
24-05-2006, 21:42
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2006
Mesajlar: 73
|
|
Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Bir çok Ateist arkadaşımız,Allah bizi niçin yarattı?Bizler niçin zulümlerin,haksızlıkların,olduğu bir dünyada yaşamaya mecbur ediliyoruz?Bu insanlara Allah tarafından yapılmış olan bir haksızlık değilmidir? diye haksız eleştirilerde bulunurlar.Çünkü ateiatlerin yaşantıları, bu düşüncelerin de haksız olduklarını ve bu itirazlarında samimi olmadıklarını göstermektedir.
Zira Materyalistler her ne kadarda “Allah bizi niçin bu dünyada yaşamaya mecbur etmiştir”diye eleştiride bulunsalarda esasında hepsi yaratılmaktan ve bu dünyada yaşamaktan son derece memnundurlar.İnsanların ,adam öldürüp insanların bu dünyadaki yaşantılarına son verenleri, yani insanların yaşam hakkını elinden alanları cezalandırmaları,yeni bir çocuk dünyaya getiren bir anneyi tebrik edip,çocuğun yaşama gözlerini açtığı için sevinmeleri,insanların doğum gününü kutlamaları,insanların bu hayatı terkedip ölümünden dolayı hüzünlenmeleri,cenazeleri başında ağlamaları,yeni bir yıla bşlangıçta,insanların yeni yılı havai fişeklerle kutlayıp sabahlara kadar eğlenmeleri,insanların yaratılmaktan ve yaşamaktan memnun olduklarını gösterir.Bu dünyada materyalistlerde katilleri cezalandırma taraftarı olmakta,ömürlerinin uzun olması için spor yapmakta,daha fazla yaşayabilmek ve ölmemek için ameliyat olmakta,doktora gitmekte,ilaç kullanmaktadır.Yaşama gerçekten karşı olanların doktor olmamaları,doktorada gitmemeleri gerekir.Bomba yaparak masum insanları öldürenleri kınamamaları,katillere ceza vermeyip aksine mükafat vermeleri gerekir.Eğer materyalistler gerçekten yaratılmış olmaktan memnun olmasalardı,evlenip çocuk sahibi olmamaları gerekirdi.O halde hem bu dünyada yaşamak isteyip,hemde Allah bizi niçin yarattı eleştirisinde bulunmak mantıklı değildir.O halde bir insandan çok beğendiği bir hediye alıp,sonrada hediyeyi veren kişiye verdiği hediyeden dolayı şikayet eden kişinin şikayeti ne derece anlamsızsa,aynı şekilde yaşamayı sevipte,yaşamı kendilerine hediye eden Allah’a bu yönde sitem etmek o derece anlamsızdır.
İnsanlar esasında yaşamaya değil keyfiyeti eleştirirler.Niçin zengin değilim,niçin ders notlarım kötü,niçin kız arkadaşım beni terketti,niçin hastalandım gibi.Oysa bunlar tamamıyla yaratılıştan kaynaklanan sorunlar değil,insanların kendilerinden kaynaklanan sorunlardır.Zira şayet bir materyaliste göre Allah yoksa bu durumda,materyaliste göre yeryüzünde kaynaklanan bütün sıkıntıların, insanlardan kaynaklanması gerekir.Zaten bizde bunun aksini savunmuyoruz.
|

24-05-2006, 23:54
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Şia kardeşim;
Ateistlerin Tanrıtanımazlığı felsefi anlamdadır. Zulüm dolu dünya vs. ifadeler ise, dünya yaşamına karşı olmaktan değil, Tanrı fikrine karşı olmaktan dolayı ileri sürülmüş ifadelerdir.
Onlar, "Tanrı varsa dünya böyle olmamalıydı" diye düşünür.
Tanrıya inananlar ise, "dünyanın böyle yaratılması yaşamın amacı gereğiydi" diye inanır.
Ancak, uygulamaya gelince iş değişir. Şöyle ki ateistlerin diyalektik materyalist olan kanadı,
dünyayı barışın, adaletin, eşitliğin olduğu bir cennete dönüştürmeye çabalar.
Tanrıya inanıp da bir din etrafında toplananlar ise, dinlerini dünyaya egemen kılmak ister ve bunun içinde Tanrıdan medet umar, bunun için bir mehdi, bir mesih gönderilmesini bekler.
İlginç olan ise Tanrının istediği, beklediğinin Tanrıya inanmayanların yapmaya çalıştığı şey olmasıdır.
Kendisine inananlar ise, tersine herşeyi kendisinden beklemekte ve yapılması gerekli olana da engel olmaktadır.
Tanrının, din gününde şu hesabı sormayacağını hangi inanan garanti edebilir:
Size zulmün, sömürünün, haksızlığın, eşitsizliğin, savaşların, katliamların, işkencelerin, açlığın, düzensizliğin olduğu bir dünyada yaşam fırsatı verdim. Bunları düzeltmek için ne yaptınız?
Yoksa kimi cenaze namazlarında cahil çok bilmiş hocaların yaptığı gibi;
" Namazını kılar mıydı, orucunu tutar mıydı" türünden sorularla mı karşılaşılacağını hesaplıyorlar.
|

