Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-09-2011, 14:28
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart Barış ve özgürlük için Kongre'ye doğru...

12 Haziran seçimlerinin kazanan iki gücünden biri olan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku kalıcı bir demokratik mücadele birliğine dönüşüyor. Emekçileri, ezilen halkları, demokratları, sosyalistleri, kadınları, eşcinselleri, mevcut düzenle sorunu olan herkesin demokratik bir şekilde temsil edildiği Kongre'yi toplama çalışmaları hızlandı.



15-16 Ekim'de Ankara'da yapılacak olan Kongre'de sadece toplumsal muhalefetin örgütlü güçleri değil, bireyler de temsil edilecek. Türkiye ve Kürdistan'ın bir çok ilinden katılan delegelerin yüzde 50'sinin kadın olması Kongre'nin bir başka özelliği.

Kongre, solda birlik denemesi, çatı partisi, Kürt hareketiyle Türk sosyalistlerini bir araya getirmek isteyen bir platform değil; çok daha geniş kesimleri kapsamayı ve alternatif demokratik bir siyasal odak olmayı hedefliyor.

Kongre Girişimi tarafından hazırlanan Program Taslağı, mücadeleden yana olan herkesin tartışması için yayınlandı;

Neden bir aradayız?

1. Bizler, halklarımıza yöneltilmiş tüm baskı ve haksızlıkları ortadan kaldırmak, barış içinde ve insanca yaşayabileceğimiz bir Türkiye'yi kurmak üzere bir araya geldik.

2. Türkiye'nin baskı ve sömürüye dayalı sistemi, egemenlerin iki ana siyasal akımı tarafından sürekli olarak yeniden üretilmekte, buna karşı mücadele eden tüm toplumsal direniş odakları ise baskı altında tutulmaya çalışılmaktadır. Ancak her dilden ve kültürden Türkiye halkları, mevcut sistemin ömrünü uzatmak için birbiriyle yarışmakta olan bu iki akım arasından birini; egemenlerin dayattığı neoliberal ve anti-demokratik düzen içinde, Türk-İslam sentezci veya ulusalcı anlayışlardan birini tercih etmek zorunda değildir.

3. Bugün dünyada hâkim olan kapitalist sistem, toplumsal yaşamı yıkmakta, insanı yalnızlaştırmakta, bireyi kendi emeğine, topluma ve doğaya yabancılaştırmaktadır. Bu durum karşısında ortak mücadele ve dayanışma ruhunu yeniden kurmak, sisteme karşı direnişin en önemli adımıdır.

4. Halktan, ezilenden, yok sayılandan, doğadan, emekten, özgürlükten, eşitlikten, barıştan, adaletten ve demokrasiden yana olanların yeni bir toplum, insanca bir yaşam için ortak mücadeleyi örgütlemelerinin zamanıdır.

5. Her türden baskı, sömürü ve ayrımcılığa karşı olan birey ve örgütlerin, halkın kendi yönetimini kurmasını sağlamak üzere, birlikte mücadele etmesinin zamanıdır.

6. Artık birleşik ve güçlü bir mücadele hem daha gerekli hem de daha mümkündür. Kongremiz bunun temel gücü olmaya adaydır.

7. Halkların dinmeyen mücadelesini ve arayışını temel alan bizler, bu genel görüşlerde ortaklaşıyoruz. Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görüyor ve Kongre oluşum sürecinde bir araya geliyoruz.

Ne yapacağız?

8. Kongremiz, tüm demokratik muhalefet güçlerinin mücadele alanlarını, ortak mücadele alanı olarak görür ve buradan güç alır. Kongremiz, tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin; işçilerin, emekçilerin, göçmenlerin, kadınların, köylülerin, gençlerin, emeklilerin, engellilerin, LGBT bireylerin, dışlanan ve yok sayılan bütün halkların, tüm inanç topluluklarının, yaşam alanları tahrip edilenlerin buluştuğu ortak bir mücadele zeminidir.

9. Kongremiz, Anadolu ve Mezopotamya'nın tarihsel ve toplumsal dokusunun inkârına dayalı, tekçi ve asimilasyoncu ulusal egemenlik anlayışına karşı, Türkiye'de yaşayan tüm halkların kültürlerinin ve kimliklerinin tanınmasını demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak görür. Kongremiz, halkların, başta anadilinde eğitim hakkı olmak üzere eğitim ve kültür politikalarının hazırlanmasına ve uygulanmasına katılımının hayata geçirilmesi için mücadele eder.

10. Kongremiz, mevcut anti-demokratik siyasal sisteme/düzene itirazı olanların gücünü açığa çıkarmayı ve bu gücü örgütleyerek, demokratik bir toplum yaratmayı amaçlar. Kongremiz, halkın yerelde karar alma ve uygulama süreçlerine en geniş katılımını sağlamayı amaçlayan ve tüm farklılıkların kendini özgürce ifade edebileceği siyasi ve idari modelleri hedefler.

