
31-01-2011, 18:21
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
El Kaide, Islam gelenegine uyuyor mu?
Gectigimiz günlerde Sam Harris'in bir videosuna iliskin elestiri yapmistim. Bugün okudugum bir yazi bu konuyu yeniden aklima getirdi. Orda yaptigim elestiri islamda reformun olmayacagi, aslinda islamin özünün terör oldugu seklindeki argümani idi.
Olivier Roy ise konuya baska bir acidan yaklasmis.
http://tr.qantara.de/webcom/show_art...3/_nr-5/i.html
|
Roy'a göre El Kaide geleneksel bir örgütlenme degil. Tersine modern bir örgütlenme tarzi ve bu islam icin de yeni birsey.
Kitabınızda El Kaide'nin temsil ettiği türden bir fundamentalizmin, İslam geleneğiyle hiçbir ilgisinin olmadığını söylüyorsunuz. Oysa ki Avrupa'da fundamentalist ideoloji özellikle geleneğe bağlı bir düşüncenin özü olarak görülüyor. Bu çelişkiyi nasıl açıklıyorsunuz?
Roy: El Kaide'nin uyguladığı terör, İslam tarihine olduğu kadar Hıristiyan tarihine de yabancıdır. Her halükârda yeni bir fenomendir. Bu terörizmin tezahür ediş biçimine bakarsak –intihar eylemleri, rehinelerin öldürülmesi, sivillerin öldürülmesi– bunlar yakın dönemde El Kaide'den önce başka örgütlerin de kullandığı yöntemlerdir.
Örneğin "Tamil Kaplanları" intihar eylemleri gerçekleştiriyorlardı, 1980 ağustosundaki bombalı saldırıların sorumlusu İtalyan aşırı sağcılarıydı. Irak'ta yabancı rehinelerin El Kaide tarafından öldürülüşünü gösteren video kayıtları, Aldo Moro'nun Kızıl Tugaylar tarafından öldürülüşünün "sahnelenişine" ayrıntılarına kadar benziyor: Arka planda örgütün flaması ve logosu, rehine zincire vurulmuş ve gözleri bağlanmış; militanlar tarafından bir "yargılama" gerçekleştiriliyor, sonra "karar" veriliyor ve infaz gerçekleştiriliyor.
El Kaide'nin işleyiş tarzı ve örgütlenme biçimi, merkezi düşman imgesinin Amerikan emperyalizmi oluşu, örgüt kadrolarına Batı'da eğitim görmüş Müslüman gençler ve başka dinlerden Müslümanlığa geçmiş kişiler arasından eleman devşirme gibi olgular, El Kaide'nin basitçe geleneksel, hatta fundamentalist bir İslam'ın bile ifadesi olmadığını, daha ziyade Batılı, devrimci ideolojiler kılığına bürünmüş yeni bir İslam kavrayışını sergilediğine işaret ediyor.
|
Roy, radikal islam/liberal islam ayrimina iliskin de baska bir bakis sunuyor.
|
Kitle iletişim araçlarında sık sık "radikal" İslam'a karşı "liberal" İslam diyalektiği sahaya sürülüyor. Bu terminolojiden ve bununla bağıntılı olan değerlendirmeden ne anlamak gerekir?
Roy: Bir müminin iyi bir vatandaş olabilmek için, inandığı dinin "liberal" bir çeşidini savunması gerektiğine inanmıyorum. İslam'da daha fazla "reformasyon" talebi de beni ikna etmiyor. Bir "Müslüman Luther" isteyen insanlar Luther'i hiç okumamışlar: Luther kesinlikle liberal değildi ve üstelik antisemit olduğunu açıkça söylüyordu.
Müslümanların Batı'ya uyum sağlamalarının teolojiyle bir ilişkisi yoktur; bu daha ziyade her bir bireyin yaşama pratiğiyle ve çabalarıyla ilişkili bir konudur. Onlar, uygulamalarını Batı'yla uyumlu hale getirmeye çalışıyorlar ve kendilerine buna uygun olanaklar da sunuluyor: Örneğin kurallarını, Batı'nın modern dünya değerleri bağlamında yeniden düşünmeyi öğrenebilirler. Bu da kısa ya da uzun sürede teolojik düşüncede bir tür reforma yol açabilir.
Ancak ilkesel olarak, modernliği teolojik liberalizmle eş tutmak, bana anlamlı gelmiyor. Böyle düşünmek ya tarihi yanlış anlamak, ya da saf temennilere kapılmak anlamına gelir.
|
|

