Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 02-10-2011, 10:55
istatistik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
istatistik istatistik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
Standart Aerodinamik Kuvvetler ve Kuşlardaki Programlanmış Uçuş

1 MUCİZE İDDİASI

İddia sahibi, aşağıda görülen ayeti temel alarak gerçek dünyada kuşların yaşamı ve göç etmeleri konusunda önceden bilgi verildiğini ve bunun da bir mucize olduğunu söylemekte.

Göğün boşluğunda boyun eğdirilmiş (musahhar kılınmış) kuşları görmüyorlar mı? Onları (böyle boşlukta) Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz, iman eden bir topluluk için bunda ayetler vardır. (Nahl Suresi, 79)

Bu ayetten yola çıkılarak, iddia sahibinin vardığı sonuçlar ise aşağıdaki gibidir:

Kuşların uçuşlarında, akıl ve şuurdan yoksun bu canlıların kendi kendilerine başaramayacakları hesaplar söz konusudur. Bugün bilim adamları arasında kuşlardaki bu olağanüstü yeteneklerin önceden "programlanmış" olduğu görüşü kabul görmektedir. Bu durum Science dergisinde yayınlanan bir makalede şöyle aktarılmaktadır:
Genç kuşların, kendilerine kaç gün veya gece ve ne yönde uçmaları gerektiğini söyleyen içsel göç programlarıyla donanmış olduğuna dair sağlam kanıtlar bulunuyor.


Sonuç olarak, bilim adamları tam olarak açıklama getirememekle birlikte, göçlerin önceden programlanmış, doğuştan itibaren var olan davranışlar olduklarını kabul etmektedirler. Binlerce kilometre süren uçuşlar, bu uçuşlar için önceden yapılan hazırlıklar, uçuş sırasındaki yön bulma ve navigasyon yetenekleri, tüm bunlar ayette de dikkat çekildiği gibi Yüce Rabbimiz'in dilemesiyle, O'nun vahyiyle gerçekleşmektedir. Kuran'da verilen tüm bilgilerin ilmen doğruluğu, bu ilimleri yaratan Allah'ın vahyi olduğunu gösteren önemli delillerden biridir.

Kuşlar ise aerodinamik biliminin prensiplerine olan uyumlarıyla bilim adamlarını hayranlık içinde bırakmaya devam etmektedirler. Bu canlılar hiçbir deneme-yanılma yapmadan, havadaki aerodinamik kuvvetlerin en mükemmel şekilde üstesinden gelerek uçarlar. Ayette kuşların uçuşu için "musahharatin" kelimesinin kullanılması son derece hikmetlidir. Çünkü bu kelime "teshir edilmişler, belli bir hedefe zorla sevk edilmişler, bir şeyi yapmak zorunda bırakılmışlar, emir altına alınmışlar, boyun eğdirilmişler, hizmetine verilmişler, (Allah'ın) kendisine bağlanmışlar, (Allah’ın) kanunlarına boyun eğdirilmişler" anlamlarına gelmektedir. Bu bakımdan ayette aerodinamik kuvvetlerin kuşların uçuşu üzerindeki belirleyici etkisine işaret ediliyor olması muhtemeldir....

...Aerodinamik, uçuş mekaniği gibi bilimlerin var olmadığı bir dönemde, Kuran'da böylesine detaylı bilgileri kapsayan ifadelerin yer alması, bir kez daha Kuran'ın İlahi bir kitap olduğunu ortaya koymaktadır.

İDDİA KAYNAĞI

2 İDDİANIN GEÇERSİZLİĞİ

2.1 KUŞLARIN GÖÇ ETMESİ

İddiada, kuşların özellikle göç ederken izledikleri rotanın, ilahi bir kudret tarafından belirlendiği ve bu belirlenmiş rotaya göre göç olayının gerçekleştiği söylenmektedir. Peki durum gerçekte de bu şekilde mi?

