Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-08-2011, 01:07
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart Voleybolcu kıza şort dayağı!

Beşiktaş bayan voleybol takımı alt yapı oyuncusu 19 yaşındaki Nurcan İbrahimoğlu, kısa şort giydiği gerekçesiyle saldırıya uğradı. Çenesine isabet eden yumruk yüzünden dudağının patladığını söyleyen İbrahimoğlu, olayın ertesi günü Ayazağa’daki polis merkezine gitti, ancak karakolda kimsenin kendisiyle ilgilenmediğini iddia etti. Ardından Şişli Adliyesi Adli Tabibliği’ne giden İbrahimoğlu, dudağındaki patlağa rağmen kendisine darp raporu verilmediğini iddia etti, genç kız, yaşadıklarına isyan etti.


http://www.hurriyet.com.tr/spor/amat...8361.asp?top=1

Acaba kıza saldıran, rapor vermeyen, polisi aramasına engel olan bu reziller kimden cesaret alıyor?

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-08-2011, 03:47
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

Ülkemiz demokratikleşiyor. Artık yobazlar, kısa şort giyenleri dövme haklarını en demokratik biçimde kullanabilecek! Polisinden yargısına herkes bunu bir demokratik hak olarak görüp saygı duyacak, işlem yapmayacak. Zaten ülkenin muhafazakar vatandaşları çok demokratiktir, insanlık değerlerini çok iyi sindirmiştir. Kısa giyinen görünce hiç kaçırmazlar. Ya taciz ya dayak. Sivil iradenin hakimiyeti budur işte. Sivil irade şortluların dövülmesine karar vermişse polise, tabipe ne oluyormuş! Vesayeti kırdık çoktan!

Hey gidi hey...

Hep söylüyoruz. Demokratikleşme en başta toplumsal bir olgudur, toplumun demokratik kültürü ne kadar içselleştirebildiğine ilişkindir, gerisi boş laftır, orduya ayar vermek hiçbir şey için yetmez diye...

Hep söylüyoruz. Ordudan yetkiyi alıp polise yığmak sivilleşme değildir; sivil iradenin önünün açılması, söz konusu sivil irade demokratikse değerlidir, yoksa şu anki durum hiç de iç açıcı değil, çünkü toplumumuz demokratik bir kültüre sahip değil diye...

Hep söylüyoruz. Devleti demokratikleştirmek eğer toplum demokrasiyi içselleştirmemişse bir anlam ifade etmez; bilakis, toplumdaki otoriteryan yönelimlerin seçimler yoluyla daha da baskın olmasına yol açar diye...

Hep söylüyoruz. Devleti, orduyu eleştirmek yetmez; egemen muhafazakar kültürün de eleştirisi gerekir, aksi halde azınlıklara yaşam hakkı kalmaz diye.

Hep söylüyoruz. Laikler artık azınlık, devlet üstündeki belli etkileri kırılınca azınlık oldukları daha da netleşecek ve korumasız kalacaklar, AKP'nin ''demokratikleşmesi'' tamamlanınca, önü açılan muhafazakar çoğunluğun baskısından bu azınlığı kim koruyacak, demokrat geçinenler bunu da hesap etmeli diye...

Ama nafile...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-08-2011, 10:17
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Ahlakin bozuluyorsa niye gidip, yanina oturuyorsun..

Kirik ve bicaklama olmadan rapor verilmeyisi de pek bir manidar!

Demokrasi degil bu, alenen demo!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-08-2011, 10:41
bursali68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bursali68 bursali68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2010
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 1.376
Standart

Merhaba,

İnsanların davranılarına-giyimlerine-fikirlerine tahammül edemeyen bir toplum olduk...Haber yalan mı , gerçek mi diye düşünmüştüm bunu ilk okuduğumda...Ancak gerçek olabileceğini düşünüyorum...Gerçek olmayan bir durum içim kim niçin uğraşsın,ismi ortalıkta dolaşsın , kimse istemez...