11. Kongremiz, emperyalizmin bölgemiz halkları başta olmak üzere, dünya halkları üzerindeki egemenlik ve baskı politikalarına, onların askerî üslerine, ekonomik, siyasi anlaşmalarına ve kurumlarına karşı mücadele eder. Sömürgeciliğe, işgallere ve benzeri müdahalelere karşı çıkar, ezilen halkların direnişlerinden yana tutum alır. Uluslararası sermaye kurumlarının dayattığı neoliberal sömürü, soygun ve talan politikalarına karşı mücadele eder.

12. Kongremiz, bölgemiz halklarıyla mücadele birliğini savunur. Tüm dünya halklarının mücadelelerini kendi mücadelesi sayar ve enternasyonal dayanışmayı yükseltir.

Demokrasinin kazanılması

13. Kongremiz, ezilen ve sömürülen halkların, işçi ve emekçilerin, kadınların ve gençlerin bugüne kadar verdikleri ekonomik, sosyal ve siyasal mücadeleleri kendi mücadelesi ve deneyimleri olarak görür. Bu mücadelelerin ürünü olarak toplumda güçlü bir demokratikleşme isteği ve özgürlükler lehine bir beklenti ortaya çıkmıştır. Bu beklentileri karşılamak üzere başlatılan bir girişim olarak Kongremiz, askerî ve bürokratik vesayete; otoriter, katı merkeziyetçi siyasi/idari yapılanmaya ve hukuk adı altında dayatılan anti-demokratik yasalara, uygulayıcı kurumlara ve yerel idarelerin piyasaya terk edilmesine karşı mücadele yürütür.

14. Kongremiz merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayetini, demokrasinin kazanılmasının önünde önemli bir engel olarak görür. Askerî-sivil bürokrasinin egemenliğine karşı, halkın kendi kendini yönetebileceği mekanizmaların geliştirilmesini savunur ve bu uğurda mücadele eder.

15. Demokrasiyi temsili bir meclisle sınırlı görmeyen Kongremiz, halkın tartışma, örgütlenme ve karar mekanizmalarına katılımının önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, her düzeyde halk denetiminin geliştirilmesini savunur. Kongremiz, İlçe-İl ve Bölge Halk Meclisleri gibi örgütlenmelerle, halkı siyasetin öznesi haline getirmek için mücadele eder. Halkların ihtiyaç duyduğu çeşitli yönetim biçimlerini ve özerklik modellerini geliştirmenin zeminini yaratır.

16. Kongremiz, baskı ve şiddeti bir yönetim tarzı olarak benimseyen devletin yetkilerini sınırlayarak, düşünce, basın, ifade, örgütlenme ve eylem hakkı başta olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerin hayata geçirilmesini savunur.

17. Kongremiz, 12 Eylül darbe anayasasının ortadan kaldırılmasını, tüm kurumlarının dağıtılmasını, fiili uygulamalarına son verilmesini, darbecilerin yargılanarak cezalandırılmasını hedefler.

18. TMK, TCK ve Özel Yetkili Mahkemeler kıskacındaki adaletsiz, otoriter ceza sisteminin değiştirilmesi ve cezaevlerinde tecrit uygulamalarının kaldırılması için mücadele eder; yargının bağımsızlığını ve demokratikleştirilmesini savunur.

19. Cinsiyetçi olmayan, ulusu ve yurttaşlığı etnik kimliklerden arındıran, tekçi olmayan; tüm kimlik, dil, kültür ve inançların varlığını kabul ederek güvence altına alan, ekolojik, çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir anayasayı, demokrasinin kazanılması için önemli bir mücadele alanı olarak kabul eder. Kongremiz, anayasa yapmayı anti-demokratik yasalarla oluşturulmuş, halk temsiliyetini sınırlayan parlamento bileşimine bırakmaz. Uzun soluklu bir halk mücadelesi ile taleplerini görünür kılarak, anayasayı halkla birlikte inşa etmeyi hedefler. Siyasi partiler ve seçim yasalarının, halk iradesinin sınırsız ve barajsız açığa çıkmasını sağlayacak şekilde demokratikleşmesi için mücadele eder.

Kürt sorunu; barış ve demokratik çözüm

20. Kongremiz, tüm kimliklerin farklılıklarıyla varlığını korumayı savunur; eşit ve özgür yurttaşlık hukuku içerisinde yaşama hakkına sahip olduklarını, temel bir ilke olarak kabul eder. Kürt halkının temel hak ve özgürlüklerine bu ilkesel tutum çerçevesinde yaklaşan Kongremiz, Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana çözümsüzlüğe mahkûm edilen Kürt sorununun, barışçıl demokratik ve eşit haklara dayalı çözümünü savunur, bunun için mücadele eder. Kongremiz, Kürt halkının Demokratik Özerklik kararını, Kürt sorununun çözümünde önemli bir girişim olarak değerlendirir. Demokratik Özerkliğin, aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşmesinde, halkların özgür ve gönüllü birliğinde önemli bir rol oynayacağını savunur.

