Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-07-2006, 19:17
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Okullarımızda bir "Resmi tarih " tezi tuttrulmuş gidiyor..
Bir çok şey,artık daha da iyi anlaşılıyor ki
basma kalıp,dayatma bilgilerle
tek yönlü anlatılıp gidiyor.

Cem çok az buna değinmişti,yarım kaldı,durdu:"Fatih,fetih ve mitler " topiğinde.

Tarih tek yönlü veriliyor.

Osmanlı'nın Türk düşmanlığı konusunda ufak tefek şeyler duyar,
olabilir,ama abartıldığı kadar değil derdim.

Neticede Osmanlı,Türk'ün kurduğu,zekice atraksiyonlarla,
özellikle de kadın konusunda faydalı alışverişler(!) yaparak
büyüyen bir Türk imparatorluğu idi bizim düşlerimizde.

Her ne kadar padişah eşi olan Valide Sultanlarımız gavur(!) ise de,
nesep babadan geçerdi ve hamdolsun Padişahımız Efendilerimiz Türktü.

Tenkid edilecek taraflarını zaman zaman telaffuz etsek de övünürdük Osmanlı Türkü ile.
İçimizde, Osmanlı'nın Türk için " İdraksiz-akılsız " diyenleri varmış
diye içimizde bir eziklik olsa bile.

Şamanist Dostumuzun aşağıda "ALEVİLİK NEDİR ?" topiğindeki yazdıklarını
okuyunca tabiri yerindeyse -tüylerim diken diken-oldu.

Vay Osmanlı vaayy ..!!
Vay Osmanlı vay..!
Yediği kaba işeyenlere vaay..!

Hayret,Yavuz'un siyasi İkbal endişesi ile kızılbaşlara azıcık(!)
eziyet ettiği kabul edilebilirdi ama,
eğer Şamanist'in kaynakları sağlamsa,
bu yapılanları,gavur yapmazdı Türke..

Konuyu tartışılsın diye öne çıkarıyorum.
Konunun esas sahibi Şamanist.
Ve tabii bizler.
Ama ondan rica ediyorum bu konuyu sürüklemesini.

Şimdi sözü Şamanist Dostumuz'a bırakıyorum.

************************************************

Yavuz Selim’e kadar Doğu Anadolu’da Türkmen hakimiyeti vardır.
Yavuz ise; Şafi mezhebinden Nakşibendi tarikatından Kürt mollası
Şeyh İdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasıyla
Doğu ve Güney Anadolu’da Türkmenler katledilmişler,
kurtulanlar ise Azerbaycan’a kaçmışlardır.

Türkmenlerin hakim oldukları idari beylikler ve toprakları;
Yavuz’un imzaladığı boş fermanları,
İdris-i Bitlisi oldurarak Kürt Aşiret reisine ve ağalarına vermiştir.
Böylelikle bugünkü doğudaki feodalizmin temelleri atılmıştır.

İdrîs-i Bitlîsi (Ö.8 Kasım 1520) “Selim Şah-Nâme” adlı eserinde;
başta Diyarbekir olmak üzere Kürdistan memleketinde
“Kürt Beyleri ve Kürt taifesinin mülk, millet, mezhep ve irsi bağlarının”
nasıl güçlendirdiğini anlatırken, şehir ve yöre adlarını tek tek vererek
Kızılbaş Türkmenleri de nasıl katlettiklerini

“Allah’ın ve Padişah’ın yanında olan bir Molla olarak”
zevkle ve kana susamış bir vampir edasıyla anlatmaktadır.

Kürtler “dirlik ve birliklerini” İdrîs-i Bitlîsi’ye borçluyken,
Türkler ise, Yavuz Selim ile İdrîs-i Bitlîsi’nin yaptıklarını lanetle anmışlardır.

Yavuz döneminde Osmanlı yönetiminde görev alan İdris Bitlisi ve Bıyıklı Mehmet Paşa ile
Kürt Aşiret Ağaları’nın durumları için;
bugün Kürt gruplarından KOMKAR belgeli olarak şöyle demektedir ki çok ilginçtir:

"1535'ler de böyle bir icazet vererek, beylik topraklarının bölünmesini kolaylaştırmıştır.
Kanuni Sultan Süleyman fermannamesinde aynen şöyle diyor:
-Bey öldüğünde, eyaleti kaldırmayıp bütün hududu ile
Mülkname'yi Humayun uyarınca oğlu bir ise, O'na kalacak,
eğer müteadit ise, istekleri üzerine kale ve yerleri, aralarında paylaşacaklardır.

