Düşman(!): öteki
Dün servistekiler Yahudiler hakkında ihtisas yapmış gibi konuşuyorlardı; ama tek bir Yahudi’yi yakından tanımadıklarından kesinlikle eminim, bizim insanımızın bilgisi-görgüsü olmadığı konularda cüretkar olduğunu bildiğimden. Sanki domuzdan bahsediyorlardı; bizim insanımız domuz mundar hayvan diye hiç hoşlaşmaz. Yüzleri tiksinti, öfke ve küçümseme ifadelerinin birbirini izlediği slayt gösterisi gibiydi. Köpek gibi havlayıp, yılan gibi tıslıyorlardı, diğer zamanlar kuzu olan adamlar. Ağızlarından büyük patlamalarla gülleler dudaklarının ucuna kadar geliyor ama gerisin geri içlerine düşüyordu ve boşalan şarjör doluyordu; bu devir dayımla durmadan bağırıyorlardı. Acaba kimin dolduruşuna gelmişlerdi, kim gaz vermişlerdi onlara?
Kuranı ilk elime alıp okumaya niyetlendiğimde çok heyecanlanmıştım. Kitabın mukaddesliğine öyle inanmışım ki abdest bile almıştım. Ama ben kainatın sırrına mazhar olacağım, rabbime daha yakın olacağım, onun bilgeliğine-erdemliliğine dokunup feyiz alacağım derken güvendiğim dağlara lapa lapa kar yağmıştı. Tanrının edebiyat ve felsefe hocasına sövdüm oracıkta; hay sana tanrı diploması verenin. Vurucu, can alıcı, erdemli, bilgece, şairane sözler yoktu orda ama sevgide, hikmette yoktu. Kavimleri helak ettiğini büyük bir kibirle anlatıyordu. Kendi yaptıkları yetmezmiş gibi bizi de yaptıklarına ortak etmek istiyor kalıba uymayana verin kalayı, atış serbest diyordu; bunu cazip kılmak için mağdurun canıyla birlikte malını ve namusunu da helal ediyordu. Ama onunla da yetinmiyor işkence aletlerini ve stillerini bizzat kendi tasarladığı sıcacık bir ortamı da dünya sonrası için hazır tutuyordu.
Bu öfkeden nasibini İsrail oğulları bolca alıyorlardı. İşte kurandan soğumamın en önemli nedenlerden biri tanrının Yahudi düşmanlığıydı. Nasıl olurdu koskoca tanrı(ben sana tanrı olmazsın demedim, adam olamazsın dedim) bir millete nasıl çemkirir, tehdit ederdi. O milleti bugünkü zaman gazetesi gibi hedef göstermek neyin nesiydi? Ama ben kimsenin hatta tanrının bile kiralık hasımlığını yapacak değildim.
Bu düşmanlık o kadar ironik o kadar aptalca ki insanlar kendilerine bu düşmanlığı salık verenlerin kendilerinin zekalarına hakaret ettiklerinin farkındalar mı? Bütün peygamberler Muhammet hariç İsrail oğullarından, Musa’dan Muhammet’e kadar olan bütün peygamberler Yahudi. İbadetten tutunda, sosyal yaşama kadar sirayet etmiş adamların dindarlıkları; utanmadan sapkınlıkla suçlarlar. Utanmadan tanrı sapkın milletlere peygamber gönderir diyorlar; iyi de sormazlar mı adama siz niye Müslümansınız?
Yahudiler envai çeşit düşmanlarımızdan sadece bir tanesi. Amiyane tabirle bize giren çıkan yok ama durduk yerde bir sürü düşmanımız var. Bildiğim kadarıyla eski ahitte insanları birbirlerinden ayırmak için dillerini karıştırdığını söyler; ama dillerimizi değil akıllarımızı karıştırıyorlar diye düşünüyorum.
Öteki düşmanlığı nerden gelmektedir? Kalıba giren adam, girmeyen adama niye düşmandır? Semerede, eşek olmayada neden bu kadar meraklıyız? Öz güvensizliğimizin nedeni nedir? Hiç tanımadığımız insanlara nasıl düşman olabiliyoruz? Neden duygudaşlık yapamıyoruz? Neden kafalarımızı biraz çalıştırıp kimlere hizmet ettiğimizi hesap etmiyoruz?
Konu AhbAp tarafından (09-10-2010 Saat 16:08 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Bold yazı biçimi düzeltildi.
|