
12-04-2011, 23:17
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
|
|
Aleviler Kimsenin 'Arka Bahçesi' Değildir!
(...) 22 Temmuz seçimlerinden önce, bir vesileyle Ankara’da, isimleri bende saklı bazı Alevi derneklerinin yöneticileriyle bir dost sofrasında seçimler üzerine sohbet etmiştik. Masadakiler “devrimci” geçmişi olan kişilerdi ve biri CHP’den milletvekili olmak için “adaylık” başvurusunda bulunmuştu. Başvuruda bulunan 15 kişi olduklarını söylüyordu. Alevi toplumunun sevdiği sanatçılardan biri olan Ozan Emekçi’yi yıllar sonra Türkiye’ye getirmişler, Mersin’de miting havasında kalabalık bir kitle önünde konser vermesini sağlamışlar ve bu vesileyle CHP’ye “bakın meydanlara kaç kişi toplayabiliyoruz” mesajı vermişler, hemen ardından Deniz Baykal’ın kapısında adeta yatar olmuşlardı... Kendi görüşlerim çerçevesinde yaklaşımlarını ve tutumlarını eleştirdim. CHP’nin Aleviler için, Alevilerin talepleri için ve bir bütün olarak Türkiye’nin normalleşmesi, demokratikleşmesi için hiçbir çaba sahibi olmadığını, aksine statükonun savunucusu olduğunu hatırlattım, Alevileri CHP’nin “oy deposu” olmaktan çıkarmak gerektiğini, bunun için Alevileri rahat bırakmaları gerektiğini, illa da siyasete atılmak istiyorlarsa bağımsız adaylar olarak seçimlere girmelerinin daha doğru bir tercih olacağını vb. söyledim. Bu arada Baykal’ın kendilerini aday bile göstermeyeceklerini de ekledim. Siyaseti iyi biliyor geçiniyorlardı, ama bu gerçeği görmekten dahi acizdiler. Gözlerini milletvekili olmak hırsı bürümüştü, beni dinlemediler tabii. Ama sonuçta haklı çıkan ben oldum; CHP bu 15 Alevi derneği yöneticisini aday bile göstermedi... Onlar da kurdukları hayaller ve Deniz Baykal’ın kapısında yattıkları ile kaldılar (...)
(...) Sorun şudur: CHP, Alevi sorununa da kaynaklık eden “Tek Parti” zihniyet ve uygulamalarıyla yüzleşmediği, Dersim 38 başta olmak üzere Alevilerin yaşadıkları zulüm ile ilgili anlaşılır bir vicdani cümle kurmadığı, Alevilerin “eşit yurttaşlık” istemleriyle ilgili ne düşündüğünü deklare etmediği, kaygı ve korkuların istismarına dayalı siyaset yapmayı sürdürdüğü müddetçe tarih önündeki günahlarını büyütmekten başka bir konumda olmayacaktır.
Ben Turgut Öker gibi konuşmayacağım. Ama Alevileri CHP’ye mecbur ve mahkûm gören ve Türkiye’ye demokratik bir gelecek vaat etmeyen anlayışın değirmenine su taşıyan Alevilerin şu gerçeği görmelerinde sonsuz fayda vardır: Aleviler bu günaha daha fazla ortak olmayacaklardır, olmamalıdır. Aleviler artık kimsenin “arka bahçesi” değildir, olmamalıdır. Çünkü Aleviler kendilerine dayatılan roller ile ilgili kendi gerçeklerini sorgulamada ve kendi taleplerini sahiplenmede, daha bilinçli ve duyarlı bir durumdadırlar...
Bu gerçekleri görmekten kaçınanlar içerisinden geldiği inancı, kimliği ve değerleri doğru düzgün telaffuz etmekten dahi kaçınanlarla birlikte olmaktan medet umabilir, milletvekili bile olabilirler... Ama korkarım ki bunun onlar için bedeli ağır olacaktır; çünkü ahlak ve vicdani değerlerini yitirmiş olmak, Alevilikte insan olmanın en kötü halidir.
Cafer Solgun
Yazının tamamı için; Aleviler Kimsenin 'Arka Bahçesi' Değildir!
|

12-04-2011, 23:51
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Masadakiler “devrimci” geçmişi olan kişilerdi ve biri CHP’den milletvekili olmak için “adaylık” başvurusunda bulunmuştu
sayın sangre
Hiç bir sevrimci geçmişi olan kişi CHP ye başvurmaz Yazı linkini okumadım ya bu yetti zaten.
saygılaeımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

12-04-2011, 23:57
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 Mar 2011
Mesajlar: 90
|
|
@dilaver,
Hilmi Yarayıcı, Deniz Gezmişin ağabeyi CHP'ye başvurdu. Yarayıcı istifa etti sonra.
|

12-04-2011, 23:58
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
|
|
dilaver´isimli üyeden Alıntı
sayın sangre
Hiç bir sevrimci geçmişi olan kişi CHP ye başvurmaz Yazı linkini okumadım ya bu yetti zaten.
saygılaeımla
|
Siz öyle diyorsanız, öyledir.
Saygılar bizden.
|

13-04-2011, 00:01
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Hilmi Yarayıcı, Deniz Gezmişin ağabeyi CHP'ye başvurdu. Yarayıcı istifa etti sonra.
Denizn agabeyinden bze ne, biz tarikat degiliz. Devrimden bahsediyoruz. Devrim onu yapabilenlerin eseridir.. Agabey ya da akrabaların degil.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

