o oranda tahakküm kazanır. Sofu, bönlüğüne hiçbir sınır koymamak zorunda olduğuna inanır. Bir şey yada şeyler ne kadar çok anlaşılmaz olursa, halka o oranda ilahi görünür. Bu şeyler ne kadar az inanılabilir olursa, bunlara inanan insanlar, o oranda erdem ve üstünlükler olduğunu sanırlar.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 21-05-2006, 21:36
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

16. ALLAH'IN VARLIĞI KANITLANMAMIŞTIR

Bütün insanların bilgisi az çok aydınlandı ve olgunlaştı. Bilmem hangi uğursuzluk eseri olarak, Allah'a ait bilgi hiçbir zaman aydınlanmadı. En uygar milletler, en derin düşünürler bu konuda en vahşi milletlerle ve en cahil hödüklerle aynı düzeydedir. Hatta meseleye yakından bakılırsa, Allah'a ait bilginin, birtakım kuruntuların, belirsizliklerin etkisiyle daha çok karartıldığı görülür. Şimdiye kadar her din ancak, "mantık"ta iddiayı kanıt kabul etme hatası üzerine kurulmuştur: Bedavadan varsayar ve sonradan ürettiği varsayımlarla kanıtlar!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 21-05-2006, 23:26
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

17."ALLAH BİR RUHTUR" DEMEK, HİÇBİRŞEY SÖYLEMEMEK, HİÇBİR ANLAM İFADE ETMEMEKTİR

Metafizikleştire metafizikleştire (yani doğaüstü nitelikler vere vere) Allah'tan tam bir cin, bir ruh yaptılar. Ama yeni ilahiyat bu sayede, vahşilerin ilahiyatından daha ileri bir adım attı mı? Vahşiler dünyanın hüdavendi olarak bir "büyük cin" (bir ruh) tanırlar. Bütün cahiller gibi, vahşiler, acemilikleri gerçek nedenlerini belirlemelerine engel olan bütün eserleri cinlere atfederler. Bir vahşiye, saatinizi işleten şeyin ne olduğunu sorunuz, size cevap olarak "bir cin" (bir ruh) diyecektir.

Hocalarımıza dünyayı yürüten şeyin ne olduğunu sorunuz; size vereceği cevap, "bir ruh" (bir cin) olacaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-05-2006, 14:20
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

21- GÜNEŞE TAPMAK, BİR RUHA TAPMAKTAN DAHA AZ AKLA AYKIRIDIR

İnsanlara madem bir Allah lazımdı, birçok milletin taptığı bu güneşle, bu ihtiyaç görülebilirdi. Allah'la neden yetinmediler? İnsanların kulluk ve şükranına güneşin hak kazandığı dereceden daha çok hak kazanmış hangi varlık vardır? O güneş ki, bütün varlıklara ışık; sıcaklık ve hayat verir; o güneş ki, huzuru doğayı neşelendirir, gençleştirir; ve yokluğu, doğayı hüzne ve bitkinliğe boğar.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-05-2006, 14:53
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

Bu arkadaş ölümüne kadar rahip olarak mı kalmış?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-05-2006, 20:01
yenidendogus yenidendogus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Mar 2006
Mesajlar: 59
Standart Re: Tanrısızlığın İlmihali / Sağduyu

Saçmalamak yerine şu yukarda yazılanları bi oku bakalım hiramusta. Oku bu kitabın nasıl bir bomba etkisi yaptığını gör. En az 10 kere elimden geçti bu kitap. Her okuyuşumda biraz daha aydınlandım. O kitabı mutlaka oku.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:05 .