Emek mücadelesi

21. Kongremiz, kapitalizme, emek sömürüsüne, yolsuzluk ve talana; gelir dağılımındaki uçuruma, açlık ve yoksulluğa karşı mücadele eder. Kongremiz, güvencesiz ve sigortasız, güvensiz ve sağlıksız ortamlarda insan çalıştırmaya; sendikasızlaştırmaya, taşeronlaştırmaya, kazanılmış hakların gaspına karşı, emekçilerin haklarını savunur ve kazanımlar için mücadele eder. İşsizliğe, işçi kıyımlarına ve iş cinayetlerine karşı insanca yaşam kavgası veren işçi ve emekçilerin, yıkıma sürüklenen küçük esnafın, ürününün karşılığını alamayan üretici köylünün yanında yer alır. Göçmenler ve mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının insanca olması için mücadele eder. Kadın işçi ve emekçilerin üretim sürecindeki ikincil konumlarına karşı verdikleri mücadeleyi destekler. Tüm kimlik ve inançlardan işçi ve emekçilerin siyasete daha güçlü ve örgütlü müdahalesinin olanaklarını yaratmak ve emeğin örgütlenmesinin önündeki tüm engelleri kaldırmak için çaba gösterir.

22. İş Yasası, Sendikalar Yasası ile Toplu Sözleşme ve Grev Yasası'nın işçilerin ve kamu emekçilerinin haklarını güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmesi, sendika üyeliğinde noter şartının, sözleşmede işkolu barajının kalkması ve lokavtın yasaklanması için mücadele eden Kongremiz, insanın insana kulluğunun son bulacağı sömürüsüz bir düzeni amaçlar.

23. Kongremiz, sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesine karşı, herkesin ulaşılabilir, yeterli ve parasız sağlık hizmeti alabilmesi için mücadele eder.

Halklar ve kimlikler

24. Bu topraklarda yaşayan tüm halkların toplumsal ve tarihsel dokusuna aykırı olan tekçi, inkârcı, asimilasyoncu egemenlik sistemine karşı, tüm halkların, kimliklerin, dillerin, kültürlerin eşit, özgür ve gönüllü birlikte yaşamını savunan Kongremiz, bunun gerçekleşmesi için mücadele eder. Egemenlerin başta Ermeni, Rum, Süryani, Kürt, Laz, Yahudi, Çerkes, Arap, Roman halkları olmak üzere tüm halklara yönelik soykırım, katliam, imha, inkâr, aşağılama ve asimilasyon politikalarına karşı durur; geçmişte yaşanan katliamların ve karanlık tarihin aydınlatılması, yüzleşme ve hesaplaşmanın sağlanması için mücadele eder. Anadil hakkını temel bir hak olarak kabul eder.

25. Kongremiz, Aleviler, Hıristiyanlar, Museviler, Ezidiler gibi ezilen ve dışlanan tüm inanç ve kültürel grupların üzerindeki baskıların kaldırılması için mücadele eder. Devletin dini biçimlendirme aracı olarak işleyen Diyanetin kaldırılmasını; inanç sembolleri üzerindeki her türlü baskıya son verilmesini, inanç ve ibadetin inananların vicdanına bırakılmasını savunur. Zorunlu din dersinin kaldırılması, Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının kabulü, Cemevlerinin ve ayrımcılığa maruz kalan tüm inançların ibadet yerlerinin statüye kavuşturulması, yaşanan tüm kimlik sorunlarının eşit haklar temelinde çözülmesi hedefi ile hareket eden Kongremiz, inananların ve inanmayanların, tüm kimliklerin kendilerini özgürce ifade etmesinin olanaklarının yaratılması için mücadele eder.

Toplumsal cinsiyet ve kadın mücadelesi

26. Kongremiz, kadın emeğinin görünür kılınması ve örgütlenmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılması için çalışır. Kadın emeğinin çifte sömürüsüne karşı mücadele eder. Ücretli ya da ev içi karşılıksız emek kıskacındaki kadının toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde, kadın iradesinin ve özgücünün önemine inanarak, kadınların örgütlenmesinin önündeki her türlü engelin kaldırılması için mücadele eder ve kadın hareketleriyle dayanışır.

