
10-05-2011, 21:34
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
|
|
Allah Neden Bizi 500 Yıl Dinsiz Bıraktı?
Bilindiği gibi islam, İsa'nın da bir 'hak din' peygamberi olduğunu ve onun takipçisi olan havarilerin de müslüman olduğunu fakat bu dinin, özünün tahrip olması ve İncil'in aslının kaybolması sonucu İsa'yı tanrının oğlu sayan yanlış bir inanç haline getirildiğini iddia etmektedir. Fakat bu kurguyu doğru kabul etsek bile çok önemli bir boşluk doğuyor. Şöyle ki;
İslam sadece İsa ve havarilerinin gerçek hıristiyan olduğunu, sonraki hıristiyanların ise bozulmuş bir dine ve İsa'nın tanrısallığına inandıkları için ahirette helak olacaklarını söylüyor. İsa'yı tanrının oğlu olarak sunan Pavlus da zaten M.S. 100 yıllarına doğru yaşamış ve ''Tanrı'nın oğlu İsa'' hikayesini yaymaya başlamıştı. Yani en geç M.S. 100 yılına gelindiğinde, ortada ''gerçek hıristiyanlık'' kalmamış ve İsa'yı tanrısallaştıran islam dışı bir din oluşmuştu. M.S. 610'da ise Muhammed'e ilk vahyin gelmesiyle birlikte islam dini ortaya çıkıyor ve yanılgıda olan hıristiyanlara da bu ''hak dini'' kabul etme çağrısı yapılıyor. İslamın iddiası bu.
Fakat gözden kaçan nokta şu: İsa'nın getirdiği gerçek İncil'in ortadan kalktığı ve hıristiyanlığın tümüyle bozulduğu -en geç- M.S. 100 yılından, Muhammed'in ''hak dini'' islamı getirdiği M.S. 610 yılına kadarki 510 yıllık dönemde yaşamış olan insanlar tümüyle boş bırakılıp allah tarafından dinsizliğe mahkum edilmiştir. Yani bu 510 yıl boyunca insanların elinde sadece İncil'in bozulmuş hali ve İsa'nın tanrının oğlu olduğu öğretisi vardı. Ne hıristiyanlığın ve İsa'nın gerçek öğretisi ne de Muhammed'in islamı bu 510 yıl boyunca ortada yoktu. Bu zavallı insanlar, bozulmuş bir hıristiyan inancıyla baş başa bırakıldı. Başka çareleri yoktu.
Peki neden?
- Neden Muhammed, İncil bozulup Pavlus İsa'yı tanrının oğlu ilan ettiği anda değil de, bundan 500 sene sonra gönderildi?
- Bu 500 sene boyunca neden insanlar yanlış ve bozulmuş bir dine inanmak zorunda bırakıldı?
- Bu insanların önünde allahın gerçek sözünü aktaran bir dinin kalmamış olması sonucu bu kişiler bozulmuş olan hıristiyanlığa inandıkları için neden cehennemlik ilan ediliyorlar?
- Allah 500 sene boyunca neden insanlara bir ''hak din'' göndermedi?
- Bu durum adil midir? Allahın adaleti bu mu?
- Bu 500 yıl boyunca yaşayan insanların hiç kıymetleri yok muydu ki allah onları tam ve gerçek bir dinden mahrum bıraktı?
- Hıristiyanlığın bozuluşu ile islamın doğuşu arasındaki 500 yılda yaşamış nesillerin akıbeti ne olacak?
Müslümanların bu sorulara mantıklı bir cevapları yoktur. Çünkü bu soruların parmak bastığı hususlar islamın zayıf karnıdır.
|

10-05-2011, 22:19
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Nov 2010
Mesajlar: 1.625
|
|
sn,freddy milat la yedinci yüzyil arasinda dünya nüfusunun yüzde yirmisini allahin kutsal topraklarinda(bana göre üzerinde yasam olan her karis kara parcasi ayni esitlikde kutsaldir,dinler insanlari siniflara ayirdigi gibi topragida ayirmis,insanlar kuskusuz birbirlerine kesinlikle esit deyil ama)yasadigini kabül edelim,din sürekli bu yüzde yirmiye gelip gidiyor,diyer yüzde sekseninin basi kelmi?
"Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır." - Lucius Annaeus Seneca
|

