Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 13-07-2006, 12:41
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart allah kendisinden büyük bi varlık yaratabilirmi

gecenlerde böyle bi soruya biyerlerde rastlamıştım belki faydam olur diyerek birkaç bişey söylemek istiyorum sanırım böyle bi soru bazılarının zihninde vardır demi .
sorunun cevabına gececek olursak soru sadece çelişkili *bir mantık oyunu ve tek kelimeyle demagojidir
. “Allah’tan büyük” ve “yaratmak” kavramları birlikte sunulmuş ve sonucu olmayan bir soru ortaya atılmıştır. Allah’ın büyüklüğü denilince çok şeyler hatıra gelir. Meselâ, bunlardan birisi ezeliyettir. Allah ezelîdir, varlığının evveli yoktur. Buna göre soru şöyle oluyor: Allah kendisinden daha önce var olan bir mahluk yaratabilir mi?

Büyüklüğün bir yönü de sonsuz kudrettir. Buna göre soru şu şekli alır: Allah kendi sonsuz kudretinden daha fazla kudrete sahip bir mahluk yaratabilir mi? Yaratılan, sonradan olmuş olacağından onun için ezeliyet düşünülemeyeceği gibi, yaratılan bir varlığın kudreti de sonradan verilmiş olacağından böyle bir kudretin sonuz olması da muhaldir. Buna göre soru, bir cevap almaktan çok zihin bulandırmaya yönelik bir oyundur. Bu sorununun bir cevabı olamayacağını soru sahipleri de pek ala bilmektedirler.

Bu soruyu çeşitli yönlerden incelemek mümkündür.

Birincisi, soruda çelişki söz konusudur. Bu soruyu soranlar, yaratıcı ve bir olan Allah’tan, varlığı muhal olan bir ortak yaratmasını istiyorlar. Sonra mahluk olacak o yaratığın yaratıcıdan daha büyük olabileceğine ihtimal vermekle, apaçık bir çelişki sergiliyorlar.

Yaratılanla yaratıcının hiçbir cihetle birbirine benzemeyeceği açık bir gerçektir. Bir insan yazdığı kitaplara ve bir usta ortaya koyduğu eserlere benzemeyeceği gibiAllah da mahlukatına hiçbir cihetle benzemez.

İkincisi bu soruda hayal ile gerçek birbirine karıştırılmıştır. Hayalen gökyüzündeki koca güneşin gelip cebimize girmesi mümkün olduğu hâlde, bu olayın gerçekleşmesini akıl kabul edemez.

Üçüncüsü: Bu soru ile, yaratılması düşünülen varlığın şu anda mevcut olmadığı kabul edilmektedir. Hayal edilen varlığın yaratılması Allah’tan beklenmekte, böylece Allahın yaratıcı olduğu, o hayalî varlığın ise mahlûk olacağı kabul edilmektedir. O hayalî varlığın yaratılması Allah’tan istendiği gibi, onun büyüklüğü, gücü, dirayet ve azameti de Allah’tan istenmektedir.

Bu öncüllerden, Allah’ın nihayetsiz büyük, yegâne yaratıcı, ezelî ve ebedî mutlak kâdir olduğuo mevhum varlığın ise yaratılmaya muhtaç, aciz, zelil, miskin olduğu sonucu çıktığı hâlde tam tersine o hayalî varlığın Allah’tan büyük olup olmayacağı sorulmaktadır.

Soru ile yapılmak istenen kıyas, çelişkili hükümlere dayandırılmıştır. Dolayısıyla, bu sorunun iddia olma vasfı yoktur. Meselâ “Sonsuzdan daha büyük bir sayı yazılabilir mi?” sorusu, böyle çelişkili bir varsayıma dayanır. Bu sebeple hiçbir ilmî değere sahip değildir. Çünkü sonsuzdan büyük bir sayı olamaz ki, böyle bir soru sorulabilsin. Eğer sonsuz sınırsız bir büyüklüğün sembolü ise, hiçbir rakam, sonsuz ile kıyaslanamaz. Sonsuzdan büyük bir rakam düşünülse, o zaman da sonsuzluk gerçeği ortadan kalkar. Sonlu bir rakamın, sonsuzdan büyük olma çelişkisi ve imkânsızlığı ortaya çıkar. Bu soru da çelişkili kıyaslardan olduğu için mantıkça ve ilim bakımından hiçbir kıymeti yoktur. Soruyu soran kimsebüyüklük” kavramını da yanlış yorumlamaktadır. Allah’ın büyüklüğü yarattıklarına nispetle ortaya çıkan bir büyüklük değildir. Bütün isimleri ve fiilleri sonsuz olan Allah’ın zatı hiçbir mahluka benzemediği gibi, büyüklüğü de mahlukatın büyüklüğüne benzemez, ölçüye girmez, tasvire sığmaz, takdirle bilinmez. Mahlukatın büyüklüğü birbirine göredir, Allah’ın büyüklüğü ise sınırsızdı nihayetsizdir
ben domatik zihniyette birisi değilim aksine yeniliklere açık birisiyim onun için vereceğiniz mantıklı cevaplar beni üzmeyecek bilakis memnun edecektir
.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-07-2006, 13:09
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: allah kendisinden büyük bi varlık yaratabilirmi

