
03-11-2010, 04:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
İslam Öncesi'nde 7 Kat Gök İnanışı
İslam Öncesi Astronomi
7 Kat Gök
Müslümanlar Kur'an'da bildirilen 7 kat Gök bilgisi için,daha önce bilnmiyordu,ilk kez Kur'an'la ortaya çıktı gibi iddialarda bulunuyorlar.Bu nedenle de Kur'an'ın bilimsel mucizesi olarak bakıyorlar işe.
Tabi durum araştırma yapmayan müslümanlar için öyle,bir de işe sözde bilim adamı sahtekarların yanlış yönlendirmeleri karışınca araştırmadan uzak müslümanların kafaları da bir hayli karışıyor.Kur'an'daki 7 Kat Gök hikayesini bilimsel sanıyorlar
Durum hiçde onların iddia ettikleri gibi değildir,7 Kat Gök hikayesi Kur'an'dan çok önceki dönemlere aittir.
Bu hikayenin çıkış noktalarından en basitleri;
1.Gökkuşağının 7 renginden dolayı,göğe 7 kat demişlerdir.
2.Gözlemlenebilir 7 gök cismi arasındaki her bir mesafeyi kat demişlerdir.
En basit 2 neden bunlardır.Yani 7 Gök hikayesi bilimsel incelemelere dayanmıyor,teleskop'a filan ihtiyaç yok.Sadece gözlemlere dayanıyor.Bir de spiritüel anlamda bakarsak,insanda 7 çakra vardır,gökle ilişkilendirilip her bir çakrayı açmak,1 kat yükselmek gibi anlamalar verilip böyle düşünülmüş olabilir bence.Müslümanların ileri derece teknolojiye ihtiyaç var demeleri,ya yanlış yönlendirme içindir,ya da araştırma yapmadıkları için.
Şimdi Birde Kaynağından okuyalım:
Şamanizm’de gök katları
Asya Şamanizm’inde şamanlar “uçuş” denilen trans yolculuklarında, kimi zaman “yeraltı” dedikleri ortama iner, kimi zaman gök katları dedikleri ortamlara çıkarlar. Altay Türkleri'nin geleneğine göre gök katları çeşitli ilâhî veya yarı ilâhî varlıklarca meskun olup, şaman, yolculuğunda bunlarla irtibat kurabilir. Fakat “uçuş” denilen bu trans deneyiminde her şaman her gök katına çıkamaz; daha doğrusu şamanlar kudretleri oranında gök katlarına yükselebilir. Asya Şamanizm’inde, herhangi bir nedenle gök katlarını aşması gereken bir şamanın önce “yeraltı” denilen öte-âleme inmesi gerekir. Ural-Altay kavimlerinde gök katları genellikle ya 7 ya da Dante’nin İlâhî Komedya’sındaki gibi 9’dur. Gök katlarının sayısı tüm şamanist toplumlarda aynı değildir. Kimi şamanist geleneklerde “yeraltı” denilen öte-âlem de 7 kata ayrılır ki, bu durumda algılanamayan katların toplamı 14’ü bulur. Eski şamanların 13’üncü gök katını aşabilmiş oldukları söylenir. Altaylılar ise hem 7 ve 9 kat gökten, hem de 12,16 ve 17 kat gökten söz ederler. Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin geleneklerine göre, insanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü “yeraltı” (öte-âlem) ve spiritüel Gök’ten oluşan üç ortam, merkezlerinden geçen bir eksenle birbirine bağlıdır ki bu eksenin iki ucu Yer’in Göbeği ve Göğün Göbeği olarak kabul edilir.
Ben sadece şamanizmdeki bölümü alıntıladım,kaynakta daha fazlası var:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Gök_katları
Ayrıca;astronomi tarihine bakarsak şöyle bir görüşleri var;
ARISTO : ( M.Ö. 384 - M.Ö. 322 )
Zamanın filozoflarından olan Aristo, Ay evrelerini doğru açıklamıştır. Ay'ın ışık yaymadığını Güneş'ten aldığı ışığı yaydığını doğru olarak açıklamıştır. Ay tutulması sırasında Dünya'nın gölge sınırı Ay üzerindeki görüntüsü yay şeklinde olduğundan Dünya küre biçimli olmalıdır yorumunu yapmıştır. Dünya'nın küre olduğunu gösteren ilk kanıttır. Eudoxus modeline inanıyor ve o modeli geliştiriyor. Geliştirdiği bu modeli yeni gözlemlerle açıklamak için 55 küreye ihtiyaç duyuyor. Çember değil küre olmasının nedeni dini inanışlara dayanmaktadır. Gök cisimleri hep küre biçimlidir. En mükemmel cisim Dünya, diğerleri Dünya' ya benzemiyor. Gök cisimlerinin boşlukta nasıl durduklarını düşünmüşler, bu soruya buldukları cevap, gök cisimlerinin görünmez küreler üzerinde durduğu şeklindedir.
