Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-12-2010, 01:23
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart Liberal 'Sol'un AKP Çıkmazı

''Sevgili liberal solcu arkadaşlar''(!), size samimiyetle yanıtlamanızı istediğim bir sorum var: Bir grup öğrencinin hak talebine bile tahammül edemeyip, 30 sene öncesinin ''68 gençliği'' korkusuyla ve büyük bir kinle polisi onlara saldırtan, anne karnındaki bebeği bile tekmeleten, sonra da ''Polis görevini yapıyor!'' diyerek gençleri suçlayan bir hükümeti ve başbakanı yıllardır 'demokrat' ve 'özgürlükçü' olarak bizlere pazarladığınız için birazcık bile olsa utanç duyuyor musunuz?

Peki hüzün var mı? Kolay değil, onca emekle demokrat cilası attığınız parti bir öğrenci eylemi sonrasında gerçekte ne mal olduğunu gözler önüne seriverdi. Öğrenciler adeta ''Kral çıplak!'' dedi. Siz ise krala olmayan demokrasi elbiseleri giydiren sahtekar terziler durumuna düştünüz. Tüm ülke günlerdir öğrencilere olan bu saldırıyı konuşuyor ama siz duyamıyorsunuz. Çünkü yapacak bir açıklamanız, durumu kıvıracak mecaliniz, kitabına uyduracak yüzünüz yok.

Yazık... Aynaya bakabiliyor musunuz?
Peki doğmamış bebeği öldürülen o kızı hiç düşünüyor musunuz?
Ya karakola sağlam sokulup işkence edilerek bırakılan genci?
Ya yakın mesafeden yüzüne kaz sıkılan gençleri?
Ya kasıklarına tekme atılan genç kadınları?
Vicdanınız rahat mı?
Vicdanınız var mı ki?
Bizi referandumda evet demeye çağırdığınız hükümetin demokrasisi bu muydu?

Ya sizin solculuğunuza ne demeli? Solun, hak mücadelelerinin, işçi ve öğrenci hareketlerinin yokluğu üzerine bina edilmiş, kendi kırmızı çizgileri solun marjinalize edilip ezilmesine dayanan bir garip 'demokrasiyi' güya solculuk adına savunuyordunuz. Oysa bakın, en küçük bir sol eylemde bile, sizin demokratikleştiğini söylediğiniz ceberrut devletin cilası döküldü, içinden faşizmin karası çıktı. Bu bir değil, iki değil. Eski 1 Mayıslarda da görmüştük bunu, Tekel direnişinin maruz kaldığı zulümde de gördük, her eylemde gördük. Ceberrut devletin baskıcı zihniyetini hapse tıkılmış faşist eskilerinden ibaret sanırken başbakanda ve onun polisinde de görüverdiniz. Hala bunların demokrat olduğunu düşünüyor musunuz? Hala düzen içi bir demokratikleşme tasavvur edebiliyor musunuz? Hala demokrasinin devrimle bağını kuramıyor musunuz?

Peki ya utanç var mı, utanç?
Utanmanız varsa hala, sizin için ümit de var demektir herşeye rağmen.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-12-2010, 01:40
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger arkadaslar;

MADDE 26 - İFADE HÜRRİYETİ
İfade hürriyeti
Madde 26- (1) Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hürriyetine sahiptir. Bu hürriyet, resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir alma ya da verme serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

(2) Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
(3) Bu hak ve hürriyetlerin kullanılması; millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel sağlığın, genel ahlâkın, başkalarının şöhret veya haklarının, özel veya aile hayatının korunması, suçların önlenmesi, devlet sırrı olarak usûlünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının sağlanması, savaş kışkırtıcılığının engellenmesi, her türlü ayrımcılık, düşmanlık veya kin ve nefret savunuculuğunun önlenmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. -Alinti-

MADDE 31 - TOPLANTI, GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞ DÜZENLEME HÜRRİYETİ
Toplantı, gösteri ve yürüyüş düzenleme hürriyeti
Madde 31- (1) Herkes, önceden izin almadan, silâhsız ve saldırısız toplantı, gösteri ve yürüyüş düzenleme hürriyetine sahiptir.
(2) Toplantı, gösteri ve yürüyüş hürriyeti, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel sağlığın, genel ahlâkın, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. -Alinti-

Fazla soze gerek yok. Kendi Anayasasi'na kendi sivil diktatorlugu ile uymayan bir iktidarin ne oldugu onceden belliydi.

Derler ya "Persembe'nin gelisi Carsamba da bellidir" diye.

Ayrica, siradan bir beyni olanlarin; universite de bilim okuyan genclige "beyinsizler" demesi de, kendinden bahsetmesi anlamini tasir.

