Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 08-03-2011, 01:38
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Sistem dışardan başlatılmış!

NASA kanıtladı: Dünya dışında yaşam var!

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) için çalışan bilim insanı Richard Hoover, uzayda yaşamın olduğuna ortaya koyan bulgular elde ettiğini açıkladı.

Hoover, Dünya’ya düşen gök taşlarının içinde çok küçük “uzaylı böcekler”in izine rastladığını belirtti. Hoover’ın araştırması, Dünya’daki yaşamın uzaydan gelen mikroorganizmalar tarafından başladığı teorisini yeniden güçlendirdi.

Not: Detaylı bilgi almak için NASA: Dünya dışı yaşamın izini bulduk! yazısını okuyabilirsiniz.

Bildiğiniz gibi suyun Dünya'ya kuyrukluyıldızlarla taşındığı yine NASA'nın çalışmaları sayesinde ortaya çıkartılabilinmişti!

Sözkonusu bu bulgular tüm canlıların, bu arada insanın balçıktan bir çömlek gibi yoğrularak, yaratılışına ilişkin Tevrat, İncil ve Kuran gibi kutsal metinleri yanlışlamaktadır.

Bu konuda geçtiğimiz Pazar günü Hürriyet yazarı Soner Yalçın tarafından yazılan "Erbakan'ın hatırlattığı Müslüman ilim adamları" makalesinde Biruni (973-1051)'nin görüşleri özetle şöyledir:

"Yaratılışı, Allah'ın hür iradesinin bir eseri olarak gördü. Kainat yokken sonradan yaratıldığı; ancak yaratılışın ne zaman ve nasıl başladığı hakkında tam ve kesin bilgilere sahip olunamayacağı tezini ilerini sürdü. Biruni'ye göre elimizde bu konuda kesin ve aydınlatıcı bir bilgi yoktu. Özellikle Yahudi ve Hıristiyanların kitaplarındaki bilgiler tefsir edilmişti. Yaratılışı insan yaratılışıyla başlatmak hatalıydı.

Rabbin bir günü kulun günüydü.

Kuran'daki ayetler ise doğruydu."

Biruni, 1 milenyum önce insanın yaratılışı için de şunları söylemişti:

“Allah Teâlâ insan türünü yaratmak isteyince, O; önce uygun biçimde yerin yaratılmasını belirledi ve ona doğal şeklini oluşturacak evrimleşmeyi temin edecek gücü verdi; doğal şeklinden kastım, yeryüzünün yuvarlaklığıdır.”
Yani, uygun şartlar oluştuğu zaman madenler ve canlı türleri birbi-rinden bağımsız olarak ortaya çıktı. İlk önce cansız varlık türleri ortaya çıkmıştı, su, hava, gaz, toprak...

Sonra evrimleşme kabiliyeti olan canlıyı yaratmıştı. Bütün canlı türleri birbirinden bağımsız olarak türemişti. Ama Biruni, “İnsan en yüce mertebeye kendinden aşağı hayvan-lardan çıkarak vardı” görüşüne karşı çıktı. Hayır, insan, köpekbalığından domuzluğa sonra maymunluğa yükselerek insanlığa yükselmemişti.

İlk ana canlı türleri, Allah'ın yaratma fiilinin bir gereği olarak uygun şartlar oluşunca evrimleşerek gelişmişlerdi. Ana türler kendi içinde zamanla çeşitli dallara ayrılarak gelişmekteydi."

İBN TUFEYL ise, “Hayy b. Yakzan” adlı eserinde, ki bu eserdeki kahraman Hz. Adem'dir, ilk insan oluşumunu şöyle anlatır:

“Hindistan yakınlarındaki ekvatoral ıssız bir adanın cep gibi çukur bir yerinde, toprağın su ve havayla iyice karışımıyla meydana gelen çamur, uzun zaman içinde güneşin ısı ve ışığının tesiriyle mayalanır. Bu mayalanmış çamur halden hale geçerek nihayet bir şekil alınca Allah ‘hayat' adını bu şekle tecelli eder ve ona ruh verir. Böylece ilk insan kendiliğinden oluşur.”

