
05-04-2011, 20:04
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
|
|
Hadım Cezası
Hadım cezası tartışması şu sıralar gündemde. Fırsat bu fırsat diyen milliyetçiler ve dinciler idam cezasının geri gelmesi için de bastırmaya başladı. Örneğin, BBP sokaklarda idam cezası için imza kampanyaları yapıyor. Bu konuyu tartışmak lazım. Çünkü pek çok insan, özellikle çocuklara yönelik işlenen vahşi cinayetlerden sonra idama sıcak bakan bir çizgiye kaydı.
İdam ya da hadım gibi cezalar, suçlanan bireyin bedenine devletin(yani iktidarın) yaptırımını içerir. Oysa bedenin dokunulmazlığının toplumsal bir değer haline gelmesi çok önemli. Çünkü iktidar bedene müdahele hakkını kendinde bir kez görünce, -suçun tanımını da yine kendisi yaptığı için-, bunun ucu çok kötü yerlere varabilir. Örneğin, hadım cezası tartışılırken, kimyasal bir ceza ya da ehlileştirme söz konusu edildiğine göre anlıyoruz ki tecavüz ve taciz gibi suçların kökeni biyolojik bir hastalık olarak görülüyor. Bu noktada hadım, bir tedavi olarak iktidarın bedene yaptırımı anlamı taşıyor. Suç da bir hastalık kategorisinde değerlendiriliyor. İktidara yakın medya organlarında yumurtalı protesto yapan gençlerin de bedenlerinin hedef alındığı, polis tarafından saldırıya maruz kaldıkları ve bu gençlerin -tam da iktidara baş kaldırdıkları için- medya tarafından ''patolojik vaka'' olara yaftalandığını da hatırlıyoruz. Bugün idam cezası ve hadımla başlayan süreç, yarin eşcinsellerin, fuhuş yapanların, sokakta yaşayan kız çocuklarının ya da komünistlerin ''hasta'' olarak tanımlanıp bedenlerine müdahele edilerek ''tedavi edilmeleri'', bu kapsamda çeşitli kimyasallara maruz bırakılmaları, kısırlaştırılmaları ya da uyuşturulmaları v.b. önerileri de doğurabilir. İktidara, bedene müdahele hakkı kesinlikle verilmemelidir.
Suç, toplumsaldır. Verili toplum yapısından, ilişkilenme biçimleri ve kültürden, ekonomik alt yapıdan temel alır. Bunu bu maddi/toplumsal zeminden koparıp bir hastalık olarak tanımlamak ve iktidara karşı çıkan herkesin bu kategoriye tıkıştırılmasının önünü açmak çok tehlikelidir.
Zaten araştırmalar cinsel olarak ''iktidarsız'' olan kimselerin de tecavüzcü olabildiğini, tecavüzün cinsel birleşmeyi gerektirmediğini gösteriyor. Tecavüz bir cinsel şiddet biçimidir ve uygulanması için penis gerekmez. Bu yüzden hadım etmek bir çözüm de değildir. Ama hükümette kendini ifade eden muhafazakar-ataerkil zihniyet sadece penisin vajinaya girip girmediğiyle, yani bekaretin bozulup bozulmadığıyla ilgilenen bir kafa yapısına sahip. Bunun, geçmişte bakire kadına tecavüz edene daha fazla ceza veren yasa yapıcıların zihniyetinden bir farkı yok. İkisi de kadına bakınca bir insan değil ''iki bacak arası delik'' görüyor sadece.
İdam ise zaten ceza mantığına ters. Cezada hedeflenen, suçun maddi koşullarını ortadan kaldırmak, böylece hem gelecekte yeni suçlar türemesini önlemek hem de suçluyu yeniden topluma kazanmaktır. Suçlanan kişiyi yok edip suça suçla karşılık vermek değil. Unutulmamalı ki idam da bir cinayettir. İktidara cinayet işleme hakkı tanınmamalıdır. Her suç, bir toplum, kültür, sistem eleştirisi yapılarak ele alınmalı ve asıl çözüm burada aranmalıdır.
Konu Jolly Jocker tarafından (05-04-2011 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.
|

