Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-12-2010, 18:34
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart Roni Margulies: “Seksen yıl sonra nihayet Kemalizm ve Sol ayrılıyor”

Margulies günümüz siyasetine ilişkin güzel tespitlerde bulunmuş.. Okunmalı.

--

Agos, İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi'nin düzenlediği 'Çok Kültürlülük Perspektifinde Barışın Dilini Kurmak' başlıklı panelde Halkevleri ve ÖDP üyesi bir grubun boyalı ve yumurtalı saldırısına uğrayan Taraf yazarı ve DSİP üyesi Roni Margulies'le Türkiye solu içerisinde yaşanan ayrışmayı konuştu.

- Hafta sonu yine size bir saldırı oldu, neler yaşandı?

Roni Margulies:Çanakkale'de İnsan Hakları Derneği'nin İnsan Hakları Haftası vesilesiyle yaptığı toplantıda dört konuşmacıdan biri bendim. Toplantıya daha başlarken sabote etmeye başladılar. Biri bağırdı, biri sahneye çıktı, üzerimize boya attı, bir diğeri yumurta atmaya başladı. Beş on kişilik bir gruptu ve salonun farklı yerlerinde oturuyorlardı, organize bir şekilde hareket ediyorlardı. Bunlar saldırınca normal olarak diğer dinleyiciler tarafından salondan atıldılar. Tabii böyle bir olay olduktan sonra toplantının havası değişiyor; anlatılanlar, atmosfer her şey başka bir şeye dönüşüyor. Üstelik bu çapulcu sürüsü, çıkıp bir de basın açıklaması yaptı, "bize linç girişiminde bulunuldu" diye. Ben en çok buna bayılıyorum işte. Çünkü bunu her seferinde yapıyorlar ve sanıyorum bekledikleri, "Buyurun biz buradayız, bize yumurta atın, boya atın, toplantılarımızı sabote edin, biz de size teşekkür edelim" gibi bir şey ve biz bunu yapmayınca kendilerini müthiş bir haksızlığa uğramış hissediyorlar. Bu arada linç girişimi gibi bir şey olmadığının altını çizmek istiyorum, sadece kalabalık onları dışarı çıkarmaya çalıştı ve o sırada bir arbede yaşandı.

Ve bence işin püf noktası, solcu olduklarını iddia eden ÖDP ve Halkevlerinden bu grubun böyle bir toplantıyı sabote etmelerinin sosyalizmle bir alakası olup olmadığı. Orada yapılan, Diyarbakır'dan gelen bir Kürt siyasetçinin, bir Yunan'ın, bir Batı Trakyalının ve benim konuşmamın engellenmeye çalışılması. Konuşmaların içeriğine dair bir itiraz varsa, yapılacak şey, fikri bir müdahale ile işin esası kendilerince ne ise onu anlatmak olmalı, ama adamların niyeti böyle bir şey değil zaten. İşin vahameti bu zaten: Bu insanlar nasıl ve ne hakla kimin hangi toplantıda konuşacağını, hangi toplantının yapılıp yapılamayacağını belirleme cüretini kendilerinde bulabiliyor.

"Sol içinde esas yarılma 28 Şubat'ta oldu"

- Sizin bu insanlarla aranızdaki sorunun kaynağı ne? Mahir, Hüseyin ve Ulaş üzerine bir yazınız vardı ve orada aslında şu anda devrimci olduğunu iddia eden kimi örgütlerin Türkiye'nin en temel meseleleri üzerine söylem ya da çözüm geliştirmek yerine ucuz işler yaptıklarını söylüyordunuz. Öte taraftan İbrahim Kaypakkaya geleneği diye bir şey olmadığını, Kaypakkaya'nın böyle bir geleneği oluşturacak entelektüel altyapı, politik öngörüsünün olmadığından bahsediyordunuz. Bu yazının ardından sizin devrimcilere hakaret ettiğiniz iddia edildi...