25-05-2006, 16:20
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Bir çok Ateist arkadaşımız,Allah bizi niçin yarattı?Bizler niçin zulümlerin,haksızlıkların,olduğu bir dünyada yaşamaya mecbur ediliyoruz?Bu insanlara Allah tarafından yapılmış olan bir haksızlık değilmidir? diye haksız eleştirilerde bulunurlar.(ŞİA)
Bunlar ateist olma ile ilgili argümanlar değil. Kafası çalışan, düşünen herkes İslamiyet'İn kedni argümanlarını alıp sorgular, buna benzer sorular üretir. "Yaratılış" harayışındaki bu çelişkili durumu panteidar açıklamış.
Ben başka bir noktaya değineyim. Bahsettiğiniz şey psikoloji, psikanaliz gibi bilimlerde çokça tartışılan birşey. Bir zamanlar biraz psikanalizle ilgili şeyler okudum. Örneğin hayata iki tür yaklaşım var: "yaşamaktan korku" ve "ölmekten korku" şeklinde. Bunlar hastalıklar değildir, her insanın düşünce ve duygu dünyasında geliştirdiği, herkesin şu yada bu oranda taşıdığı şeylerdir.
Görüldüğü gibi bunlar ideolojik yaklaşımlar, dünya görüşü vb. ile ilgili değil, direk insanla ilgili şeylerdir. İnsanlar dinlerin yapısındaki çelişkileri daha bu dinler ortaya çıktığı zaman farketmeye ve tartışmaya başlamışlar. Tanrılar yada Tanrı bizi niye yarattı? Niye böyle kötü bir dünya yarattı? Madem adaletliydi daha iyisini, daha adaletlisini yapamaz mıydı? Niye bizi yaratıp da imtihan etmek istedi? Oyun mu oynuyor? Buna benzer bir sürü sorular aslında ateistlerin değil, dini inanışları olanların sorularıdır, sadece yüksek sesle dile getiremezler.
Son söyledikleriniz ise tümüyle doğrudur. Bunları yapan tanrılar değildir. Tanrı olsaydı kavramın özelliği gereği bunları yapan Tanrı olurdu, ama olmayınca Tanrılar olmaz tabii ki. Gerçekte tanrıları ve dinleri yaratan insanlardır. Kuralları koyanlar da insanlardır. Ancak birileri bu kuralların tanrılardan geldiğini ve uyulması gerektiğini söyleyip, herkesi inandırmış. Ve bu tür inanış biçimi ilkel toplumlarda çok güçlüdür. Hemen herşeyi tanrıların işleri olarak yorumlayıp, gerçeklerle hayallerin karıştığı bir toplumda yaşarlar ilkel toplumlar. Neyin gerçek, neyin hayal olduğu bazen birbirine karışır.
Böyle insanların sayısı iyice azaldı. Kendini peygamber, mehdi ilan edenler yine çıkıyor, ama bin, ikibin yıl öncesindeki gibi bir belirsizlik perdesi arkasında yüzamiyorlar bu tipler. Foyaları hemen meydana çıkıyor. Bu insanlara bugün daha az inanılmasının nedeni bazı dinlerin artık peygamber gelmeyeceğini söylemesi değildir, günümüz toplumlarının giderek daha maddi yaşamasıdır. Bir toplumda hayallerle, cinlerle, perilerle, gulyabanilerle yaşayan insan sayısı ne kadar fazlaysa o toplum o ölçüde geridir.
Zira şayet bir materyaliste göre Allah yoksa bu durumda,materyaliste göre yeryüzünde kaynaklanan bütün sıkıntıların, insanlardan kaynaklanması gerekir.Zaten bizde bunun aksini savunmuyoruz.(ŞİA)
Ateistlerin doğal, toplumsal, ekonomik vb. gelişmeleri nasıl yorumladığını görmek isterseniz herhangi bir sosyoloji, psikoloji, ekonomi kitabını (elbette ilahiyatçıların yazmadığı) açıp bakmanız yeterlidir. Çünkü ateistler bilimsel düşünme yönetmi nasılsa öyle düşünürler. Çünkü ateizmin başka türlü düşünebilecek, ilahi yada birileri tarafından yazılmış bir kitabı yoktur.
Bilimle uğraşan insanlar, bilimsel çalışma alanına girdikleri sürece, bir ateist gibi düşünürler. Bilimsel zorunluluklar onları buna iter. Herhangi bir İslamcı kimyacı, laboratuvarına girdiğinde bir ateist gibi düşünür. Allah istedi de böyle oldu demez. Yaptığı şeyin nedenini maddi olarak açıklar.
Bir dinci ise olan bitenin hangisini tanrılara hangisini insanlara maledeceğini bilemez. Sıkıntılar insanlardan, bu güzel hayatı vermek Allah'tan derler. Ama biraz daha deşince neyin Allah'tan neyin kuldan olduğu tam bir çorbaya dönüşür. Bir ateist bu tür geri toplumlara özgü sorunlarla boğuşmaz. Neyin Allah'tan neyin kuldan olduğu insanların kendi kendine uydurdukları saçma sorulardan biridir. Hiçbir geliştiriciliği yoktur. Bunları tartışa tartışa yüzlerce yıl insanlar havada su dövmüşlerdir.
-------------
Umarım aydınlatabilmişimdir. Sorular ateistlere olduğu için cevap verdim. Ama bence soru lar yanlış yere sorulmuş. Dini anlayışı konusunda tereddütlü olan inananlara diye sorulsaydı daha mantıklı olurdu.
|

