
12-01-2011, 23:13
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
|
|
Sevgi ve İman
İnanmıyorum çünkü seviyorum.
Kendimle barışığım. Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum. Bu yüzden asla ve asla başımda bir erkek çoban istemiyorum. Caddelerde dilediğimce yürümek, rüzgarı saçlarımda özgürce hissedip mutlu olmak, karşı masada oturan yakışıklının beni beğenen bakışlarından doya doya keyif almak, aşık olmak ve bunu da özgürce yaşamak istiyorum. İnsanlar beni görsünler, varlığımı bilsinler, beni takdir edenler ve beğenenler olsun istiyorum. Kendimi tanıtmak istiyorum,bir kimliğim olsun istiyorum. Kendimi seviyorum ve başkalarının da sevmesini istiyorum. Tüm bu sebeplerden ötürü, bunları yaşayabilmemin önünde koca bir engel olan dinsel tesettüre girmek istemiyorum.
Sevgilimi seviyorum. Onunla yalnız kalmayı da seviyorum. Aşırıya kaçırmadan onu kıskanmayı da seviyorum. Bu yüzden sevdiğim adamı başka kadınlarla paylaşmama göz yuman bir hukuka tahammül edemem.
Özgürce düşünmeyi, laf etmeyi, sorgulamayı,reddetmeyi ve keyfimce kabul etmeyi seviyorum. Aklıma ve kendime güveniyorum. Bu yüzden beni ''adam yerine'' koymayan, şahitliğimi erkeğin yarı değerinde gören, aklımı eksik kabul eden, erkeği başıma imam eden bir zihniyeti kabul edemem.
Ben aşığım. Sevmeyi, sevilmeyi, affetmeyi seviyorum. Ancak kalbimi kazanmaya çalışan, ne olursa olsun beni olduğum gibi kabul eden kişileri sevebilirim. Ama en ufak hatamı bile akıl almaz biçimlerde cezalandıran, tahammülsüz, işkenceci, sadece emir verip hükmetme derdindeki bir Tanrıyı kabul edemem. Çünkü ben duygusalım. Çünkü duygularım var.
Dedim ya aşığım. Aşkımla birlikte olmaktan büyük mutluluk tanımıyorum. Bu yüzden cennet vaatleri tavlamaya yetmez beni. Aşıkları korumayan, sevenlerin birbirine dokunmasına zina deyip taşlayan bir dini kabul edemem ben.
Hayvanları seviyorum. Kedileri, köpekleri, kuşların güzel cıvıltısını seviyorum. Bu yüzden, hayvan kurbanını ibadet kabul eden bir anlayışla barışamam. Benim bir vicdanım var ve vicdanımı da seviyorum ben.
İnsanları seviyorum. Hem de her birini... Hiç tanımadıklarımı bile! Bu yüzden, insana kulluk dışında değer biçemeyen, beğenmediğini de kömürlükte çalı çırpı yakar gibi yakmaya kalkan bir Tanrıyı sevemem ben.
Evet, ben yüreği sevgi dolu biriyim ve tam da bu yüzden Allah'ı sevemiyorum bir türlü. Çünkü cehennemi sevemiyorum, iyilik yapılması için huri vaat edilmesini kabullenemiyorum, tesettürü sevemiyorum. Sevgisizliği, acımasızlığı sevemiyorum. Aşıkların arasına girenleri, hayvanları ritüellerle katleden canileri sevemiyorum.
Ben müslüman değilim. Olabileceğimi de sanmıyorum. Çünkü hayatı ve içindeki herşeyi hala seviyorum. Her zaman sevdim ve biliyorum ki din ile sevgi aynı yürekte fazla kalamaz. ''Aşık-ı sadıklar'' da tarih boyunca islamı, ritüellerini, tanrı anlayışını, şeriatını eleştirmiştir. Onlar bir Rab Tanrı ve kul ilişkisi değil, iki sevgili ilişkisi içindedirler ''Hakk'' ile. Sevginin olduğu yerde din olmaz, olamaz.
|

