Sn. Goodmen,
Yapmış olduğunuz açıklamadan da anlaşılıyor ki bu tip forumlara katılmaya pek yüreğiniz yetmiyor. O halde nacizane tavsiyem lütfen bu tip forumları okumayın. Okuduysanız yanıtlamayın. Şayet illa da yanıtlamak istiyorsanız lütfen araştırın ve öylece yanıtlayın. Temsil ettiğiniz şeylerin iyiliği için küçük bir rica kabul edin.
Ve Sn. Turok,
1.Peygamberimiz,yüregi titreyerek eve gelip,``Beni örtünüz!,beni örtünüz!``buyurdu.
Kalkinca, hazreti Haticeye basindan gecen olaylari anlatti.
Hazreti Hatice de onu alip Hiristiyanliga girmis olan,Veraka b.Nevfel´in yanina götürdü.Ona, Ey Amucamin oglu! Dinle bak! Kardesiyin oglu,ne söylüyor!
Veraka!´´ Ne gördün kardesimin oglu?´´ diye sordu.
Peygamberimiz;gördüklerini,isittiklerini,haber verince,Veraka:´´Senin bu gördügün,Allah tarafindan Musa Aleyhisselama indirilmis olan Namusul-Ekber´dir.
Ah Keske, kavminin,Seni (yurdundan)cikaracaklari zaman,ben,sag ve genc, dinc olsaydim!´´ dedi.
Peygamberimiz´´ Onlar, beni cikaracaklarmi ki? !´´ diye sordu.
Veraka ´´Evet! Cikaracaklardir.
Cünkü, senin gibi, bir sey getirmis kimse yoktur ki, düsmanliga ve iskenceye ugramasin!
Eger, ben, Senin davet günlerine yetisirsem, Sana,son derece yardim ederim!´´ dedi.
Cok gecmeden de, vefat etti. (
http://www.enfal.de)
2. “Bundan sonra Hadîce (radiya`llâhu anhâ) Hazret-i Resûl-i Ekrem`i (salla`llâhu aleyhi ve sellem) birlikte alıp ammizâdesi Veraka b. Nevfel b. Esed b. Abdü`l-Uzzâ`ya götürdü. Bu zât, zamân-ı Câhiliyyette dîn-i Nasrâniyyete dâhil olmuş bir kimse olup İbrânîce yazı bilir ve İncil`den meşiyyet-i İlâhiyye taallûk ettiği mikdârda öteberi yazardı. Veraka gözlerine amâ târî olmuş bir pîr-i fânî idi. Hadîce radiya`llâhu anhâ Veraka`ya: "Amûcam-oğlu, dinle de bak, kardeşinin oğlu ne söylüyor." dedi. Veraka: "Ne var kardeşimin oğlu?" diye sorunca Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem gördüğü şeyleri kendisine ihbâr etti. Bunun üzerine Veraka dedi ki "Bu gördüğünü, Allâhu Teâlâ`nın Mûsâ (salla`llâhu aleyhi ve sellem) ya tenzîl ettiği Nâmûs (-ı Ekber)dır. (Yâni Sâhib-i Sırr-ı Vahiydir.) Âh keşki senin da`vet günlerinde genç olaydım. Kavmin seni çıkaracakları zaman keşki ber-hayât olsam!". Bunun üzerine Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: "Onlar beni çıkaracaklar mı ki?" diye sordu. O da: "Evet. (zîrâ) Senin gibi bir şey getirmiş (yâni vahiy tebliğ etmiş) bir kimse yoktur ki düşmanlığa uğramasın. Şâyed senin da`vet günlerine yetişirsem sana son derecede yardım ederim." cevâbını verdi. Ondan sonra çok geçmedi. Veraka vefât etti. (Ve o esnâda) Fetret-i vahiy vukû` buldu (yâni bir müddet için vahiy inkıtâa uğradı.)” (Buhari 2, Ravi:Ümmü’l-mü’minin Aişe)
Sonuç:
1 (savunma) Olayların tarihi seyri göz önüne alınır ise olayın geçtiği tarihten islamiyetin yayılma tarihine kadar geçen süre zarfında konu edilen şahıs ölmüştür. Hz. Hatice’nin dini ise; henüz eşi tarafından kendinin bile bilmediği bir inançta olması herhalde beklenmiyordur. O dönemde Arabistan’ da yaşayan halklar içinde din çeşitliliği vardı ve tüm bu çeşitlilik iç içe yaşanıyor idi. Hz. Muhammed’in akrabası olduğunu çıkardığımız bu şahsın da Hıristiyan olduğunu var saysak bile bu özelliğinden değil aklı evvel bir akraba olmasından kaynaklandığı daha mantıklı görünüyor.
2 (itham) Kur’an-ı Kerim’ i bile sağlıksız görüyorsak hadislerin sağlıkları tartışılacak konu değildir. O halde tarihi hikayeler ile oyalanmak anlamsız. Buyurun cenaze namazına!!!
Hatalarımızı cehaletimize bağışl