ulpian´isimli üyeden Alıntı
Yani ortada bir şifre var. Ama önemli olan: şifreye göre soru çözenlerin, şifre uygulamasından çıkan doğru yanıtları da vermiş olması lazım, yanlış yanıtları da. Dolayısıyla: tam da bu şifreden çıkan doğru ve yanlış yanıtlar bütününü veren öğrenci sayısının istatistiksel olarak olması gereken sınırlarda mı, yoksa signifikant bir şekilde üstünde mi olduğu sorusu aslında çok çabuk yanıtlanabilmeli.
|
aslında hiç istatistik hesaplarına bile gerek yok. ösym gerçekten dürüst olsa çok kolay açıklığa kavuşturulabilir bir konu bu. fakat ösym'nin böyle bir kuşkunun üstesinden gelmek için izlediği yöntem akıllara durgunluk verici. neymiş efendim matematik sorularının tümünü yapan bir aday bir sorunun altına soru çok zor olduğu için "yuh be" diye yazmış

aynı teraneleri kpss'de de dinlemiştik, orada da "ah bir öğretmen olsam"cılar, "ha gayret"çiler vardı... sen koskoca kurumsun böyle savunma mı olur. ben ösym'yi her zamanki gibi olayı sümen altı etme telaşında görüyorum. orası alanında uzman insanların olması gereken bir kurum. baya baya sıradan insanlar böyle bir şifrenin varlığını farkediyor da, o saçma kurumun sözde uzmanları sadece inkar politikası izlemekle yetiniyor. sonra ne oldu, ösym de kabul etti ki, sıradan insanlar şifre iddialarında haklı çıktı. şöyle düşün: bu işin kolaylıkla aydınlatılabileceği senin bile aklına geliyor ama oradaki sözde uzmanlar böyle bir şey düşünemiyor ve "yuh be"cileri insanlara delil olarak gösteriyorlar.
fakat sen istatistikle çözümlenebilir mi diye soruyorsun. bana mümkün gibi geliyor... ama bunun için ösym'nin soruları ve şıkları kitapçıklara dağıtan o saçma sapan algoritmanın kullanılması da gerekiyor. ösym, geçen seneki kpss skandalında, yönteme ulaşmış tüm adayların her soruyu doğru yapacağı bir yol kullanmaması gerektiğini acı bir şekilde öğrendi. bu yüzden ösym'nin kpss'deki hatayı yineleyeceğini hiç sanmıyorum. bu yüzden bu snavda tüm matematik sorularını doğru yapan adaylara bakmak çok anlamlı değil. ösym'nin ygs'de soruları ve şıkları kitapçıklara dağıtmak için kullandığı algoritmaya göre doğru/yanlış yapan adaylar çok rahat biçimde ortaya konabilir. bu algoritmada 3-5 soru dışında hep aynı yöntem çalıştırılıyor gibi görünüyor. o 3-5 soruda da geçen seneki hatalarına düşmemek adına taviz verdiklerine inanıyorum. o algoritmaya göre doğru ve yanlışları yapanların sayısının istatistiki sınırlar içinde olup olmadığı da geçen senelerdeki verilere bakılarak test edilebilir. bu tür konularda genelde
normal dağılım eğirisi ile karşılaşılır. öğrencilerin bıraktıkları net sayısının dağılımı ortaya konduğunda bu normal dağılım eğrisine göre ciddi sapmaların olmaması beklenir genelde. mesela bu yüzden daha önceki kpsslerle kıyaslayıp, geçen seneki kpssde 300 adayın 120de 120 yapması istatistiğe aykırıdır diyebildik. benzer istatistiki veriler uzmanlar tarafından bence de çok rahat biçimde bu sınav için de ortaya konabilir fakat ösym buna niye yeltensin ki? "yuh be"cilerle olayı açıklığa kavuşturarak paçayı kurtarma derdinde adamlar... ne diyecekler bu araştırmalardan sonra: "harbiden yöntemimiz dışarı sızmış" mı diyecekler?