Uzlaşmazlarsa, Kürdistan beyleri nasıl münasip görürlerse öyle yapacaklar
ve mülkiyet yoluyla bunlara ebediyete kadar ila ebeddevran mutaarrıf olacaklardır.

Eğer Bey, varissiz, akrabasız ölmüş ise, o zaman eyaleti, hariçten
ve yabancılardan hiç kimseye verilmiyecek,
Kürdistan beyleri ile görüşülüp ve ittifak edilip,
onlar bölgenin Beylerinden veya Beyzadelerinden her kimi uygun görürlerse,
ona tevcih edilecektir. (Hükmi Şerif, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, E. 11960 sayı-İstanbul)

Kürt-Osmanlı Andlaşması'nın mimarı İdris'tir.
Bu anlaşmayı kabul eden ve gerekli bulan Yavuz Sultan Selim'dir.

İkisi de 1520'de maalesef ölmüşlerdir.

Sultan Selim, İdris'e;
-Git Kürdistan beylerini ve emirlerini topla, kendi aralarında bir beylerbeyi seçsinler demişti. Mevlana İdris ise, Kürt beylerini çok iyi tanıdığı için
kestirmeden bir beylerbeyi Sultan'dan istemiş
ve Bıyıklı Mehmet Paşa'yı tavsiye ederek bu işi noktalamış idi.

Diyarbakırlı bir Kürt olan Bıyıklı Mehmed Paşa'da çok erken gitti
ve bundan sonra Kürdistan Eyaleti Başkenti'ne Mekadonlu komutanlar gelmeye başladı.

Kanuni Sultan Süleyman, bilerek veya bilmiyerek 1533-34'lerde,
Bitlis'i Şeref Han'dan alıp, bir fermanla Ulame Tekelu'ya veriyor.
Direnen Bitlis Beyi'nin üstüne, Diyarbekir Beylerbeyi ve kuvvetleri ile
bütün Kürdistan beylerinin kuvvetlerini de katıyor ve Ulame'yi başkomutan olarak atıyor.

Aynı Sultan, 1535'ler de Bağdat seferini yaptıktan sonra
Kürtleri tanımaya başlıyor veya bunlarsız bir şey yapamıyacağını anlayarak,
babasının Amasya'da imzaladığı anlaşmaya yukarda verdiğim arşiv numaralı
Hükm-i Şerif-i yayınlıyor.
Neticeye baktığımızda, Kürt hükümdarları,
çoğunlukla topraklarını bölmemiş ve statülerini 1850'lere kadar getirmişlerdir.”

Yavuz Selim’in önce Erzincan Valiliğine atadığı,
sonradan da bütün doğu ve güney doğuya bakmak kaydı ile
Diyarbakır Eyaletine getirdiği Dıyarbakırlı Kürt Bıyıklı Mehmet Paşa
ve danışmanı Bitlisli Molla İdris;
bütün bölgeyi Türkler’den temizlerler ve yaklaşık olarak YÜZ BİN Kızılbaş Türk’ü katlederler.

Bölgeden kaçamayan Türkler de kendilerini Kürt olduklarını söyleyerek kalırlar,
baskılar sonucu da gerçekten Kürtleşirler.
Doğu sınırlarını Türklere kapatan Yavuz; korumalığını da Kürt aşiretlerine bırakır.
1517’de Yavuz Selim’in Mısır’ı alması ve
74.ncü İslâm Halifesi olması ile sünnilik resmi ideoloji haline gelir
ve İslâmi Devlet kimliği oluşur.


Bu tarihten sonra Araplar, Osmanlı Devleti’nin yaşamı boyunca
diğer halklardan üstün ve gözde konumlarına devam ederler.

Türkler arasında Yavuz adı Yezit ile özdeşleşir ve lanetle anılır.
Türk ulusal kimliği; Bozkırdaki Türkmenlerde yaşar ve ozanları Türkçe’yi geliştirir.