27-05-2006, 12:45
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2006
Mesajlar: 73
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Sizn itirazınız yerinde bir itirazdır.Sebebi ise şudur.Siz zannediyorsunuz ki, insanlar fiillerinde irade sahibi değillerdir.Dünyayı bu hale insanlar değil Allah getirmiştir.Dünyadaki zulümleri insanlar değil Allah yapmıştır.Savaşları, silahları, sömürüleri insanlar değil Allah yapmıştır.Çünkü siz İslam'dan bunu anlamışsınız.
Ben Kader ve Kaza konulu bir başlık açacağım, Eleştirilerinizi o başlığın altında bekliyorum.
|

27-05-2006, 12:56
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Şia arkadaşım, birşey anlamadım söylediğinizden. Kime cevap verdiniz, bana mı pante'ye mi? Hangi itirazım(ız) yerinde. Biz, nasıl insanlar fiilerinde irade sahibi değil sanıyormuşuz? Kim demiş "dünyadaki kötülükleri yapan Allah'tır" diye.
Yeni başlık açmanıza bişey demiyorum ama ben bu başlıkta daha birbirimizi pek anlayamadığımızı düşünüyorum. Cevabınızdan bunu anladım.
|

27-05-2006, 13:05
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2006
Mesajlar: 73
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Sargon arkadaşım,elbette siz Allah'ın olmadığını dolayısıyla insanların fiillerinde özgür olduğunu savunuyorsunuz.Benem demek istediğim şudur, siz zannediyorsunuz ki, İslam sizin bu düşüncenize karşı çıkıyor ve insanların fiillerinde irade sahibi olmadığını savunuyor.Oysa öyle bir inanç İslam dininde yoktur.Bu bir uydurma ve iftiradan başka bir şey değildir.Bize göre de,size göre de dünyada ne kadar zulüm ve haksızlık varsa bunun kaynağı insandan başka birisi değildir.
|