Özetle, yaşam Dünya dışından gelen yaşamın olmazsa olmazı olan su ve mikroorganizmalarla yani sistem dışardan başlatıldığına göre, söz şu noktada kilitleniveriyor: Acaba insan maymundan evrilerek mi Dünya'ya geldi (ki hayvanlar âleminden insanlar âlemine geçişte maymun ara tür olarak kabul edilir), yoksa Dünya dışından mı geldi?

Fakat sistem dışardan başlatılmış olsa bile, Hawking'e göre, bu, Tanrı'nın işi olamaz. Çünkü ona göre, Tanrı'ya evrende yer yok.

9 Eylül 2011'de İngiltere'de piyasaya çıkan Hawking'in Amerikalı fizikçi Leonard Mlodinow ile ortaklaşa yazdığı "Büyük Tasarım (The Grand Design)" kitabında, Büyük Patlama'nın fizik yasalarının kaçınılmaz sonucu olduğu saptamasını yaptı ve Evren'in hiçten varolabileceğini söyledi. Yani Evren'in başlangıcını izah etmek için Tanrı'ya başvurmaya ihtiyaç olmadığı görüşünü dile getirdi.

Ünlü fizikçi, geçmişte bir yaratıcıya inanmanın, bilimle çelişmeyeceğini savunmuş ve kendisini ilk tebrik eden kişi, dünyaca ünlü ateist ve evrimbilimci Richard Dawkins olmuştu. Dawkins, Hawking'in 23 yıl sonra Tanrı kavramından kurtulmuş olmasını büyük bir mennuniyetle karşıladı!

Bildiğiniz gibi, Hawking, 1988’de çok satan kitabı "A Brief History of Time (Zamanın Kısa Tarihi)" adlı kitabında, evrenin yaratılışında Tanrı’nın rol oynamış olabileceği yolundaki görüşlere yer vermiş ve “Eğer bütün bir teori kurabilirsek bu, insan mantığının nihai zaferi olacaktır çünkü ancak bu sayede Tanrı’nın aklını da anlayabiliriz” demişti.

Hawking, geçmişteki "Tanrı" kavramını sonlandırmak istiyor!

Stephen Hawking, yayımlanan son kitabında İngiliz fizikçi ve matematikçi Sir Isaac Newton'ın teorilerini çürütmeye çalışıyor.

Newton, Evren'in bir kaos sonucu oluşamayacağını ve Tanrı tarafından tasarlanmış olması gerektiğini söylemişti.

Isaac Newton, bir seferinde "Yerçekimi gezegenlerin nasıl hareket ettiklerini açıklıyor, gezegenleri neyin yörüngeye soktuğunu değil... Her şeyi Tanrı yönetir" demişti.

Albert Einstein da, Einstein and Eddington filmindeki ünlü deney sonrasında haklı çıktığını görünce, "Bu, Tanrı'nın planı" demişti.

İngiliz fizikçi Hawking ise, Newton ve Einstein'ı yanlışlayarak, "Yerçekimi diye bir yasa olduğu için, Evren kendi kendisini hiçten yaratabilir ve yaratmaya devam edecektir" diyerek bizim varlığımızın, evrenin varlığının ve hiçbir yerine, birşey olmasının sebebinin kendiliğinden yaratılış olduğunu savunuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-03-2011, 02:49
YasasinBilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YasasinBilim YasasinBilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
Standart

Eninde sonunda böyle bir olayın gerçekleşeceği belliydi.

Dünyadaki hayatın dışarıdan (kuyruklu yıldız, meteor parçaları vs.) başlatıldığına dair çok güçlü teoriler vardı.

dindarların bundan sonra yapacaklarını tahmin etmek hiç te zor değil.

1) bu bulguları yalanlama/çürütme yoluna gideceklerdir.

2) başarılı olamazlarsa, kutsal (!) kitaplarını yeniden yorumlayarak bu bilimsel gerçeğin zaten tanrı tarafından bildirildiğini açıklayacaklardır. Bir taşla iki kuş hesabı. Hatta bundan mucizeler türetip inançlarından daha da emin olacaklardır.

aynı kesim, bu olayı da 3. hatta 4. ağızdan öğrenmenin huzuru içinde (!) yaşamaya, bazen de öldürmeye devam edecektir.

hadi hayırlısı...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-03-2011, 13:05
mahirzz mahirzz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Feb 2011
Mesajlar: 525
Standart

Sonuçlara bakılınca şöyle gözüküyor, her şey bakış açısı.