Osmanlı Sarayı ise giderek soysuzlaşır ve
yapay “Osmanlıca” denen yazı dili hakim olur.
Bu nedenle Prof.Dr. Faruk Sümer;
Safeviler için Osmanlılar’dan daha fazla Türktür demektedir.


Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemi
Osmanlı İmparatorluğu’nun zirvede olduğu bir zamandır.

Ama Türkler açısından bir şey değişmez.
Yine bu dönemde zülüm, şiddet ve katliamlar devam eder.


Kürt kökenli Ebussuûd Efendi (1545-1574)’in Şeyhülislâm olmasıyla
ve 30 yılda verdiği fetvalarla “Osmanlı toplum yaşamını” belirler ve

Kızılbaş Türkmen katliamı, “Sünni Şeriatı”na göre meşruluk kazandırır.
Yedi Kızılbaş öldürene “Cennetin Anahtarı” verilir.


Bugün Sünni din adamları tarafından huşu ile anılarak
“evliya mertebesi”ne çıkarılan Ebussuûd Efendi,
Türk katliamcısı, yobaz, lanet okunacak bir zalim ve cellattan bir kişiden başka birşey değildir.

Hırvat kökenli ve nakşibendi tarikatından Kuyucu Murat Paşa
6.12 1606’da sadrazam olduktan hemen sonra
Anadolu’da geniş çaplı Alevi katliamı harekatı başlatır.

155 bin Alevi Türkmeni diri diri kazdırdığı kuyulara gömdürür.

Aman dileyen insanlara Kuyucu Murat Paşa’nın yanıtı;

“Vurun şu pis Türk’ün başını” olmuştur.

Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı
çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Paşa üç yıl terör estirir.


Köprülü Mehmet Paşa (1656-1661) Celali ayaklanmaları bastırmak
ve eşkıya tedibi adı altında;
Anadolu Türkmenlerini kırımdan geçirmiş sağ kalanlara da zülüm yapmıştır.

Osmanlı Vak’a-Nüvisleri ( tarihçileri) Naima ve Hoca Sadettin Efendi gibileri;
kitaplarında katliamları ballandıra ballandıra anlatmaktalar ve

Türkler için; “nadan” yani “kaba Türk, idraksiz Türk, hilekâr Türk”

ifadesini kullanmaktadır.
Başka kitaplarda ise;
‘Türk iti şehre gelince farisice ürür.’ yazmaktadır.

Osmanlının ünlü şairi Nef’i ise
“Tanrı, Türk’e irfan çeşmesini yasaklamıştır.”
Demektedir.

Divan-ı Hümayun yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi 1499 yılında yazdığı şiirinde;

“Sakın Türk’ü insan sanma

Bin an bile olsa Türk’le birlikte olma

Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur.

Türk’ün başını keserken sakın gam yeme

Baban da olsa Türk’ü öldür.”


Demektedir.
Tüm bunlara karşın Türk Bayat boyundan Alevilerin ulu ozanı Fuzuli (1480-1566)
bir deyişinin son beytinde şöyle diyor:

“Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok
Yürü var gel, ya Arap’tan ya Acem’den”


Gökten Allah tarafından dahi indirilse Türklerin dünyada yeri olmadığını;
Arap ve Acemler hakim olduğunu belirtir ve Şiirlerinde Osmanlılara sitem eder ve kafa tutar.

Alevi Türkmen aşıkları, ozanları diline ve töresine sahip çıkar
ve şiirlerinde dillendirir, yöre yöre gezerek halkı bilinçlendirirler.
Dedeler ve Babalar da Türkçe ibadet yaparak
örf ve gelenekleri yaşatarak bugünlere getirirler
.

Eeee gün olduuu devran döndü..
ATAM yattığın yer nur olsun.
Sen sen olmasaydın,
itin uğursuzun,yobazın,soysuzun elinde ne olmuştu halimiz.

"Ne mutlu Türküm diyene." M.KEMAL ATATÜRK
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-07-2006, 23:15
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Gerçekten hayret,
şanlı imparatorluğumuz Osmanlı bumuymuş tamam da,
şanlı halkımızın tarihimize olan ilgisi de buymuş..