Doğmatik zihniyete değilim filan kıvırmayı bir bırak önce. Dahası boğazına kadar safsata içindesin.

Üçüncüsü: Bu soru ile, yaratılması düşünülen varlığın şu anda mevcut olmadığı kabul edilmektedir. Hayal edilen varlığın yaratılması Allah’tan beklenmekte, böylece Allahın yaratıcı olduğu, o hayalî varlığın ise mahlûk olacağı kabul edilmektedir. O hayalî varlığın yaratılması Allah’tan istendiği gibi, onun büyüklüğü, gücü, dirayet ve azameti de Allah’tan istenmektedir.

Yani Allah yaratmadan önce Kainat, İnsan filan varmıydı?

Neyse, bunlar boş işler. Mesele şudur. Allah eğer herşeyi yaratabiliyorsa, o zaman kendinin bir eşini veya kendinden daha büyük bir şeyi de yaratabilmelidir. Eğer bunu yapamıyorsa, herşeyi yaratabileceği ve sonsuz kudret vs. sahibi olduğu söylenemez. Yapabiliyor mu, yapamıyor mu? Bu topikle havanda döğülmeye çalışılan su budur.

Bu tartışma boş, anlamsız ve lüzumsuzdur. Çünkü zaten Allah denen şey yoktur. Böyle iken gidip onun meziyetleri üzerien konuşmak abesle iştigaldir.

Önce, Allah vardır mıdır, yoktur mudur buna bir cevap vermelisin. Evet Allahın varlığına dair hiç bir emare yoktur. Öyleyse Allah denen şeyde yoktur, hadi karşıtını bir ortaya koyda görelim.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13-07-2006, 13:20
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: allah kendisinden büyük bi varlık yaratabilirmi

HOCAM bir şeyi ispat etmek için onu göstermek veya onun varlığının delillerini saymak yeterlidir bu sayedede akıl gözüyle görmesini sağlamak hiç zor olmamamkla birlikte aksini ispat etmek ise çok zordur .
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13-07-2006, 13:22
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: allah kendisinden büyük bi varlık yaratabilirmi

Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.

Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadını, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır. Bu yardımlaşmayı yapan taraflar birbirlerini tanımamakta, bilmemektedirler Öyle ise bu merhametli icraatı sebeplere vermek mümkün değildir.

Temizlik: Kainattaki nezafet ve temizlik, başlı başına bir delil olarak, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat'ı (c.c.) anlatmaktadır. Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar; rüzgar, yağmur ve kar; denizlerde buzullar ve balıklar; fezamızda atmosfer, semada kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler, hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zat-ı Mukaddes'i göstermektedir.

Simalar: Herhangi bir insanın siması, en ince teferruatına kadar kendisinden evvel geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine kat'iyen benzememektedir. Bu kaide, kendisinden sonra gelecekler için de aynen geçerlidir. Bir cihette birbirinin aynı, diğer cihette birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması mümkün, milyarlarca resimden ayırmak ve her şeyi sonsuz ihtimal yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yanı kalmamak üzere bilen ve o varlığa istediği şekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenab-ı Hakk'ı en sağır kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilandır.

Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan sadece örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse şükrünü Allaha yapar. Aksi hale batıl mabutlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşir. Güzelliği takdir hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu sema yüzünde sergilenen yıldızları, zemin yüzünde boy gösteren çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır.

Tarih: Dinler tarihi şahittir ki, beşeriyet hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç dahi olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına bu Allah koymuştur ve insan ona inanmakla mükelleftir.