Örneğin; Bildiğiniz gibi suyun Dünya'ya kuyrukluyıldızlarla taşındığı yine NASA'nın çalışmaları sayesinde ortaya çıkartılabilinmişti!

Bundan çıkarılan sonuç ise yorumdur: nedir o yorum ?:
Sözkonusu bu bulgular tüm canlıların, bu arada insanın balçıktan bir çömlek gibi yoğrularak, yaratılışına ilişkin Tevrat, İncil ve Kuran gibi kutsal metinleri yanlışlamaktadır.

Şimdi bu yorumla suyun dünya dışından gelmesi arasında ne gibi bir bağıntı var. Çömlek gibi kelimesi burada tanrıya ait değil bunu kendisi eklemiş yorumcu. Esasen sulu bir kimyadan bahsediliyor.

Bir su gökten indi diye, acaba insan da mı gökten düştü demek oluyor ? ya da bir kaç mikroorganizmayı bir göktaşında bulduk diye hayatın tamamının bu şekilde gökten aşağı düştüğü sonucuna varmak gerekiyor.



Diğer örnek:
Fakat sistem dışardan başlatılmış olsa bile, Hawking'e göre, bu, Tanrı'nın işi olamaz. Çünkü ona göre, Tanrı'ya evrende yer yok.

Göre kelimesinden sonrası burada yorumdur. İspat veya bilimsel bir sonuç olamaz.

Çok dikkat edilmesi gereken diğer konu ise, NASA nın yapdığıdır. Bir şey buluyor: meteorit taşlarda canlı organizma işi, ve yorum yapıyor: dünya daki hayat önceden de bu şekilde gelmiş olabilir. Bu yorumdur. Gelmemiş de olabilir.

Ayrıca zaten bu doğru, hayat dışarıdan başlatıldı. Ancak Allah tarafından başlatıldı. Bir büyü değildi. Büyük bir bilimsel proje idi bu. Zaten Allah ın mutlak varlığı da uzayda bir başka gezegende. Ve orasına "arş" deniliyor. Cennet de orada.

Ayrıca hiç bir delil ile büyük patlamanın sebebi saptanamaz. Böyle bir simulasyonu yapmamız günümüz teknolojimizle imkansız. O yüzden tahminler yapabiliriz, yorumlar ama doğru olduğunu ispatlayamayız.

Hawking in bulduğu sonuçlar sadece kendi yorumudur. Bir tahmin, tıpkı haber yorumcularının ki gibi.

Evet bulgular var, ama yorumlarda var, bulgu ile yorum arasında fark var. Yerçekimi yasasını yorumlayan iki bilim adamı var, biri hawking diğeri isaac newton. bir bilim adamı diyor ki bu iş tanrısız olamaz, diğeri de diyorki var olan şeyin olması ve tasarlanması için tanrıya gerek yok, o zaten var, bardağı masaya koyan kimse yok, o kendiliğinden oraya geldi. yorumlar bu şekilde.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-03-2011, 14:30
zahit zahit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 May 2010
Bulunduğu yer: almanya
Mesajlar: 263
Standart

dinlilerin bahanesi hazır-kılıfa göre minare misali ayetin birinde,
birşeyler bullurlar bu olayıda buraya yamamayı bilirler?
sanki yapmadıkları birşey-yeterki bilimin vede güzelliklerin peşini yılmadan
gücenmeden bırakmamak-şimdiye kadar yönetimler karanlıklarındı-şimdi gündemler bilimden yana güzelleşiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-03-2011, 18:14
berguzar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
berguzar berguzar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 196
Standart

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
dindarların bundan sonra yapacaklarını tahmin etmek hiç te zor değil.

1) bu bulguları yalanlama/çürütme yoluna gideceklerdir.

2) başarılı olamazlarsa, kutsal (!) kitaplarını yeniden yorumlayarak bu bilimsel gerçeğin zaten tanrı tarafından bildirildiğini açıklayacaklardır. Bir taşla iki kuş hesabı. Hatta bundan mucizeler türetip inançlarından daha da emin olacaklardır.


hadi hayırlısı...
Ben hepimiz yıldız tozuyuz diye düşünüyorum.

