Eğer Tanrıya yakarıyorsanız
ve
Tanrı galaksinin dışında uzaklarda bir yerdeyse ve duanız ışık hızında yol aldıysa, Tanrı'nın karşılık verebilmesinden çok uzun zaman önce kemikleriniz toprak olurdu.
Ama eğer Tanrı--Tanrıyı nasıl tanımlarsanız tanımlayın--her yerdeyse duanız yolculuk etmek zorunda kalmazdı."
Yıldızları ve çocukken onların bana verdikleri cesareti ve benim onlara verdiğim düşünceler ve anıları düşündüğüm kadar Tanrıyı düşünmemiştim.
Cleve ve ben, her ikimiz de uzun bir an boyunca sessiz kaldık.
İkimizin arasındaki masanın üzerinde duran ses kayıt aletine baktım ve makaraların yavaş yavaş döndüğünü gördüm.
Yeniden yıldızların ilgisi üzerine düşündüm ve,
"
Temel algılama, bilincin köklü bir biçimde YENİDEN TANIMLANMASINI öneriyor," dedim.
"Bilinç düşüncesi gibi insanların tekelinde olan bir şeyin kaldırılacağını mı kastediyorsunuz?" Bir an durakladı, sonra sözlerine devam etti:
"
Batı bilimi bilinçte beynin rolünü olduğundan fazla büyütür.
Bütün kitaplar atomun bilinci üzerine yazılmıştır.
Bilinç tamamıyla farklı bir düzeyde varolabilir.
Uzaktan izleme, yani uzak bir yerden durumları tanımlama üzerine bazı oldukça iyi araştırmalar yapılmıştı.
Bedensel ölümden sonra yaşama üzerine çok daha iyi araştırma yapılmıştı.
Bunların tümü bilincin özellikle beyinle bağlantılı olarak düşünülmemesi gerektiği düşüncesinin önemine işaret eder.
Bu da kendimizi içine tıkılmaktan kurtarmamız gereken bir başka deli gömleğidir."
Jeannette'in bana bir keresinde anlattığı başka bir öyküyü düşündüm.
Rusya'nın kuzeyinde yaşayan yerli bir gruptan bir şamanla görüşüyormuş.
Adam ona önceki yıl karibu türü geyiklerin oldukça geç kaldığını anlatmış.
Avlanmaya çıkanlar et bulamadan geri dönmüşler.
Şaman transa girmiş ve sonrasında avcılara nereye gitmeleri gerektiğini söylemiş.
Avcılar açıkça belirtilen vadiye gitmişler ve geyikleri bulmuşlar.
Jeannette ona bir çevirmen aracılığıyla, "Onların nerede olduklarını nasıl bildiniz?" diye sormuş.
Adam ellerini açık bir biçimde önünde tutmuş ve, "Siz parmaklarınızın nerede olduklarını nasıl biliyorsunuz?" demiş.
Cleve sözlerine devam etti: "
Beynin bellekle ilgisi olabilir, ancak bu kadar çok anının orada biriktirilip saklanmadığı konusunda güçlü deliller gösterilebilir."
http://www.turandursun.com/forumlar/...en+eski&page=7
Bitkiler cevap verir başlığından bir parça idi bu.
O konuyu-Bitkiler cevap verir- tamamen okumanızı öneririm naçizane