Kur'an: Kur'an-ı Kerim'in Kelamullah olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenab-ı Hakk'ın varlığını da ispat eder durumdadır. Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna dair yüzlerce delil vardır ve bunlar, o mevzu ile alakalı İslam kaynaklarında en ince teferruatına kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine mahsus dilleriyle "Allah vardır" derler.

Peygamberler: Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihan Serveri'nin (s.a.v.) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ı Hakk'ı anlatan delillere dahil edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlıklarının gayesi, Tevhid; yani Allah'ın varlık ve birliğini ilan etmektir. Öyleyse, her peygamberin kendi peygamberliğini ispat eden bütün delilleri, aynı zamanda, Cenab-ı Hakk'ın varlığına da delil olmaktadır. Bir peygamberin hak nebi olduğunu ifade eden bütün deliller, aynı kuvvetle, hatta daha da öte bir kuvvetle "Allah vardır ve birdir" demektedir. hocam bi açıklık getirinde vkurtarın beni bu dogma bilgiden *bekliyorum
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-07-2006, 13:46
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: allah kendisinden büyük bi varlık yaratabilirmi

Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir.

Böyle bir fayda filan gördüğümüz olmuyor. Mesela, 50 bin ışıkyılı uzaktaki bir süpernova'nın bize faydasını izah edebilirmisin? Yada süpergamma patlamalarının ki yanı başındaki bir sürü şeyi silip süpürüyorlar..

Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadını, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır.

Hava kanı temizlemez. Aslan ile ceylan yardımlaşıyorlar mı sence? Ceylan nedne aslandan kaçıyor? Aslan ile fil yardımlaşıyor mu? Öyleyken fil neden aslanı öldürüyor?

Temizlik: Kainattaki nezafet ve temizlik, başlı başına bir delil olarak, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat'ı (c.c.) anlatmaktadır. Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar; rüzgar, yağmur ve kar; denizlerde buzullar ve balıklar; fezamızda atmosfer, semada kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler, hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zat-ı Mukaddes'i göstermektedir.

İyi sallama. Kara delikler neyi temizler? Kara delik görüp görebileceğin en büyük çöplüktür. Hangi bakteri neyi temizler? Bakteri temizliyorsa, ellerini hela delğindeki suyla yıka o zaman sende bundan sonra..

Simalar: Herhangi bir insanın siması, en ince teferruatına kadar kendisinden evvel geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine kat'iyen benzememektedir

Gene kuvvetle atılmış bir yalan. Pek çok insanın siması birbirinin tıpkısıdır.

Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan sadece örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir.

Böyle bir şey bilmez. Ben afrika kabilelerinin dilinde şükür anlamına gelen bir kelmie bulamadığımı çok iyi hatırlıyorum.

Tarih: Dinler tarihi şahittir ki, beşeriyet hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç dahi olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına bu Allah koymuştur ve insan ona inanmakla mükelleftir.

dinden ne anladığına bağlı. Ama tarihte pek çok toplum, pek uzuan zamanlar boyunca atalarına tapmıştır. Yanardağa tapmıştır. Ama bir tanrı filan düşünmemiştir.

Kur'an: Kur'an-ı Kerim'in Kelamullah olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenab-ı Hakk'ın varlığını da ispat eder durumdadır. Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna dair yüzlerce delil vardır ve bunlar, o mevzu ile alakalı İslam kaynaklarında en ince teferruatına kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine mahsus dilleriyle "Allah vardır" derler.


Kuranı kerim bir arap bedevisinin şizofreni ve hezeyanından başka bir şey değildir.


Peygamberler: Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihan Serveri'nin (s.a.v.) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ı Hakk'ı anlatan delillere dahil edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlıklarının gayesi, ....


Ben arkasını getireyim.. Kendilerinin adam yerine konmasını sağlamaktır. İktidarı ele geçirmektir. Evlatlığının karısını yatağa atmaktır. Dizi dizi kadını mehirsiz filan karı edinebilmektir. Yağmadan sağlanan ganimetin üstüne yatmaktır vs. vs. vs..

Boş laf üzerindesin. Bunların hepsi mesnetsiz, bir bakış açısından bakarak ortaya konabilecek mevzular. Ve bakış açısını değiştirip Hitleri bir kahraman yada insanlık tarihinin gördüğü en hayırlı lider vs. olarak lanse edebilirsiniz. Size yol göstereyim.