Roni Margulies: Bir kere o yazı üç yıl önce yazıldı. Yazının ne anlatmaya çalıştığı, içeriğinde nelerin tartışıldığı gibi meselelere hiç girmiyorum. Bence ne dediği gayet açık olan bir yazıydı. Şimdi bu yazının bir şeylere vesile olduğu gibi bir iddia sadece bahane olabilir. Biz bu adamın yazdıklarını beğenmiyoruz, dolayısıyla konuşma ve toplantı yapma hakkını engelleyeceğiz gibi bir hak olamaz.

İşin esasına gelirsek, uzun bir zamandır toplumun bütününde olduğu gibi solda da bir yarılma yaşanıyor ve ipler geriliyor, hatta kopuyor. Bence bu yarılmada kritik eşik Erbakan hükümetinin iktidara gelmesiyle oluştu. Erbakan hükümeti ile birlikte solun karşısına ilk defa şöyle bir soru net olarak çıktı, "Meşru bir şekilde halk tarafından seçilen bir iktidar, genelkurmay ve devlet tarafından devrilmeye çalışılıyor ve biz sosyalistler burada kimden yanayız?" Ardından 28 Şubat gerçekleşti, yani hükümet tümüyle gayri meşru bir şekilde devrildi ve Türk solu sessiz kaldı. Yani sol, seçilmemiş, eli silahlı adamların seçilmiş meşru bir iktidarı yok etmelerini seslerini çıkarmadan kabul etti. O günden bugüne, yani 1997'den bu zamana dek bu sorun, solun önüne tekrar tekrar geldi. Mesela AKP'ye karşı Anayasa Mahkemesi'nin açtığı kapatma davası, mesela Ergenekon davası gibi dönemeçlerde Türk solu hep aynı tavrı gösterdi.

- Neden AKP'ye karşı açılan kapatma davasında Türk solunun aldığı tavır önemli bir gösterge de, DTP'ye karşı açılan kapatma davasında solun ne yaptığını konuşmuyoruz? Yani Türkiye solu Kürt meselesinde de aynı tavır içerisinde değil miydi? Askeri vesayet sorunu neden Kürt meselesinde bu kadar önemli bir konu olmuyor, üstelik de bilfiil Genelkurmay'ın operasyonları ve bir savaş hali varken?

Roni Margulies: Kürt sorununda Türk solunun geçmişi elbet parlak değil. Bugün tabii muhafazakâr bir parti dahi Kürt realitesini bir şekilde kabul etmişken bu mesele hakkında konuşmak biraz daha kolay. Bu meselede Türk solunu anlamak için esas veri, TKP'nin ana argüman hattıdır; "Kürt hareketi emperyalizmin maşasıdır ve Türkiye'yi bölmeye çalışmaktadır." Bunu normal koşullarda faşist bir parti söyler ve nitekim de söylüyor. Ama komünist partinin bunu söylemesi fecaat. Bugünkü TKP bir faşist parti argümanıyla konuşuyor, gerçi eski TKP'nin de bu meselede sicili pek parlak değildi ama bugün gelinen yer artık has milliyetçilik. Bir komünist, dünyaya "Aman vatan bölünmesin" kaygısıyla bakmaz, bakamaz. Marks, işçi sınıfının vatanı olmadığını söyler, bunlar adeta dalga geçiyorlar Marksizmle. Vatanın bütünlüğünü korumak devletin, egemen sınıfının işidir, bir komünistin işi olamaz. TKP bu konuda çok net; Türk solunun Kemalist olduğunun en net ifadesi TKP olduğu için ve Kürt sorunu da bunun görünür olduğu en net alan olduğu için bu kadar örnek yeter sanıyorum.

- Kemalist solun dışında kalan ve Kemalist sol tarafından 'sol liberal' olarak tanımlanan insanların ve Türkiye solunun yapıp ettikleri ya da yapmadıkları üzerine ne düşünüyorsunuz?