05-04-2011, 20:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880
|
|
konuyla ilgili sevgili İvan'ın açtığı > şu başlıkta< kısaca farklı görüşlerimizi paylaşmıştık birkaç arkadaş olarak.
|

05-04-2011, 20:37
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Zaten araştırmalar cinsel olarak ''iktidarsız'' olan kimselerin de tecavüzcü olabildiğini, tecavüzün cinsel birleşmeyi gerektirmediğini gösteriyor. Tecavüz bir cinsel şiddet biçimidir ve uygulanması için penis gerekmez. Bu yüzden hadım etmek bir çözüm de değildir. Ama hükümette kendini ifade eden muhafazakar-ataerkil zihniyet sadece penisin vajinaya girip girmediğiyle, yani bekaretin bozulup bozulmadığıyla ilgilenen bir kafa yapısına sahip. Bunun, geçmişte bakire kadına tecavüz edene daha fazla ceza veren yasa yapıcıların zihniyetinden bir farkı yok. İkisi de kadına bakınca bir insan değil ''iki bacak arası delik'' görüyor sadece.
|
Feridecim, zaten cinsel organına işlevini yitirecek şekilde zarar vermeyi kastetmiyorlar ''hadım yasası'' ile. Bireyin hormonal dengesiyle oynayıp, onu tecavüze yönelten dürtüleri kontrol etmeyi amaçlıyorlar.
|

05-04-2011, 22:08
|
|
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
|
|
bence aileler bu konuda bilinçlenmeli. her önüne gelen çocuklara dokunmamalı ve çocuklar kollanmalı. bu tip vak'alar aile içi ilişkilerde de yaygın görülmekte ve bunların çoğu hasır altı ediliyor.
bilim bu tür suçların eğer gerçekten cinsel motivasyondan kaynaklı olduğunu ispatlayabiliyor ve hadım etmek kati bir çözüm sağlıyacaksa yapılabilinir. ancak, görünen o ki, bu vak'aların pek çoğu ağırlık ''şiddet'' ve ''iktidar'' temelli. birçoğunda çocuklukta iğdiş edilmiş, taciz edilmiş ve şiddete maruz kalmış kimseler var.
şimdilik, toplumsal doku düzeltilip insanlar bilinçlendirilinceye kadar bu tür suçların caydırıcılığı arttırılmalı ve cezalar ağırlaştırılmalı. ayrıca bu suçlular ciddi bir rehabilitasyona, taramaya ve psikolojik yardıma tabi tutulmalı. maalesef, adalet mekanizması salt ceza üzerine kurulu. ceza evleri, salt tecrid mekanizması olarak işlev görmekte ve birçok mahkum, küçük suçlardan içeri girse dahi çıktıktan sonra daha ciddi suçlar işlemeye aday olmakta.
hoş, kocasından işkence gören kadını ''kocandır, kutsaldır hadi evine git bacım'' diye teskin eden(!) kerametli polislerimizin olduğu bir ülkede yaşıyoruz; benim hiç umudum yok. herkes elden geldiğince kendi önlemini almalı bu durumda...
|