Birbiri üzerinde dönen ve kayan kristal küreler ses çıkarıyorlar. Sadece günahsız iyi kullar kürelerin sesini duyabiliyorlar. Gök cisimlerinin dönmelerini frekansa çevirince 7 tane ayrı ses, nota bulunmuştur. Müzik bu şekilde doğmuştur. 7 tane birincil çember vardır. Satürn'ün dışındaki kürede yıldızlar var. Bu kürelerin araları sayıldığında 7 tane kat var. Bütün büyük dinlerde bu yedi aralığa göğün 7 kat olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Yedi gök cisminden haftanın her gününe birinin adı verilmiş. Haftanın 7 gün olması da o dönemdeki gök cisimlerinin sayısı ile ilgilidir.
Aristo gelmiş geçmiş en büyük, en zengin ve güçlü filozoftur. Aristo görüşlerini o kadar kabul ettiriyor ki, o ne derse doğrudur diye düşünülüyor. Astronomi konusunda görüşleri yanlış olduğu halde rönesans dönemine kadar onun görüşlerine inanılıyor ve farklı görüşler olsa da Aristo'ya ters düşmemek için örtbas ediliyor ve astronomik görüşler ilerlemiyor.
Aristo'dan sonra yaşayan ve dikkate alınmayan filozoflar: Heraklides, Aristarchus, Eratesthenes, Hipparchus ve Batlamyus'tur.
Görüldüğü gibi bunu çok eskiler iddia etmişlerdir,dinlerde kopyalamışlardır.
Bu kadar kanıtı yeterli görüyor ve müslümanlardan şu mucize iddialarından vazgeçmelerini istiyorum.Artık kandırmayı ve kandırılmayı bırakmalılar.
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

04-11-2010, 06:03
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 04 Nov 2010
Mesajlar: 57
|
|
kurandaki 7 gök atmosfer tabakalarına işaret ediyor..ve bunların sayısı 7 dir..olayları mitolojik sosa barındırıp mucizeyi inkar etmene gerek yok..hadi bunu inkar ettin ozman zariyat süresi 47. ayette evrenin genişlemesinin de bir izahını yap..1400 yıl önce Hz Muhammedin elinde bir hubble teleskopu olmadığını da unutma tabi..haa hazır bunu yapmışken rahman süresindeki iki denizin karışmamasındaki nedeni, neml 88 de dünyanın dönme hadisesini, yasin süresinde güneşin ayın belli bir yörüngede hareket ettiklerini (yasin 38-40), paul diracın 1933 de karşı maddeyi bulmasından 1300 yıl önce kuranın her şeyin çiflli yaradılışını haber vermesini , nebe süresi (6,7) ayette dağların adeta kazık gibi yere çakılı olduğunu ve bunun 20. yüz yılda kanıtlanmasını, denizlerin altındaki karanlık dalgaların varlığını (nur 40)bitkilerin fosillere dönüşerek petrol haline geldiğini (ala 4,5) bitkilerin eşli yaradılışını (taha 53),rüzgarların aşılayıcı olarak bitkilerin alemindeki rölünu (hicr 22),meninin içinde farklı maddelerin olduğunu 1400 yıl önce haber vermesini (insan 2) ve daha sayamayacağım kadar mucizeyi 1400 yıl önce nasıl bilmis Hz muhammed..sadece bunlar insanın aklına ya tanrı varsa gibi bir soruyu getirmiyor mu???nedense kendi kitabımızı okumuyoruz..turhan dursun kuranda çelişki arayıp durmuş ama bu kuranda bi çelişki olsa bunu insanlar göremezler mi??ortaya yeni kuranlar çıkmaz mı??biz de de bir iznik konsili toplanıp bir kanonik kuran belirlenmez mi?? kuranın da dediği gibi "ne kadar az düşünüyorsunuz" (mümin 58)
|

04-11-2010, 09:10
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2010
Mesajlar: 390
|
|
advertiser53´isimli üyeden Alıntı
kurandaki 7 gök atmosfer tabakalarına işaret ediyor..ve bunların sayısı 7 dir..olayları mitolojik sosa barındırıp mucizeyi inkar etmene gerek yok.. (mümin 58)
|
İyi de atmosfer tabakaları 7 tane değildir ki...?