Konuyu daha iyi anlamak için, öncelikle kuşları göç etmeye neyin sevk ettiğini bilmek gerekir. Göçün sebebi, ilahi bir kudretin bunu emretmesi mi yoksa çevresel etkenler mi? Mevsimsel göçlerin farklı çeşitleri mevsimlere bir yanıt(tepki) olarak geliştirilmişlerdir. Bunun en basiti, coğrafik olarak sınırlandırılmış çevrede meydana gelen dikey göçlerdir. Pek çok ilkel hayvan, örneğin toprak solucanları, salyangozlar ve cırcır böcekleri, sıcak yaz aylarında yüzeyde yaşarken, kışın gelmesiyle birlikte alt tabakalara çekilirler. Buna benzer bir mantık aynı zamanda pek çok omurgalı için de geçerlidir(balıklar, yılanlar, kurbağalar vb.)[1].

Buradan da anlaşılmaktadır ki, göç etme, canlıların mevsimlerin değişmesiyle ortaya çıkan sıcaklık değişimlerinden olumsuz etkilenmemek için geliştirmiş olduğu bir savunma mekanizması olarak görülebilir. Bu nedenle, göç etmenin temelinde ilahi bir emrin olmadığı rahatlıkla söylenebilir.

Yine bilinmektedir ki kuşlar da mevsimlerin değişmesi ile birlikte göç etmeye başlarlar. Ancak, kuşların farkı coğrafi sınırlar ile kısıtlanmadan, geniş coğrafi bölgeleri aşarak göç edebilmeleridir. Bu da, bilgi eksikliğine dayalı olarak bir mucizenin varlığını gündeme getirebilir. Ancak, yapılan pek çok çalışma, göçmek kuşların büyük çoğunluğunun, dünyanın manyetik alan çizgilerini kullanarak göç etmekte olabileceklerini göstermiştir. Burada bilinmesi gereken, manyetik alan çizgilerinin kuzey-güney şeklinde değil, kutup-ekvator şeklinde takip edildiğidir[2]. Bu nedenle, kuşların göç yollarının bir bilgisayar gibi önceden programlanarak kendilerine yüklenmiş olması iddiası geçersizdir. Yukarıda da görüldüğü gibi, kuşlar biyolojik bir mekanizma ile göç yollarını tayin edebilmektedirler.

Göç yollarının belirlenmesinin ilahi bir tasarım olmadığına yönelik bir diğer destekleyici kanıt ise, kuşların yönlerini bulmada kullandıkları yöntemin manipüle edilerek işlevsizleştirilebilir olmasıdır. Avustralya son baharı zamanında kırmızı, beyaz, mavi ve yeşil ışıklarla yapılan bir deneyde, kırmızı ışık altında, kuşların göç sırasında yaptıkları gibi kümelenerek değil rastgele şekilde uçtukları gözlemlenmiştir[3]. Bu deneye ilişkin şekil ise aşağıda görülmektedir:


Peki, kuşlar gitmesi gereken doğrultuyu biyolojik olarak belirleyebilirken, geldiklerini nasıl anlamaktadırlar? Gerçekten de ilahi bir güç tarafından bu koordinatlar kendilerine verilmiş midir yoksa basit bir hafıza mı söz konusudur?

Burada, “True Navigation” adı verilen bir durum belirleyici rol oynamaktadır. True Navigation aynı zamanda “Harita Temelli Uçuş/yuvaya dönüş(Map-Based Homing)” olarak da bilinmektedir ve bir canlının tanıdık yer şekilleri ya da ipuçları bulunmadan eve dönebilmesini ifade eder. Bu yetenek harita ya da coğrafik konum duyusu ve bir pusula gerektirir[4]. 1985 yılına kadar yapılan çalışmada, bu özelliğin, kuşlarında içinde bulunduğu, omurgalılara has bir özellik olduğu düşünülmekteydi(Walcott&Schmidt-Koenig 1973; Rodda 1984a, b, 1985). Ancak yapılan son çalışmalara göre, bazı omurgasızların da bu özelliğe sahip oldukları tespit edilmiştir[5].