Mesela, hikmet ve gaye diyorsunuz. Önce hikmet nedir, gaye nedir buna bir cevap vermelisiniz. Bu tanımı ortaya koymalısınız. İnsanlara böyle bulanık bir laf atıp kandıramazsınız. Bu lafın esprisi şudur. Hikmet denen şeyi insanlar kafalarınc ayorumlar ve yakın örneklerine bakarak herşeyin hikmetli olduğunu düşünüverirler. Mesela, erkeklerde meme olmasının hikmeti nedir? İnsanların bir anadan ve babadan doğma gayesi nedir? Benzer bir sürü şey ortadadır. Ama bir gaye tanımı yapmazsan, her şey bir gaye olup çıkıverir. Demekki, önce, gaye şudur, hikmet şudur, temzilik budur gibi herşeyi tarif edeceksin. Sonra bakacağız, her şeyde bir gaye var mıdır?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-12-2009, 23:00
dabbetülarz dabbetülarz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2009
Mesajlar: 2
Standart

EVet Diyelimki Yarratı SOnuç İtibariyle Onu yaratan kim yine kendi
Bu saftataları bırakın beyler. Kendiniz için büyük bir son hazırlıyorsunuz .. Bir İnsan Rabbine karşı Bukadar cesaretli olamaz.. İnkarcılık konusunda.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03-12-2009, 00:21
kasimpasalitayyar kasimpasalitayyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Jan 2009
Bulunduğu yer: Avusturya
Mesajlar: 22
Standart

dabbetülarz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
EVet Diyelimki Yarratı SOnuç İtibariyle Onu yaratan kim yine kendi
Bu saftataları bırakın beyler. Kendiniz için büyük bir son hazırlıyorsunuz .. Bir İnsan Rabbine karşı Bukadar cesaretli olamaz.. İnkarcılık konusunda.
bizim birseyi inkar ettigimiz falan yok, biz sadece din kitaplarinda yazilip cizilen hikayelere inanmiyoruz. cünkü bir celiskiler yigini.. bir insan ya inanir, ya inanmaz, bunun da nefretle bir alakasi yoktur, insanin piskolojisi ve mantigiyla alakali birseydir. mesela benim allah tanimina karsi herhangi bir nefretim, önyargim ya da korkum söz konusu degildir. benim düsüncem sadece böyle birseyin var olmadigidir, yani yoktur. sen yoklugu bilemezsin, yok olmak nedir onu da bilemezsin, nasil birseydir düsünemezsin. ölümden sonra yoksundur... aklin ve mantigin bunu kabul edemedigi icin bir dine inanirsin ve ölümden sonraki sonsuz yasanti diye vadedilen rüyalara inanmak istersin...
gercekler baskadir
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03-12-2009, 00:53
saroz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
saroz saroz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.703
Standart

Tanrı, Allah safsatasının bilimdışılığı bu kadar kolay ortaya konabiliyor. Yaradılışçılarımız ne kadar çırpınsa nafile.

Vay siz anlamadınız, sizin metreniz litreniz yaradanı ölçmez gibi insan aklının ulaştığı kavramlarla dahi akıllı bir yanıt üretemezler.

Bu akılla Tanrının varlığını ilan ederler, aynı akılla tanrıyı anlayamayacağımızı söylerler.

Komikler netekim)

Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-12-2009, 01:17
Defend-Islam Defend-Islam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Dec 2009
Mesajlar: 2
Standart

Listen to dr Zakir Naiks lecture
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 07-12-2009, 16:53
SULTAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SULTAN SULTAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Nov 2009
Bulunduğu yer: tekirdağ
Mesajlar: 176
Standart

BU AKIL YÖNÜ İLE DAHA DOĞRUSU KÜÇÜK BENLE BÜYÜK BENİ ANLAMAYA BENZER!!

böyle alakasız sorularda mı var yahu?bir karınca insanlık üzerine ne kadar bilgiye sahipse bizde o kadar bilgiye sahipizzzzzzzzzz!!!!!!bu yüzden alkaksız ve sonuçsuz sorular yerine diyer konularda yoğunlaşsak hiç fena olmaz!!!

Delikanlım ,işaret eldığın gün atandan ;yürüyeceksin ,millet yürüyecek arkandan...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:22 .