Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 07-03-2011, 12:17
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Müslüman Allame'nin başından geçen islam kaynaklı ilginç olaylar (dünyadakiler)

Bu bölümde başımdan geçen ilginç olayları aktarmaya çalışacağım. aklıma geldikçe yazarım, bunların ne şekilde çürütüleceği, çürütülüp çürütülemeyeceği ya da ispatının gerekip gerekmediği, ne şekilde gerekeceği gibi konuları olay bazında ve anlatılmasının ardından itirazı yapılabilir. böylece ben de her farklı konuda başımdan geçen enteresan bir olayı anlatma derdinden kurtulmuş olurum.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-03-2011, 12:24
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Bundan 10 yıl kadar önce islami bir serverda chat yapıyordum.

O zamanlar ehli sünnete uyma konusunda bu kadar hassas değildim ve extrem görüşlerimi çekinmeden paylaşıyordum. -şimdiki kadar seçici değildim yani.-

3 kişiyle takıştım. bunlar kendilerini "ehli sünnet olarak tanımlayan kişilerdi".
ben o zamanlar daha ziyade camilerde ve abdesthanelerde, kısaca ibadethanelerde her ne amaçla olursa olsun para toplanmasına itirazlarımı ve bunu yapanların müslüman olamayacakları ve dinlerini sattıkları doğrultusunda gayet radikal fikirler öne sürdüm.

3 kişiyle doğrudan tehtitlerle resleştik.

aradan belli bir zaman geçti, bir hafta filan. ben gene aynı yerde chat yapıyorum. özel mesaj geldi: "yerini tespit ettik, bu akşam sana misafirliğe geliyoruz.".

ben tabi olayı ve gelme amaçlarını anladım, yapacak bir şey yoktu.

akşam eve dönüşte aşırı derecede sis vardı ve evin yolunu zor buldum. kendi sokağımda, bırakın adres tabelası, kendi ayağımı bile zor göreceğim kadar yoğun sis vardı.

ertesi gün aynı şahıs: "dün bir aksilik oldu, bu akşam bekle bizi".

tabi ben önceki günün rahatlığındayım: "beklerim" dedim.

o gün de yine yoğun sis vardı.

bir sonraki gün aramızda chatte bir konuşma geçmedi ama yoğun sis vardı ve ben sebebini tahmin ettim gene.

bir hafta adamlardan ses soluk çıkmadı, tam bir hafta sonra akşam yine yoğun sis vardı ve göz gözü görmüyordu. ben şöyle yorumladım:" bizim keklikler gene gezinmeye çıktı herhalde".
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-03-2011, 12:48
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

hüseyin üzmez olayı.

o zamanlar vakit gazetesi okurdum. o gün de yine okurken hüseyin üzmez'in yazısını gördüm. o günlerde popüler biriydi. yazısında şöyle bir şeyler vardı: "ben dünya için faydalı şeyler yapmak istiyorum, Allahın bana yardım edeceğini ve tüm insanların sevgisini kazanacağımı düşünüyorum..." gibi bir şeyler karalamıştı.

yazı ilgimi çekti. kendisine iletilmek üzere bir mail kaleme aldım; ve şunu dedim: "dünyayı kurtaracak bir şeyler yapmayı istiyorsan bu mail işini görecektir". dedim gönderdim. buna göre de niyet ettim, ama olmadı.

bir kaç gün sonra kendisini televizyonda gördüğümde şunu düşündüm: işte aldığı mailin karşılığını veren , ne istediğini bilen ve bu uğurda savaşan birisi.
açıklamalarını takip ettim: "ben Allah için iyi şeyler yapmaya çalışan biriyim ama ara sıra bazı sapıklardan mail almaktayım". dediğinde, dünyam başıma yıkıldı. biz ona ne dua ediyoruz, o bize nasıl buğzediyor. manen anında rest tabiyki.

aradan bir hafta geçmedi, bir kız çıktı televizyonlara: "bu amca bana sapıklı yapıyor" diye hüseyin üzmez'i işaret etti". şimdi düşünün adam gelmiş 70'e, bu zamana kadar böyle bir olay yokken ya da var olup gizli tutulurken birden bire ortaya çıktı. ben o zaman "ilahi adalet" dediğimiz şeyi bir kez daha yaşamış oldum. bunun rahatlığı içinde cezasını çekmesini bekledim.

cezaevine girdi. itirazlar filan temyizler derken, yakın zamanda mahkeme yeniden düzenlenecekti. bu sefer kendisine hapishanede iletilmek üzere bir tanıdığına mail attım. dedimki: "özür dilesin, onu ordan çıkartırız".

dilemedi, çıkamadı.



karar metni aslında her şeyi özetliyor ama, olayı yanlış kişilere mal etmiş.



Bursa'da, 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunmak suçundan yargılanan yazar Hüseyin Üzmez, 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme salonunda esas hakkındaki savunmasında davanın komplo olduğunu ve ertelenmesini isteyen Üzmez, karar sonrası şaşkınlık yaşayarak açıklama yapmadan adliyeden ayrıldı. Tutuksuz sanık L.Ç.'nin de tüm suçlardan beraatine karar verildi.



Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, "küçük yaştaki kızın beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismar" suçundan 30 yıl ağır hapis cezası talebiyle tutuklu olarak yargılanan yazar Hüseyin Üzmez ile cinsel istismara yardımcı olduğu iddia edilen tutuksuz sanık L.Ç., bugün 9'uncu ve son kez hakim karşısına çıktı. Sabah saatlerinde görülmesi beklenen dava, öğleden sonra 14.00'e ertelendi. Duruşmanın başlamasının ardından esas hakkındaki savunmasını yapan Yazar Hüseyin Üzmez, "Yalan benim şiarım değil.