27-05-2006, 14:15
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Evet bu konularda anlaşıyoruz. İkimiz de yapılan kötülüklerin nedeninin insanların kendileri olduğunu düşünüyoruz. İnsanların özgür iradeleriyle hareket etiklerini düşünüyoruz. Ama ikimiz, yani buna İslam da böyle düşünür deyip onu da dahil etmek o kadar kolay değil. En azından siz şu anda Şiilerin böyle düşünmediğini yazıyorsunuz. Doğrudur olabilir. Tartışacağız. Ama Şiiler 1.3 milyarlık islam dünyasının onda biri bile değil. Ayrıca ben ne kadar Şiinin böyle düşündüğünü de bilmiyorum.
|

28-05-2006, 18:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2006
Mesajlar: 73
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Sargon arkadaşım, esasında benim düşüncem şudur ki, sünnilerin kader inancı ile Şiilerin kader inancı aynıdır.Fakat sünniler düşüncelerini ifade edemiyorlar.Her iki görüşte İnsanların fiilerde özgür olduklarını, fakat Allah dilemesse, hiçbir fiilin insan tarafından gerçekleşemeyeceğine inanır.Oysa sünniler buna inandıkları halde inançlarını tarife dökemiyorlar.Yani insanların hem özgür olduklarını,hemde Allah'dan bağımsız hareket edemeyeceğini açıklayamıyorlar.
Sünniler bu inançlarını şu şekilde açıklarlar: Hayır ve şer Allah'tandır.insan hayrı dilerse Allah hayrı,insan şerri dilerse Allah şerri yaratır.
Bu açıklama ister istemez yanlış anlaşılmalara sebeb olmaktadır.
Şiiler ise bu inançlarını şöyle açıklarlar.İnsanın kendi iradesi uyarınca ortaya koyduğu isteğe bağlı bir fiil,varoluşu bakımından muhtaç olduğu bilgi,irade,gerekli gereçler ve fiilin gerçekleşmesi için elverişli zamansal ve mekânsal koşullara kıyasla zorunluluk *niteliğini kazanır.İşte,ezelî ilâhi iradenin taalluk ettiği husus ta budur.Örneğin bir otobüsün şoförü istediği biçimde otobüsü kullanır ister sağa gider,ister sola gider,ister durur, ister hızlanır sonuçta ne yaparsa yapsın *kendi hür iradesiyle hareket eder Peki benzin olmadan bu şoför hareket edebilirmi?
Burada benzinden kastımız Allah'ın iradesidir.Yani insan özgürdür.yapmış olduğu fiilleri kendi iradesi ile yapar.Ancak bu fiili gerçekleştirmek için bilgi,zaman ,mekan gibi koşullarda Allah'a muhtaçtır.Dolayısıyla insan Allah'dan bağımsız hareket edemez.
|

28-05-2006, 19:33
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
İnsanların yaptıkları kötülüklerin sorumlusu insanlardır. Peki depremde ölen insanları düşünelim. Yada bir afette. Daha birkaç gün önce doğmuş depremde ölen bir çocuk mesela. Bunun sorumlusu var mı sence yok mu? Depremi insanlar yapmıyorlar. Sorumlu Allah mı değil mi sana göre.
|