20 okuma,sıfır cevap.

Resmi tarihe devam yavrum.
Bu halk önüne ne koyarsan onu yiyor.

Böyle başa böyle traş iyiymiş.
Ne diyelim..?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-07-2006, 23:22
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Aldostu, haklısın ama ne dieceğimizi şaşırdığımız için cevap veremedik sanırım. Kendi adıma şok olduğumu soyleyebilirm. Sanırm artık o kadar ovunemeyeceğim Osmanlıyla.
kendi aramızda da tartıştık arkadaşlarla odada... Şamanist arkadışımız gerçekten tebriği hakedior! Elindeki bilgileri bizimle paylaşırsa çok seviniriz. Umarım devamı gelir .. Ve bu başlık boş kalmaz
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-07-2006, 23:30
deli_cevat deli_cevat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jan 2006
Mesajlar: 808
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

ben zaten övünmüyodum bi şeriat devletiyle yönetildiğim için ancak utanırım zaten islamın aleviliğe bakış açısıda belli pek anormal değil osmanlı gibi bi monarşik devlet için

Gelenek ve Gelecek 'Ne Yapmalı'cılarındır
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24-07-2006, 00:56
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Naima, Kuyucu Murat'ın çocuk öldürmesine tanık oluşunu şu şekilde anlatmaktadır:
"... Bir gün pişgah-ı otakta (otağın üstünde) iskemle üzerinde oturup harfolunan (kazılan) bi're (kuyuya) gelen adamları katlettirip doldurmağa meşgul idi. O sırada gördü, halk verasında (arkasında) bir atlı sipahi, bir sabiyi (çocuğu) kenduye redif edip (ardından getirme) geçup gide. Paşa emreyledi varıp sabiyi at arkasından indirip huzuruna götürdüler.

Oğlancığa: - Sen ne yerdensin? Celali arasına neden düştün?, dedikte, sabi doğru söyleyip, - Falan diyardanım, kıtlık sebebinden babam beni alıp bunlara katıldı. Boğazımız tokluğuna yanlarınca gezerdik, dedi. - Baban ne idi?, deyu sorıcak, - Şeştar çalardı ve anınla doyunurdu. Vezir-i Azam Murad Paşa başını sallayarak acı acı güldü. - Hay, Celalileri şevke götürürdü, deyup, çocuğun katline işaret etti. İşaret üzerine çocuğu cellatlara verdiler. Fakat cellatlar; - Bu sabi masumu nice öldürelim, deyu çekilip her biri bir tarafa gidip göz yumdu. Murad Paşa emrinin neden geciktiğini sordukta, cellatların çocuğu merhamet edip istinkaf ettiklerini bildirdiklerinde, Paşa: - Yeniçerilerden birisi öldürsün, deyü buyurdu. Yeniçeri dilaverlerine teklif olduklarından onlar dahi, sabiye bakıp; - Biz cellat mıyız? Cellatlar bile merhamet etti. Vezir kendi iç oğlanlarına emretti ki sabiyi öldüreler. Anlar da ki huzurundan dağılı kabul etmediklerinden oğlancık meydanda kalıp onu öldürecek adam bulunmadıkta, ihtiyar vezir arkasından kürkünü bırakıp ve kalkıp sabiyi kendi eliyle alıp, kuyunun kenarına getürüp başını vurup boğazını sıkıp helak ve kendi eliyle kuyuya inkaa etti."

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuyucu_Murat_Pa%C5%9Fa
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 24-07-2006, 01:41
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Merak sardım ben bu gayrı resmi tarihimize..

İnternette epey kaynak var.
Bazı pasajlar halinde özet bir tarih değerlendirmesini alıntılıyorum:

*************************************

Hüsnü Merdanoğlu'nun, 1999 yılında ikinci baskısı yapılan Atatürkçü Düşüncenin Evrenselliği adlı çok önemli eserinin 102-106. sayfalarında yazılanların tam metnini, yazarından aldığımız izinle aşağıya aynen alıyoruz:

* *Bütün tarihi kaynaklar, Osmanlı Devleti'nin
Türk ulusu tarafından kurulduğunu kanıtlamaktadır.
Ancak, kuruluş aşamasını tamamlayan ilk kuruculardan sonra,
Osmanlı padişahlarının ne denli Türk oldukları kuşkuludur.