27. Kongremiz, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel hedef olarak belirler. Ekonomik, siyasal, sosyal alanda fiili ve gerçek eşitlik sağlanıncaya kadar en etkili yol yöntem ve araçlarla mücadele eder. Geçici, özel önlem olarak kota ve pozitif ayrımcılık ilkelerini kabul eder. Kongremiz, tüm kurullarında ve çalışma alanlarında, kadınların eşit katılım ve temsil hakkını her zaman gözetir. Kadın hareketini, emek ve demokrasi mücadelesinin vazgeçilmez unsuru olarak görür.

28. Kongremiz, kadına karşı şiddeti bir insanlık suçu olarak tanımlar, kadına karşı her türlü ayrımcılığın ve baskının sona ermesi için mücadele eder. Kadına yönelik cinsel şiddetin tanımlanması ve soruşturulmasında kadının beyanının esas alınmasını benimser.

29. Kongremiz, lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylerin sürekli, yoğun ve sistematik şekilde maruz kaldıkları ayrımcılık, nefret suçları ve nefret söylemi, polis şiddeti, toplumsal dışlanma gibi sorun alanlarına yönelik LGBT bireyler ve örgütleri ile ortak mücadeleyi geliştirir.

Ekoloji ve yaşam

30. Kongremiz, yaşam alanlarına sahip çıkan halkımızın mücadele gücü ve kararlılığından ilham alır. Kapitalizmin doğayı, doğal varlıkları ve yaşamı metalaştırarak sömürmesine karşı, Kongremiz insanı doğanın efendisi değil, bir parçası olarak görür. Doğanın, insanın, hayvanların ve tüm canlıların yaşam haklarının garanti altına alınmasını savunur.

31. Kongremiz, suyun ve doğanın ticarileştirilmesine, piyasa temelli enerji politikalarına ve projelerine karşı mücadele eder. İnsan-doğa-enerji ilişkisini kullanım değeri üzerinden tarif eden Kongremiz, insani ihtiyaçlar için gereken ve geçimlik tarımda kullanılan suya parasız, temiz ve yeterli miktarda erişim hakkının güvence altına alınmasını hedefler.

32. Kongremiz, su kullanım hakkı anlaşmalarına, karbon ticaretine, yaşamı yok eden başta HES (Hidroelektrik Santrallar) projeleri ile termik, nükleer santral ve diğer enerji ve madencilik politikalarına, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşamın sürdürülemez hale getirilmesine, küresel iklim değişikliğinin nedenlerine ve sonuçlarına karşı mücadele eder. Kentlerin doğasızlaştırılmasına; kenti yağmalayan kentsel dönüşüm projelerine; tarihi, kültürel varlıkların ve kamusal alanların gasp edilmesine; sermayenin tüm yıkıcı kır ve kent politikaları ile çevresel hizmetlerin özelleştirilmesine ve piyasalaştırılmasına karşı mücadele eder, herkes için insanca barınma ve ulaşım hakkını savunur. Kongremiz, doğal, tarihi ve kültürel varlıklara ilişkin korumaları kaldırmayı amaçlayan mevzuat saldırılarının da karşısında durur.

33. Kongremiz, kırda ve kentte, doğa ve yaşam haklarını savunma ve yaşam ortamlarını koruma mücadelesi verenlerin dayanışmasını güçlendirmeyi, bu mücadeleleri ortaklaştırmayı ve taleplerini siyaset zeminine taşımayı görev edinir.

34. Çökme noktasına getirilen tarım ve hayvancılık, tekellerin ve tüccarın insafına terk edilmiştir. Kongremiz, tarımsal destekleri yok eden, tarımsal birlikleri güçsüzleştiren yasaların, ürün kotalarının kaldırılmasını ve tekellerin çıkarına endeksli politikalar altında ezilen üretici köylülüğün hak ettiği insanca yaşama kavuşmasını hedefler.

Gençlik

35. Kongremiz, gençliğin siyasete aktif katılımının ve temsiliyetinin bir zeminidir. Gençliği işsizliğe, ucuz işgücü sömürüsüne mahkûm eden kapitalist politikalarla mücadele eden Kongremiz, ayrımcı, cinsiyetçi, milliyetçi ve tekçi eğitim anlayışını reddeder; herkese parasız, eşit, demokratik, bilimsel ve anadilde eğitim hakkının sağlanması ve çalışma yaşındaki her gence iş olanağı yaratılması için mücadele eder. Rekabetçi ve eşitsizliğe dayanan ve eşitsizliği derinleştiren sınav sistemini reddeder. Üniversitelerin bilimsel ve akademik özgürlüğünü ve yönetsel özerkliğini savunur.

36. Kongremiz, zorunlu askerlik uygulamasının kaldırılması ve vicdani ret hakkının yasalarca güvence altına alınması için mücadele eder.