Ve ben inançlı biriyim. Evrim ile, dünya dışı bir unsur ile başlatan yaratıcı ve yaratıcı o ise her türlü yaratma Onun kudretinde ve tasarrufundadır diyenlerdenim. Ve bilime iman ederim aynı zamanda.

Evet, hayırlısı.

Selamlar...

Bİ SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI! GÜMÜŞ BİR TÜY DİKMEK İÇİN MANZARAYA.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-03-2011, 18:21
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

Bu başlığı yeni gördüm. Söz konusu yeni buluş (''Dünya dışı yaşam'') ile ilgili forumun bilim bölümünde de bir başlık açılmıştı. Orada yazdığımı kopyalamak istiyorum:

ulpian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Henüz temkinli olmakta fayda var bence. Bu gibi haberler ilk defa çıkmıyor ve daha öncekilerin de aslı çıkmamıştı.


Haberin kaynağı journal of cosmology bilim çevrelerinde çok fazla ciddiye alınmıyormuş.(1). Buluşu yapan NASA astrobiyologu Hoover hakkında fazla bilgi bulamadım. Ama NASA Astrobiyoloji bölümünden David Morrison çalışma hakkında ''1 Nisan şakası olmalı'' demiş.(2 Bu haberde, buluşu ciddiye almayan birkaç bilim adamı daha alıntılanıyor, ama buluşu ciddiye alanlar da varmış.)
Bu arada:
Konunun bu başlıkta upuaut tarafından ele alınış şeklini aşırı dağınık buldum. Birbiriyle ilgisiz şeyler bir araya serpiştirilerek birşeyler denmiş, ama başlığın ana tezi bile belli değil.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 08-03-2011, 22:17
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart SOS!!! Su Dünya'ya gökten değil kuyrukluyıldızlarla gelmiştir!

Öncelikle konuyu açan kişi olarak, konu hakkında kısaca bir değerlendirmede bulunmak istiyorum.

Bu konunun açılması, NASA çalışanı Hoover'ın Dünya dışında yaşam olduğuna ilişkin keşfiyle oldu. Tabii Hoover'ın keşfinin NASA tarafından aniden açıklandıktan sonra alelacele konuyla ilgili birkaç makaleden bilgileri biraraya getirip size sunmak zorunda kaldım. Bu nedenle Ulpian haklı gibi görünür. Fakat diğer taraftan konunun anafikri de ortadadır: İnsan nereden geldi?

Ne yazık ki bu soruya tam cevap veren herhangi bir bilgiye sahip değiliz henüz. Kutsal metinler ise bu soruya cevap vermekten uzak, soruyu muallakta bırakarak çözülmesi güç bir noktaya taşımıştır.

Örneğin, Biruni, tıpkı Hz. Muhammed gibi hareket ederken;

"Yaratılışı, Allah'ın hür iradesinin bir eseri olarak gördü. Kainat yokken sonradan yaratıldığı; ancak yaratılışın ne zaman ve nasıl başladığı hakkında tam ve kesin bilgilere sahip olunamayacağı tezini ilerini sürdü. Biruni'ye göre elimizde bu konuda kesin ve aydınlatıcı bir bilgi yoktu. Özellikle Yahudi ve Hıristiyanların kitaplarındaki bilgiler tefsir edilmişti. Yaratılışı insan yaratılışıyla başlatmak hatalıydı."

sözüyle Tevrat ve İncil'i dışlarken,

"Rabbin bir günü kulun günüydü.

Kuran'daki ayetler ise doğruydu."

sözüyle de Kuran'ın doğruyu söyleyen tek kutsal metin olarak kabul eder.

Bilindiği gibi bir rivayete göre, Hz. Ömer Ehl-i kitaptan aldığı bir kitabı getirip Hz. Muhammed'e okuyunca, Hz. Muhammed ona çok kızdı ve şöyle dedi: “Ey Hattab’ın oğlu! Bu ne şaşkınlık? Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben size bembeyaz, dupduru tertemiz bir hakikatle geldim. Ehl-i kitaptan bir şey sormayın. Çünkü, size söyleyecekleri bir gerçeği yalanlayabilir veya yanlış bir şeyi tasdik edebilirsiniz. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, eğer Musa şimdi aranızda yaşamış olsaydı, bana tabi olmaktan başka bir şey yapamazdı" Diğer bir rivayete göre, Hz. Ömer Arapça Tevrat’ı getirip okumuştu...