Bu arada bunca ekonomik s1k1nt1da, harcanan yumurtalara da "yazik oldu."

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-12-2010, 00:51
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

Bu yazım, Red Dergisinin web sitesinde de yayınlandı.

http://www.red.web.tr/site/haber_detay.asp?haberID=512
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-12-2010, 21:23
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

DSİP denen parti önüne gelen sosyalist partiya nasyonel yaftası vuran "yetmez ama evetçi" kesim

Destekçisi olduğu 10 ya yakın etkinlikte bu haberi ırkçılık olarak vermiş.Ne diyim yazık yani.Bir çok etkinlik ve yayın programı bir kişiden çıkan söze bakıyor.Üstelik kendilerine sol, sosyalist ve devrimci adı takıyorlar.Ne güzel.

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-12-2010, 22:59
Cem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cem Cem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2004
Mesajlar: 2.478

Başarı Ödülü Başarı Ödülü Başarı Ödülü Onur Üyeliği 

Standart

"Liberal sol"u Özgürlükçü Sol olarak adlandırmak daha doğru olabilir. "Liberal" sol olarak adlandırmada yapılan ısrarın nedeni özellikle ekonomik liberalizmin getirdiği eşitsizliğin olumsuz imajını yansıtmaya çalışmak olabilir.

Sol özünde özgürlükçüdür. Özgürlükçülüğün zıttı otoritarizm. Otoriter/totaliter sol denince Leninizm, Stalinizm, Maoizm gibi akımlar akla geliyor. Zaten özgürlükçü sola en büyük saldırılar oradan geliyor. Solun içindeki militarizm sağ militarist kültürden ithal edilmiştir.


Sosyalizmi salt ekonomik eşitliğe dayanan bir rejime indirgememek gerekiyor. Toplumun her alanda demokratikleşmesi, özgürleşmesi sosyalizmin ayrılmaz bileşeni.

80 yıldan fazla bir süre ülkemizde baskıcı ve kanlı bir rejimin sahibi olan militarist milliyetçi rejime karşı özgürlükçü demokratlar AKP'ye destek verdiler. Ben de verdim. Bu durum çok tehlikeli olan güçlere karşı daha az tehlikeli olan güçlere verilen taktik destek idi. Şöyle bir benzetme de yapabilirim:

SSCB, Hitlere karşı ABD ve İngiltere ile ittifaka girerek aynı cephede mücadele verdi. Doğru olan da bu idi. "ABD en büyük emperyalistlerden biri idi neden onunla ittifaka girdin?" denilemezdi. Benzer şekilde demokrasiyi defalarca sekteye uğratan, binlerce muhalifi hapislerde çürüten hatta faili "meçhul" şekilde ödlüren militarist milliyetçi güçleri devletin içinde yuvalandıkları alandan tasfiye etmek için AKP'nin girişimleri tarihi bir fırsattı.

Bu tarihi fırsatı kaçıran bazı sol kesimler hemen çoğu zaman olduğu gibi Türkiye toplumun evrimsel sürecinde gene dışarıda kaldı, dışarıdan seyretmekle kaldı. Durumu "kayıkçı kavgası" gibi basit bir düzeyde algıladı.

AKP'den sol demokrat bir tavır beklenemez. Son polis saldırılarında olanlar eleştirilmelidir ve zaten eleştirilmiştir.

Milliyetçi militarist güçler karşısında AKP'yi desteklemek, anti-demokratik girişimlerinde ise AKP nin karşısında olmak gerekiyor. Özetle AKP nin yanında olmak veya karşısında olmak gibi net saflar yok. Güçler dengesine ve konjoktüre göre safların belirlenmesi gerekiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13-12-2010, 23:15
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger cem;

Bahsetmis oldugun icerik ve anlam, zaten; pragmatizmdir. Yani liberal gorusun temel tasidir. Turkce'de bunun ile ilgili iki atasozu vardir.

"Kopruyu gecene kadar, ayiya dayi demek" ve

Denize dusen, yilana sarilir" Iyi guzel de, Kurtulus savasi donemindeki, Kemal Bey'in "sucu" neydi?

Ustelik te, ayni pragmatizmi uygulamisken. Demekki, yararciligin da (pragmatizm) saflari varmis, yani liberalizm toplumdan, onlarin hak ve ozgurluklerinden yana degil; bir tarafin hak ve ozgurluklerinden yanaymis. Zaten politika da, taraf amacli arac kullanimi degil mi?

Ben hala bir, insan ve insanlik goremiyorum, sen goruyor musun? Bu da pragmatizmin, liberallik istedigi tarafin demokrasisini, ayni tarafin liberalizmini istemeyen tarafa karsi diktator yapiyor?