Özellikle " maganda-manyak - psikopat " ları barındırmamamız,sahiplenmememiz gerekmektedir...O otobüstekilerin yaptıkları o psikopat manyağın yaptığından çok daha rezilce...

Sn.yucemanitu sormuş , bu reziller kimden cesaret alıyor diye...Yanıt aslında basit , kendileri gibi düşünen " tahammülsüz " ve tahammülsüzleri koruyan-kollayan kadrolardan,diye düşünüyorum...

Sağlıcakla kalınız...

" Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların hiç bir şey yapmaması kafi " Edmund Burke
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-08-2011, 11:30
Selalim Selalim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 04 Aug 2011
Mesajlar: 328
Standart

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ülkemiz demokratikleşiyor. Artık yobazlar, kısa şort giyenleri dövme haklarını en demokratik biçimde kullanabilecek! Polisinden yargısına herkes bunu bir demokratik hak olarak görüp saygı duyacak, işlem yapmayacak. Zaten ülkenin muhafazakar vatandaşları çok demokratiktir, insanlık değerlerini çok iyi sindirmiştir. Kısa giyinen görünce hiç kaçırmazlar. Ya taciz ya dayak. Sivil iradenin hakimiyeti budur işte. Sivil irade şortluların dövülmesine karar vermişse polise, tabipe ne oluyormuş! Vesayeti kırdık çoktan!

Hey gidi hey...
Haber ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilmem ama (medyaya hiçbir şekilde inancı olmayan biriyim; ne medyaya, ne de insanlara) Türk toplumunun, Türkiye toplumunun genelinin bu konudaki ya da bu durumlardaki düşünce yapısını çok iyi bilen, o toplumun içinde yaşamış biri olarak o toplumun değişmesinin çok zor olduğunu söyleyebilirim.

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hep söylüyoruz. Demokratikleşme en başta toplumsal bir olgudur, toplumun demokratik kültürü ne kadar içselleştirebildiğine ilişkindir, gerisi boş laftır, orduya ayar vermek hiçbir şey için yetmez diye...
Boş görürseniz boş olur her şey. Dolu tarafından görür, boş tarafının doldurabileceğini düşünürseniz de başka olabilir.

Her şey bir düşünce ile başlar dünya yüzünde.

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hep söylüyoruz. Ordudan yetkiyi alıp polise yığmak sivilleşme değildir; sivil iradenin önünün açılması, söz konusu sivil irade demokratikse değerlidir, yoksa şu anki durum hiç de iç açıcı değil, çünkü toplumumuz demokratik bir kültüre sahip değil diye...

Hep söylüyoruz. Devleti demokratikleştirmek eğer toplum demokrasiyi içselleştirmemişse bir anlam ifade etmez; bilakis, toplumdaki otoriteryan yönelimlerin seçimler yoluyla daha da baskın olmasına yol açar diye...

Hep söylüyoruz. Devleti, orduyu eleştirmek yetmez; egemen muhafazakar kültürün de eleştirisi gerekir, aksi halde azınlıklara yaşam hakkı kalmaz diye.
Hep söylüyorsunuz ama hiç dinlemiyorsunuz. Ortada bir toplum var, zorla değiştirilmek istenmiş, zorla şapka taktırılıp, zorla batı müziği dinleterek değiştirileceği zannedilmiş, değiştirilebilmiş mi? Hayır.

O halde?

Siz şimdi bunu muhafazakar olan bu yönetimden mi bekliyorsunuz? Bu mümkün değil, ama ben o muhafazakar yönetimi ''sözde Türkiye'nin'' kurulduğu günden beri varolan ''sözde laikçi ve ilerici'' yönetime tercih eder miyim? Hayır, asla.

Bunun bir çok nedeni var.

Öncelikli ve en birinci nedenlerinden biri, siz; değer yargıları ve inançları her şeyleri olan bir toplumu arkanıza alarak, sözde onlara bir savaş kazandırıyorsunuz ve sonra onları paçavra gibi bir köşeye atarak, sırtından bıçaklıyorsunuz.

Onlar için vatan kadar değerli olan inançlarından onları en adi, en olmaz, en olmayacak şekilde koparıyorsunuz.