*****

Bizler, seçim sürecinde oluşturduğumuz Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun ortaya çıkardığı başarının yarattığı umut ve heyecanla tüm toplumsal muhalefet kesimlerini, demokratik direniş odaklarını, demokrasi, eşitlik ve barış mücadelesi veren tüm özneleri, ortak bir mücadele hattında buluşturmanın tam zamanı olduğunu düşünüyoruz. Kongre sürecinde farklılığımızı ve çeşitliliğimizi birlikte mücadelemizi güçlendirecek temel politik değerler olarak görüyor, tüm ezilenlerin birliği için attığımız bu ilk adımda herkesi birlikte yol almaya çağırıyoruz.

http://www.marksist.org/dosyalar/483...kongreye-dogru

http://www.firatnews.org/index.php?r...e&nuceID=50066
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-09-2011, 14:55
lolepet lolepet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2009
Bulunduğu yer: cehennem
Mesajlar: 365
Standart

yazının tamamını okuyamadım acelem olduğu için ancak şunları söylemeden de edemeyeceğim.
bu blok çok fazla ayakta duramaz. neden? çünkü bdpnin menemen yaparcasına her kesimden insanı bir araya getirme çabası bunun kaçınılmaz sonucunun ne olduğunu gösterir. öyle sosyalistini,liberalini,şeriatçısını,bilmem zartını zurtunu nasıl bir arada tutacaksın. ha eğer böyle bir iddiaları varsa demek ki bu göstermelik bir bloktur. bdp kontrol edecek ama herkes birlikte karar almış gibi görünecek ki bdp nin böyle bir gücü ve tecrübeside vardır, bunun yanında bdp nin kuyrukçularıda saya saya bitmez zaten.

kimse bizi kandırmya çalışmasın şeriatçı adam ile sosyalist adamı aynı çatı altına getirdik demesin. böyle birşey olamaz. olsada fazla duramaz..

Biz Tanrıyı Oynamazsak Kim Oynayacak?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-09-2011, 14:59
yamans - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yamans yamans isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Aug 2008
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 180
Standart

Başarılar.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-09-2011, 00:52
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

azrael´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kimse bizi kandırmya çalışmasın şeriatçı adam ile sosyalist adamı aynı çatı altına getirdik demesin. böyle birşey olamaz. olsada fazla duramaz..
Zaten kimsenin böyle bir çabası yok.. Eğer sen her Müslüman'ı potansiyel veya fiili olarak şeriatçı kabul ediyorsan, bu senin bakış açınla ilgili bir problemdir ve pek kimseyi de ilgilendirmez.

Örneğin Kongre maddelerinden birinde, en basitinden şöyle bir ifade var;

29. Kongremiz, lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylerin sürekli, yoğun ve sistematik şekilde maruz kaldıkları ayrımcılık, nefret suçları ve nefret söylemi, polis şiddeti, toplumsal dışlanma gibi sorun alanlarına yönelik LGBT bireyler ve örgütleri ile ortak mücadeleyi geliştirir.

Yani birleştirilmek istenen kesimde, bu tür konularda da asgari olarak bir hassasiyet, ılımlı bir bakış açısı isteniyor.. Bu bakış açısına sahip olmayan Müslüman, Hrıstiyan veya diğer dinlerden her hangi birinin bu oluşumda tutunabilmesi zaten zor.

Örneğin şu makalelelerde de 'sol'un dine bakış açısının nasıl olması gerektiği ile ilgili bir kaç noktaya değinilmiş;

http://www.altust.org/2011/06/din-halkin-afyonu-mu/
http://www.altust.org/2011/04/solun-...areketin-solu/

Kendi fikrimce, başlıktaki Kongre hareketinin de dinle her hangi bir sorunu olmasından ziyade, din adı altında baskı kurmaya çalışan zihniyetle bir sorunu olacağını düşünüyorum.. En azından dini daha hümanist, ılımlı felan yorumlayan kesimleri bünyelerinde barındırabileceklerine inanıyorum.

Tercih benim olsaydı, ilk tercihim şu hareket olabilirdi;

http://adilmedya.com/anasayfa.php

Has Parti gibi siyasi partilerle de ittifak kurabilirler.. Zira bu parti de, Mehmet Bekaroğlu gibi çok değerli insanları bünyesinde barındırıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-09-2011, 02:01
lolepet lolepet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2009
Bulunduğu yer: cehennem
Mesajlar: 365
Standart

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zaten kimsenin böyle bir çabası yok.. Eğer sen her Müslüman'ı potansiyel veya fiili olarak şeriatçı kabul ediyorsan, bu senin bakış açınla ilgili bir problemdir ve pek kimseyi de ilgilendirmez.

Örneğin Kongre maddelerinden birinde, en basitinden şöyle bir ifade var;

29. Kongremiz, lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylerin sürekli, yoğun ve sistematik şekilde maruz kaldıkları ayrımcılık, nefret suçları ve nefret söylemi, polis şiddeti, toplumsal dışlanma gibi sorun alanlarına yönelik LGBT bireyler ve örgütleri ile ortak mücadeleyi geliştirir.

