Merhaba,
|
Bilindiği gibi müslümanlar islam öncesi peygamberlerin(İsa, Musa, İbrahim v.s.) de müslüman olduğunu idia eder ve bu peygamberlere de büyük saygı duyarlar.
Peki bu peygamberler, örneğin İsa, namaz kılıyor muydu? Bu peygamberlerin zamanında da ibadetin içeriği günde beş kere eğilmekten mi ibaretti?
Bu konuda hiçbir kayıt yok. Ne kuran onların da namaz kıldığını belirtiyor ne de tevrat ve incilde böyle bir anlatım var.
|
Sn.Freddie,Tevrat ve İncil'de " Namaz kılma " olarak nitelenebilecek ibadet veya ibadete benzer şekiller vardır.Bu tabii ki kişilerin " kabullenme veya kabullenmemesiyle " direkt ilgilidir.Bu bağlamda daha eski kitaplar olduğunu unutmamak kaydıyla namazı yansıttığını düşündüğüm bir kaç örnek vermek isterim...:
I.SAMUEL 20;41
41 Uşak gider gitmez, Davut taşın güney yanından ayağa kalktı ve yüzüstü yere kapanarak üç kez eğildi. İki arkadaş birbirlerini öpüp ağladılar; ancak Davut daha çok ağladı.
ZEBUR 55;16,17
16 Bense Tanrı'ya seslenirim,
RAB kurtarır beni.
17
Sabah, öğlen, akşam kederimden feryat ederim,
O işitir sesimi.
DANIEL 6;10
10 Daniel yasanın imzalandığını öğrenince evine gitti. Üst odasının Yeruşalim yönüne bakan pencereleri açıktı.
Daha önce yaptığı gibi her gün üç kez diz çöküp dua etti, Tanrısı'na övgüler sundu.
MATTA 26;36,37,38,39
36-Sonra İsa öğrencileriyle birlikte Getsemani denen bir yere geldi. Öğrencilerine, «Ben şuraya gidip dua edeceğim, siz burada oturun» dedi.
37-Petrus ile Zebedi'nin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.
38-Onlara, «Yüreğim ölüm derecesinde kederli» dedi. «Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.»
39-
Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. «Baba» dedi, «mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.»
MARKOS 14;32,33,34,35,36,37
32-Sonra Getsemani denilen bir yere geldiler. İsa öğrencilerine,«Ben dua ederken siz burada oturun» dedi.
33-Petrus'u, Yakup'u ve Yuhanna'yı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.
34-Onlara, «Yüreğim ölüm derecesinde kederli» dedi. «Burada kalın, uyanık durun.»
35-
Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. «Mümkünse o saati yaşamayayım» dedi.
36-«Abba, Baba[i], senin için her şey mümkün, bu kâseyi benden uzaklaştır. Ama benim değil, senin istediğin olsun.»
37-Öğrencilerinin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, «Simun» dedi, «uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı?
38-Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.»
Ayrıca Yuhanna'nın vahyinde Meleğin " Bana değil Allah'a SECDE ET " kelimesi 1988 baskısı Kitab-ı Mukaddes'te vardır...
Tabiiki yine belirtiyorum nasıl anlaşılacağı konusundaki görüşüm,şahsi görüşümdür...
|
Rabbine yakın olan, hatta ''En el hak'' diyerek bir hayli yakınlaşmış(!) insanların ise zaten hiçbir ibadete yönelimleri olmaz herhalde.
Öyle ya, ''Ben tanrıyım'' veya ''Tanrının bir parçasıyım'' diyorsan, kendine mi ibadet edeceksin o saatten sonra?
|
Bu tür kişiler " Sofuluk " bağlantılı olduklarını iddia eder veya iddia edilirler.Oysaki " Sofu " kelimesi literatürde ilk kez " Tevrat'ta " geçer ve Sofunun asıl amacı, " Gelecek olanı gözlemek / beklemek " tir ve bu göreve ait ipucu aynı zamanda İncil'de " Kefas " kelimesiyle sanki doğrulanır niteliktedir...Yani sofulukta amaç " Tasavvuf " taki gibi değil,Allah'ı " gözlemek / beklemek / bulmak " değil,gelecek olanı gözlemek / beklemek / bulmaktır...Yoksa Tasavvufu sofuluğun ana prensibinden çıkarırsanız böyle zinciri boşanmış gibi kalkar birileri kendini " Tanrı " yerine koyar veya onunla görüştüğünü iddia eder...
|
Ha şimdi denecek ki, ''Sen ateist değil misin? Sana ne oluyor?''
İyi ama müslümanları ne kadar bağnazlıktan uzaklaştırsak, ne kadar medenileştirsek, ne kadar insanlaştırsak kardır değil mi?
|
Ben müslüman olduğum halde " sana ne " demiyorum,çünkü hemen altındaki satırdır asıl can alıcı olan ve bu paragraf yorumunuza da sonuna dek katıldığımı belirtmek istiyorum...
Sağlıcakla kalınız...