Müseylime, peygamberliğini ilan ederek insanları nasıl kandırmıştı?

Hz. Muhammed, hicretin 7. senesinde, başta Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu olmak üzere dünyanın en büyük devletlerine tebliğ mektupları göndermiş ve kendilerini İslâmiyet'e dâvet etmişti. Hz. Muhammed'in teşebbüsü, sonunda beklenen neticeyi verdi ve insanlar, akın akın müslüman olmaya başladı. Bu gâye ile Medine'ye gelen Benî Hanife kabilesinin temsilcileri arasında, "Müseylime" adında birisi vardı. Edebî yönü oldukça kuvvetli olan bu şahıs, Müslümanları gördükten sonra onlara karşı duyduğu kıskançlığı, kendisini büyük bir felâkete sürükleyecek şekilde izhâr etti ve peygamber oldugunu ileri sürerek, kavminin Hz. Muhammed'e değil de kendisine tâbi olmasını istedi.

Müseylime'nin bu iddiası, kendisine inananların yardımıyla kuvvet buldu ve Benî Hanife kabilesinin birçoğunu İslamiyet'ten geri döndürdü. Peygamber Müseylime, sonraları daha da ileri giderek Hz. Muahmmed'e şu meâlde bir mektup yazdı:

"Allah'in Resulü Müseylime'den, yine Allah'in Resulü Muhammed'e, Sana selam olsun. Ben, seninle birlikte peygamberlik vazifesine ortağım. Yeryüzünün (aslında Arabistan'ı, o da Mekke ve Medine'yi kastederek) yarısı bize, yarısı da Kureyş Kabilesi'ne âittir. Ancak Kureyş haddini aşan bir kavimdir."

Hz. Muhammed, bu satırları okuyunca küplere bindi, onu getiren elçilere:

"Eğer elçilerin öldürülmeyeceğine dâir bir kâide olmasaydı, sizin boynunuzu vurdururdum" demiş ve Ubeyy bin Kaab'a yazdırdığı aşağıdaki mektubu, Müseylime'ye göndermiştir (Mektubun son cümlesi, tam olarak okunamamıştır).

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla; Allah'ın Resulü Muhammed'den, yalancı peygamber Müseylime-tül-Kezzab'a,

Selâm, hidayete tâbi kimseler üzerine olsun. Bundan sonra bilesin ki, yeryüzü Allah'ındır. Onu, kullarından dilediğine ihsan eder. Hüsn-ü akibet ise, müttakilerindir (Allah'tan korkan mümin kullara aittir). Sen ve beraberindekiler eğer tövbe ederseniz, Allah da seni ve seninle beraber tövbe edenleri affeder."

Şimdi burada olan biteni anlayabilmemiz için, bırakın Dünya'da hayatın nasıl başladığını, insanın nasıl yaratıldığını, yalnızca su hadisesine bakmamız bile yeter ve artar bile.

Su Dünya'ya gökten değil kuyrukluyıldızlarla gelmiştir!

Bildiğiniz gibi çok üretken bir kurum olan NASA, yıllardır Dünya dışında su bulabilmek için;


çalışmalarını yaptı ve suyun kuyrukluyıldızlar vasıtasıyla Dünya'ya taşınmış olduğunu tespit etti. Bu kuyruklu yıldızların kaynağı, Neptün yakınlarındaki Kuiper Kuşağı ve Oort Bulutları bölgesi idi. Bu bölge, Güneş Sistemi'nin soğuk, uzak bölgelerini çevreleyen ve trilyonlarca kilometre uzaklıktaki bir kuyruklu yıldızlar kuşağı yahut kuyruklu yıldız kümesi idi. Burada bulunan gökcisimleri, birer kirli kartopunu andırıyorlar. Kuyruklu yıldızların kaynağı olan bu cisimler, taş ve toz parçalarının yanı sıra, katı hale gelmiş metan, amonyak gibi molekülleri ve önemli ölçüde su buzu içeriyorlar.