11-05-2011, 04:11
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Apr 2011
Mesajlar: 37
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
Fakat gözden kaçan nokta şu: İsa'nın getirdiği gerçek İncil'in ortadan kalktığı ve hıristiyanlığın tümüyle bozulduğu -en geç- M.S. 100 yılından, Muhammed'in ''hak dini'' islamı getirdiği M.S. 610 yılına kadarki 510 yıllık dönemde yaşamış olan insanlar tümüyle boş bırakılıp allah tarafından dinsizliğe mahkum edilmiştir. Yani bu 510 yıl boyunca insanların elinde sadece İncil'in bozulmuş hali ve İsa'nın tanrının oğlu olduğu öğretisi vardı. Ne hıristiyanlığın ve İsa'nın gerçek öğretisi ne de Muhammed'in islamı bu 510 yıl boyunca ortada yoktu. Bu zavallı insanlar, bozulmuş bir hıristiyan inancıyla baş başa bırakıldı. Başka çareleri yoktu.
|
o dönemde bozuk dahi olsa incile bağlı kalmış insanlar ehli kitap olarak cennete girecek. tıpkı şimdinin müslümanları gibi.
|

11-05-2011, 08:31
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Apr 2011
Mesajlar: 239
|
|
el ezhere katılıyorum...
buarada alllahın bızım nereye ıbadet ettıgımıze ıhtıyacı yok...
isterse tum dunya putperest olsun...aLLLAhın birze ıhtıyacı yok(haşa)bizim allaha ıhtıyacımız var!
|

11-05-2011, 09:14
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 14 Mar 2011
Mesajlar: 391
|
|
Freddie´isimli üyeden Alıntı
İsa'yı tanrının oğlu olarak sunan Pavlus da zaten M.S. 100 yıllarına doğru yaşamış ve ''Tanrı'nın oğlu İsa'' hikayesini yaymaya başlamıştı.
|
Aslında pavlus MS. 5 - 67 yıllarında yaşamıştır --> http://en.wikipedia.org/wiki/Paul_the_Apostle
İncile giren kiliselere mektupları da MS 50'li yılarda yazılmıştır ---> http://en.wikipedia.org/wiki/Dating_..._New_Testament
Bu kadar kısa sürede Tahrif falan olamaz
|

11-05-2011, 09:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Aug 2009
Mesajlar: 243
|
|
İslam dini hristiyanlığın doğudaki gelişimine karşılık kurulan bir dindir. Hristiyanlıktan sonra 500 yıl değil, Konstantinden sonra 285 yıl sonra islam kurulmuştur.
|

11-05-2011, 12:32
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2011
Bulunduğu yer: adana
Mesajlar: 2
|
|
andora´isimli üyeden Alıntı
İslam dini hristiyanlığın doğudaki gelişimine karşılık kurulan bir dindir. Hristiyanlıktan sonra 500 yıl değil, Konstantinden sonra 285 yıl sonra islam kurulmuştur.
|
islam dini hiristiyanlıktan 600 yıl sonra ortaya çıkan bir dindir...zaten pavlusta isanın ölümünden 40 yıl sonra incili kaleme almıştır...
|