31-01-2011, 18:35
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880
|
|
Örneğin Cübbeli Ahmet gibi, Türkiye'de daha ''fundamentalist''(*) bir İslamı temsil eden bir din adamı dahi, al kaide gibi terör örgütlerini lanetleyebiliyor. Bunun sadece siyasi bir taktik veya takiyye olmadığından eminim. Cübbeli'ye göre, al kaide gerçekten de (Cübbelinin anlayışına göre) ''asıl İslam''ı değil, İslam'ın bir perverziyonunu temsil ediyor (zaten mezhep uyuşmazlığı da var).
Yani organize şekli, eylem biçimi (özellikle intihar saldırıları) vs. olarak bakıldığında bence de ''Al Kaide İslam geleneğinin devamıdır'' cümlesi tam olarak doğru değil.
Diğer yandan, sürekli işittiğimiz ''İslam aslında barış ve sevgi dinidir, hoşgörü ve adaleti emreder. Demokrasiyle de, insan haklarıyla da tam uyumludur. İslam adına kan dökenler, başta İslam'a aykırı geliyorlar'' gibi cümlelerin de yanlış olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor bence. Ki Harris de benim kendisini okuduğum ve anladığım kadarıyla daha çok buna dikkat çekmeye çalışıyor.
Rehinlere işkence yapmak, esir alınanları katletmek, öldürdüğün düşmanların karılarını ve çocuklarını köle olarak alıp satmak gibi eylemler sonradan çıkma değil, bizzat Muhammed'in uygulamaları (yine bizzat ehli sünnetin kendi kaynaklarına göre).
Veya mesela zanilerin recmedilmesi, dinden çıkanların (mürtedlerin) öldürülmesi vs. gibi eylemler, Al Kaidenin veya Talibanın icadı değil. Bizzat Peygamber ve Hulafai Raşidin'in uygulamaları (ve mesela bir Cübbeli'nin de karşı çıkamayacağı uygulamalar).
Yani kısacası, Al Kaide değil belki ama, mesela Talibanın çok büyük ölçüde (dinin öz kaynaklarına göre) ''asıl İslam''ı yansıttığını savunuyorum.
(*) 'Fundamentalist' sözcüğünü 'şiddet yanlısı, radikal' vs. gibi anlamlarda değil, dinin 'fundament'lerini, yani öz kaynaklarını ciddiye alan anlayış olarak kullanıyorum.
Konu ulpian tarafından (31-01-2011 Saat 19:19 ) değiştirilmiştir.
|

31-01-2011, 20:00
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Taliban'ın, yüzyıllardır tatbik edilen İslam'a çok daha yakın olduğu doğrudur. Efendim, İslam aslında barış dinidir cart curt diye konuşan ulemamız halkın gözünün içine baka baka yalan söylemektedir. Mesela, Diyanet İşleri'ne gitseniz size aynı masalı anlatır. Hanefi fıkhını (Taliban da bildiğim kadarıyla Hanefidir.) olduğu gibi benimsedikleri halde bu mevzulara hiç girmezler. Ama bastıkları kitaplarda ister istemez işin aslına değinirler. Bu iki yüzlülük belki de aralarında yazılı olmayan bir kuralın gereğidir.
Mesela Nihat Hatipoğlu gibiler en uyduruk rivayetleri alıp sahabeye dair acıklı hikayeler kurgulayıp anlatırken (program başı 20 milyar aldığı konuşuldu zamanında) Ayşe'nin yaşı mevzu bahis oldu mu o sahih sayılan tonla hadisli yok sayıp bildiğimiz her yerde dolaşan Ayşe 17sinde evlendi şeklindeki zorlama argüman kılığındaki iddiaları tekrarlar. Üstelik bu adam Şafi'dir ve delikanlı gibi çıkıp bizim mezhebimize göre kadının gözleri hariç her yeri örtülmelidir demez, diyemez (Şafi ve Hanbeli mezhebinin kurucusu Ahmet bin Hanbel'e göre kadınların gözleri hariç her yerleri avrettir, İmam Malik ve Ebu Hanife ise eller ve yüz dışındaki yerlerin fitne zamanı haricinde kapanmasını kafi görmüşlerdir.).
Bunların karşısında Turan Dursun gibi bir adam olsa ya da Turan Dursun'daki yürek herhangi birimizde olsa bu adamların iki yüzlülüğüklerini suratına çarpıp o adamı da, dinini de yerin dibine sokar.
Bu arada İslam'da reform olmaz sözüne katılmam mümkün değil. Zira Hristiyanlık da bugünkü haline bayıla bayıla gelmemiştir. Ortaçağ'daki Hristiyanlık algısı da bugünkü İslam'dan çok farklı bir mok değildir.
|