06-04-2011, 00:08
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
|
|
murteddd´isimli üyeden Alıntı
Feridecim, zaten cinsel organına işlevini yitirecek şekilde zarar vermeyi kastetmiyorlar ''hadım yasası'' ile. Bireyin hormonal dengesiyle oynayıp, onu tecavüze yönelten dürtüleri kontrol etmeyi amaçlıyorlar.
|
Mürteddin'cim, önemli olan cinsel organa ne yaptıkları değil, suçu bir hastalık gibi ele alıp onu türeten toplumsal koşulları göz ardı ederek kendi kafalarına göre kimyasal ''tedavi'' yoluna gitmeleri. İktidara bireyin bedenine müdahele hakkı tanınmamalı. İktidara neyin hastalık olup olmadığına karar verme hakkı da tanınmamalı. Tecavüzcülerle başlarlar, eşcinsellerle devam ederler, sonunda ateistlerin de yakasına yapışırlar. Hele ateizmin de bir çeşit hastalık ya da psikolojik sıkıntı olduğuna karar versinler, ''tedaviye'' girişmeleri kolay olur. Bunlar hassas konular. Dikkat etmek lazım. İleride ''Freddie dediydi'' dersiniz.
|

06-04-2011, 00:22
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jan 2011
Bulunduğu yer: Greenland
Mesajlar: 632
|
|
Birde "Doktorlar" nasıl yaklaşıyor bu duruma...
Geçenlerde bu tartışmalar olurken, tıp profesörleri'den birisi doktorların cezalandırıcı gibi bir imaja büründüğünü söylemiş ve yanlış bir iş olduğunu belirtmişti. Sanırım ondan sonra hadım bir tedavidir'e gelindi  Ayrıca, tabii esas sebepleri irdelemekten öte direkt bedene yönelimde yanlıştır.
|

06-04-2011, 00:32
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Mürteddin'cim, önemli olan cinsel organa ne yaptıkları değil, suçu bir hastalık gibi ele alıp onu türeten toplumsal koşulları göz ardı ederek kendi kafalarına göre kimyasal ''tedavi'' yoluna gitmeleri. İktidara bireyin bedenine müdahele hakkı tanınmamalı. İktidara neyin hastalık olup olmadığına karar verme hakkı da tanınmamalı. Tecavüzcülerle başlarlar, eşcinsellerle devam ederler, sonunda ateistlerin de yakasına yapışırlar. Hele ateizmin de bir çeşit hastalık ya da psikolojik sıkıntı olduğuna karar versinler, ''tedaviye'' girişmeleri kolay olur. Bunlar hassas konular. Dikkat etmek lazım. İleride ''Freddie dediydi'' dersiniz. 
|
Aynı kaygıları ben de taşıyorum Ferideciğim, hele ki mevcut iktidarın nasıl hastalıklı bir zihniyetin temsilcisi olduğunu düşündükçe daha da haklı buluyorum seni. İleride ''Freddie dediydi'' dememek için şimdiden ince eleyip sık dokumalı.
Bu forumda ''ahan da sapıklara, tacavüzcülere arka çıkıyorlar.'' diye çemkirecek kimse yoktur umarım.
|

06-04-2011, 00:57
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Mar 2011
Mesajlar: 130
|
|
şimdiki yargıya baktığımız zaman, ergenekoncu(!)ları tecavüzcü olarak gösterip hadım ettirirler diye düşünüyorum
Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık. (Terry)
|

06-04-2011, 15:12
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
|
|
texas´isimli üyeden Alıntı
şimdiki yargıya baktığımız zaman, ergenekoncu(!)ları tecavüzcü olarak gösterip hadım ettirirler diye düşünüyorum
|
Hayır, daha çok idam cezasını meclisten geçirip idam ettirirler diye düşünüyorum... İşin en kökünden başlamak lazım ((:
|

06-04-2011, 19:07
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
Öteki başlıktaki cevabım:
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Artık tıp ilerledi. Hadım etme işini ilaçla da görebiliyoruz, süper bir gelişme.
Bence hırsızlık yapanlara da eli felç eden ilaçlar verilmeli. Düşünce suçlularının emboli atağına maruz kalmaları sağlanmalı. Homoseksüellerin de gastrointestinal sistemelerine müdahale edilmeli, defekasyonu mesela ağızlarından yapsınlar.
Bak bakalım bir daha yapıyorlar mı!
|
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:57 .
|