Ve bir yüzyıl bunun taravmalarını yaşayacak, travmalarından belki dünya döndükçe kurtulamayacak bir toplum yaratıyorsunuz.

İşte bu aşağılıkça... Aptalca (aptalca sözü; eğer bu işin içinde yalnız iyi niyet vardıysa; yoksa aptalca değil eşi benzeri görülmedik, görülmeyecek bir adilikte).

Ben her şeye rağmen tüm bu yaşananlardan öğrenildiği ve öğrendiğim için bunu dahi hoş görebiliyorum. Her oluş, her yaşanan kötü de olsa bir öğreti bırakıyor insana.

Saydığım bu nedende sonra sayabileceğim daha pek çok neden var ki saymakla biter mi bilmem.

Sizlerin bunları görmemesi ya da görememesi asıl benim için enteresan olan. Hani çok akıllı sanıyorsunuz ya kendinizi. Değil mi?

Bu muhafazakar yönetim hiç durmadan bir yüzyıl çalıştı. Çünkü onların değerleri, inandıkları bir güç vardı ve çalışmalarının karşılığını alıyorlar şimdi. Kendi dünya görüşleri ve inançları çerçevesinde en hoşgörülü, en mantıklı çözümleri üretmeye çalışıyorlar kendilerince.

Buna nasıl kızılabilir ki?

Peki ya diğerleri?

Onların hoşgörüsü ve mantığı bugünkü yönetenler kadar olabildi mi?

İşte bu yüzden bu laflara karnı tok benim gibi pek çok kişinin.

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hep söylüyoruz. Laikler artık azınlık, devlet üstündeki belli etkileri kırılınca azınlık oldukları daha da netleşecek ve korumasız kalacaklar, AKP'nin ''demokratikleşmesi'' tamamlanınca, önü açılan muhafazakar çoğunluğun baskısından bu azınlığı kim koruyacak, demokrat geçinenler bunu da hesap etmeli diye...

Ama nafile...
Ortada adı sizce ''yanlış' olan ama toplumca ''yanlış algılanmayan'' bir davranış varsa ya o toplumdan kaçacak ya da değiştirmek için en az bugünkü yönetenler kadar çaba harcayacaksınız.

İşte sırf bu görüşümden dolayı ortada olana kızmam mümkün değil.

O toplum hiçbir zaman içinde yaşamak istemeyeceğim ve içinde yaşamadığım bir toplum olsa da neden eleştirmiyorum? Neden yönetimi takdir ediyorum?

Çünkü hayatımı onlara, öyle bir topluma harcamakla geçirmiyor, harcanası olduğunu düşünmüyorum. Birileri hayatını onlar için harcıyor ve benden daha fazla şey yapıyorsa, onlara kızmak ve yalnız eleştirmenin onların yaptığından ya da ortada olandan daha büyük bir adilik olduğunu düşünüyorum.

Sevgiler.

Konu Selalim tarafından (10-08-2011 Saat 11:38 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 10-08-2011, 11:45
TurkceRap TurkceRap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
Standart

Hoşgörüymüş, Utanmanız da yok artık ya...

"Solcu politikacılar özgürlüğünüzü çocuklar ve fukaralıkla mücadele namına elinizden alırlar, sağcı politikacılar ise bunu aile değerleri ve uyuşturucu ile mücadele adına yapar. Heriki durumda da iktidar büyür ve güçlenir, siz ise daha az özgür olursunuz."