13-04-2011, 00:02
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 Mar 2011
Mesajlar: 90
|
|
Tabii haklısınız dilaver bey, ama işte Hilmi Yarayıcı CHP'den aday oldu. Eski devrimciler yumuşayıp CHP'ye falan katılabiliyorlar. Bu bir vakıa
|

13-04-2011, 02:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Eski devrimciler yumuşayıp CHP'ye falan katılabiliyorlar. Bu bir vakıa
Sayın poyra
Devrimci yumuşmaz. Yumuşayana da devrimci denemez. Karıştırmayalım lütfen. Devrimci siyasi erke şiddet yoluyla ulaşmaya çalışan kişidir ve tarih tarih olalı bu tanım böylediir.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

13-04-2011, 13:21
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Mar 2011
Mesajlar: 231
|
|
dilaver´isimli üyeden Alıntı
Masadakiler “devrimci” geçmişi olan kişilerdi ve biri CHP’den milletvekili olmak için “adaylık” başvurusunda bulunmuştu
sayın sangre
Hiç bir sevrimci geçmişi olan kişi CHP ye başvurmaz Yazı linkini okumadım ya bu yetti zaten.
saygılaeımla
|
Peki neden başvurmaz. Devrimcilik belli partilerin veya kişilerin tekelinde midir?
|

13-04-2011, 23:57
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Peki neden başvurmaz. Devrimcilik belli partilerin veya kişilerin tekelinde midir?
Sayın endulus
Devrimci siyasi erki zora dayanarak almayı talep eden kişi demektir. Eyleminin muhtevası ve tüm propogandası bu içerik tarafından belirlenir. Bu anlamda bir devrimcinin reformist ya da gerici bir parti safında yer alarak onun siyasetini savunması kendisi ile çelişmesi demektir. Ya devrimci kalınır ya da reformist gerici olunarak düzen ile uzlaşılır. Düzen ile uzlaşıldıgında da ortada devrimcilik falan kalmaz. Devrimcilik ise laf ile olmaz, eylem ile olur. Bu anlamda devrimcilik devrim yapmak isteyen kişi ve partilerin tekelindedir.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

14-04-2011, 00:42
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.675
|
|
Örgütlenmeler, çeşitli partiler, sadece geleceğe değil, güncele dönük değişimler, toplum ve sosyal alandaki değişimler ret edilemez. Kısa geçtim kendi adıma, ihtiyar da kızacak şimdi : )
CHP ile de benzeri yapı ve oluşumlarla da yeri gelir birlikte hareket edilebilir, burada ölçüt alternatiflerin olup olmadığı ve toplumsal hareketliliğin(ki her daim hareketlidir) o anki yönünün tahlil ve tayin edilmesiyle de, içinde olunan koşullarla da ilgilidir. örneğin yeri gelir hiç bir seçim yapmamak da bir alternatif olabilir. Toplumuda, koşuluda değişmez ve durağan, ancak bir noktada hareketlenen ve köklü değişimler doğuran bir yapı gibi görmek yerine, canlı bir organizma gibi bakmak gerekir. Eski devrimci mutlak birisi değildir, eskiden devrimcidir, şimdi değildir, şimdi de devrimcidir, devrim konusunu toplumsal değişimlerden yalıtık ele almıyordur, dar kalıpları aşmıştır ve devrimi önce kendi yaklaşımında yapmayı başarmıştır, kendi bireyliğini, öznelliğini ilahi bir temsilmiş gibi görmüyor ve devrim denen olgunun ustası değil en fazla bir parçası olabileceğini biliyordur. Önemli olan toplumsal değişim ve bu değişimin belirleyeni değil(ki bu biraz idealizm olurdu) bir parçası olabilmektir, nerede, hangi alanda ve araçda olunduğunun hiç bir önemi yoktur, ilericilik ile devrimcilik bir bütünlük oluşturur, o an, verili koşullardaki her bir ilerici adım desteklenebilir yada içinde yer alınabilir, yerine göre toplumun önünü açacak, örneğin gericiliğin olumsuz etkileri ve toplum üzerindeki bilinç engelleri gibi unsurları bir nebzede olsa hafifletecek en küçük bir değişim aktivitesinin dahi yanında ve içinde yer alabilir. Kimin ne kadar iş yaptığı hangi düzeyde ne yaptığı, nerede ne düzeyde toplumsal canlılığa ve değişime katıldığı, öznel temsil-sembol meselesi ve alan reddiyesi temelinde kişiselleştirilecek bir şey değildir, tüm insanların gündelik aktivitelerinden, tüm toplum adına koca bir hareketlilik doğar, sadece nefes alanda, hamal gibi çalışanda o bütünü yaratır.
Toplumsal değişimi bir suyun akışına benzetirsek(ki o akış iradelerle belirlenemezlik taşır) ve eski devrimcilerin suyun akışınıda ben belirlerim yönlü aşırı idealize olmuş yaklaşımlarınıda bir yana bırakırsak, herhalde devrimci akışı belirleyen değil, ona yön veren, vermeye çalışan, hızlandıran olabilirdi.
Ali Balkız konusunda ise şaşırdım...
tabi AKP,CHP de siyaset rant, aidiyet ve endişe siyaseti olarak işliyor. Bu anlamda bazen hayret etmek bile sanırım gereksiz.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:27 .
|