Yani birleştirilmek istenen kesimde, bu tür konularda da asgari olarak bir hassasiyet, ılımlı bir bakış açısı isteniyor.. Bu bakış açısına sahip olmayan Müslüman, Hrıstiyan veya diğer dinlerden her hangi birinin bu oluşumda tutunabilmesi zaten zor.

Örneğin şu makalelelerde de 'sol'un dine bakış açısının nasıl olması gerektiği ile ilgili bir kaç noktaya değinilmiş;

http://www.altust.org/2011/06/din-halkin-afyonu-mu/
http://www.altust.org/2011/04/solun-...areketin-solu/

Kendi fikrimce, başlıktaki Kongre hareketinin de dinle her hangi bir sorunu olmasından ziyade, din adı altında baskı kurmaya çalışan zihniyetle bir sorunu olacağını düşünüyorum.. En azından dini daha hümanist, ılımlı felan yorumlayan kesimleri bünyelerinde barındırabileceklerine inanıyorum.

Tercih benim olsaydı, ilk tercihim şu hareket olabilirdi;

http://adilmedya.com/anasayfa.php

Has Parti gibi siyasi partilerle de ittifak kurabilirler.. Zira bu parti de, Mehmet Bekaroğlu gibi çok değerli insanları bünyesinde barındırıyor.
sen her fırsatta şeriat cagrısı yapan altan tan ı "her musluman" kategorisine alıyorsan o zaman senin musluman ve seriatcı kavramlarını algılamanda bir sorun var.

ben belirttlginiz gibi bir mucadele hedefinin ve bunun kongre maddelerine eklenmesinin olamayacagını soylemedim.bunun gerceklesemeyecegini soyledim. ayrıca verdiginiz ornek cok uc bir ornek.

zaten böyle bir bloktan bundan fazlası beklenemez. icerisine almıs oldugu her kesim icin bir madde yazarak toplu-birlik mucadelesi verilemez. bu blogun temmelleri curuk.

ben soyle bir ornek vereyim, piyasa karsıtı, antiemperyalist, aydınlanmacı olması gereken levent tüzel ve partisi emep in, zerre kadar piyasa karsıtlıgı olmayan hatta girisimleri ile piyasacılıgını gosteren, cemaate yakınlasma hamleleri ve kendi imam ordusunu yaratma cabasıyla ne kadar "aydınlanmacı" oldugun belli eden, antiemperyalist yonu kendileri ne kadar inkar etselerde 0 olan bdp nin blogunda ne isi var...oyle emek baslıgı altınta 2 satırlık maddeler eklemekle olmaz bu isler. kokunden yapısal karsıtlık var.

bu blok niye kuruldu kendi fikrimi belirteyim. bdp nin kuyrukcularının fazla oldugunu soyledim. ozellikle "sol" kesimde. bunlar neden kuyrukculuk yapar o ayrı mesele. asıl mesele su ki bdp bunları biraraya toplayıp kumanda edebilecek gucte ve bu gucunun farkında. bu blok bu farkındalıgın eyleme gecirilmesinin sonucudur.

---kusura bakmayın telefondan yazıyorum yazım hataları olabilir.--

Biz Tanrıyı Oynamazsak Kim Oynayacak?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-09-2011, 02:31
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

azrael´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sen her fırsatta şeriat cagrısı yapan altan tan ı "her musluman" kategorisine alıyorsan o zaman senin musluman ve seriatcı kavramlarını algılamanda bir sorun var.

ben belirttlginiz gibi bir mucadele hedefinin ve bunun kongre maddelerine eklenmesinin olamayacagını soylemedim.bunun gerceklesemeyecegini soyledim. ayrıca verdiginiz ornek cok uc bir ornek.

zaten böyle bir bloktan bundan fazlası beklenemez. icerisine almıs oldugu her kesim icin bir madde yazarak toplu-birlik mucadelesi verilemez. bu blogun temmelleri curuk.

ben soyle bir ornek vereyim, piyasa karsıtı, antiemperyalist, aydınlanmacı olması gereken levent tüzel ve partisi emep in, zerre kadar piyasa karsıtlıgı olmayan hatta girisimleri ile piyasacılıgını gosteren, cemaate yakınlasma hamleleri ve kendi imam ordusunu yaratma cabasıyla ne kadar "aydınlanmacı" oldugun belli eden, antiemperyalist yonu kendileri ne kadar inkar etselerde 0 olan bdp nin blogunda ne isi var...oyle emek baslıgı altınta 2 satırlık maddeler eklemekle olmaz bu isler. kokunden yapısal karsıtlık var.

bu blok niye kuruldu kendi fikrimi belirteyim. bdp nin kuyrukcularının fazla oldugunu soyledim. ozellikle "sol" kesimde. bunlar neden kuyrukculuk yapar o ayrı mesele. asıl mesele su ki bdp bunları biraraya toplayıp kumanda edebilecek gucte ve bu gucunun farkında. bu blok bu farkındalıgın eyleme gecirilmesinin sonucudur.