2.2 AERODİNAMİK

Kuşların uçuşunda baskın olan aerodinamik kuvvetler kaldırma ve sürüklenmedir. Bur kuşun uçuşundaki temel prensip; kanatların altından ve üstünden geçen hava akımı farkının kaldırma etkisi yaratmasıdır. Havadaki bir kuş, kanatlarını belirli bir açıyla tuttuğunda, kanatların üstünden geçen hava, kanatların altından geçen havadan daha hızlı akacaktır. Bu da kanatlar üzerinde daha az baskı oluşmasına ve dolayısıyla yükselmeye sebep olacaktır.

Peki kuşların uçuşundaki teoriyi açıklayan aerodinamik nedir? Aerodinamik, literatürde “hareket halindeki hava” olarak geçer ve akışkan dinamiklerinin geniş bir kolunu ifade eder. Aerodinamik kelimesi ise 1837 yılına kadar resmi olarak herhangi bir yerde geçmemiştir. Buna rağmen, akışkanlar ve cisimler üzerine olan etkilerinin gözlemleri, Yunan filozof Aristoteles’e kadar uzanır ve bu da tarih olarak “Milattan Önce” 350 yılına tekabül eder. Aristoteles, havanın da bir ağırlığı olduğu kavramını ve hareket halindeki vücudun akışkanın(gaz ya da sıvı) direnci ile karşılaştığı fikrini geliştirmiştir.

Yine bir başka Yunan filozofu Archimedes de aerodinamik tarihinde yer almaktadır. Aristoteles’den 100 yıl sonra MÖ 250 yılında havadan hafif araçların temel prensibini oluşturan yüzen gövdeler yasayı(Kaldırma Kuvveti) sunmuştur. Bir akışkanın sıvı ya da gaz olabileceğini belirtmiştir[6].

3 SONUÇ

Buraya kadar olan bilgiler bir bütün olarak ele alındığında, mucize iddiasının geçersiz olduğu rahatlıkla görülmektedir. Çünkü kuşların hem göç yolları hem de göç edecekleri yerler, önceden programlanmış olmaktan çok uzaktır. Ayrıca sözü edilen özelliklerin farklı canlılarda da bulunması, mucizeye işaret ettiği iddia edilen ayetin güvenilirliğini sarsmaktadır. Bunun nedeni, diğer canlılara herhangi bir şekilde değinilmemesidir. Zorlama ifadelerle ayette yer aldığı iddia edilen ve zamanın koşullarına göre bilinemeyeceği söylenen aerodinamik prensiplerinin ise MÖ 350 yılından bu yana bilindiği yine yukarıda verilen açıklamalarda görülmektedir.

KAYNAKLAR

1. Peter Berthold, “Bird Migration: A General Survey”, Oxford Ornithology Series (1993).
2. Wolfgang Wiltschko, Roswitha Wiltschko, “Magnetic Orientation in Birds”, The Journal of Experimental Biology (1996).
3. Wolfgang Wiltschko, Ursula Munro, Hung Ford, Roswitha Wiltschko “Red Light Disrupts Magnetic Orientation of Migratory Birds”, Letters to Nature Vol 364, p525-527 (1993).
4. J. B. Phillips, K. Adler, S. C. Borland, “True Navigation by an Amphibian”, Animal Behaviour Vol 50, p855-858, (1995).
5. Larry C. Boles, Kenneth J. Lohmann, “True Navigation and Magnetic Maps in Spiny Lobsters”, Letters to Nature, Vol 421, p60-63, (2003).
6. Dan Johnston,Early Developments in Aerodynamics, U.S. Centennial of Flight Commission.

Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)

SERBEST KALEM
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-10-2011, 18:26
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Ellerine sağlık dostum,bilgilendirici ve dağıtıcı olmuş.

