Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-06-2006, 04:01
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Ben Bir İnsan,Ben Bir Türk Şairi Nazım Hikmet...

Ben bir insan, ben bir Türk şairi Nazım Hikmet...

Büyük şair Nazım Hikmet Ran ölümünün 43'üncü yıldönümünde Moskova'daki mezarı başında törenle anıldı.

Ben bir insan,
ben bir Türk şairi Nazım Hikmet
ben tepeden tırnağa insan
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret...
Ben hem kendimden bahseden şiirler yazmak istiyorum,
hem bir tek insana, hem milyonlara seslenen şiirler.
Hem bir tek elmadan, hem süpürülen topraktan, hem
zindandan dönen insan ruhundan, hem kitlelerin
daha güzel günler için savaşından, hem bir tek
insanın sevda kederlerinden bahseden şiirler yazmak
istiyorum, hem ölüm korkusundan, hem ölümden korkmamaktan
bahseden şiirler yazmak istiyorum.
NAZIM HİKMET

Aşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir

"... Çok şükür aşığım. Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana, bir tek ağaca, bütün ormana, tek bir düşünceye, bir çok düşünceye ve fikre aşık olmadan yaşamak yaşamak değildir.''
(Nazım Hikmet)
Ülkende şiirlerin dolanıyor
Kavgan içten içe sürüp dayanıyor
Uzak mezarında bir kırmızı karanfil
Ne denli tutsam kendimi
Usul usul bir yerlerim kanıyor
Sonsuz gurbetçim, koca şairim
Nâzım Nâzım (Gülten Akın)

Nâzım Hikmet'i yalnızca Türkiye'nin değil, aynı zamanda yeryüzünün büyük şairi yapan, O'nun bütün ülkelerin halkları için atan namuuslu yüreğinden süzdüğü şiirleri ve barış için dövüşmekten çekinmeyen Donkişot ruhudur.

Anadoluda bir köy mezarlığına gömün beni

Ve de uyarına gelirse

tepemde bir de çınar olursa

taş maş da istemez hani.

Nâzım Hikmet halkını, halkı da Nâzım Hikmet'i hep sevdi! Nâzım Hikmet Novo-Deviçi Mezarlığı'nda yatıyor ama, O asıl kendi halkının kalbinde, barış için kavgada, şiirleriyle halkına umutlar vermeye devam ederek, yaşıyor.
(Ali Asker Barut)

Hapisten çıktığında karşılaşmıştık seninle,
zorbalık ve acı kuyusu gibi loş hapisten,
zulmün izlerini görmüştüm ellerinde,
kinin oklarını aramıştım gözlerinde,
ama parlak bir yüreğin vardı,
yara ve ışık dolu bir yürek.

Ne yapayım ben şimdi?
Tasarlanabilir mi dünya
her yana ektiğin çiçekler olmadan?
Nasıl yaşamalı seni örnek almadan,
senin halk zekânı, ozanlık gücünü duymadan?
Böyle olduğun için teşekkürler,
teşekkürler türkülerinle yaktığın ateş için.
(Pablo Neruda)

Sen memleketten uzak gurbet işçisi
hasretin bin türlüsüyle yaralı ozan
senden öğrendim umudun söz dizimini
senden öğrendim inancın tatlı dilini
sen on dokuzunda sevdalı ve delikanlı
sen altmışında sevdalı ve delikanlı
sen memleketten uzak gurbet işçisi
hasretin bin türlüsüyle yaralı ozan
ustam benim! hasretlerin, ayrılıkların ozanı...
(Özdemir İnce)


Bazen bir küçük söz, bize ciltlerce kitabın anlatamadığını anlatır:
Nazım için o sözler bir şoförün ağzından çıktı:
Moskova'da ilk günüydü. Evinden çıkıp bir taksiye bindi. Taksi şoförü sordu:
"- Nereye patron?.."
"- Patron mu... ne patronu..." diye irkildi Nazım...
Orası emekçilerin patron olduğu, "proleterya cenneti" değil miydi?
Öyle olmadığını anlamak için taksinin camından şöyle bir etrafa bakması yetti:
Bütün Moskova Stalin'in zevksiz heykelleri, resimleriyle donatılmıştı.
Bu hayalkırıklığını dile getirince Kremlin'in kara listesine alınacak, uzun süre ne vatandaşlık hakkı ne de pasaport alabilecekti.
Türkiye "cehennemi"nde "hain" diye hapsedilen adam, kaçtığı "cennet"in de "hain"i olmaktan kurtulamamıştı.

