Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 28-01-2011, 23:49
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart İbadet Konusu. Biçim Mi Önemli İçerik Mi?

Arkadaşlar sözü fazla uzatmayacağım.
Bilindiği gibi müslümanlar islam öncesi peygamberlerin(İsa, Musa, İbrahim v.s.) de müslüman olduğunu idia eder ve bu peygamberlere de büyük saygı duyarlar.
Peki bu peygamberler, örneğin İsa, namaz kılıyor muydu? Bu peygamberlerin zamanında da ibadetin içeriği günde beş kere eğilmekten mi ibaretti?
Bu konuda hiçbir kayıt yok. Ne kuran onların da namaz kıldığını belirtiyor ne de tevrat ve incilde böyle bir anlatım var.
Zaten böyle bir adet olsaydı günümüz Musevi ve Hıristiyanlarında izlerini görmemiz gerekirdi ama hiçbir iz yok.
Öte yandan namaz ibadetinin Arap toplumunda islam öncesi pagan inancında da varolduğu biliniyor.
Yani İslam, paganlara has bir ibadeti -toplum o türde ibadet etmeye alışkın olduğundan olsa gerek- almış ve içeriğini islamileştirip devam ettirmiş.

Tüm bunlardan çıkan sonuç, ibadette önemli olanın biçim değil içerik olduğu, ibadet ederken o toplumun geleneklerinin dikatte alınması değil midir?
Türk toplumunda namaz kılmak türünden bir geleneği yoktu. O halde namazı biçimsel olarak tüm uluslara dayatmak aslında yanlış değil midir?
Hatta önemli olan ibadetin biçimi değil içeriği olduğuna göre ve içerikte de asıl olan Allah'a yakın olmak olduğuna göre, Allah'a gerçekten yakın olan, kendini bilip iyi işler yapan insanların ibadete ihtiyaç duymadıklarını söyleyebilir miyiz?
Allah'ı her an hisseden ve iyi işler yapan biri ile bundan uzak olan ama ibadet yapan birini karşılaştırınca hangisi öne çıkıyor?
Tek kelimesini bilmediğin duaları günde beş vakit okumak mı, yoksa dini iyi anlamak ama ibadeti yapmamak mı?
Namaz vaktini kaçırdın diye etrafındaki insanların kalbini kırmak mı, yoksa ibadetten uzak olan bir gönül dostu olmak mı daha kıymetlidir?

Sonuçta ibadetten amaçlanan şey kulu rabbine yakınlaştırmaksa, zaten rabbine yakın olan kulların ibadete de ihtiyaçları kalmıyor sonucu çıkmaz mı bundan?
Diğer deyişle, ''İbadete gereksinimi olanlar, henüz rablerine tam yaklaşamamış, bunun için çeşitli seremonilere ihtiyaç duyan insanlardır.'' diyebilir miyiz?

Rabbine yakın olan, hatta ''En el hak'' diyerek bir hayli yakınlaşmış(!) insanların ise zaten hiçbir ibadete yönelimleri olmaz herhalde.
Öyle ya, ''Ben tanrıyım'' veya ''Tanrının bir parçasıyım'' diyorsan, kendine mi ibadet edeceksin o saatten sonra?

Bu konuları müslümanlar bu başlıkta iyice bir tartışsın bence.
Ha şimdi denecek ki, ''Sen ateist değil misin? Sana ne oluyor?''
İyi ama müslümanları ne kadar bağnazlıktan uzaklaştırsak, ne kadar medenileştirsek, ne kadar insanlaştırsak kardır değil mi?
Bize ne kadar benzerlerse o kadar iyidir.

Evet cemaat-i müslim, ibadet gerekli mi? Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29-01-2011, 02:05
bursali68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bursali68 bursali68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2010
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 1.376
Standart

Merhaba,

Bilindiği gibi müslümanlar islam öncesi peygamberlerin(İsa, Musa, İbrahim v.s.) de müslüman olduğunu idia eder ve bu peygamberlere de büyük saygı duyarlar.
Peki bu peygamberler, örneğin İsa, namaz kılıyor muydu? Bu peygamberlerin zamanında da ibadetin içeriği günde beş kere eğilmekten mi ibaretti?
Bu konuda hiçbir kayıt yok. Ne kuran onların da namaz kıldığını belirtiyor ne de tevrat ve incilde böyle bir anlatım var.
Sn.Freddie,Tevrat ve İncil'de " Namaz kılma " olarak nitelenebilecek ibadet veya ibadete benzer şekiller vardır.Bu tabii ki kişilerin " kabullenme veya kabullenmemesiyle " direkt ilgilidir.Bu bağlamda daha eski kitaplar olduğunu unutmamak kaydıyla namazı yansıttığını düşündüğüm bir kaç örnek vermek isterim...:

I.SAMUEL 20;41
41 Uşak gider gitmez, Davut taşın güney yanından ayağa kalktı ve yüzüstü yere kapanarak üç kez eğildi. İki arkadaş birbirlerini öpüp ağladılar; ancak Davut daha çok ağladı.