Roni Margulies: Şimdi bu liberal meselesi enteresan gerçekten. "Liberal", Türk solunun zannettiği gibi bir küfür değildir. Olumlu yanları da olan bir ideolojidir. Mesela Ahmet Altan liberaldir, gerçek anlamda iyi bir liberaldir. Ben komünistim. Dolayısıyla Kürt sorununa baktığımızda ben Altan'la aynı şeyleri düşünmüyorum. Altan, Kürtlerin eşit yurttaş olarak yaşaması gerektiğini düşünüyor ve savunuyor. Ben de bunu savunuyorum, fakat ben bundan daha fazlasını da savunuyorum; Kürtlerin gerekli gördüklerinde silahlı mücadele yürütmeye hakkı olduğunu da savunuyorum. Ben kendi adıma yazı yazmaya başladığım günden beri Kürt hareketinin yanında olmak gerektiğini, Kürtlerin ayrı devlet kurma haklarının olduğunu ifade ettim. Şimdi Ahmet Altan'ın da benim de aynı ideolojiden beslendiğimizi söylemek nasıl ciddiye alınır? Öte taraftan, Türk solu içerisinde Kürt meselesi ile uğraşan ve bunun için çok ciddi bedeller ödeyen pek çok insanın da hakkını yememek gerekir.

- Tekrar devletin yanında yer alan solcular meselesine geri dönersek...

Roni Margulies: Son 13 yılda askeri vesayetle derin devletin tartışmaya açıldığı pek çok konuda sol, halk ile devlet arasında taraf olmayı tercih etti ve tarafını da devletten yana koydu. Daha öncesinde Genelkurmay, derin devlet bu ülkeyi seksen yıldır yönetiyorlardı. Buna karşı bir mücadele olmamıştı. Belki bir anlamda 27 Mayıs darbesi bu bağlamda değerlendirilebilir. Türk solu, bu mesele karşısında her seferinde devletten yana olduğunu, sivil güçlerden ya da demokrasiden ya da halkın istediği hükümeti seçme hakkından yana olmadığını kanıtlamış oldu. Böyle bir solculuk olmaz, dünyanın hiçbir ülkesinde sol olduğunu iddia eden bir hareket ya da örgüt böyle davranmaz.

- Peki neden Türkiye'de sol böyle davranıyor?

Roni Margulies: Çünkü Türkiye'de solun çok geniş kesimleri sosyalist filan değil, Kemalist. Tanımlayıcı özellik sosyalizm veya Marksizm değil, Kemalizm. Bu tavrın zirve noktası ise 12 Eylül refarandumu oldu. Bu saldırılar bana bu süreçten önce de yapılıyordu, fakat refarandum sürecinde yaygınlık kazandı. Örneğin Osman Can, Adalet Ağaoğlu, Ferhat Kentel, Abdurrahman Dilipak, Nabi Yağcı'nın konuşmacı olduğu toplantıya saldırılması. Ben bunu çaresiz bir öfkenin sonucu olarak görüyorum.

"AKP muhafazakâr bir parti ve eşyanın tabiatı gereği bu partinin amacı devletle uğraşmak olamaz"

- Referandum sürecinde solun aldığı tavrın tamamen AKP karşıtlığı ve Kemalizm'den mi kaynaklandığını düşünüyorsunuz ve Kürtlerin tavrını nasıl okuyorsunuz?

Roni Margulies: Kürtler'in boykot tavrı solun Kemalizmi ya da AKP karşıtlığı ile aynı şey değil. Bu tavır referandum sürecinde Kürtlerin AKP ile bütün diyalog ve uzlaşma çabalarına rağmen, AKP'nin aymazlığından kaynaklanıyor. Bu noktada boykot tavrı bence çok doğru bir tutum. "Sen beni yok sayıyorsan, ben de bu referandumda yokum" demek bu. Diğer tarafta ise, bence eğer demokrasiye ve benim gibi sosyalizmin geniş kitlelerin kendi evrimi sonucu gerçekleşebileceğine inanıyorsak, halkın ilk defa askeri darbe sonucu hazırlanmış bir anayasayı kendi oyları sonucu delmeye çalışması çok önemliydi. Bu noktada, bunun yolunun AKP ya da CHP tarafından açılıyor olması ise hiç önemli değil. Elbette ki yapılan değişiklikler yeterli değildi, bu sebeple "Yetmez ama Evet" dedik zaten. Daha önce bazı hükümetler bazı değişiklikler yapmıştı ama bu kez halk kendi oylarıyla katılıyordu sürece.

