Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-11-2010, 03:57
Jdarc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jdarc Jdarc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Sep 2010
Mesajlar: 200
Standart Aktarmadaki Tuhaflık/Üçüncü Şahıslar/Arapların Tutumu ve Kur'an

Anlatıldığı üzere vahiyler bir kişinin soru sorması, Muhammed'in gözlemleri ve Muhammed'in başından geçen olaylar vasıtasıyla vuku buluyor.

Bir adamın meydanın ortasına çıkıp da " Oku, yaratan rabbinin adıyla oku..." dediğini düşünün. Tuhaf bir aktarma durumu var. Ya da daha önceki kavimlerin öyküsünün önce Muhammed'e Cebrail tarafından anlatıldığını, daha sonra Muhammed'in Allah'ın ağzından anlattığını tasavvur edin. " Biz onları helâk ettik..."

Oturup da bir kitabı yazıyor olsanız, bu öykülerin birinci tekil kişi (kimi zaman birinci çoğul şahıs) ağzından aktarılmasını tuhaf bulmazsınız. Ama kur'anda gördüğümüz gibi güya Tanrı konuşuyor.
Cebrail Allah ağzından Muhammed'e; Muhammed Allah ağzından insanlara anlatıyor.
Bu aktarmalar durumuna kesinlikle kafam basmıyor. Öyküleri geçtiğimizde yaratılış destanı ya da sözde bilimsel ayetler ile karşılaşıyoruz. Muhammed bunları insanlara ne şekilde, kaçıncı şahıs ağzı ile ve neden aktardı ki bu insanlar madem bunları bilmiyor, ne gerek vardı?
Müslümanların sesini işitebiliyorum: "Kur'anın evrenselliği ve tüm zamanlara yayılmışlığını, 1400 sene önce bu bilgileri vererek çağımızın insanını inandırmak için bu ayetlerin söylenmesi vuku bulmuştur"
Muhammed'in bu tarz ayetleri (Allah'ın ağzından, muhtemelen kendinden geçmiş bir şekilde!) insanlara aktardığını düşündüğümüzde, gözümüzün önüne şaşkın ve " Peygamber ne demek istedi?" diyen insanlar geliyor olması olanaklı.
Ya da bu insanların bu şaşkın hale düşmemesi için, daha önceden bilinen bilgilerin onaylanıyor olması gerekti, diye düşünüyorum.

Bütün bu anlattıklarımı tek bir çerçeve içine yerleştirecek olursam, orjinal kur'anın derlenmek üzere başka kişilerin eline geçtiğinde değiştirildiğini ya da diğer kutsal kitaplardan alıntılar ve sözde bilimsel bilgiler eklendiğini düşünüyorum.

Hadislere gelelim. Muhammed'in cinsel hayatına ilişkin bilgileri bile yansıtan hadislerde neden Muhammed'in kur'anın nasıl yazılması gerektiği, bu vahiylerin nasıl aktarılması gerektiğini söylediğine ilişkin bir şeyler bulamıyoruz? (Varsa da ben bilmiyorum, bağışlayın. İddia olmasın)

Kur'anı kitap haline getirenler neden Allah'ın ağzından anlatmanın doğru olduğunu düşündü Muhammed'den bu yönde bir bilgi verilmemişken?

Olur olmaz, insanın aklına şu geliyor...
Bu kitap yazılırken yalnızca aktarma yapılmayıp üzerine de düşünülmüş ve tamamlanmıştır.
Muhammed'in uydurmasına başka kişiler de dahil olmuş gibi görünüyor.

Bunlar benim düşünce ve çıkarımlarım. Bunun yanı sıra sizlere sorum şudur:
1) Allah-Cebrail-Muhammed-Kitaplaştırma doğrultusundaki aktarmada bir tuhaflık yok mu?
2)Sözde Allah'ın söylediğini aktaran Muhammed Yaratılış destanını, öyküleri ve sözde bilimsel ayetleri ne durumda, neden Allah'ın ağzından anlatmıştır?
3)Kur'ana Muhammed dışında da eller ve kafalar değmiş midir?
4)İrdeleyelim biraz daha. Bilimsel ayetler ve Allah ağzından birebir anlatılan masallar karşısında insanlar ne gibi durumlara düşmüştür? (Karşınızda, kendinden geçmiş, uzun uzun 'ben onu helak ettim' diye konuşan bir adam hayal edin.)

Sevgiler~


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-11-2010, 08:59
Voltaire Darwin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Voltaire Darwin Voltaire Darwin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 May 2010
Mesajlar: 390
Standart

Sayın Jdarc ,

İzninizle ben farklı bir şeyden bahsedeceğim ama alakalı sayılır.Benim bu aktarımlarla ilgili şu tip şeyler çok ilgincime gidiyor :

