ulpian´isimli üyeden Alıntı
Bir sorum olacak:
''i^2=-1'' ve ''karekökü -1=i'' diyerek bir tanım getirilebiliyor ve getirilen bu i tanımıyla çalışılabiliyor.
Aynı şekilde mesela;
''ü*0=1'' ve ''1/0=ü'' şeklinde bir tanım neden getirilemez veya getirilmesinin neden bir faydası olmaz?
|
önce russell ile ilgili bir anekdot paylaşayım sonra da bu konuya geçeyim. matematik biliyorsun ki çelişkilere düşman. russell da dahil neredeyse her matematikçi, çelişkili bir sistemde, mantıken, istenilen her şeyi ispatlayabileceğimize inanıyor. mesela 1=2 olduğunu ispatlayabilirsek; istediğimiz her şeyi de ispatlayabiliriz diye düşünüyorlar. russell, bir gün bir ortamda bu iddiada bulununca, biri russell ile dalga geçmek için: "1=2 olduğundan yola çıkarak bana papa olduğunuzu ispatlayabilir misiniz?" diye soruyor. sonra şöyle devam ediyor diyalog:
- gayet tabi... düşün ki: bir odada papa ve ben varız. odada kaç kişiyiz?
- (adam bir anlık gaflete düşüp) e iki kişisiniz tabi ki...
- ama 2=1 demiştik, o halde odadaki papa ben olmalıyım.
e zeki adam haliyle... bak şimdi sana 0*ü=1 dersek neler oluyor göstereyim:
0*ü=1 olsun. o halde: 2*(0*ü)=2*1=2 olmalı... çarpma işleminin birleşme özelliği vardır (mesela: 2*(3*5)=(2*3)*5 gibi...). 2*(0*ü)=2 ise (2*0)*ü=2 olacaktır. 2*0=0 olduğundan, en son ulaştığımız ifadede (2*0) yerine 0 yazarsaak... 0*ü=2 çıkar... fakat 0*ü=1 demiştik o halde 2=1, yani: russell gerçekten papa!
fakat "kök(-1)=i olsun" gibi bir tanım getirince, 1=2 gibi bir sonuca ulaşmıyoruz(çok sorgulamıyorsak!). matematiksel bir anlamı olmuş oluyor yani bu yaklaşımın. ayrıca karmaşık sayıların tanımı da "kök(-1)=i" olsun şeklinde başlamıyor. "kök(-1)=i", tanımdan yola çıkarak ulaştığımız bir sonuç. karmaşık sayıların matematiksel temeline
şuradan bakabilirsin. aslında, karmaşık sayıları kullanırken (a,b) ile a+ib demenin birbirine denk olduğunu gösterdikten sonra ulaşıyoruz kök(-1)=i sonucuna. verdiğim linkte çarpma işlemi şöyle tanımlı: (a,b)*(c,d)=(ac-bd,bc+ad). bu çarpma tanımı üzerinde: a=c=0 ve b=d=1 alırsak: (0,1)*(0,1)=(-1,0) çıkıyor... biz (a,b) demek ile a+ib demek arasında bir fark olmadığını biliyoruz(bunu
izomorfizm(eşyapılılık) sayesinde kanıtlayabiliyoruz). eğer (a,b) ile a+ib arasında fark yoksa, a=0 ve b=1 alırsak: (0,1) ile "i" arasında; benzer şekilde (-1,0) ile -1 arasında da bir fark olmamalı... buradan da: (0,1)*(0,1)=(-1,0) ile i*i=-1 arasında da bir fark olmamalı. en son ulaştığımız ifadeyi kullanarak da kök(-1)=i sonucuna ulaşmak çocuk oyucağı!

sanırım "kök(-1)=i"nin tanımdan ziyade sonuç olduğu daha açık oldu şimdi..."kök(-1)=i"ye tanım demek, benim de -erindiğimden- sık başvurduğum bir hata... karmaşık sayıların (a,b) ile yapılan tanımı sonradan getirilen bir tanım. bu tanım yapılmazdan önce (18. yy dolayları) "kök(-1)=i" olsun gibi kullanılıyordu fakat bu yaklaşımın sonlarına doğru "kök(-1)=i" olsun kabulünün 1=2 çelişkisi yarattığı farkedilince(!) sorgulanmaya başlıyor karmaşık sayıların temeli. en makul çözüm de (a,b) ile yapılan tanım sayesinde getiriliyor. böylece aslında anlamış oluyoruz: ta en başından beri ortada hiç çelişki olmadığını. meğer rahat rahat kök(-1)=i diyebilirmişiz!
nerelere geldim(bir dokun bin ah işit!)... neyse. 0*ü=1 demek, bizi, 1=2 gibi bir sonuca ulaştırdığından 0*ü=1 gibi bir "ü" sayısı yaratmak, matematiksel açıdan anlamsız oluyor. bunu illa da yapmak için çarpmanın herkes tarafından kullanılan tanımı değiştirilebilir belki. ancak, o zaman: "0 çarpı ü eşittir 1" derken, herkesin kulllandığı çarpmadan çok daha farklı bir işlem tanımlamış oluruz ve "0 çarpı ü"deki çarpı, sadece sözde kalmış olur.