28-05-2006, 21:57
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2006
Mesajlar: 73
|
|
Re: Ateistlerin dünya hayatına olan eleştirileri ve cevabı
Umumda hepimiz hüküm vermede *ve inançlarımızı belirlemede eşyanın bizimle olan alakasına dayanırız. Mesela filan şey uzak veya yakındır desek bu O şeyin *bize nispetle olan durumuna dayalıdır veya filan kişi kuvvetli veya zayıftır desek bizim için bulunduğumuz ruhi veya cismi hale göre o kişi öyle bir değer ve konuma sahiptir.
* * * * * * * * * * Hayır, şer, felaket veya bela konusu ile ilgili meselelerdede halk çoğunlukla böyle bir hüküm yürütür. Mesela bir mıntıkaya yağmur yağmışsa, bu yağmurun umumdaki fayda ve zararına *bakmayız, özellikle kendi evimiz, tarlamız, yaşadığımız *mıntıka veya çoğunlukla bulunduğumuz şehre olan *tesirine *bakarız Eğer olumlu bir tesiri varsa *bize göre bu bir nimeti ilahidir. Değilse adını bela koyarız.Mesela eski bir binayı yeniden kurmak için yıktıklarında eğer bizim nasibimiz sadece toz altında *kalmaksa o zaman buna kötü *bir iş deriz Halbuki gelecekte bir hastahane bina edeceğini ve nice insanların ordan istifade edeceğini düşünmeyiz bile yağmur misalinde Yağmurun umum mıntıkaya olumlu tesirler bırakmış olması ihtimalinde olduğu gibi.
* * * * * * Olağan ve yüzeysel değerlendirmede yılan sokmasını bir felaket ve şer sayarız Felaket kabul ettiğimiz bu sokma ve *zehirin *o hayvan için bir müdafaa vesilesi olduğunu *düşünmeyiz ve hatta bu zehirden hayat kurtaran *nice ilaçların yapıldığını ve binlerce insanın kurtarıldığını bilmeyiz.
* * * * * * * Bunun için eğer hataya düşmek istemiyorsak kendi sınırlı malumatlarımızla hüküm vermemeliyiz Ve hüküm *verirken eşyanın bizimle olan alakasını esas almamalıyız.Bilakis bütün yüzleri dikkate almalı ve çok yönlü bir değerlendirme yapmalıyız.
* * * * * * *Usulen kainattaki hadiseler *bir zincirin halkaları gibi birbirine geçmiş bir haldedirler Bugün bizim *şehrimize tufan ve sel gibi yağan yağmur bu uzun zincir den bir halkadır ve diğer hadiselerde de tamamen irtibatlı *bir şekildedir.Aynı şekilde geçmişte olup biten ve mustakbalde olacak hadiselerde birbirleriyle irtibatlıdır..
* * * * * * *Netice olarak parmağı *küçük bir kısmın üzerine koymak ve onun üzerinde bir hükme varmak akıldan ve mantıktan uzaktır diyoruz. Üzerinde kesin olarakdurulması gerekli olan Mutlak şerdir.Ama eğer bir şey bir çok yönden hayır ve bir yönden şer ise onun hayrı üstün gelir. Bir cerrahi *ameliyat bir çok yönden rahatsız edicidir. Fakat bir çok yönden de faydalıdır. Bunun için bu ameliyat rahatsızlıklara sebeb olsada nisbi bir hayırdır.
* * * * * * *Bir çok yönden zelzelenin büyük hasarlar ve yıkımlar meydana getirdiği doğrudur ama eğer bu zincirin diğer halkalara *irtibatına *bakarsak görüşümüz değişecektir.Acaba *zelzele *yerküre *içerisindeki buhar *ve hareketler sebebiylemidir. Yoksa *ayın *yerküredeki *bazı *kısımları kendine çeken *ve arasına *bırakan med ve cezir *çekimindenmi yoksa bunların her ikisinemi bağlıdır? Bu konuda uzmanlar değişik görüşler ileri sürmüşlerdir.
* * * * * * *Fakat bunlardan hangisi olursa olsun diğerlerinin tesirini de göz önüne almak gerek Yani bugün en büyük enerji kaynağı olan petrolün oluşmasında taş kömürü ve bunun gibi diğer madenlerin oluşmasında yer kürenin içindeki haraketin tesiri olduğunu bilmemiz gerek O zaman bu depremde nisbi hayır olarak ele alınmalı
* * * * * * *Savaş kötü bir şeydir ama: Bazen zor ve uzun bir savaş bir milletin yetiştirilmesinde önemli bir *etken olabilir.Ayrılıkları birleştirir, geri kalmışlığı telafi eder. Meşhur batı tarihçilerinden birisi derki: Büyük bir kuvvetin kendilerine hücum ederek onları gafletten uyandırması ve harakete zorlaması sebebiyle tarih boyunca , dünyanın değişik noktalarında büyük medeniyetler oluşmuştur. Neticede doğada şer olarak algılanan herşey aslında hayırdır.
* * * * * *
Sargon arkadaşım.Şimdi asıl konumuza gelelim.İzmit depreminde ölenler kimlerdi, evlerini sağlam yapanlarmı,yoksa malzemeden çalanlar mı?Aynı deprem niçin Japonya da bu tür zararlı etkiler bırakmamaktadır?Bunun sorumlusu sizce İnsanlar değilmidir?Eğer sorumluluğu Allah'a yüklersek o zaman yağmurunda yağmaması gerekir.Çünkü depremde ölen bebek gibi,yağmur suyundan boğulan bebekde olabilir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:47 .
|