Bu davanın bazı değişti. Cinsel istismar suçu olmaktan çıktı. Bu dava bir komplodur. Bana Barış Manço Kültür Merkezi'nde görüştüğüm iki kişi gelerek kendilerinin Ahmet Emin Yalman'ın intikamını almak istediklerini ve benim cezaevine gireceğimi söylediler. Doğru söylüyorum, ben Müslüman biriyim. Mahkemeden de olumlu hava alıyorum. Daha önceki mahkemedeki bağırmamdan dolayı üzgünüm. B.Ç.'nin ailesi namuslu bir ailedir. Bu olaylar sonrası kız ağlamış ve, 'O benim dedem' demiş. Bunun üzerine babası ve annesi...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-03-2011, 13:05
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Askerliği astek yaptım. bundan, 10 sene kadar önce. hazır kıta nöbetinde askerleri topladım ve dini bir sohbette bulundum.
ben sohbetlerimde dinin güzelliğini de anlatırım, dindarların yanlışlarını da anlatırım, çekinmeden doğruları konuşurum. Yine o sohbette, bir asker söylediklerime katılmadığını söyledi ve "komutanım bunları şeyhime sormak istiyorum" dedi. dedim "git sor , kime sorarsan sor".

askerin bu tavrı tuhafıma gitmişti ama yapacak bir şey yoktu, çünkü o köydekiler şeyhlerinin sözünden çıkmıyordu ve çocuk da duyduğu farklı bilgiyi şeyhine danışmak istiyordu.

sonraki hafta nöbette aynı asker yine vardı ve sohbette araya girdi: "komutanım anlattıklarını şeyhe sordum, şeyh iyi şeyler söylemedi". -sen şeyhine de ki o ölecek-.

artık o ifademde ne buğzetme var ne tehtit var hiç bir şey yok; doğrudan olacak bir şeyi aynen aktardım: rest yani.

"iletirim" dedi. sonraki hafta çocuğu görmedim.

bir hafta sonra mıydı, yoksa iki hafta sonra mıydı, çocuğu gördüm.

komutanım memleket iznine gittim, gittiğimin birinci günü bizim şeyh vefat etmişti..

"başın saolsun" dedim. ne deseydim.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07-03-2011, 14:16
naper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
naper naper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2009
Mesajlar: 1.013
Standart

Sen peygamber olmayasın, allame?

bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak,sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-03-2011, 14:27
Estiva Estiva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2010
Mesajlar: 295
Standart

Daha önce de yine sizin bir konunuz da paylaşılmıştı ama insanlarla dalga geçmekten nefret ettiğim için tekrar paylaşıp paylaşmama konusunda tereddüt ettim. Ama dayanamadım.



Hüseyin Üzmez'le ilgili de birşeyler eklemek isterim. Bahsettiğiniz olay doğrudur ya da yalandır bilemem. Ancak aşağıdaki video ile ilgili ne tür bir hikmet var sizce?

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 07-03-2011, 14:30
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

naper´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen peygamber olmayasın, allame?
sayın naper;

saçmalama be.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-03-2011, 14:33
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

web´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Daha önce de yine sizin bir konunuz da paylaşılmıştı ama insanlarla dalga geçmekten nefret ettiğim için tekrar paylaşıp paylaşmama konusunda tereddüt ettim. Ama dayanamadım.
sayın web,
hem dalga geçmekten hoşlanmıyorum diyorsun, hem dalga geçtiğini itiraf ediyorsun.

o halde ya beyninizdeki hoşlanma merkezi ile, karar verme merkeziniz arasında bir kopukluk oluşuyor; ya da öyle karar vermediğiniz halde beyninizin verdiği karara elleriniz farklı tepki veriyor.

her iki durumda da ya zihninizin kendi içinde ya da zihniniz ile bedeniniz arasında bir kopukluk olduğu izlemini doğuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-03-2011, 14:35
Estiva Estiva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2010
Mesajlar: 295
Standart

allame´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın web,
hem dalga geçmekten hoşlanmıyorum diyorsun, hem dalga geçtiğini itiraf ediyorsun.

o halde ya beyninizdeki hoşlanma merkezi ile, karar verme merkeziniz arasında bir kopukluk oluşuyor; ya da öyle karar vermediğiniz halde beyninizin verdiği karara elleriniz farklı tepki veriyor.

her iki durumda da ya zihninizin kendi içinde ya da zihniniz ile bedeniniz arasında bir kopukluk olduğu izlemini doğuyor.
Normalde sevmem. Ama sizin yazdıklarınızdan sonra kendime engel olamadım. Yazdıklarınız zihnimle bedenim arasında geçici bir kısa devre yaptı. O arada videoyu paylaşmış bulundum.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 07-03-2011, 14:42
allame
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

sayın web; tekrar kısa devre olması durumunda lütfen kısa süreliğine şalteri kapatınız
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Basinizdan Gecen Ilginc Olaylar Veya Tesadufler earthling Konu-dışı 0 16-05-2010 23:25
Genetik kaynaklı insan hastalıkları evrimsel bir miras mı? prometheus4517 Tercüme Çalışmalarımız 2 10-11-2008 01:34
islam ve müslüman kavramları üzerine jinduw Turan Dursun 1 29-01-2008 05:09
Bir müslümanın başından geçen bir anı ahir_zaman Konu-dışı 16 24-05-2007 01:51
Herşeyi başından belli bir oyunu kim oynamak isterki keskin İslam 1 16-05-2005 23:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:38 .