Çünkü, kuruluş dönemindeki koşullarda geçerli olan;
komşu ülkelere saldırma ve onlardan savaş tazminatı
ve ganimeti alma siyasasına dayalı olarak güçlenip zenginleştikten sonra,
yatak odalarını, "harem'ler kurarak zenginleştiren
padişah-halifelerin birçoğu sayesinde, ırk ve kan birliği bozulmuş olduğu görülmektedir.

"...Bütün kadın sultanlar, bütün padişah anaları,
hep yabancı ırklardan alınan köle kadınlardan geldiler.
Hanedanda bu kan yabancılığı,
Osmanlı İmparatorluğu'nun son padişahına kadar devam etti"(
1)

Belki bu özelliklerinden dolayı, "halife" sanlı padişahlar,
bu sanın yarattığı olanaklardan yararlanarak,
yönetimi altında bulunan ve özellikle "Türk" kimliği taşıyan yönetilenleri
tıpkı bir sürü gibi yönetmeyi yeğlemişlerdir.


Henüz kuruluş dönemi olan 1466 yılında yapılan bir derlemede,
"Türk iti şehre gelince Farisice ürer" denilmektedir.(2)
Osmanlı şairlerinden Baki'nin, "Muhteşem Süleyman" olarak bilinen
padişaha sunduğu bir şiirinin Türkçeleştirilmiş dizeleri şöyle:

* "Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olamaz.
* *Ey hoca Türk toplumundan olanın başı kabadır.
* *Türk, sultan olma yeteneğinden yoksundur."
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 24-07-2006, 03:02
Şamanist Şamanist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2006
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 112
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Türk olarak kalmak isteyen Türkler hep acı çekti. Araplar fethettikleri topraklardaki Türkleri zorla müslümanlaştırıyor.İşin acı tarafı bundan sonra başlıyor. Türk boyları kullanılarak diğer Türk boyları zorla müslümanlaştırılıyor. Abbasiler zamanında Özbekler Uygurları müslümanlaştırmak için kullanılıyor.

* Şamanlık devri bitince Alevi oluyoruz. Ama katliamlar yine bitmiyor. Bugün hala Aleviler ciddiye alınmıyor.

* *Şuan köylerde şalvar giyiliyor peki neden? Türk kıyafeti olduğu için mi ? tabbiki hayır. Şalvar Arapların kıyafetidir. Bizim uyanık sünniler de peygamber efendimizin kıyafeti diye ; sünnet yapacam diye kendi kıyafetlerinden vazgeçmişler belki de vazgeçtirilmişler. Bugün bir Norveçliye ayı derseniz bundan gurur duyar. Çünkü ayı onların milli sembolüdür.Biz bozkurttan konu açsak direk faşist damgası yeriz.Belki de bu Osmanlı'dan kalma bir alışkanlık. Halbuki Atatürk dönemindeki kağıt paralar nasıldı bir bakalım






Atatürk'ün çalışma masasındaki bozkurt



Tabii durumun bu hale gelmesinde MHP nin büyük bir rolü var. Milliyetçilik adına Alevi köylerini basan bir zihniyetin milliyetçilikle yakından uzaktan alakası yoktur. Zaten 3 hilal Osmanlı'nın bayrağıdır.

Konu her ne kadar sapmış gibi görünse de aslında bahsettiğim şeyler Osmanlı zihniyetinin hala yaşadığını kanıtlar durumdadır.Alt üst kimlik tartışmalaraı yapılıp duruluyor. Biraz tarih okunsa kim ne kadar ezilmiş görecekler. Türklüğün aleyhine yapılan duygu sömürüsü kimlik tartışmaları da son bulacak.