12-01-2011, 23:28
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Dec 2010
Mesajlar: 2.384
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
İnanmıyorum çünkü seviyorum.
Kendimle barışığım. Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum. Bu yüzden asla ve asla başımda bir erkek çoban istemiyorum. Caddelerde dilediğimce yürümek, rüzgarı saçlarımda özgürce hissedip mutlu olmak, karşı masada oturan yakışıklının beni beğenen bakışlarından doya doya keyif almak, aşık olmak ve bunu da özgürce yaşamak istiyorum. İnsanlar beni görsünler, varlığımı bilsinler, beni takdir edenler ve beğenenler olsun istiyorum. Kendimi tanıtmak istiyorum,bir kimliğim olsun istiyorum. Kendimi seviyorum ve başkalarının da sevmesini istiyorum. Tüm bu sebeplerden ötürü, bunları yaşayabilmemin önünde koca bir engel olan dinsel tesettüre girmek istemiyorum.
Sevgilimi seviyorum. Onunla yalnız kalmayı da seviyorum. Aşırıya kaçırmadan onu kıskanmayı da seviyorum. Bu yüzden sevdiğim adamı başka kadınlarla paylaşmama göz yuman bir hukuka tahammül edemem.
Özgürce düşünmeyi, laf etmeyi, sorgulamayı,reddetmeyi ve keyfimce kabul etmeyi seviyorum. Aklıma ve kendime güveniyorum. Bu yüzden beni ''adam yerine'' koymayan, şahitliğimi erkeğin yarı değerinde gören, aklımı eksik kabul eden, erkeği başıma imam eden bir zihniyeti kabul edemem.
Ben aşığım. Sevmeyi, sevilmeyi, affetmeyi seviyorum. Ancak kalbimi kazanmaya çalışan, ne olursa olsun beni olduğum gibi kabul eden kişileri sevebilirim. Ama en ufak hatamı bile akıl almaz biçimlerde cezalandıran, tahammülsüz, işkenceci, sadece emir verip hükmetme derdindeki bir Tanrıyı kabul edemem. Çünkü ben duygusalım. Çünkü duygularım var.
Dedim ya aşığım. Aşkımla birlikte olmaktan büyük mutluluk tanımıyorum. Bu yüzden cennet vaatleri tavlamaya yetmez beni. Aşıkları korumayan, sevenlerin birbirine dokunmasına zina deyip taşlayan bir dini kabul edemem ben.
Hayvanları seviyorum. Kedileri, köpekleri, kuşların güzel cıvıltısını seviyorum. Bu yüzden, hayvan kurbanını ibadet kabul eden bir anlayışla barışamam. Benim bir vicdanım var ve vicdanımı da seviyorum ben.
İnsanları seviyorum. Hem de her birini... Hiç tanımadıklarımı bile! Bu yüzden, insana kulluk dışında değer biçemeyen, beğenmediğini de kömürlükte çalı çırpı yakar gibi yakmaya kalkan bir Tanrıyı sevemem ben.
Evet, ben yüreği sevgi dolu biriyim ve tam da bu yüzden Allah'ı sevemiyorum bir türlü. Çünkü cehennemi sevemiyorum, iyilik yapılması için huri vaat edilmesini kabullenemiyorum, tesettürü sevemiyorum. Sevgisizliği, acımasızlığı sevemiyorum. Aşıkların arasına girenleri, hayvanları ritüellerle katleden canileri sevemiyorum.
Ben müslüman değilim. Olabileceğimi de sanmıyorum. Çünkü hayatı ve içindeki herşeyi hala seviyorum. Her zaman sevdim ve biliyorum ki din ile sevgi aynı yürekte fazla kalamaz. ''Aşık-ı sadıklar'' da tarih boyunca islamı, ritüellerini, tanrı anlayışını, şeriatını eleştirmiştir. Onlar bir Rab Tanrı ve kul ilişkisi değil, iki sevgili ilişkisi içindedirler ''Hakk'' ile. Sevginin olduğu yerde din olmaz, olamaz.
|
Yazınız çok güzel hayatı doya doya, her anını dolu dolu ve tamamiyle kendi seçimlerinizle yaşarsınız umarım...
|

13-01-2011, 10:39
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 13 Jan 2011
Mesajlar: 8
|
|
Olmazzzz biz seni karaçarşafa sokup senin istemediğin çirkin kıllı heriflere vereceğiz ama korkma öbür tarafta body yapmış kaslı erkekler seni bekliyor
|