Kime göre , neye göre 7 ?
Yaşamı en değerli kılan yanı, bir sonu olduğunu ve bir tekrarı olmadığını bilmektir....
|

04-11-2010, 12:25
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Sep 2010
Mesajlar: 438
|
|
advertiser53´isimli üyeden Alıntı
kurandaki 7 gök atmosfer tabakalarına işaret ediyor..ve bunların sayısı 7 dir..olayları mitolojik sosa barındırıp mucizeyi inkar etmene gerek yok..hadi bunu inkar ettin ozman zariyat süresi 47. ayette evrenin genişlemesinin de bir izahını yap..1400 yıl önce Hz Muhammedin elinde bir hubble teleskopu olmadığını da unutma tabi..haa hazır bunu yapmışken rahman süresindeki iki denizin karışmamasındaki nedeni, neml 88 de dünyanın dönme hadisesini, yasin süresinde güneşin ayın belli bir yörüngede hareket ettiklerini (yasin 38-40), paul diracın 1933 de karşı maddeyi bulmasından 1300 yıl önce kuranın her şeyin çiflli yaradılışını haber vermesini , nebe süresi (6,7) ayette dağların adeta kazık gibi yere çakılı olduğunu ve bunun 20. yüz yılda kanıtlanmasını, denizlerin altındaki karanlık dalgaların varlığını (nur 40)bitkilerin fosillere dönüşerek petrol haline geldiğini (ala 4,5) bitkilerin eşli yaradılışını (taha 53),rüzgarların aşılayıcı olarak bitkilerin alemindeki rölünu (hicr 22),meninin içinde farklı maddelerin olduğunu 1400 yıl önce haber vermesini (insan 2) ve daha sayamayacağım kadar mucizeyi 1400 yıl önce nasıl bilmis Hz muhammed..sadece bunlar insanın aklına ya tanrı varsa gibi bir soruyu getirmiyor mu???nedense kendi kitabımızı okumuyoruz..turhan dursun kuranda çelişki arayıp durmuş ama bu kuranda bi çelişki olsa bunu insanlar göremezler mi??ortaya yeni kuranlar çıkmaz mı??biz de de bir iznik konsili toplanıp bir kanonik kuran belirlenmez mi?? kuranın da dediği gibi "ne kadar az düşünüyorsunuz" (mümin 58)
|
Atmosferin yedi kat olduğu tevrat da da var,mitolojilerde de kadim halklarda da var sallamayalım
http://kuranyalanlari.blogcu.com/gok...-nedir/4546004
Zariyat 47 ye bakıyoruz;
وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikiz
Diyanet İşleri:Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter
İmam İskender Ali Mihr:Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.
Evet burada big bang'i ima ettiğini nasıl anlamdırdınız merak ediyorum.Şaka gibisiniz.
rahman suresine gelelim
19. (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.
20. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
Bu açıklamamı ? şaka gibisiniz.Yoğunluk farkından falan bahsetmiş sanacak duyanda. Var olan durum belirtilmiş burada yani çıplak gözle de gidip görebilirsiniz bunu.
Neml 88 e gelelim senin dediğin le alakasız bir şey var yazıyorum
وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِ صُنْعَ اللَّهِ الَّذِي أَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍ إِنَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ
Diyanet İşleri : Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de o dağları görür câmid sanırsın, halbuki onlar bulut geçer gibi geçer, her şey'i itkan eden Allahın sun'u, o şübhesiz habîrdir ne yapıyorsanız.
Dünyanın ve güneşin hareketlerini bilme meselesine gelirsek en eski uygarlıklardan olan sümerler,akkadlar,babiller tarafından zaten biliniyordu islamiyetle aralarında 2 bin seneden fazla var yani yuh sanki ilk kur'an da belirtilmiş gibi ayrıca incil de de var bu tevrat da da var atış yapmayın.