Elbet bir gün Tanrı Dağı'na uçacağız
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 24-07-2006, 10:18
ulas1 ulas1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Feb 2006
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 72
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

osmanlı devletinin kuruluş sürecinde türkmen beyliklerinin şeyh lerinin dervişlerinin büyük bir payı vardır.150 yıllık bu süreçte aşama aşama alevi türkmen boyları devletin yapısal organızasyonundan atılmışlardır.
anadolu beylikleri askeri güç kullanılarak bu beyliklerdeki türkmenler sınır boylarına sürülmüştür.
yavuz dönemine kadar osmanlıya rum deniliyordu yazuzdan sonra osmanlı devlet yönetimi denilmiştir.
saray ve divan kapıkulu askerleri türk olmayan dönmelerden oluşmaktaydı devşirmeler asker veya yönetici yapılmak için eğitiliyor türkçe öğretiliyordu ve devlet kadfemesaine alınıyordu.ama türklük açısından baktığımızda akkoyunlu ve sefavi devletleri osmanlıdan daha çok türktü osmanlıda türkler akıl ve idrak yoksunu ikinci hatta üçüncü sınıf insan olup(ermeniler kürtler ve araplar daha ön plandaydı.
Y.beyazıt sırbistandan malatyaya uzanan topraklarda siyasi birlik sağlayarak türkmenlerin yerine devşirmeleri atamıştır.
fetret döneminin baş göstermesiyle şeyh bedrettin isyanı devlet tarafından dışlanan türkler ve aleviler devleti ele geçirmeye yönelik harekata geçilir şeyh bedrettinin izlediği yol hacı bektaşi abdal musa kaygusuz abdalın uyguladığı aynı yoldur.bedrettinlerin doğu akdeniz ege ve rumeli hattı ile abdal musa saru saltuk ibi dergahlarda askeri siklet merkezleri olmak üzere ayaklanmaların tamamı türk alevi başkaldırısdır
serez çarşısında şeyh bedrettinin idamıyla başkaldırı durdurlur.
alevi batini hurifi kalenderi zümzerler yenilgi sonrası tekrar toplanırlar ve örgütlenirler bu kez hurifiler 1444 de edirnede toplu olarak canlı canlı yakılırlar.
fatihin fethi ile istanbulun başkent olması yeni bir dönemi başlatır.türk halkı devlet yönetiminden tamamen çıkarılır dışlanır.onların terine devşirme kapıkulu enderun zümreleri getirilir.
2.beyazıt.sinsi siyaseti bektaşi kızılbaş ayrımı kırsal ve kentsel alevi bölüntüsü başlatmıştır.kanuninin sersem ve ali babayı pir evine atamasına
devam etmiştir.2.beyazıt modon koron navarino mora daraç gibi yöreleri feth etmiş buraya anadolunun kızılbaş zümreleri çoluk çocuk denmemiş yüzleri kızgın demirlerle dağlanarak iskana zorlanmıştır.aynı zulum fatih döneminde karamanda konyadada olmuştur.rum memet paşa bu bölgede soykırım yapmıştır.fatih ve beyazıt döneminde akdeniz ege iç anadolu türkmenleri oymakları kafileler halınde bugunkü kuzey ve güney azer beycana göç derlerşeyh cüneyd ve şeyh haydar burdaki türkmenleri örgütler toparlarkızılbaş öğretisi yaygınlaştırılır.şah ismailin önderliğinde 24 oğuz boytundan olan 72 oymak beyi 40 syyid ocağından dedelerin katılımıyla erzincannın srukaya mevkiinde türkmen kurultayında kızlbaş sefevi devletinin kurulmasına karar verilir.ve eylül 1502 de tebrizde kurulur.böylece alevilik devlet yönetimi türkler tarafından yaşama geçilir.
1.selimin tahta geçmesiyle türkmen zulmu ve katliamı dahada artar öyleki şah ismail ile yavuzun arasında geçen çaldıran savaşı öncesi ve sonrası tarihi resmi kaynaklar 40 ila 100 bin civarında türkün katledildiği yazar.
şafi mezhebinden nakşibendei tarikatından kürt mollası idrisin önerisiyle doğu ve g.anadoludan türkler sürülmüş ve katledilmiştirtürklerin hakimiyetindeki topraklar selimin imzaladığı boş ferman ile idris bitlis tarafından doldurularak bü bölgeye 400 kürt aşreti yerleşmişir.
yine selim döneminde erzincan valiliğine atanan bıyıklı mehmet paşa ve danışmanı idris bölgede törör estiriler kurban bayramında osmanlı askerleri tarafından kızılbaş türk ve hatta zazalara saldırarak kellelerini kesmişler ve erzincanda bu kellelerden minare yapmışlardır.mehmet paşa idris bitlis osmanlım ordusu ve 10bin kürt gönüllüsüyle munzura çekilen şah ismailin erzincan valisi nur ali halife ve kızılbaşları1515de ovacıkta tekir yaylasında bir bölümünü kılıçtan geçirmişlerdir.dersim yöresinde osmanlı ordusu ve palu beyi yine idris itinin komutasındaki şafi kürt gönüllüleriyle.binlerce zaza ve kızlbaşı katlederler.
hatta bu olaydan sonra yavuzun ismi yezid gibi lanetle anılır.yavuzun mısırı alması ve 74.islam halifesi olması ile sünnilik resmi ideoloji olur.
ve islam devleti kimliği oluşur.
k.sul.süleyman döneminde yine bu dönemdede katliamlar sürer.kürt kökenli ebbussu üd in şeyhülislam olmasıyla islam şeriatına göre kızlbaş ve türk katliamlar muşruluk kazanır.hatta 7 kızılbaş öldüene cennetin anahtarı verilir.bugunki sünnülerin hala evliya mertebesinde tuttukları bu ebussud büyük bir türk katliamcısıdır
yine nakşibendi tarikatından kuyucu murat paşa1606 da sadrazam olduktan hemen sonra anadoludaki 70.bin civarında türkmeni kazdırdığı kuyularda diri diri gömmüştür.
bu olaylar soykırım zulum ve katliamlar ittihat ve terakki dönemine kadar aralıksız sürer.
hepsi biyana osmanlı tarunu olduğunu öne süren ve bununlar gurur duyan herseferinde osmanlıda ecdadımız atalarımız diye bahseden türkler.siz uzaydamı yaşyorsunuz yoksa işinizemi gelmiyor?