13-01-2011, 10:45
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 May 2010
Mesajlar: 390
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Dedim ya aşığım. Aşkımla birlikte olmaktan büyük mutluluk tanımıyorum. Bu yüzden cennet vaatleri tavlamaya yetmez beni.
|
Sayın Freddie,
O cennet vaatleri size değil zaten, sadece erkerklere. Kadınlara ise yalnızca cehennem azabından kaçınmak için islamiyet var.
Dinin en kötü etkisi bu işte. Korkulardan ve cennet hayalleriyle uyuşup hayatı günü gününe tat alarak yaşamaktan insanları alıkoyması.
Ne mutlu size diyorum ben de...
Saygılar
Yaşamı en değerli kılan yanı, bir sonu olduğunu ve bir tekrarı olmadığını bilmektir....
|

14-01-2011, 01:04
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Aug 2010
Mesajlar: 1.423
|
|
Muhtesem bir yazi olmus döktürmüssün icindekileri !
Sevmek kadar mükemmel birsey varmi bu dünyada ?
Heleki Insanin Askina olan sevgisi bu dünyada hic birseye paha bicilemez !
Can verir ugruna ama sevmekden vaz gecemez !
Sevmek mükemmel birsey Insanligin soyunun devam ettirebilmesi icin sevmesi sarttir !
Eger Bir Anne bebegini sevmesse bebek ölür !!
Bu toprakta bir kalp çarpar hakkın bilimin aşkına
Bir kalp çarpar her bedende Cumhuriyet uğruna
Bir çarpar ki hep ileri Mustafa Kemal adına
Öyle çarpar ki ritmine cümle alemler aşina
|

14-01-2011, 01:07
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Aug 2010
Mesajlar: 1.423
|
|
Birde Merak ettigim bir konu var !
Bir Kadin Anne oldukdan sonra yavrusuna olan sevgisi cok büyükmüs derler !! Bu dogruda aslen hormonalda olabilir ! Okadar yogun bir sevgidirki ASK bile yaninda ne halt yemis diyebiliriz !!
Müslüman bir Anneye cocugunu mu daha cok seviyorsun yoksa Allahi mi dersen ne cevap verir ?
Erkekleri gectim onlari gözü huriler ile dönmüs ya peki Müslüman bir Anne bu soru karsisinda nasil bir cevap verir ?
Bu toprakta bir kalp çarpar hakkın bilimin aşkına
Bir kalp çarpar her bedende Cumhuriyet uğruna
Bir çarpar ki hep ileri Mustafa Kemal adına
Öyle çarpar ki ritmine cümle alemler aşina
|

14-01-2011, 01:16
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
sevgili freddie ben en çok senin özgürlüğünü sevdim tebrikler.tabi sadece o değil yazdıklarında güzel.
hep şunu özlemişimdir 80lı yıllarda bir arkadaşımla romaya gitmiştim ordda aşk çeşmesinde
kenarda bir yerde öpüşen iki genci alkışlamıştık .(bizde öyleydik) içimizden şu geçmişti bu manzara bizim ülkemizdede gerçekleşecekmi diye. maalesef hala bu gerçekleşmedi.
tam tersi gittikçe makinenin deklanşörü gibi kapanıp çocukların bile yanyan gelmesine
dayanamıyoruz. 45 cm. ile uğraşıyoruz
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|