---kusura bakmayın telefondan yazıyorum yazım hataları olabilir.--
Ben Altan Tan'ın yazdığı bir takım yazıları okudum.. Söylemlerinin bir kısmına da aşinayım.. Kendisinin hümanist, ılımlı sayılabilecek bir çizgide olduğunu biliyorum.. Bu yüzden 'şeriat' ile ilgili sözlerini, 'devletin kurallarının dine bağlanması' gibi bir manada yorumlamıyorum.. 'Şeriat' ile ilgili sözleri şu şekildeydi;

“Ya yeni bir anayasa anlaşma, sözleşme yapılacak. Yada bu ülke Kemalistlere dar gelecek. Sayın Başbakan Erdoğan'a sesleniyorum; Allah'tan korkuyorsan, Allah'ın hukukuna riayet ediyorsan, Allah'ın hukukunu uygula. Türklerle, Kürtler'in arasında bir ihtilaf, kavga oluyorsa gelin şeriata gidelim. Allah'ın hukuku ortamıza koyulsun ama sen, Allahın hukukunu da uygulamak istemiyorsan, Avrupa Birliği kuraları var, çağdaş demokrasi var, Kopenak kuraları var. Eğer bunları da uygulamak istemiyorsan işte o zaman Kürtler direnişe devam edecek.”

Yani kendisi Kürt sorununun çözümünde, -her iki millet de Müslüman olduğu için- 'Şeriatın kurallarına başvuralım' gibi, benim pek ilgi alanıma girmeyen bir öneriyle ortaya çıkmış.. Şimdi kalkıp da böyle bir öneri karşısında, 'Aman da bu adam Şeriat istiyor, devletin kurallarını dine bağlayacak' gibi paranoyakça söylemlere sığınmaya pek gerek olduğunu sanmıyorum.

Ayrıca öyle olsa bile, -ki öyle değil- 'Şeriat' kelimesini farklı manalarda kullanan 'reformist' Müslümanlarımız var.. Bu kişileri de, önce kelimeyi hangi manada kullandıklarını öğrendikten sonra eleştirebiliriz veya yargılayabiliriz diye düşünüyorum.

İkinci verdiğiniz örneği de, bizzat örneğin baş kahramanı Levent Tüzel 2008'deki 'Çatı Partisi' denemesindeki söylemleriyle çürütüyor zaten.. Eğer bir muhelefet odağı oluşturulması gerekiyorsa, bu odağın ülkedeki tüm 'Demokrat' kesimleri içine alması gerektiği gibi konulara özellikle değiniyor.

BDP 'Sosyalist Enternasyonel'e üye, Sosyal Demokrat bir partidir zaten.. Piyasacılığa, emperyalizme felan da karşıdır.. Gülen Cemaati'ne yakınlığı felan da söz konusu değildir.. Bu konuları nerden uyduruyorsan artık, astı astarı olduğunu pek sanmıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-09-2011, 14:01
lolepet lolepet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2009
Bulunduğu yer: cehennem
Mesajlar: 365
Standart

sayın sangre hangi devirde kaldınız siz, kürt hareketi sosyalizmi terkedeli 20 yıl oldu. demokratik konfederalizm ve özerklik günümüzde ulusal sorunların çözümünde emperyalizm projeleridir ve örnekleri mevcuttur.(isimler elbetteki farklıdır ancak projeler aynıdır)

öyle sosyalist enternasyole üye olmaklada olmuyor, chpde enternasyonale üye.

sizin bi kere şeriat dedi diye korkmaya gerek yok dediğiniz adam hergün bdp mitinglerinde kitleye dualar okutup dini konuşmalar yapıyor. cemaat yakınlaşmasına gelince ben gülen cemaatini işaret etmedim. diyarbakırda hizbullah ve yan örgütleriyle birkaç yıldır nasıl yakınlaşmalar içine girdiğini bizzat kendim gözlemledim. bunları bir yana bırakıp somut bir örnek vereyim; tc nin imamları devlet propagandası yapıyor, dini siyasete alet ediyor diyerek bunu boykota kalktılar. peki kendileri ne yaptı çok mu farklı birşey yaptı. onlarda dini vaaz yerine siyasi vaaz-propaganda yaptılar. ee ne farkı kaldı şimdi bu tc nin imamlarından.bu mudur sosyalist parti.

bu sadece ufak bir mesele dediğim gibi bu blokun temmelleri çürük daha bunun gibi onlarca mesele var. mesela barzanici kadepliler meselesi var, svil toplum örgütleri meselesi var, var da var....