(Sevgi değil Saygı Mecburi)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 24-07-2006, 12:54
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Büyük ATATÜRK'ümün Osmanlı hakkındaki görüşü , bakışı , değerlendirmesi nasıldı?

Bu konuda özet bigi aktaracak bir arkadaşımız var mı?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24-07-2006, 13:39
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Hayret ....Şanlı İmparatorluğumuz Osmanlı bu muymuş?

Önce Şamanist dostumuzun aktardığı yazının linkini vermekte yarar var. Sanırım unutulmuş bu

http://www.karacaahmet.org/makaleler...ext=75&prew=73

Türklerin Osmanlı'da aşağılanıyor olduğu bize Ortaokul lisede iken derslerde anlatılırdı. Türklüğü öne çıkarmaya çalışan milliyetçi akımın başlangıcı sanırım Jön Türk hareketidir. (Bunun öncesinde bir de Genç Osmanlı hareketinden bahsediliyor) Ardından askeri tıbbiye talebelerinin kurduğu ve başlangıçta gizli bir örgüt olan İttihat Terakki geliyor. Osmanlıyı büyük felaketlere götürmüş olmalarına (hatta Ermeni katliamının birinci sorumluları olmalarına) karşın Enver ve Talat Paşaların çok çaplı bir devlet adamı olduğunu düşünüyorum. Mustafa Kemal bu akımın içinden gelmiş birisidir. Türkçülük akımı Osmanlı'nın son döneminde tüm dünyada yükselen ulusal kurtuluş savaşları ve buna paralel akımların Türkiye'deki yansıması.

Mustafa Kemal İttahat Terakki liderleri ile büyük çatışmalara girmiş ama bunlar, M.Kemal'in bu akımın dışında olduğu anlamına gelmez.

Sonuç olarak, Mustafa Kemal'in Osmanlı hakkında ne düşündüğünden öte Jön Türk hareketi ve İttihat Terakki süreci önemlidir. M.Kemal bu süreçte öne çıkmış ve lider olarak kuşkusuz çok önemli işler yapmıştır. Ancak onu yaratan bir süreç var ve bu sürecin bir sürü kahramanı var. Bunlar anlaşılmadan M.Kemal anlaşılıp, tarihteki yerine oturtulamaz.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:28 .