Bu temelde, fasizmin, her turlu terorun, anarsizmin ve iktidar pesinde kosan her turlu ideolojinin kendi diktatorlugunu (sivil ya da askeri) kurmak icin, kendie liberal olmasi gerekmiyor mu?

Zaten TC tarihinde de bugune kadar olan bu degil mi?, once laik gorunumlu liberallik, simdi de islam gorunumlu liberallik, ben bir fark goremiyorum, ya sen?

"Yasasin, taraf diktatorlugunun tanidigi demokratik haklar ve ozgurlukler" slogani, her turlu pragmatik temelli, liberalizmin ana siari ve soylevi olsa gerek. Buradaki "taraf" tarafi sececek olanin yararciligi temelindedir. Islam, laik, cumhuriyet, proletarya v.s. olmus fark etmez.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14-12-2010, 01:10
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

Liberal sol ile liberter sol('özgürlükçü sol' da denir) birbirinden farklıdır. Liberter sol, herşeyden evvel sosyalizmdir. Liberal sol ise liberalizm anlayışına dahildir. Aslında basbaya liberalizmdir.

Kuşkusuz özgürlük vurgusu sosyalizmin olmazsa olmazıdır. Hatta bir numaralı argümanıdır. Ama marksist özgürlük anlayışı ile liberal özgürlükçülük birbirinden farklıdır. Liberaller özgürlüğü olumsuzluk üzerinden tanımlarlar. ''Birinin özgürlüğü, bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.'' derler örneğin. Yaptıkları en yaygın tanım budur. Ama bu anlayışta özgürlük zaten hazırda varolan bir olanak gibi ve tümüyle bireysel bazda ele alınmaktadır. Marksizmde ise özgürlük, bireyin kendini gerçekleştirebilmesinde olumlu yöndeki artıştır. Özgürlük, zorunluluklar dünyasından çıkma sürecinde elde edilir. Koşullarla sürekli mücadele ederek, dönüştürerek, ilişkilenerek kazanılan birşeydir özgürlük. Marksizmde özgürlük, başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde bitmez; aksine, başkalarının özgürlüğüyle ilişkiye girer ve çoğalır. Marksizmde bireysel özgürlükler birbiriyle çatışmaz, birbirini tamamlar. Özgürlük, zaten hazır olan, sadece başkalarının haklarına saygı duyuvermekle gerçekleşecek birşey değildir. Özgürlük, insanın kendini gerçekleştirmesini önleyen herşeyden kurtulmanın sürecidir. Yabancılaşmadan çıkıştır. Bu noktada marksist özgürlük, tanımı gereği, devrimci mücadeleyle sıkı sıkıya bağlıdır.

AKP iktidarı da ondan önceki asker temelli iktidar da marksist anlamda bir özgürlüğe, yani insanın kendi varoluş ve eyleyiş gücünü geliştirmesi, kendini gerçekleştirebilme koşullarının gelişmesine olanak sunmuyor. Dolayısıyla taktiksel açıdan doğru tutum, bunlardan birine yedeklenip ''evet'' demek değil, ikisine de hayır diyerek kendi yolunu çizmek idi.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-12-2010, 04:49
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

Aslında bu başlığa yazmak istememiştim, ama 'Negatif/Pozitif Özgürlük' ayrımını görünce fikrimi belirtmek istedim.

Bunun dışında başlıktaki konuya bakarsak; İlkokula giden bir çocuk bile bilir ki; Bir insan, başka bir insanın X konuda yaptığı bir şeyi önemli bulup, onu bu konuda desteklediğini açıkladığında; bu durum aynı insanın Y konusunda yaptığı şeyi de destekleyeceği anlamına gelmez.

Mesela yukarıdaki anlatıma uygun bir örnek vermem gerekirse; Bir insan çevreci ve hayvansever olabilir.. Çevrenin kirlenmesi konusunda duyarlı davranıp, güzelim tarihi mekanlarda çevreyi kirletecek derecede şirket faaliyetlerine yönelik eylemlerde bulunabilir.. Hepimiz de bu önemli insanı desteklediğimize yönelik bir bildiri yayınlayabiliriz.. Ama bir kaç ay sonra bu kişinin, bir insanın haklarını istismar ettiğini öğrendiğimizde, burada suçlu biz mi oluruz?.. Veya bu istismardan önce yaptığı olumlu katkılar, bu istismardan sonra 'yanlış' mı olacaklar?

Bu örnekte bizim alacağımız tavır, doğru harekete 'doğru'; yanlış harekete de 'yanlış' diyebilmektir.. Bu yapılıyorsa, sorun da yok demektir.