Harry Browne

http://www.liberteryen.org
http://www.freemarketforever.com
http://www.libertariansforum.com
http://www.theuklibertarian.com
http://www.cato.org
http://www.lp.org
http://www.aynrand.org
http://www.mises.org
"Daima birşeyi yapmamanızı öğütleyen birileri olacaktır. Esas mesele onlara aldırmamayı bilmektir.
Tim Robbins
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-08-2011, 11:49
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

Selalim, sandığının aksine ben kemalist değilim. Zerre alakam yoktur. Toplumu değiştirmeyi de devlet gücüne atfetmem. Bunu iktidar sahiplerinden beklemem. Toplum ancak yine toplumun içinden bir mücadeleyle, tabandan değiştirilir. İşte bu irade dün kemalistlerde yoktu, bugün de muhafazakarlarda yok. İlki toplumun muhafazakar ve otoriteryan yönelimlerini gösterip kendi vesayet kurumlarını meşrulaştırma yoluna gitti, toplumu ve kültürü demokratikleştirmek için hiçbir şey yapmadı. İkincisi de toplumun muhafazakar-otoriter yönelimlerine dayanarak kendi iktidarını kuruyor bugün. Bu açıdan birbirlerinden farkları yok. İkisi de toplumsal kültüre sinmiş olan milliyetçi-muhafazakar ve otoriteryan anlayışla hesaplaşmıyor.

Toplum nasıl demokratikleşir? Evvela toplum ile siyasetçiler arasındaki ayrımı hedef alır, toplumu siyasal bir özne haline getirirsin. Aktivist, eylemci bir toplum olması için uğraşırsın. İnsanları sokağa çağırırsın. Kendi özörgütlerinde kendilerini yönetmeleri için uğraşırsın. Mahalle meclisleri, işyeri komiteleri kurarsın. Dayanışma ağları kurup insanları birbirine yakınlaştırırsın. Kapitalizme karşı kitle hareketlerini, gösterileri, grevleri, işyeri işgallerini örgütlersin. İş sürecinin demokratikleşmesi, sosyal güvence, işçilerin üretim sürecinde denetim ve kontrollerinin artmasını gözetirsin. Toplumdaki azınlık kesimleri, kadınları, çevrecileri, savaş karşıtlarını, LGBTT bireyleri v.s. örgütler, kendi hakları için mücadele etmeye yönlendirirsin. Böylece duyarlı, aktif, örgütlü, özneleşmiş ve politik bir toplumsal yapı oluşur. Bu süreç içerisinde de toplum değişir. Yani hiçbir şeyi devletten beklemeye gerek yok.

Ama kemalistler ve muhafazakarlar ne yapıyor? Üstte sıraladıklarımın hiçbirine izin vermiyor, devlet gücünü kullanarak sindiriyorlar. Bu açıdan da birbirlerinden hiç farkları yok. Aralarındaki çekişme, ''Sen mi yöneteceksin, ben mi yöneteceğim'' çekişmesi. Toplum ise yönetilen sınıf pozisyonunda durmaya devam ediyor. Oysa asıl değiştirilmesi gereken bu. Kemalistler de muhafazakarlar da insanların politik bir özne haline gelmesi yerine, seçimlerde çıkardıkları temsilcilere/vekillere politikayı terk etmelerini ve evlerine dönüp bir dahaki seçime kadar yine pasifize olmalarını tavsiye ediyor. Vekiller özne, toplum ise nesne oluyor. Hal böyle olunca, yani toplum eşitlik ve özgürlük ve elbette demokrasi için bizzat mücadeleye giren bir özne olamayınca mevcut otoriteryan kültür de değişmiyor. Biz de başlıktaki haber gibi olayları görüp üzülmeye devam ediyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-08-2011, 11:53
Selalim Selalim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 04 Aug 2011
Mesajlar: 328
Standart

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Selalim, sandığının aksine ben kemalist değilim. Zerre alakam yoktur. Toplumu değiştirmeyi de devlet gücüne atfetmem. Bunu iktidar sahiplerinden beklemem. Toplum ancak yine toplumun içinden bir mücadeleyle, tabandan değiştirilir. İşte bu irade dün kemalistlerde yoktu, bugün de muhafazakarlarda yok. İlki toplumun muhafazakar ve otoriteryan yönelimlerini gösterip kendi vesayet kurumlarını meşrulaştırma yoluna gitti, toplumu ve kültürü demokratikleştirmek için hiçbir şey yapmadı. İkincisi de toplumun muhafazakar-otoriter yönelimlerine dayanarak kendi iktidarını kuruyor bugün. Bu açıdan birbirlerinden farkları yok. İkisi de toplumsal kültüre sinmiş olan milliyetçi-muhafazakar ve otoriteryan anlayışla hesaplaşmıyor.

