Yukardaki resim eski Mısır tanrıçası Hathor'a ait. Çeşitli adlarla geçen bir tanrıçadır. Athor, Het-Hert, Het-Heru, Hwt-Hert gibi adlarla da geçer. Bu tanrıça bence gelmiş geçmiş en önemli tanrıçadır. İbrahimi dinler çıkmadan önce binlerce yıl inanılan ve muhtemelen yazının keşfinden önceki yıllara dayanan, tam olarak geçmişi bilinemeyecek kadar eskidir. Yukardaki resimde Hathor ölü ruhlara içecek sunuyor.
Bu resimlerde de aynı olayı görüyoruz. Hathor sürekli ağacın üstünde çizilmiş. Ordan insanlara, ruhlara yiyecek, içecek sunuyor.
Peki bu tanrıça ağacın üstünde ne arıyor?
Bazıları çıkıp yahu eski Mısır'la ne işimiz var. O zaman birileri öyle bişey uydurmuş işte demesin. Olay o kadar basit değil. Bakın bakalım tanrılar ağacın üstünde olur mu, olmaz mı?
Tevrat, Mısır'dan Çıkış, Bölüm 3 / Tanrı Musa'yı Çağırıyor
Musa kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro'nun sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün batısına sürdü ve Tanrı Dağı'na, Horev'e vardı. RAB'bin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor. *"Çok garip" diye düşündü, "Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!" RAB Tanrı Musa'nın yaklaştığını görünce, çalının içinden, "Musa, Musa!" diye seslendi. Musa, "Buyur!" diye yanıtladı. *Tanrı, "Fazla yaklaşma" dedi, "Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır. Ben babanın Tanrısı, İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı'yım." Musa yüzünü kapadı, çünkü Tanrı'ya bakmaya korkuyordu.
Kuran, Kasas Suresi, 29-30. ayetler
Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber, ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm" dedi. Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah Benim;" diye seslenildi.
Ne diyorsunuz? Sizce bu tanrılar ağaçların üstünde ne arıyorlar?