Nebe suresi 6,7
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=581
(6-7) Yeri bir döşek yapmadık mı? Dağları da birer kazık yapmadık mı?
bumu hikmet dediğiniz şey.
أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُّجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَا أَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرَاهَا وَمَن لَّمْ يَجْعَلِ اللَّهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِن نُّورٍ
Diyanet İşleri : Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.
denizin derinliklerine ışığın ulaşmadığını çocuklar bile biliyor bumu dur hikmet ? Bumu ilk kuran da belirtilmiş
ayrıca burada derin denizdeki karanlıklar gibidir diye bir betimleme var yani burada karanlık dalgalar ile ilgili bir açıklama yok.
Sallamak böyle bir şey olsa gerek.
A'la 4,5 e gelirsek;
4. وَالَّذِي أَخْرَجَ الْمَرْعَى
5. فَجَعَلَهُ غُثَاء أَحْوَى
4. 5. O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çerçöpe çevirendir
sallamanın daniskası burada çürümeden bahsediliyor fosilleşmeden,petrolden falan değil
ne desem boş nasıl okuyorsunuz bilmiyorum ama işinize geldiği gibi anlam çıkartmış olduğunuz bir gerçek
|

04-11-2010, 13:22
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
advertiser53´isimli üyeden Alıntı
kurandaki 7 gök atmosfer tabakalarına işaret ediyor..ve bunların sayısı 7 dir..olayları mitolojik sosa barındırıp mucizeyi inkar etmene gerek yok..hadi bunu inkar ettin ozman zariyat süresi 47. ayette evrenin genişlemesinin de bir izahını yap..1400 yıl önce Hz Muhammedin elinde bir hubble teleskopu olmadığını da unutma tabi..haa hazır bunu yapmışken rahman süresindeki iki denizin karışmamasındaki nedeni, neml 88 de dünyanın dönme hadisesini, yasin süresinde güneşin ayın belli bir yörüngede hareket ettiklerini (yasin 38-40), paul diracın 1933 de karşı maddeyi bulmasından 1300 yıl önce kuranın her şeyin çiflli yaradılışını haber vermesini , nebe süresi (6,7) ayette dağların adeta kazık gibi yere çakılı olduğunu ve bunun 20. yüz yılda kanıtlanmasını, denizlerin altındaki karanlık dalgaların varlığını (nur 40)bitkilerin fosillere dönüşerek petrol haline geldiğini (ala 4,5) bitkilerin eşli yaradılışını (taha 53),rüzgarların aşılayıcı olarak bitkilerin alemindeki rölünu (hicr 22),meninin içinde farklı maddelerin olduğunu 1400 yıl önce haber vermesini (insan 2) ve daha sayamayacağım kadar mucizeyi 1400 yıl önce nasıl bilmis Hz muhammed..sadece bunlar insanın aklına ya tanrı varsa gibi bir soruyu getirmiyor mu???nedense kendi kitabımızı okumuyoruz..turhan dursun kuranda çelişki arayıp durmuş ama bu kuranda bi çelişki olsa bunu insanlar göremezler mi??ortaya yeni kuranlar çıkmaz mı??biz de de bir iznik konsili toplanıp bir kanonik kuran belirlenmez mi?? kuranın da dediği gibi "ne kadar az düşünüyorsunuz" (mümin 58)
|
gerek mitoloji olsun gerekse teori,önemli olan kurandan önce dile getirilmiş olmaları ve kuranın bunları alıntılamış olmalarıdır.
islamdaki 7 gök zaten gözle görülebilir olan 7 gök cisminin aralarındaki mesafelerden dolayı ortaya atılmıştır ve bu da islamın değil islam öncesinin inanışıdır.kurana alıntılanmıştır.örneğin incilde çoğu yerde gök değil çoğul olan gökler olarak geçer gök.yani insanların her zaman böyle anlamlandırmaları olmuştur.
ahura arkadaşımız güzelce anlatmış,oradaki göğün genişlemesi değil,kuvvetin genişliğidir,sonsuzluğudur.