Biz Tanrıyı Oynamazsak Kim Oynayacak?
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-09-2011, 14:08
lolepet lolepet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2009
Bulunduğu yer: cehennem
Mesajlar: 365
Standart

bu arada çok güzel bir noktaya değinmişsiniz. bi soru sorabilir miyim? çatı partisi neden dağıldı acaba?

Biz Tanrıyı Oynamazsak Kim Oynayacak?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-09-2011, 14:33
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

Bence fikri olarak eski devirlerde kalan sizsiniz, hiç kusura bakmayın.

Mesela ben de Sosyalist değilim.. Ama hareketin hem evrensel 'sol' değerlerle uyumlu yapısını, hem de 'demokratik' öğelerden oluşan yapısını destekliyorum.

Bir hareketin 'sol/sosyalist' olması için illa demokratik olmayan, devrimci şidddete felan mı başvurması gerekiyor?.. Avrupa'da 'Demokratik Sosyalizm' fikriyatıyla uyumlu bir sürü siyasi parti, kurum felan var.. Bunlar 'sol/sosyalist' değiller mi?

Konfederasyon, özerklik felan emperyalist projelermiş.. Neden?.. Çünkü ülkemizi bölmek isteyen dış mihrakların çıkarlarına hizmet ediyor, değil mi?

Yahu bırakın Kemalist çakması TKP ağzıyla konuşmayı.. Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmayı öneren, Kürt hareketini emperyalizme hizmet olarak değerlendiren TKP gibi ulusalcı sosyalist partileri hiç kimse ciddiye almıyor artık.. Onlar gitsin İşçi Partisi'yle felan dayanışma içine girsinler.. Kendilerine yakışanı yapıyorlar zaten son zamanlarda.

Dediğim gibi, başlıkta bahsi geçen hareketin 'din' ile ilgili bir sorunu yoktur.. Sorun 'din'i kullanarak, insanlar üzerinde baskı kuran zihniyettedir.. Bu zihniyet ister Kemalizm'in seküler versiyonu olsun, ister şeriatçı versiyonu olsun, fark etmiyor.. BDP dini vaaz ile siyasi vaazı karıştırarak vermiş, çok da tın yani.

Ayrıca Kürt hareketi ile Hizbullah arasında bir yakınlaşmadan ziyade, hükümet ile Hizbullah arasında bir yakınlaşma olduğunu biliyorum ben.. Zaten son dönemde, KCK davasının iyiden iyiye bir baskı unsuru olarak devam etmesi, fakat Hizbullah hareketinin başı olan bir takım insanların hükümetin parmağıyla serbest bırakılması gibi durumlar da bunu doğruluyor.

Velhasıl kelam, endişeleriniz pek de mantıklı bir düzeyde görünmüyor.. Bir takım anti-dini ve ulusalcı reflekslerden doğan endişelere sahipsiniz.. Kusura bakmayın, ben aynı endişeleri taşımıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-09-2011, 14:49
lolepet lolepet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 25 Aug 2009
Bulunduğu yer: cehennem
Mesajlar: 365
Standart

sizin sol değerler anlayışınıza hayran kaldım siz sol değerlerden bunu mu anlıyorsunuz.

ben tkp ağzıyla konuşmuyorum ancak doğru birşey varsa tkp söylesin ne farkeder. özerklik metinlerini hiç okumadınız anlaşılan. ab ile ortaklık projelerinden haberiniz yok tabi. ya ara sıra natoya açıkça yapılan işbrliği anlaşmalarına ne diyeceksiniz.

bırakın allah aşkına ulusal bir hareketi sosyalist diye yedirmeye çalışıyorsunuz bize biz çocuk değiliz, siz sosyalizmin ve değerlerinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. herkesin gördüğünü inkar ediyorsunuz, yok diyorsunuz. apo gülen cemaatine dayanışma önermedi mi?

bunun inkar edilecek bir tarafı yok. bu ulusal hareketlerin(sosyalist karakterli olmayan) yapısında var. hangisi çıkarınıza uygunsa ona doğru yönelirsiniz. 90 ve öncesinde bayrağında çekiç orak taşıyan pkk neden sovyetler yıkıldıktan sonra bayrağı değiştirip "reel sosyalizm çöktü" dedi.

yaw adam hala bas bas bağırıyor reel sosyalizm çöktü ben marxı aştım diye. siz hala kalkmış biz sosyalistiz diyorsunuz.

Biz Tanrıyı Oynamazsak Kim Oynayacak?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Özgürlük ve Dinlerden Özgürlük cyrano Politika 1 26-05-2018 10:28
Güler zere"ye özgürlük istedikleri icin tutuklandilar zahit Politika 0 01-09-2010 16:11

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:09 .