Neyse.. Hiç birimiz ilkokulda değiliz.. Hiç kimseye 'Mantık' dersi de verecek değiliz.. Bu yüzden birilerinin aşağıdaki klavuzu okumasında yarar var;

http://www.safsatakilavuzu.com/

Ve tabii burada olumlu ve olumsuz katkıların derecesi de önemlidir.. Bu yüzden bugün 'demokrat' kesim, 'Demokrasi teorisine' en çok zarar veren şeyin asker ve yargı vesayeti olduğunu bildiğinden, ve daha önce hiçbir iktidar tarafından bunun üstüne gidilmediğini düşündüğümüzde; bugün bir kaç anti-demokratik hareket, o kadar da göze batmamaktadır.. Tabii ki eleştirilmekte, doğru olan söylenmekte ama destek anlamında tavır değişmemektedir.. Bu da o kişinin kendi düşüncesidir.. Kendi adıma saygı duyarım.

'Özgürlükler' konusuna gelirsek; Kavramlara farklı tanımlar yüklemenin hiç kimseye yararı olduğunu sanmıyorum.. 'Negatif/Pozitif özgürlük' tanımları, en basit halleriyle sözlükte yazıyor.. Yok efendim, 'Özgürlüklükler birbirleriyle ilişkiye girerler', 'İnsanlar kendilerini gerçekleştirirler', 'Bu sayede özgürlükler çatışmaz, uzlaşır' vs.. bunlar boş laflar.

Madem 'farklı' bir görüşü savunuyorsun, o zaman bunu 'Liberal Özgürlük' tanımlarıyla yapmayacaksın.. Bu iki farklı özgürlük tanımı Liberal teoriye aittir.. Ve her ikisi de en ince detayına kadar tanımlanmıştır.

Şimdi bu iki özgürlük tanımını açıklama gereği duymuyorum.. Ama şu bilinsin ki, 'Liberal sol' olarak adlandırılan kesim, Avrupa'daki 'NeoLiberalizm'in temsilcileri değildir.. Klasik iktisat öğretisinin izinde değillerdir.. Bunun yerine siyasi alanda 'Sosyal Liberal' olarak tanımlanmakla beraber, ekonomi alanında temsilcileri Keynesyenizm'den, 'Refah ekonomistleri'ne kadar geniş bir yelpazede yer alırlar.. Ve 'Liberal sağ' olarak bilinen 'Neoliberal'lerin aksine, 'sadece' negatif özgürlükleri değil, pozitif özgürlükleri de kabul ederler.

En basitinden 'Liberal sol'un özgürlük etiği ve iktisat yaklaşımını öğrenmek için, Ahmet İnsel'in 'Amartya Sen'in konuya yaklaşımını özetlediği aşağıdaki yazısı okunabilir;

http://webcache.googleusercontent.co...ient=firefox-a

Konu Sangre tarafından (14-12-2010 Saat 04:56 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14-12-2010, 12:12
axial
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Sayın sangre zaten her konuya nedense bu konuya aslında yazmıcaktım ama yaram var gocunuyorum şeklinde yazmaya devam ediyorsunuz anlaşılan. Buralarda olmayalı değişen pek bir şey olmamış.

Arkadaşn biri de liberal sola özgürlükçü sol dememizi istemiş. Peki öyle diyelim bu durumda akpyi destekleyen özgürlükçü arkadaşlar akpyi özgürlükçü mü buluyorlar merak ediyorum doğrusu.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14-12-2010, 12:19
TurkceRap TurkceRap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
Standart

Liberal Sözcüğü ile sağ veya sol kavramlarının yanyana getirilmesini pek anlamlı bulmasam da, Kendi adıma 1. Akp dönemi hariç, hiçbir şekilde akp ile ilgili olumlu düşünmedim.

Tabi doğru yapılan birşey varsa bunu desteklemek haricinde.

Bana göre de akp devletteki zihniyetin kendi konumunu korumak adına gösterdiği farklı yüzünden başka birşey değildir, Önceden Militarist/Kemalist Statükoydu, şimdi sivil statüko, değişen birşey yok...

Tabi bunun artı ve eksileri başka bir başlığın konusudur.

Yumurta atmanın bu kadar büyütülmesi gereken bir konu olmadığını düşünmekle beraber, Bunu bile malzeme yapıp, Öğrencilere Terörist muamelesi yapanları ise ayrıca kınıyorum.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yeni Global Değerler; Liberal Ekonomik Düzen (3) Sangre Politika 10 03-04-2017 19:15
Adem'in Çıkmazı dilaver İslam 4 27-05-2012 06:50
Liberal Ezberleri Bozmak Jolly Jocker Politika 21 01-11-2010 12:21
Iki Farkli Ozgur Algisi: Liberal ve Free evrensel-insan Politika 11 06-09-2010 01:33
Kriz ve Yeni Liberal Politika’lar güneşinzaptıyakın Politika 0 15-10-2009 17:37

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:04 .