2 denize gelirsek zaten kurandan binlerce yıl önce biliniyordu.bilinmese bile ayette geçen berzah:2 deniz arasında bulunan karaya denir.yani denizin birleşmemesi sadece yoğunluktan vs. mi oluşuyor,karalar filan engel olamaz mı?
neml 88de dünya dönüşünden bahsediyorsasabit dağlar olduğunu söyleyen ayet neyden bahsediyor?orada kıyamet gününden bahsediliyor ayetin öncesinide okumalısın.
o devirde dünya merkezli evren modeli hakimdi,güneşin hareketi mucize değil,bilimle uyuşmazlıktır.güneşin hareketini kendin bile bulabnilirsin,hatta bence bu evren modeli nasıl çıktı anlatıyım:
1.göğe bakarsan kubbe gibidir,yeryüzüne bakarsan tepsi gibi=yeryüzünü örten gök kubbe.
2.güneş doğudan doğup batıdan batar,bu ikisi arasında yol kateder,dünya ise sabittir=dünya merkezli evren modeli.
en basitinden böyledir bunlar hep gözlemlenmiş yanlış bilgilerdir.
incil ne diyor:
Yeşu.10: 12 RAB'bin Amorlular'ı İsrailliler'in karşısında bozguna uğrattığı gün Yeşu halkın önünde RAB'be şöyle seslendi: "Dur, ey güneş, Givon üzerinde Ve ay, sen de Ayalon Vadisi'nde."
Eyüp.31: 26 Işıldayan güneşe, Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,
Vai.1: 5 Güneş doğar, güneş batar, Hep doğduğu yere koşar.
bakın güneşin hareketli olduğu incilde de anlatılıyor.
herşey çiftli değildir,bakteriler bölünerek çoğalırlar,ya da kaktüsler ana bitkiden alınan tohumlarla çoğalırlar.herşey çift demek yanlış bir bilgidir,ayrıca ayette herşey 2 çift diye geçer,oysa insan (erkek ve dişi) tek çifttir.
dağlar sabitmi yoksa hareketli mi bir karar verin,ayrıca bildiğim kadarıyla dağlar depremleri önlemiyor aksine en fazla deprem dağlık bölgelerde oluyor.bu ayet hakkında birde hadis vardı;güya dünya ilk yaratıldığında sarsılıyormuş,allah da dağları yaratıp dünyayı sabitleştirmiş.halbuki öyle birşey yok.şimdi dağları patlatsan dünyayı sarsabilirmisin?
denizlerin altındaki karanlık dalgalar,arkadaşında dediği gibi gözlemlenilebilir olaylardır.
ala suresi ise tam bir komedi ve saçmalığın daniskasıdır.
her bitki için söz konusu değil eş.
bugün açacağım bir konu aşılayıcı rüzagarlar konusuna da ışık tutacaktır.
meniye gelince kan pıhtısından insanın oluşması da güzel bir mucizedir gerçekten.
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

04-11-2010, 14:03
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2010
Mesajlar: 390
|
|
Söylemeye çalıştığım sayın advertiser53'ün tek gerçek kabul ettiği kuranda geçen 7 kat bilgisinin doğru olmadığı.
Yazılarını gerçekten özlediğim değerli Ulpian'ın şu başlığından takip edebilirsiniz :
http://www.turandursun.com/forumlar/...light=atmosfer
Yaşamı en değerli kılan yanı, bir sonu olduğunu ve bir tekrarı olmadığını bilmektir....
|

04-11-2010, 14:09
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 04 Nov 2010
Mesajlar: 57
|
|
kardeşlerim arapça biliyosanız konuşalım ama türkçe meallerden yola çıkarak bu bilgilere ulaşırsanız ona bi şey diyemem..önce arapçayı öğrenin sonra ahkam kesin..zaten bu ülkede herkes ilahiyat profesörü..ne ara öğrendiniz arapçayı ankamadım ki...sadece zatiyat süresini anlayıp geçicem çünkü insanın imana kalbi kapalıysa ona yapacak bi şey yoktur..
zariyat süresi 47..
Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
İmam İskender Ali Mihr :Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.Diyanet İşleri:Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.Abdulbaki Gölpınarlı:Ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter.Adem Uğur:Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.Ahmed Hulusi:Semâya (Evren'e ve de beyin kapasitesine) gelince, onu elimizle bina ettik ve muhakkak ki biz genişleticileriz (boyutsal oluşumlarla - varlıklarla - idrakını genişletmek suretiyle, beyindeki kullanılır alanın genişlemesiyle)!Ali Bulaç:Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.Ali Fikri Yavuz  Bir de semaya bakın), biz onu kuvvetle bina ettik. Muhakkak ki biz, büyük kudrete sahibiz.Bekir Sadak:Gogu, gucumuzle Biz kurduk; suphesiz biz onu genisleticiyiz.Celal Yıldırım:Göğü de kudretimizle yapıp kurduk. Şüphesiz ki biz, hep genişleticileriz.Diyanet İşleri (eski):Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.Diyanet Vakfi:Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.Edip Yüksel:Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.Elmalılı Hamdi Yazır:Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikizElmalılı (sadeleştirilmiş):Bir de göğe bakın! Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.Fizilal-il Kuran:Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.Gültekin Onan:Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişleticiyiz.Hasan Basri Çantay:Biz göğü kuvvetle bina etdik. Çünkü biz muhakkak ve mutlak bir (vüs'at ve) kudrete mâlikizdir. İbni Kesir:Göğü gücümüzle Biz kurduk. Ve muhakkak ki Biz, genişleticiyiz.Muhammed Esed:Evreni (yaratıcı) güc(ümüz) ile inşa eden Biziz; ve şüphesiz Biziz onu istikrarlı bir şekilde genişleten.Ömer Nasuhi Bilmen  45-47) Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar. Nûh kavmini de evvelce (helâk ettik). Şüphe yok ki, onlar fâsıklar olan bir kavim olmuşlardı. Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz.Ömer Öngüt:Göğü kendi ellerimizle biz bina ettik ve biz onu elbette genişleticiyiz.Şaban Piriş:Göğü ellerimizle bina ettik. Çünkü biz, çok güçlüyüz.Suat Yıldırım:Göğü Biz çok sağlam bir şekilde bina ettik, onu genişleten Biziz. Çünkü Biz geniş kudret ve hakimiyet sahibiyiz.Süleyman Ateş:Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz (kudretimiz geniştir, göğü öyle genişleten biziz).Tefhim-ul Kuran:Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişletici olanlarız.Ümit Şimşek:Göğü elimizle Biz bina ettik ve Biz genişleticiyiz.Yaşar Nuri Öztürk:Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.
gordüğün gibi ayette anlam genişleme olarak verilmiş..zaten sürenin sonundaki "müsiune" arapçada genişleme, genişletici olan manasına gelirr...bunun big bangla bağlantısını nasıl mı kurdum..ben kurmadım istediğin kitabı oku bing bang ile alakalı 1929 yılında edwin hubblenin yıldızlardaki kırmızıya kayma (doppler kayması) einstinin formullerinden yola çıkarak bir şeye işaret eder o da evrenin genişlemesi..evrenin genişlemesi ise big bangın temel dayanağıdır..çünkü genişleyen bir evrende yaşıyorsak zamanı geri sardığımızda en başında tek bir noktadan itibaren her şeyin başladığını kabul etmek durumundayız..demek ki evrenin genişlemesini ben değil zamanında dev teleskopla gökyüzüne bakarak kanıtlamış olan edwin hubble amcam yapmışş..zamanım olmadığı için digerlerine cevap veremiyorum..ona da başka zaman geleceğim..bu ateistler önceden bilgili olurlardı..şimdi okumak da yok..
|

04-11-2010, 14:09
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 04 Nov 2010
Mesajlar: 57
|
|
kardeşlerim arapça biliyosanız konuşalım ama türkçe meallerden yola çıkarak bu bilgilere ulaşırsanız ona bi şey diyemem..önce arapçayı öğrenin sonra ahkam kesin..zaten bu ülkede herkes ilahiyat profesörü..ne ara öğrendiniz arapçayı ankamadım ki...sadece zatiyat süresini anlayıp geçicem çünkü insanın imana kalbi kapalıysa ona yapacak bi şey yoktur..
zariyat süresi 47..
Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
İmam İskender Ali Mihr :Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.Diyanet İşleri:Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.Abdulbaki Gölpınarlı:Ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter.Adem Uğur:Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.Ahmed Hulusi:Semâya (Evren'e ve de beyin kapasitesine) gelince, onu elimizle bina ettik ve muhakkak ki biz genişleticileriz (boyutsal oluşumlarla - varlıklarla - idrakını genişletmek suretiyle, beyindeki kullanılır alanın genişlemesiyle)!Ali Bulaç:Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.Ali Fikri Yavuz  Bir de semaya bakın), biz onu kuvvetle bina ettik. Muhakkak ki biz, büyük kudrete sahibiz.Bekir Sadak:Gogu, gucumuzle Biz kurduk; suphesiz biz onu genisleticiyiz.Celal Yıldırım:Göğü de kudretimizle yapıp kurduk. Şüphesiz ki biz, hep genişleticileriz.Diyanet İşleri (eski):Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.Diyanet Vakfi:Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.Edip Yüksel:Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.Elmalılı Hamdi Yazır:Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikizElmalılı (sadeleştirilmiş):Bir de göğe bakın! Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz.Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.Fizilal-il Kuran:Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.Gültekin Onan:Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişleticiyiz.Hasan Basri Çantay:Biz göğü kuvvetle bina etdik. Çünkü biz muhakkak ve mutlak bir (vüs'at ve) kudrete mâlikizdir. İbni Kesir:Göğü gücümüzle Biz kurduk. Ve muhakkak ki Biz, genişleticiyiz.Muhammed Esed:Evreni (yaratıcı) güc(ümüz) ile inşa eden Biziz; ve şüphesiz Biziz onu istikrarlı bir şekilde genişleten.Ömer Nasuhi Bilmen  45-47) Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar. Nûh kavmini de evvelce (helâk ettik). Şüphe yok ki, onlar fâsıklar olan bir kavim olmuşlardı. Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz.Ömer Öngüt:Göğü kendi ellerimizle biz bina ettik ve biz onu elbette genişleticiyiz.Şaban Piriş:Göğü ellerimizle bina ettik. Çünkü biz, çok güçlüyüz.Suat Yıldırım:Göğü Biz çok sağlam bir şekilde bina ettik, onu genişleten Biziz. Çünkü Biz geniş kudret ve hakimiyet sahibiyiz.Süleyman Ateş:Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz (kudretimiz geniştir, göğü öyle genişleten biziz).Tefhim-ul Kuran:Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişletici olanlarız.Ümit Şimşek:Göğü elimizle Biz bina ettik ve Biz genişleticiyiz.Yaşar Nuri Öztürk:Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.
gordüğün gibi ayette anlam genişleme olarak verilmiş..zaten sürenin sonundaki "müsiune" arapçada genişleme, genişletici olan manasına gelirr...bunun big bangla bağlantısını nasıl mı kurdum..ben kurmadım istediğin kitabı oku bing bang ile alakalı 1929 yılında edwin hubblenin yıldızlardaki kırmızıya kayma (doppler kayması) einstinin formullerinden yola çıkarak bir şeye işaret eder o da evrenin genişlemesi..evrenin genişlemesi ise big bangın temel dayanağıdır..çünkü genişleyen bir evrende yaşıyorsak zamanı geri sardığımızda en başında tek bir noktadan itibaren her şeyin başladığını kabul etmek durumundayız..demek ki evrenin genişlemesini ben değil zamanında dev teleskopla gökyüzüne bakarak kanıtlamış olan edwin hubble amcam yapmışş..zamanım olmadığı için digerlerine cevap veremiyorum..ona da başka zaman geleceğim..bu ateistler önceden bilgili olurlardı..şimdi okumak da yok..
|

04-11-2010, 14:12
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 04 Nov 2010
Mesajlar: 57
|
|
diğer bir arkadaşım da atmosfer tabakası 7 değil demiş ben de ona 7 manasına gelen sözcüğün aynı zamanda çok anlamıa da geldiğini ifade edeyim..kuranda çelişki olmaz..
|

04-11-2010, 14:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Aug 2010
Mesajlar: 742
|
|
rizeli,
şu zariyat suresindeki sözde ayete genişletici anlamı ne zamandan beri verilmeye başladı acaba.
sakın edwin hubble amcanın teleskobundan sonra olmasın.
ne hikmetse, söz konusu sözde ayete daha önce kudretimiz geniştir anlamı verenler, amcanın teleskobundan sonra birden göğün genişlediği anlamını vermeyi tercih eder olmuşlar.
kuranda çelişki olmazmı hiç.
bini bir para.
inanıyorsun ! çünkü; saçma..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:36 .
|