NASA, yalnızca Dünya dışında suyu araştırmadı; aynı zamanda Dünya dışında yaşam olup olmadığını da araştırdı:


NASA, bu çalışmalardan elde edilen bulgulara göre yaşamın Dünya dışında da olduğunu kanıtladı. Örneğin NASA'nın 4. çalışmasındaki bulgu 1953'te Miller-Urey ikilisi tarafından ortaya konulmuştu. Biyoloji derslerimizde "Miller-Urey Deneyi" , daha çok "Miller Deneyi" olarak bilinen Urey ve öğrencisi Miller tarafından yapılan bu deneyde; milyarlarca yıl öncesinin atmosfer koşulları laboratuvar ortamında yaratılarak inorganik maddelerden organik bileşimler üretilebileceği kanıtlanmak istenmişti.

1950'lerde Urey dünyanın ilk zamanlarındaki atmosferinin günümüzdeki Jüpiter'in atmosferine benzediğini tahmin etti -yani amonyak, metan ve hidrojen açısından zengin. 1953'te Urey'in Chicago Üniversitesi'ndeki laboratuvarında çalışan Miller, ultraviyole ışınımı gibi bir enerji kaynağına tabi tutulduğunda bu bileşiklerin ve suyun yaşamın oluşması için gerekli amino asitleri oluşturabileceğini kanıtladı.

2008 yılının Ekim ayında, Miller (1930-2007)'ın ölümünden 1 yıl sonra, bu deney yeniden yapıldı ve deneyin analizi sonrasında düzenek içinde 5 değil 22 tane amino asit ürettiği tespit edildi. 2009'da NASA tarafından uzayda bulunan amino asitler ise Miller-Urey deneyinin doğrulanmasından başka bir şey değildi!

Batılı bilim adamları suyun Dünya'ya nasıl geldiğini, dolayısıyla Dünya dışı yaşamı araştırırken, Kuran'da su ile ilgili kaydadeğer ayetlerimiz şunlardır:

HUD-7: O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

HİCR-22: Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

NAHL-10: O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.

NAHL-65: Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.

KEHF-45: Dünya hayatının şu su örneği gibi olduğunu onlara anlat: "O suyu gökten indirdik. Yerin bitkisi onunla karıştı. Derken o bitki, rüzgârların savurup döllediği parçacıklara dönüştü. Allah her şey üzerinde Muktedir'dir, gücü her şeye yeter.

MÜ'MİNUN-18: Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

Gördüğünüz gibi, Kuran'da suyun uzaydan kuyrukluyıldızlarla geldiğinden değil, (Dünya'ya ait) gökten gelmiş olduğundan ve böylece hayatın başlamış olduğundan bahsedilir.

Not: 20 yıl önce Darwinci görüşe göre eğitim veren okullarımızdaki Biyoloji derslerinde "Miller Deneyi" anlatılırdı. Şimdiki Yaratılışçı görüşe göre şekillenen Biyoloji derslerinde bu ünlü deneyin anlatılıp anlatılmadığı merak konusudur!!!

Konu upuaut tarafından (08-03-2011 Saat 22:26 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 08-03-2011, 22:21
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

Eğer Harzem uygarlığı Kuteybe tarafından yakıp yıkılmasıydı Biruni'nin dediği gibi elimizde daha çok belge olacaktı..

“Kuteybe, her çareye başvurarak Harzemlilerin yazılı dilini bilenleri, geleneklerini koruyaları, bütün bilginleri yok etti.Böylece her şey karanlıklara gömüldü.İslam, Harzemlilerin içine girerken, onların tarihi hakkında bilinenleri artık öğrenme olanağı bırakmadı.”

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09-03-2011, 00:53
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart NASA, Mars'a yeni bir robot yolluyor: ANKH.

Arkadaşlar, size bir önceki mesajımda

5. NASA: Dünya dışı yaşamın izini bulduk!

verdiğim habere göre NASA'nın son çalışması hakkında bir müjde verebilirim.

Şimdi, bu haberde şu bilgi notu geçmişti, değil mi:

"En son 1996 yılında, bir diğer NASA araştırmacısı David McKay, Antarktika’da bulunan bir gök taşında Dünya dışı yaşamın izine rastladığını söylemişti.