14-01-2011, 02:23
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 13 Sep 2010
Mesajlar: 373
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Sevgilimi seviyorum. Onunla yalnız kalmayı da seviyorum. Aşırıya kaçırmadan onu kıskanmayı da seviyorum. Bu yüzden sevdiğim adamı başka kadınlarla paylaşmama göz yuman bir hukuka tahammül edemem.
Özgürce düşünmeyi, laf etmeyi, sorgulamayı,reddetmeyi ve keyfimce kabul etmeyi seviyorum. Aklıma ve kendime güveniyorum. Bu yüzden beni ''adam yerine'' koymayan, şahitliğimi erkeğin yarı değerinde gören, aklımı eksik kabul eden, erkeği başıma imam eden bir zihniyeti kabul edemem.
|
1906 yılında Finlandiya kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren ilk Avrupa devletidir, ki kadının hala adı yok, sene 600 ler kadının kendi ayakları üzerinde durması demek hayalgücünü fazla zorlamak demekken, kötü yola düşmesinden başka seçeneği yokken, o günden 1400 sene sonra ahkam kesmek sana kolay geldiği için hep birşeyleri eksik düşüneceksindir..
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Ben aşığım. Sevmeyi, sevilmeyi, affetmeyi seviyorum. Ancak kalbimi kazanmaya çalışan, ne olursa olsun beni olduğum gibi kabul eden kişileri sevebilirim. Ama en ufak hatamı bile akıl almaz biçimlerde cezalandıran, tahammülsüz, işkenceci, sadece emir verip hükmetme derdindeki bir Tanrıyı kabul edemem. Çünkü ben duygusalım. Çünkü duygularım var.
Dedim ya aşığım. Aşkımla birlikte olmaktan büyük mutluluk tanımıyorum. Bu yüzden cennet vaatleri tavlamaya yetmez beni. Aşıkları korumayan, sevenlerin birbirine dokunmasına zina deyip taşlayan bir dini kabul edemem ben.
|
yasaların ve hakimlerin de tahammüllü olmasını istermiydin, böyle bir yasayı kabul edermiydin..
sevdiğini başkalarıyla paylaşmaya tahammül edemezken, daldan dala konmuş bir sevgili mi istersin yoksa ilk ve son kez dokunulmayı mı..
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Hayvanları seviyorum. Kedileri, köpekleri, kuşların güzel cıvıltısını seviyorum. Bu yüzden, hayvan kurbanını ibadet kabul eden bir anlayışla barışamam. Benim bir vicdanım var ve vicdanımı da seviyorum ben.
|
löpür löpür etleri götürüpte böyle düşünenlere ne demeli, bir fakir, 'bu eti alamam bu yaptığınız vahşet benim bir vicdanım var' derse eğer haklısınız bu bir vahşet..
Freddie´isimli üyeden Alıntı
İnsanları seviyorum. Hem de her birini... Hiç tanımadıklarımı bile! Bu yüzden, insana kulluk dışında değer biçemeyen, beğenmediğini de kömürlükte çalı çırpı yakar gibi yakmaya kalkan bir Tanrıyı sevemem ben.
Evet, ben yüreği sevgi dolu biriyim ve tam da bu yüzden Allah'ı sevemiyorum bir türlü. Çünkü cehennemi sevemiyorum, iyilik yapılması için huri vaat edilmesini kabullenemiyorum, tesettürü sevemiyorum. Sevgisizliği, acımasızlığı sevemiyorum. Aşıkların arasına girenleri, hayvanları ritüellerle katleden canileri sevemiyorum.
|
“yarabbi! ne olur bedenimi öyle büyüt ki cehennemi kaplasın da benden başka hiç kimse girmesin” (Hz.Ebubekir)
kraliçe Rania, Filistinli bir ailenin kızı, Ürdün kralı Abdullah ın eşi, tesettür olmadan müslüman olunmaz mantığıda bi yere kadar..
|

14-01-2011, 02:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Aug 2010
Mesajlar: 1.423
|
|
Yahu bu müslüman erkeklerin kadina adeta esya gibi sahiplenmesine hic bir akil sir ermiyor !
Kadinin Kötü yola düsmemeside nedemek mis ?
Kadinin kendi akli kendi zekasi yokmu ? Kadini herzaman yötenecek erkek koruyacak diye birsey varmi ?
Hadi koruyor diyelim ya peki kimden koruyor ? Baska kadinlardan korumuyor heralde !
Ne kadar sacma bir düsünce bicimi ya tiksindiyorsunuz resmen !!
Bu toprakta bir kalp çarpar hakkın bilimin aşkına
Bir kalp çarpar her bedende Cumhuriyet uğruna
Bir çarpar ki hep ileri Mustafa Kemal adına
Öyle çarpar ki ritmine cümle alemler aşina
|

14-01-2011, 02:36
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 May 2010
Mesajlar: 612
|
|
EL_AkSa_ŞeHidLeRi´isimli üyeden Alıntı
kraliçe Rania, Filistinli bir ailenin kızı, Ürdün kralı Abdullah ın eşi, tesettür olmadan müslüman olunmaz mantığıda bi yere kadar..
|
Burayi anlamadim El-Aksa. Ne demek istedin?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:00 .
|