- Referandumdan sonra ne değişti?

Roni Margulies: Hiçbir şey değişmedi, ama sorunuzun ima ettiği bir şey var: "AKP anayasa değişikliğini yapacak ve akabinde Türkiye'de hızla bir şeyler değişecek". Böyle bir şey yok. AKP'nin bu değişiklikleri hangi saiklerle yapmak istediği ya da bu çabasının gerçekten demokratikleşme manasını mı taşıdığı ya da AKP'nin bu konuda samimi olup olmadığı tali meseleler. Yok böyle bir şey tabii ki! Benim AKP'ye dair bir inancım ya da bir beklentim ya da samimiyet testine tabi tutacağım bir durum yok. Asıl bunu mevzu edenler AKP'ye güven besliyorlar ve bir şeyler değişmediğinde güven bunalımı yaşıyorlar. AKP muhafazakâr bir parti, ancak kendisi rahatsız olduğu zaman devlete dokunur, devlet kendisini sıkıştırdığı oranda devletin karşısında olur. Yoksa muhafazakâr bir partinin amacı devletle uğraşmak olamaz ki... Yani bu eşyanın tabiatına aykırı. Türkiye'nin gündemi ile bu insanların meseleleri çok ayrı. Gündem Kürt sorunu, askeri vesayet, Ergenekon... Sol bu meselelerin neresinde? Halka karşı devleti savunmak solun işi olabilir mi? Tek yol şirretleşmek oluyor bu durumda, kimsenin onları dinlemediği, söyleyecek sözlerinin olmadığı bir durumda şirretleşiyorlar sadece.

"Öğrenci eylemleriyle Adalet Hanım'a yumurta atmak aynı şey değil"

- Gerçekten kimse dinlemiyor mu bu tarif ettiğiniz solu? Öğrenci hareketi ile Kemalist solun flörtünü nasıl okumak gerekiyor peki?

Roni Margulies: Öğrenci ve gençlik hareketi doğası itibariyle otoriteye karşı, parlak eylemler yapmayı sever, yapanları sever ve bunun içinde yer almak ister.

- Bu dediğinizden başbakanın ifade ettiği gibi öğrencilerde bir çeşit akıl noksanlığı olduğunu mu anlamamız gerekiyor?

Roni Margulies: Bu, Başbakan'ın ne kadar muhafazakâr olduğunu, gerçek anlamda demokrat olmadığını gösteriyor. Geçen ay, İngiltere'de öğrenci hareketi ücretsiz okuma hakları için hükümet partisinin genel merkezini bastı ve polisle çatıştı. Meşru bir talep için son derece doğal ve doğası gereği bazen şiddete varan bir eylem yaptılar. Bu meşrudur. Polislerin bu çocuklara saldırmaları ise kabul edilemez bir durumdur. Dolmabahçe'deki gösteri de tıpkı böyle meşru bir gösteridir, polis üstlerine saldırdığında onların da kendilerini korumaya çalışmaları ve saldırmaları da gayet meşrudur. Fakat bununla İHD'nin düzenlediği bir toplantıya ya da referandumda ne yapılması gerektiğinin konuşulduğu bir toplantıya saldırmak, Adalet Hanım'a yumurta atmak aynı şey değildir. Bir toplantıyı engellemek ve meşru bir talep için çatışmak aynı şey değil.