Söz konusu gök taşı, 1984 yılında bulunmuş ve Kızıl Gezegen Mars’tan geldiği anlaşılmıştı."

Sözkonusu NASA araştırmacısı David McKay, Mars'tan gelen ve Antartika'da bulunan taş üzerinde fosil bulduğunu açıklarken, NASA, Pathfinder ve içinde "Sojourner (Tanrı Misafiri)" adlı bir roverı Dünya'dan 04.12.1996, UT 06:58'te yollamış ve Mars'a 04.07.1997, UT 16:57'te ulaşmıştı.

Sojourner, daha sonra yollanan Spirit gibi fazla bir teçhizata sahip değildi, daha çok Mars'tan Dünya'ya birçok siyah-beyaz ve renkli resimler geçiyordu.

Herhalde NASA, David McKay'in bulgusuna itibar etmemiş olacak ki, Sojourner'a Mars'taki yaşam formları için ek bir teçhizat eklemeyi gerek görmediler. Fakat Spirit'e kimyasal analiz yapacak bir teçhizat eklediler ve Spirit, Mars'taki suyu böyle yakaladı! (Resme dikkatli bir şekilde bakın lütfen!)

Şimdi NASA, yine bir NASA çalışanı ve Astrobiyoloji uzmanı Richard Hoover'ın keşfinden sonra MARS'a bu sefer, Spirit'ten de daha teçhizatlı, hem kimyasal hem de biyolojik analizler yapabilecek kapasitede Ankh (Mısır dilinde "Hayat" anlamına gelir) adlı yeni bir roverı Mars'a gönderme kararı almış bulunuyor.

İnanın bana, NASA'nın "Ankh" adlı roverı Mars'ta (NASA araştırmacısı David McKay'in keşfettiği gibi) bir yaşam formuna dokunduğu zaman, Dünya'da suyun keşfedilmesinden daha büyük bir gürültü kopacak ve şöyle denecek: "İşte! Mars'ta hayat var!"

Merak etmeyin; Hoover'ın keşfi sonrasında adamlar zeten havaya girmişler bile: ALMAN JEOLOG: HEPİMİZ MARSLI OLABİLİRİZ

Tabii bizler de Kuran'da bu konuda ne deniyor? diye açacağız kutsal kitabımızı, harıl harıl bilimsel açıklamalar peşinde koşacağız.

Kafa olmadıktan sonra, biz daha çok koşacağız bu adamların peşinde...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09-03-2011, 01:29
YasasinBilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YasasinBilim YasasinBilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
Standart

arkadaşlar bir iddia ortaya atacağım. lütfen kaynağını çok zorlamayın.

70'li yaşlarda, hobi olarak bilimle uğraşan, dinlere inanmayan, 180 IQ'lu (ki bundan eminim) bir yakınım var. Kendi bulgularını sır düzeyinde zaman zaman benimle paylaşır.

Newton'un kütlesel çekim formülünü hatalı bularak kendi formülüyle pek çok bilinmezi aydınlatmış bir kişidir. Periyodik cetvele yeni elementler (dünyada bulunmayan) eklemiş, daha atomun fotoğrafı çekilmeden, kendi çizimlerinde atomu kar paleti biçiminde göstermiş ve bunu güvendiği profesörlerle paylaşmış biridir.

Şu anda bilimadamlarının net açıklama getiremediği pek çok sorunun cevabı onda var (çöller nasıl oluşur, galaksiler ve güneş sistemleri neden tepsi biçimindedir? yer çekimi nedir? vs.)

Bir buluş üzerinde çalıştığı için fazla detaya girmiyorum.

Onun iddiası: (mantıksız gelebilir, gülüp geçebilirsiniz)

dünyadaki insanların Venüs ve Marstan geldikleridir. İki farklı görünümde olan bu türler farklı kıtalarda çoğalmış, savaşmış, karışmış ve bugünkü melez insanı oluşturmuştur.

Evrim teorisini kabul etmesine rağmen, insanın varoluşunu bu teorisiyle açıklar.

Günün birinde bu kanıtlanırsa beni hatırlarsınız.


saygılar...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam ve Ekonomik Sistem ozgurrr İslam 16 12-06-2018 20:50
Hangi sistem daha iyi :) Onursal Bedirhan Politika 8 03-01-2009 23:08

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:07 .