ZEBUR 55;16,17
16 Bense Tanrı'ya seslenirim,
RAB kurtarır beni.
17 Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim,
O işitir sesimi.

DANIEL 6;10
10 Daniel yasanın imzalandığını öğrenince evine gitti. Üst odasının Yeruşalim yönüne bakan pencereleri açıktı. Daha önce yaptığı gibi her gün üç kez diz çöküp dua etti, Tanrısı'na övgüler sundu.

MATTA 26;36,37,38,39
36-Sonra İsa öğrencileriyle birlikte Getsemani denen bir yere geldi. Öğrencilerine, «Ben şuraya gidip dua edeceğim, siz burada oturun» dedi.
37-Petrus ile Zebedi'nin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.
38-Onlara, «Yüreğim ölüm derecesinde kederli» dedi. «Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.»
39-Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. «Baba» dedi, «mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.»

MARKOS 14;32,33,34,35,36,37
32-Sonra Getsemani denilen bir yere geldiler. İsa öğrencilerine,«Ben dua ederken siz burada oturun» dedi.
33-Petrus'u, Yakup'u ve Yuhanna'yı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.
34-Onlara, «Yüreğim ölüm derecesinde kederli» dedi. «Burada kalın, uyanık durun.»
35-Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. «Mümkünse o saati yaşamayayım» dedi.
36-«Abba, Baba[i], senin için her şey mümkün, bu kâseyi benden uzaklaştır. Ama benim değil, senin istediğin olsun.»
37-Öğrencilerinin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, «Simun» dedi, «uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı?
38-Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.»

Ayrıca Yuhanna'nın vahyinde Meleğin " Bana değil Allah'a SECDE ET " kelimesi 1988 baskısı Kitab-ı Mukaddes'te vardır...

Tabiiki yine belirtiyorum nasıl anlaşılacağı konusundaki görüşüm,şahsi görüşümdür...

Rabbine yakın olan, hatta ''En el hak'' diyerek bir hayli yakınlaşmış(!) insanların ise zaten hiçbir ibadete yönelimleri olmaz herhalde.
Öyle ya, ''Ben tanrıyım'' veya ''Tanrının bir parçasıyım'' diyorsan, kendine mi ibadet edeceksin o saatten sonra?
Bu tür kişiler " Sofuluk " bağlantılı olduklarını iddia eder veya iddia edilirler.Oysaki " Sofu " kelimesi literatürde ilk kez " Tevrat'ta " geçer ve Sofunun asıl amacı, " Gelecek olanı gözlemek / beklemek " tir ve bu göreve ait ipucu aynı zamanda İncil'de " Kefas " kelimesiyle sanki doğrulanır niteliktedir...Yani sofulukta amaç " Tasavvuf " taki gibi değil,Allah'ı " gözlemek / beklemek / bulmak " değil,gelecek olanı gözlemek / beklemek / bulmaktır...Yoksa Tasavvufu sofuluğun ana prensibinden çıkarırsanız böyle zinciri boşanmış gibi kalkar birileri kendini " Tanrı " yerine koyar veya onunla görüştüğünü iddia eder...

Ha şimdi denecek ki, ''Sen ateist değil misin? Sana ne oluyor?''
İyi ama müslümanları ne kadar bağnazlıktan uzaklaştırsak, ne kadar medenileştirsek, ne kadar insanlaştırsak kardır değil mi?
Ben müslüman olduğum halde " sana ne " demiyorum,çünkü hemen altındaki satırdır asıl can alıcı olan ve bu paragraf yorumunuza da sonuna dek katıldığımı belirtmek istiyorum...

Sağlıcakla kalınız...

" Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların hiç bir şey yapmaması kafi " Edmund Burke
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İbadet, Kölelik anlamındadır Engse Hohol İslam 55 31-01-2018 11:55
Kolay İbadet ORUÇ walla İslam 167 08-06-2011 18:50
Bu ne bicim allah? cino İslam 36 23-10-2010 15:55
ne biçim bir site bu zaman Yeni Üyeler 0 19-08-2005 07:09

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:55 .