"Kemalist, darbeci isimler sol ile birlikte zikredilmediği gün bu memlekete sosyalizm gelecek"

- Solun kendi içindeki çatışma halini nasıl görüyorsunuz? Bu çatışma Türkiye için hayırlı bir ayrışma mı yaratacak? Uzlaşma konusunda bir iyiniyet gösteriyor musunuz? Referandum sürecinde 'yetmez ama evet'çilerin sıklıkla kullandıkları, karşı cenahtakilerin akılsız olduğu, siyaset bilmediği, bir çeşit akıl tutulması yaşandığı ifadeleri ve sizin kullandığınız dilin gerçekten barış dili olduğunu söyleyebiliyor musunuz?

Roni Margulies: Ben bu süreçte sapla samanın ayrılmakta olduğunu düşünüyorum. Seksen yıl sonra nihayet Kemalizmle sol ayrılıyor ve bu çok hayırlı bir gelişme. Unutmayalım, koca bir kuşak solcu olduğu için Cumhuriyet gazetesi okudu, İlhan Selçuk'un solcu olduğuna inandı. Bu artık bitti! İlhan Selçuk, Kemalisttir, darbecidir ve devletten yanadır. Sosyalizm başka bir şeydir ve şimdi sapla saman ayrılıyor. Çünkü Türk solu uzunca bir süredir aslen sosyalist değil Kemalist olduğu için, bu halk kendisine eziyet eden devletin yanında hep solu gördü. Bu yüzden sol her zaman güdük kaldı. Evet, 12 Eylül tarihsel bir gerçek, ama Türk solunun esas zaafı 12 Eylül değil, Kemalist olması.

Ben bu süreçte uzlaşmacı bir dil kullanmıyorum, bilerek kullanmıyorum. Bu yarılma olumlu bir şey çünkü ve sonuna kadar götürülmeli. Ben sosyalist deyince bu halkın kafasında artık İlhan Selçuk, Doğu Perinçek, TKP gibi darbeci Kemalist isimlerin zikredilmediği gün gerçek sosyalizm bu memlekete gelecek diye düşünüyorum. O güne kadar ben uzlaşmayacağım. Çünkü ben Kemalist değilim. "Allah kahretsin niye ben oluyorum bu işin içinde"

Kişisel açıdan bunları yaşamak tabii ki sevimsiz, başka türlüsünü iddia etmek komik olur. Yolda giderken kıçını kollamak durumunda kalmak pek hoş bir duygu değil. Pek çok kişi bana Emniyet'ten koruma istemem gerektiğini söylüyor. Ama koruma istemem söz konusu bile olamaz. Ben 17 yaşımdan beri devrimciyim ve örgüt üyesiyim. Devirmeye çalıştığım devletten beni korumasını isteyemem, istemem. Beni ne kadar koruyacaksa kendi örgütüm koruyacak. Öte yandan, koruma çok anlamlı bir şey değil. Biliyoruz, birisini öldürmek istiyorsan öldürürsün. Bunları konuşuyor olmak bile rahatsız edici. Öte yandan ben hayatımı siyasi olarak yaşayan bir insanım, hayatımın merkez noktası, tayin edici noktası siyasettir, sosyalizmdir. Ben yaşadıklarıma siyaseten baktığımda bu adamların kendi kuyularını kazdığını düşünüyor ve seviniyorum. Çünkü bunların demokrasiye değer vermediğini, Stalinist ve Kemalist olduklarını biliyorum ve onların böyle yapması benim söylediklerimi kanıtlıyor. Ama tabii gece 3'te uyanıp da çok fazla siyaset düşünmediğiniz bir durumda "Allah kahretsin, niye ben oluyorum bu işin içinde" diye düşünmeden de edemiyor insan.