31-01-2011, 21:09
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2008
Mesajlar: 400
|
|
El Kaide'nin işleyiş tarzı ve örgütlenme biçimi, merkezi düşman imgesinin Amerikan emperyalizmi oluşu, örgüt kadrolarına Batı'da eğitim görmüş Müslüman gençler ve başka dinlerden Müslümanlığa geçmiş kişiler arasından eleman devşirme gibi olgular, El Kaide'nin basitçe geleneksel, hatta fundamentalist bir İslam'ın bile ifadesi olmadığını, daha ziyade Batılı, devrimci ideolojiler kılığına bürünmüş yeni bir İslam kavrayışını sergilediğine işaret ediyor.
Usame bin laden ve benzerlerini ABD sovyetlere karşı egitti ve kullandı
Bu adamlar inanç olarak taş devrinde yaşasalarda para sayesinde modern dünyanın nimetlerinden oldukça iyi faydalanıyorlar.
Diger müslüman örgütler gibi Kadrolaşma ,örgütlenme anlayışlarını geliştiriyorlar.
SAid nursi ,fettullah efendi ne kadar islam geleneginden geliyorsa onlarda okadar
Adnan hoca ,cüppeli ve benzerleri ve benzemeyenleri ne kadar islam geleneginden geliyorsa el kaide de o kadar
Rehinlere işkence yapmak, esir alınanları katletmek, öldürdüğün düşmanların karılarını ve çocuklarını köle olarak alıp satmak gibi eylemler sonradan çıkma değil, bizzat Muhammed'in uygulamaları (yine bizzat ehli sünnetin kendi kaynaklarına göre).
Veya mesela zanilerin recmedilmesi, dinden çıkanların (mürtedlerin) öldürülmesi vs. gibi eylemler, Al Kaidenin veya Talibanın icadı değil. Bizzat Peygamber ve Hulafai Raşidin'in uygulamaları (ve mesela bir Cübbeli'nin de karşı çıkamayacağı uygulamalar).
Sayın ulpianın yukarda verdigi örnegin yanında
Yunus emre,Mevlana ,Hacı bektaş veli ne kadar islam geleneginden geliyorsa onlar da o kadar
Nasıl bu kadar çeşitlilik(yorum ve tatbikat farkı) olabiliyor sorusuna verilecek cevap insan zekası
|

31-01-2011, 21:16
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880
|
|
mücerred´isimli üyeden Alıntı
Sayın ulpianın yukarda verdigi örnegin yanında
Yunus emre,Mevlana ,Hacı bektaş veli ne kadar islam geleneginden geliyorsa onlar da o kadar
Nasıl bu kadar çeşitlilik(yorum ve tatbikat farkı) olabiliyor sorusuna verilecek cevap insan zekası
|
Bir yönüyle haklısınız. Mevlana, Hacı Bektaş ve benzeri akımlar da vardı ve var ''yaşayan İslamlar'' içerisinde. Ama '' Kuran ve Sünnet'e göre bu akımlardan hangisi, öz kaynakları itibariyle 'asıl İslam'a daha sadık?'', diye sorarsak, bence Taliban daha sadık.
Bu sadece bir tespit. Bu tespitten ne gibi siyasi sonuçlar çıkartmamız gerektiği konusunda farklı yorum ve anlayışlara sahip olunabilir elbette. Ama tespitin kendisinin doğru olduğunu düşünüyorum. Her halükarda karmaşık bir konu ( şurada kendi pozisyonumu özetlemeye çalışmıştım).
|

06-02-2011, 22:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
|
|
Elbette ki uymuyor. Şu an yeryüzünde İslam geleneğine tamami ile uyan bir toplum sanırım yok. Tabi ki tüm dünyayı detaylı bilemiyorum bu yüzden en doğrusunu Allah bilir.
Belki vardır ama bilinmiyordur.
Saygılar
Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
|

23-02-2017, 21:06
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
✔ Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ni yakan Mehmet Ali Aligül;
"Herhangi bir husumetim yoktur. TV programında Abdülhamithan'ın torunu olan Esma Hatun için söylemiş olduğu çirkin söyleminden dolayı bu suçu işledim. İsteseydim tüm binayı yakabilirdim ama binanın yan kısmında brandalı bölümü yaktım sadece" dedi.


Müjdat Gezen Sanat merkezini kundakladıktan sonra, evine gitmiş ve sosyal medya hesabından yorum yapmış;
"Allah'ın sopası yok ki gözüne soksun s... Müjdat Gezen sanat merkezi gece cayır cayır yanıyor du Osmanlı'ya dil uzatırsa g... giderrrrrr peter olsun" diye yazmış.

Saldırgan Mehmet Ali Aligül, 1 kasım seçimleri'nde akp'ye oy verip sandıkta çektiği fotoğrafı facebook hesabından paylaşmış gene.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:34 .
|