Yûsuf 17
(Mekkî 53)Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusufu eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.
Yûsuf 19
(Mekkî 53)Bir kervan geldi ve sucularını (kuyuya) gönderdiler, o da (gidip) kovasını saldı, (Yusufu görünce) "Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu bir ticaret malı olarak sakladılar. Allah onların yaptıklarını çok iyi bilir
Yûsuf 29
(Mekkî 53)"Ey Yusuf! Sen bundan (olanları söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun" Yûsuf 30
(Mekkî 53)Şehirdeki bazı kadınlar dediler ki: Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş; Yusufun sevdası onun kalbine işlemiş! Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz.
Yûsuf 31
(Mekkî 53)Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusufa): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil... Bu ancak üstün bir melektir!
Yûsuf 33
(Mekkî 53)(Yusuf Rabbim! Bana zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir! Eğer onların hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve cahillerden olurum! dedi.
Yûsuf 37
(Mekkî 53)(Yusuf) dedi ki: Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben Allah'a inanmayan bir kavmin dininden uzaklaştım. Onlar ahireti inkar edenlerin kendileridir.
Yûsuf 42
(Mekkî 53)Onlardan, kurtulacağını bildiği kimseye dedi ki: Beni efendinin yanında an, (umulur ki beni çıkarır). Fakat şeytan ona, efendisine anmayı unutturdu. Dolayısıyla (Yusuf), birkaç sene daha zindanda kaldı.
Yûsuf 45
(Mekkî 53)(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusufu) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin. Yûsuf 46
(Mekkî 53)(Yusufun yanına gelerek dedi ki Ey Yusuf, ey doğru sözlü kişi! (Rüyada görülen) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek ile yedi yeşil başak ve diğerleri de kuru olan (başaklar) hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da doğruyu öğrenirler.
Yûsuf 47
(Mekkî 53)Yusuf dedi ki: Yedi sene adetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız.


Vs.. Vs..

Yahu, kainatı yaratan bir yüce yaratıcı birini seçiyor, ona sözler fısıldıyor melek aracılılığıyla. Buraya kadar hadi tamam dedik ...

Peki tüm evrenlere ve tüm zamanlara hitap ettiği söylenen bir kitap bu şekilde mi örnekler verir ?

Biraz arap kavminin 7. yüzyılda içinde bulunduğu ya da bilebileceği örneklerin, kavramların biraz olsun dışına çıkamaz mı?

Milletin , tarlasından tapanından, ellerinin kesilmesinden ziyade.. Biraz gelecekteki insanlara da mesaj veremez mi?

Kime hitap ediyor bu örneklerle? Tüm insanlığa mı? Yoksa 7. yüzyılda arap kabilelerinde bilinen hristiyan & yahudi söylentilerinden haberi olan bir topluma mı?

...

Yaşamı en değerli kılan yanı, bir sonu olduğunu ve bir tekrarı olmadığını bilmektir....

Konu Voltaire Darwin tarafından (25-11-2010 Saat 09:05 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 27-11-2010, 22:09
hackercesur hackercesur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 802
Standart

1) Allah-Cebrail-Muhammed-Kitaplaştırma doğrultusundaki aktarmada bir tuhaflık yok mu?
olmaz mı ? bazen biz diyor. Bazen ben diyor. Bazen de ki diyor. Bazen de fatiha suresindeki gibi birşey demiyor. Çok tuhaflıklar var gerçekten.

2)Sözde Allah'ın söylediğini aktaran Muhammed Yaratılış destanını, öyküleri ve sözde bilimsel ayetleri ne durumda, neden Allah'ın ağzından anlatmıştır?
Dönemin şartlarına göre insanları inandırmak için olabilir. Kendisi bilmiyormuşta allah ona bildiriyormuş gibi birşey.

3)Kur'ana Muhammed dışında da eller ve kafalar değmiş midir?
Elbette... Hatta forumda bunla ilgili konularda vardı. Kuranın degiştirildigine dair. Arama yapılırsa bulunabilir.

4)İrdeleyelim biraz daha. Bilimsel ayetler ve Allah ağzından birebir anlatılan masallar karşısında insanlar ne gibi durumlara düşmüştür?
Temel amaç insanları korkutmak. Ve büyük oranda başarılı da olmuş...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 28-11-2010, 00:14
Jdarc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jdarc Jdarc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Sep 2010
Mesajlar: 200
Standart

1 - FÂTİHA SÛRESİ

1.
Bismillahirrahmânirrahîm3
2,3,4.Hamd4, Âlemlerin Rabbi5, Rahmân6, Rahîm7, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur.
5.(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6,7.Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Bir müslüman iken okuduğum bu sûre göğsüme giren bir bıçak niteliği kazanmıştı. Sorgulamadan kur'an okumaya devam etmiştim.
Velhasıl, bir çok ayete baktığımızda eklenen: "De ki" ya da insanlara nasıl dua etmeleri gerektiğini söyleyen ayetlerdeki "... deyin" ifadesinin burada olmaması oldukça ilgi çeken bir nokta.

Gerçekten bunları söyleyen Allah mı?
Kendine mi dua ediyor?
Hatadan muaf Allah neden burada hata yapmış gibi görünüyor?

Neden Muhammed'e bu kez "De ki" demedi? Neden bu kez mealciler "De ki" eklemedi?
Bu sure her anlamda bildiğimiz bir dua.

Ki şahısların ayetlerde değişmesinin ilk örneği de bu değil.


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tebbet Suresindeki Tuhaflık Deistic Thought İslam 179 21-05-2015 23:05
Diğer Alvın Toffler - Üçüncü Dalga ensalzar Kitapkurdu 5 01-07-2010 00:01
TimsahIn Üçüncü Çalışması dilaver Video Çalışmaları 1 09-06-2008 03:23
UKKTH üzerine Komünistler'in tutumu.. Subat Politika 128 18-11-2007 17:25
İslamiyet Arapların çok tanrılı dinlerinin bir devamı mıdır? İslam 3 04-07-2006 12:21

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:30 .