Toplum nasıl demokratikleşir? Evvela toplum ile siyasetçiler arasındaki ayrımı hedef alır, toplumu siyasal bir özne haline getirirsin. Aktivist, eylemci bir toplum olması için uğraşırsın. İnsanları sokağa çağırırsın. Kendi özörgütlerinde kendilerini yönetmeleri için uğraşırsın. Mahalle meclisleri, işyeri komiteleri kurarsın. Dayanışma ağları kurup insanları birbirine yakınlaştırırsın. Kapitalizme karşı kitle hareketlerini, gösterileri, grevleri, işyeri işgallerini örgütlersin. İş sürecinin demokratikleşmesi, sosyal güvence, işçilerin üretim sürecinde denetim ve kontrollerinin artmasını gözetirsin. Yani hiçbir şeyi devletten beklemeye gerek yok.

Ama kemalistler ve muhafazakarlar ne yapıyor? İnsanların politik bir özne haline gelmesi yerine, seçimlerde çıkardıkları temsilcilere/vekillere politikayı terk etmelerini ve evlerine dönüp bir dahaki seçime kadar yine pasifize olmalarını tavsiye ediyor. Vekiller özne, toplum ise nesne oluyor. Hal böyle olunca, yani toplum eşitlik ve özgürlük ve elbette demokrasi için bizzat mücadeleye giren bir özne olamayınca mevcut otoriteryan kültür de değişmiyor. Biz de başlıktaki haber gibi olayları görüp üzülmeye devam ediyoruz.
O halde hemfikiriz.

Sadece neden başarıya başarı deyip, neyi neden takdir ettiğimi, neyi neden eleştirip eleştirmediğii paylaşmak istedim.

Sevgiler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-08-2011, 12:13
TurkceRap TurkceRap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
Standart

Akp ya da tatlı su muhafazakarlarının başarısı da herhalde bu konuda en ihtiyacımız olan şey olsa gerek...

"Solcu politikacılar özgürlüğünüzü çocuklar ve fukaralıkla mücadele namına elinizden alırlar, sağcı politikacılar ise bunu aile değerleri ve uyuşturucu ile mücadele adına yapar. Heriki durumda da iktidar büyür ve güçlenir, siz ise daha az özgür olursunuz."

Harry Browne

http://www.liberteryen.org
http://www.freemarketforever.com
http://www.libertariansforum.com
http://www.theuklibertarian.com
http://www.cato.org
http://www.lp.org
http://www.aynrand.org
http://www.mises.org
"Daima birşeyi yapmamanızı öğütleyen birileri olacaktır. Esas mesele onlara aldırmamayı bilmektir.
Tim Robbins
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 10-08-2011, 14:06
taylan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
taylan taylan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.271
Standart

Adam gençliğinde gıptayla baktığı ve asla elde edemeyeceği güzellikteki bu kızı görünce hayal kırıklıkları kine dönüşmüş ramazanı orucu da bahane ederek görgüsüzlüğünün,cahilliğinin,dar kafalılığının,zihinsel, fiziksel ve cinsel yetersizliğinin acısını çıkarmak istemiştir.

Haber linkinin altındaki bir okuyucu yorumu. Gerçekten tüm olayı özetlemiş. Bizim erkeklerimiz gerçekten cinsel açıdan tam bir ruh hastası. Cinselliğini sürekli bilinç altına iten bu toplumun sağlıklı bir demokrasi geliştirmesi mümkün değil.

http://evrimteorisi.org
Hayat Değişimdir...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2011 ramazan ilk oruç dayağı piyangosu atheist Konu-dışı 14 14-07-2012 15:24
9 yaşında kıza tecavüz ... dolfen Konu-dışı 0 29-01-2009 23:29
Avukata oruç dayağı KızıL Konu-dışı 1 09-09-2008 01:21

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:20 .