Nazım, Türkiye'de kimi zaman kadınlarıyla, kimi zaman şiirleriyle, kimi zaman komünistliğiyle gelir gündeme...
Böyle olması da doğal...
Çünkü onun şiirini, kavgasından, kavgasını aşklarından ayırmak imkansızdır.
Bu belgeselde üçünü bir potada eritmeye çalıştık.
Çoğu zaman biz sustuk, sözü, tanıklara, belgelere ve Nazım'a bıraktık.
"Kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, / vatan, Amerikan üsleri, Amerikan donanması, topuysa / ben vatan hainiyim" diye haykıran komünist şairin bu dizeleri, kendi adını taşıyan Vakfın öncülüğünde, Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle hazırlanan, masrafları bir grup firma tarafından karşılanan bir belgeselde ve adı "CNN" olan bir televizyonda yayınlanacak bugün...
50 yıl önce bindiği taksinin şoförü, müşterilerini değil de kendini "patron" bilse, Doğu'yu Batı'dan ayıran o duvar çökmese bunlar mümkün olamayabilirdi.
Dünya çok değişti; ama Nazım'ın "bir orman gibi kardeşçe yaşama" ideali yine insanlığın en büyük özlemi...
Gece göreceksiniz ya;
"Nazım Hikmet, vatan hainliğine devam ediyor...
(Can Dündar)

Nâzım Hikmet, 1963'te Vera'ya yazdığı, sanki son şiiri olan şiirinde: "Geldim/Kaldım/Güldüm/Öldüm ", diyerek 4 eylemle bu dünyadaki varlığını özetliyor.


Nâzım Hikmet'in gurbetliği 3 Haziran 1963'ten beri sürüyor. Mezarı hâlâ getirilemedi ülkesine.

Oysa Nâzım Hikmet, bütün mümkünlerde ve Türk şiirinde dipdiri yaşıyor.
(Gültekin Emre)


Davet
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kisrak basi gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, disler kenetli
ayaklar çiplak
Ve ipek bir haliya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansin el kapilari bir daha açilmasin
yok edin insanin insana kullugunu
Bu davet bizim!
Yasamak bir agaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardesçesine
Bu hasret bizim!

NAZIM HİKMET
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-06-2006, 13:24
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: Ben Bir İnsan,Ben Bir Türk Şairi Nazım Hikmet...

Ezkamo Dostum,

Sağol bu enfes güzellikleri hatırlayıp,
hatırlattığın için.

Ne güzel insandı Nazım Usta...

İyiki yaşadı ve yazdı..
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-06-2006, 22:37
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ben Bir İnsan,Ben Bir Türk Şairi Nazım Hikmet...

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler...



Anadolu da bir köy mezarlığına gömün beni demişti...O hala gurbette ve hala hasretlik yaşıyor.
Buralardan bir Nazım geçti...Aşk'ın ete kemiğe bürünmüş haliydi O..
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05-06-2006, 00:35
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ben Bir İnsan,Ben Bir Türk Şairi Nazım Hikmet...

VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *28.7.1962

Bu dünyadan bir nazım geçti sevgili aldostu ve sodomo dostlarım.Bizim sahip
çıkamadığımız bu değerlerimize dünya sahip çıkıyor.Ne hazin bir durumdur ki
nazım halen Türk vatandaşı değil ve gurbet ellerde yatıyor.En büyük özlemi
olan Anadolunun bir mezarlığına gömülmeyi bile ona çok gördüler.1960'lı yıllar-
da yazdığı şiiri aldım ki ona bu özlemini çok görenler utansın.Ama onlar da
onur yok ki utansınlar.Onlar ustanın da dediği gibi bu vatanı çiftlik ve para
kasası olarak gördüler.Bu onursuzların bu gün esamesi bile okunmuyor.Ama
Nazım Hikmet onurlu yaşamıyla milyonların gönlünde tahtını kurmuş ve ölümsüz
olmuştur.Yıl 1962.Yıl 2006.Aradan 44 yıl geçmiş.Bu ülkede ne değişti dostlarım.
Marşal yardımlarıyla başlayan amerikan yayılmacılığının ülkemizi getirdiği
nokta ortada.Utanmaz ABD başkanı güya bu yardımlarla Türkiye'i kominizm teh-
likesinden kurtarmış.Hiç bir zaman bu ülkede kominizm tehlikesi olmadı.Gözü-
müzün içine baka baka yalan söylüyorlar.Atatürk'ten sonra bu ülke doğru dürüst
bir lider göremedi ki.Bu da bizim en büyük şansızlığımız.Tarihin ne garip bir
cilvesidir ki ''Yollar yürümekle aşınmaz''diyen ve bu ülkenin bu duruma
gelmesinde büyük pay sahibi olan bir liderimiz bu gün bu ülkeyi beğenmeyen
gitsin Arabistanda yaşasın diyor.Başımıza demokrasi havarisi kesildi.Zamanında
bu ülkenin bagımsızlığı için mücadele edenleri vatan hainliğiyle suçlayanda
bu liderin mensup olduğu zihniyet değilmiydi.Güzel ülkemizi Amerika'ya peş keş
çeken bu zihniyet değilmiydi.Bir zamanlar sağ-sol, bir zamanlar alevi-suni,
şimdi Türk-Kürt,laik-şeriatçi çatışmalarının arkasındaki güç Amerika değil mi?
Ve tüm bu oyunlara alet olan bizler değilmiyiz.Ne zaman aklımızı başımıza top-
layacağız.''Bağımsızlık ve özgürlük benim karekterimdir''diyen o büyük insanın
değerini daha ne zaman anlayacağız.Bu topraklar üzerinde yaşayan tüm sağduyulu
insanlara seslenerek diyorum ki gün birlik ve beraberlik günüdür.Bu ulusal
birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece ülkemizi aydınlık yarınlara götü-
receğimizden kuşkum yoktur.Atatürk'ün Gençliğe Söylevi günümüz şartlarında
halen geçerliliğini korumaktadır.Bu gücü hepimiz kanlarımızda taşımaktayız.
Bağımsız,özgür,çağdaş,laik ve demokratik Türkiye özlemimizi gerçekleştirmek
için gelecek nesillerin mutluluğunu sağlamak için tüm gücümüzle mücadele etme-
liyiz.Eğer tüm bunları istemek vatan hainliğiyse evet bizler vatan hainiyiz.
Ama tarih kimlerin vatan haini olduğunun en büyük tanığıdır.Atatürk'ü de bir
zamanlar vatan hainliğiyle suçlamadılar mı?Hakkında ölüm fetvası çıkarmadılar
mı?Atatürk nasıl haklı çıktıysa Nazım Hikmet de bu gün haklı çıkmıştır.Çünkü
bu kişiler yaşadıkları çağa damgasını vurmuşlardır.Saygı ve sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-06-2006, 12:15
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ben Bir İnsan,Ben Bir Türk Şairi Nazım Hikmet...

Çocukken Ruhi Su'nun sesinden dinlemiştim Kuva'yi Milliye Destanı'nı, sonra 15-16 yaşıma gelene kadar Türkçe / Edebiyat derslerinde neden aynı şiire rastlayamadığımı anlayamamıştım. Daha sonra da anlamış mıydım peki? Sanmıyorum.
-------
...

Ayın altında kağnılar gidiyordu.
Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Toprak öyle bitip tükenmez,
dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
* * * * * * * * hiçbir menzile erişmiyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.
Ve onlar
* * * * * * ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *ufacık, kısacıktılar,
ve pırıltılar vardı hasta, kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
* * * * * * * * * * * toprak,
* * * * * * * * * * * * * * toprak
* * * * * * * * * * * * * * * * * ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizliyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız :
korkunç ve mübarek elleri,
* * * * * * *ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * *anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
* * * * * * * * öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karasabana koşulan
ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * kadınlar,
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
* * * * * * * * * * * * * * ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
* * * * * * * yürüyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:10 .