Söyleşi: Funda Tosun

Kaynak: Agos

http://www.marksist.org/haberler/265...-sol-ayriliyor

--

Ahmet İnsel de panele saldıranlar hakkında bir yazı yazdı.. Detaylar için okunabilir;

http://www.marksist.org/haberler/266...-sari-protesto
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-12-2010, 18:54
´ Just!ce ` ´ Just!ce ` isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Bulunduğu yer: Ö.H. nin yanından.
Mesajlar: 284
Standart

Sayın sangre sizinle fikirlerimiz örtüşmesede yazınızı okudum.
Roni Margulies'in anlattıkları çok uc , çok ulaşılmaz geliyo bana.Tabi söylediklerinin nerdeyse tamamını desteklemiyorum.1950 den bugüne kadar geçen zamanın neredeyse tamamında irticacılar yönetimde olduğu için "sosyalizm" in bu ülkeye gelmesine bi 100 sene daha var.Belki.

Yazının detayına girmek istemiyorum , girsekte manası olacağını sanmıyorum.Sadece fikrimi belirtmek istedim.

Saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-12-2010, 19:16
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

´ Just!ce `´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın sangre sizinle fikirlerimiz örtüşmesede yazınızı okudum.
Roni Margulies'in anlattıkları çok uc , çok ulaşılmaz geliyo bana.Tabi söylediklerinin nerdeyse tamamını desteklemiyorum.1950 den bugüne kadar geçen zamanın neredeyse tamamında irticacılar yönetimde olduğu için "sosyalizm" in bu ülkeye gelmesine bi 100 sene daha var.Belki.

Yazının detayına girmek istemiyorum , girsekte manası olacağını sanmıyorum.Sadece fikrimi belirtmek istedim.

Saygılarımla.
Margulies'in anlattıkları çok uç ve ulaşılamaz gelebilir.. Zamanında 'demokrasi' kavramı üzerine söylenenlere bakarsak, bunu rahatça görebiliriz.. Zamanının Aristokratları da, 'demokrasi' gibi bir sistemin istikrarlı ve sürdürülebilir bir sistem olmadığını savunuyorlardı geçmişte.. Ama sonuçta hayat değişimdir, ileride ne olacağını kimse bilemez.

Ben Sosyalist değilim.. Sosyalizm'in ne zaman geleceği konusunda da kimsenin fikri olamaz.. Kimse kahin değil sonuçta.. Burda önemli olan siyasi tespitlerdir bana göre.

Ayrıca Margulies 'sosyalist'ler ve 'liberal'ler arasındaki önemli bir farkı yazmış.. Onun söyledikleri aksine, ben de hak mücadelesinin şiddete dayalı olmaması gerektiğini savunuyorum.. Bu durum, örnek verdiği öğrenci eylemleri için de geçerli.. Bu mücadeleyi meşru bulmuyorum.. Kürt sorunu gibi bir hak arayışında 'Eşit yurttaşlık' ilkesini savunuyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-12-2010, 19:24
unbe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
unbe unbe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.440

Başarı Ödülü 

Standart

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca Margulies 'sosyalist'ler ve 'liberal'ler arasındaki önemli bir farkı yazmış.. Onun söyledikleri aksine, ben de hak mücadelesinin şiddete dayalı olmaması gerektiğini savunuyorum.. Bu durum, örnek verdiği öğrenci eylemleri için de geçerli.. Bu mücadeleyi meşru bulmuyorum.. Kürt sorunu gibi bir hak arayışında 'Eşit yurttaşlık' ilkesini savunuyorum.
hocam kürt kardeşlerimiz bizlerle aynı eşit haklara sahip değillermiki eşit yurttaşlık ilkesinden bahsediyorsunuz?

"Varsan,çarp!!!"
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-12-2010, 19:42
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

unbe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
hocam kürt kardeşlerimiz bizlerle aynı eşit haklara sahip değillermiki eşit yurttaşlık ilkesinden bahsediyorsunuz?
Amerika'yı yeniden keşfetmeye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.. Konuyla ilgili her başlıkta, Kürtlerin haklarından bahsediyorum.. Ama durmadan, 'Bunlar hangi haklar, hangi konuda kısıtlanıyorlar?' diye, günümüz siyasetiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, sanki başka bir ülkede yaşayan insanların bu tip sorularıyla karşılaşıyorum.