11-05-2011, 14:01
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
|
|
Sizlere biraz garip gelebilir.
Kur'anda,Araf 34 de :
"Her ümmetin bir eceli vardır.
O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler."
şeklinde bir ayet vardır.
Dinler de tıpkı bir insan gibi canlıdır/organiktir.
İlahi Elçinin ağzından çıkan bir kelime ile varlık alanına çıkar,yani bir nev'i doğar,sonra gelişir ve nihai neticede de ölürler.
Yine Kur'anda Ali İmran 81 de
"Allah'ın Nebilerden, ümmetlerinden şu kesin sözü, taahhüdü aldığını insanlara hatırlat:
“Ben size kitapları ve hikmeti, Nebiliği, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, Nebilerinizin sünnetini verdikten sonra, size, ellerinizdeki doğru bilgileri, kutsal kitaplardaki bilgileri tasdik eden bir Rasûl geldiğinde, ona, mutlaka inanıp yardım etmelisiniz.
Bunu kabul ediyor musunuz?
Bu şartlarla, sorumluluk gerektiren emirlerimi, hükümlerimi yerine getireceğinize dair söz veriyor musunuz?” dediğinde:
“Yerine getireceğimize söz veriyoruz” dediler.
Allah da:
“O halde şâhit olun, ben de sizlerle birlikte şâhit olanlardanım” buyurdu.
Denilir.
Selman-ı Farisi adlı Ashabın,
Zerdüştilikten,Hristiyanlığa,Hristiyanlıktan Müslümanlığa olan inanç yolculuğu incelenecek ve
irdelenecek olduğunda,
ve
Veda hudbesi sonunda ümmetin işaret edilerek tam 3 defa
"Şahid ol Ya Rabbi" denmesinin hikmeti belki anlaşılabilir.
Çünkü hiç bir İlahi Elçi kendisinden sonra gelecek olan,bir sonraki evrenin hazırlayıcısı olan İlahi Elçinin zamanına kadar yaşayamaz ve dolayısı ile de O'na "Mutlaka inanıp,muhakkak yardım" edemez.
Fizik kurallarına aykırı bir durum olur
ve
ayetin içeriği de bir başka "Çelişki"nin varlığına işaret eder.
Bu duruma teolojide yayılmış yanlışlıkla Ahd-i Misak deniyor.
Oysa,
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?"
diye sorulan
ve
"Bela/Evet" diye yanıt alındığı söylenen Bezm-i Elest'te
veya
yayılmış yanlışlıkla Galü/Kalü beladan bu yana Tanrı ve insanlık arasındaki anlaşmaya,
EBEDİ AHİT denir.
Her gelen İlahi Elçi ve oluşturduğu toplumla da olan bir Ahit/Misak vardır ki buna da,
AHD-İ MİSAK denilir teolojide.
İlahi Elçinin gelmesi ve öğretilerini insanlığa sunması ile bir toplum oluşmuştur.
Tıpkı babanın spermlerini annenin yumurtasına attığında oluşan bir çocuk gibi.
Bu toplumun/çocuğun doğduktan sonra büyüyüp gelişebilmesi için belli bir düzen olmalıdır.
İşte bu işleyişin olabilmesi için ehil eller olması gerekir ki gelişme düzgün olabilsin.
Hristiyanlıkta 12 Havari ile İslamiyetteki 12 İmam olaylarındaki ortak nokta olan 12 tesadüfi bir olgu değildir.
12 Havariden Petrus'un "İlk Papa" sayılıyor olması da bir tesadüf değildir.
12 İmam'ın başlangıcının Ali Bin EbuTalip olmuş olması da bir tesadüf değildir.
Bu durumlar,
Tanrı ile insanoğlu arasında yapılan Ebedi Ahid'in içine aldığı,
İlahi Elçi ve oluşturduğu toplumla olan Ahd-i Misak'ın bir uzantısıdır.
Hali ile Tanrı dini henüz doğma aşamasından büyüme aşamasına gelirken,
taze iken dalından koparıldığında ortaya çıkacak sonucun ne olması beklenir ?
Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
|

14-05-2011, 02:15
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Jan 2011
Mesajlar: 25
|
|
500 yıl boyunca peygamberlik iddasında bulunacak uyanık biri çıkmamıştır ya da cesaret edememiştir. ta ki Muhammed çıkana kadar...
Vakti varsa Tanrı utansın.
|

14-05-2011, 03:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Aug 2009
Mesajlar: 314
|
|
cikmistir ama basarili olamayip tarihten silinip gitmistir.o caglar biliyosun mucizler buyuculer cagi,ayin yarildigina asanin yilan olusuna filan inaniyor insanlar.
kabul edilebilir
simdiki insanlara desenki tahta asayi yere attim yilan oldu gulerler ama 3000 yil once olusuna mucize olarak inanirlar.bu nasil mantik?simdi olmuyorsa aklina yatmiyorsa 3000 yil once nasil oldu?nasil uydurma oldugunu dusunemiyorlar anlamiyorum.
buda aslinda dinlerin insanlarin beyinlerini nasil dumura ugrattigini gosteriyor.akil mantik disi ama dini hikaye olarak anlatilinca akil mantik devreleri kapatilip direk inaniliyor.
bu insanlardan daha iyi potansiyel varmi insanlari kullanmak isteyenler icin?
gunumuzdede hala peygamberlik mehdilik filan denemeye kalkan sarlatan sayisi az degil ama medya var iletisim guclu ve saglam insanlari kandirmalari genis kitlelere yayilmalari imkansiz..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:07 .
|