Bu tür sorulara durmadan aynı yanıtları vermem.. Zaten açtığım başlıklarda hangi haklar olduğunu açıkça belirtiyorum.

Bazı arkadaşlar, 'Konuları tartışırken neden yarıda bırakıyorsun' vs. diyorlar.. Konu buna dayanıyor.. Umarım bu iletiyi okurlar, aynı şeyleri tekrar tekrar getirmezler.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-12-2010, 20:58
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

Zaten her zaman tek suçlu kemalistlerdir. Soruyorumda burhan kuzuya yumurta atanlar sosyalist/solcu iken bunu başka bir yerde gerçekleştirip sırf ermeni oldugu için yumurta atanları ırkçı mı oluyor ? veya benzeri şeyler ? Biraz saçma buluyorum ben bu mantığı.

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-12-2010, 21:01
axial
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Sayın sangre Sol nedir kemalizm nedir bari bunları açıklayın ki birşeyler bildiğinizi düşünelim. Size göre chp sol bir parti ve Atatürkçü müydü mesela?
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-12-2010, 22:09
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

axial´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın sangre Sol nedir kemalizm nedir bari bunları açıklayın ki birşeyler bildiğinizi düşünelim. Size göre chp sol bir parti ve Atatürkçü müydü mesela?
Başka isteğin var mı paşam?.. Sana 'sol' nedir, 'kemalizm' nedir, uzun uzun bunları mı açıklayacağım şimdi?

Konu hakkında fikrin varsa yazarsın, eleştirecek bir nokta varsa eleştirirsin.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23-12-2010, 22:39
Astur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Astur Astur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jun 2009
Bulunduğu yer: Illuminati
Mesajlar: 1.429
Standart

Kürtlerin hakları ile ilgili bir soru sorulmuş. Kürtlerin ne kadar mı hakkı olmalı? Birleşik Krallık'ta yaşayan İskoçlar kadar olmalı mesela bence.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-12-2010, 23:10
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Roni elit bir insan Robert kolejde okuyor ve 1972 de Londra 'ya gidiyor yüksek öğretimini ve doktorasını İngiltere'de yapıyor , uzun yıllar orda yaşıyor ve o dönemlerde Türk solu içinde aktif bir çalışması yok.
Şimdi de gelmiş kafasına göre ahkam kesiyor.
Emperyalizmin yeni dünya politikalarının savunuculuğu adına aklınca ve aldığı eğitim gereği sol söylemlerde bulunuyor.
Kendini komünist olarak tanımlamış
Ya sen bi sosyalist ol öncede komünizmi düşünürsün nihai hedef olarak.
1980 darbesi ile büyük bir kıyıma ve yıkıma uğramış olan sol hareket doğru siyaset geliştirememiştir.
Sosyalistler siyaset ve çözüm geliştiremeyince bir kısmı 80 öncesi solun çok gerisinde gördükleri Atatürkçülüğü sahiplenmiş bir kısmıda küresel sermayenin kalemşörlüğüne soyunmuş liberal olmuş.
Kemalist olanlar sol değil ,liberal olanlar sol

Re mi fa yokmu?

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
“Yasaların Mükemmel Yalınlığı” hur-kus Dünya Dinleri 9 09-10-2010 01:09
“Dinsel Sahtekârlar” hur-kus Dünya Dinleri 2 12-07-2010 13:14
Seneca ve “Ahlaki mektuplar” Aynalı Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 1 14-06-2010 14:08
“Felsefede Evrim” ve “Evrim Teorisi” Karşılaştırması müşkülpesent Evrim 7 16-01-2010 21:22
“Özgür kız”ın “feci” sonu! abdulKADİR Kadın & İslam 71 06-08-2009 22:54

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:18 .