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-10-2011, 20:02
istatistik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
istatistik istatistik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
Standart

Teşekkür ederim Dark. Fazla gelir dedin ama aerodinamiği de ekledim

Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)

SERBEST KALEM
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-10-2011, 23:42
ALKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ALKA ALKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990

Başarı Ödülü 

Standart

Mucize Yalanları Sitemize de eklenen bu reddiyenin linkini aşağıda bulabilirsiniz. Değerli İstatistik'e güzel ve özgün çalışması için gönülden teşekkürler.

http://www.mucizeyalanlari.com/aerod...amlanmis-ucus/
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-10-2011, 00:02
Astur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Astur Astur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jun 2009
Bulunduğu yer: Illuminati
Mesajlar: 1.429
Standart

Eline sağlık istatistik, kaliteli bir yazı yazmışsın. Düzgün bir tarz ve üslupla yazılmış, sağlam referanslara sahip, gereksiz uzatılmayan yazıları seviyorum.

A skeptic is one who prefers beliefs and conclusions that are reliable and valid to ones that are comforting or convenient, and therefore rigorously and openly applies the methods of science and reason to all empirical claims, especially their own. A skeptic provisionally proportions acceptance of any claim to valid logic and a fair and thorough assessment of available evidence, and studies the pitfalls of human reason and the mechanisms of deception so as to avoid being deceived by others or themselves. Skepticism values method over any particular conclusion.
–Dr. Steven Novella, The New England Skeptical Society
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-10-2011, 00:09
istatistik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
istatistik istatistik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
Standart

Çok teşekkür ederim arkadaşlar.

Aslında tarihi olaylardan haber verdiği iddia edilen ayetler ile de ilgilenmek istiyorum ancak bu kadar az referansla işin içinden çıkmak zor. Şimdilik o kadar zamanım olmuyor. Biyolojik safsatalara devam.

Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)

SERBEST KALEM
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-10-2011, 14:48
kilimanjaro kilimanjaro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Oct 2011
Bulunduğu yer: Mersin
Mesajlar: 100
Standart

Mucizelere inanmak, belki insanlarca Tanrı’yı onore etmek, kendini daha dindar göstermek, ya da dinsel inançlarını pekiştirmek adına bir tatmin aracı olarak kullanılabilir. Ancak, böyle bir yaklaşım sanılanın aksine Tanrı’yı zaafa uğratmak, onun güç ve yetilerini kuşku ile karşılamak gibi bir çelişkiyi de beraberinde getirir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 06-10-2011, 00:06
unknowngod unknowngod isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2009
Bulunduğu yer: unknown....
Mesajlar: 58
Standart

güzel bir inceleme
en basit bir düşünce bir deniz kaplumbağsinin doğum halinde yumurtadan çikmasi denize yönelmesi bu veriyi nereden almasi ?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-10-2011, 03:22
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart

unknowngod´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
güzel bir inceleme
en basit bir düşünce bir deniz kaplumbağsinin doğum halinde yumurtadan çikmasi denize yönelmesi bu veriyi nereden almasi ?
"Denize Doğru Yarış

Kaplumbağa yavruları deniz yönünü denizin pırıltısından hissederler. Suyun üzerindeki parlaklık onları çeker. Yuvadan çıkıp sel gibi akarak denize doğru yarışlarına başlarlar. Hayat dolu ama savunmasız yavrular, kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururlar. Bunların da anneleri gibi denize varabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Işık yanan bir ev, araba, sokak lambası varsa yavrular ışığa doğru ilerler ve sonunda hepsi ölürler. Yavruların gece çıkmalarının asıl sebebi ise kızgın güneşten korunmak içindir. Gündüz çıkacak olsalar güneşin kavurucu sıcaklığı onları derhal kurutup öldürecektir.

Yumurtadan çıkan yavruların kabukları yumaşaktır ve kendilerini koruma nitelikleri çok az olduğundan pek çok doğal düşmana yem olur: Yengeç orduları onları yakalar veya deniz kuşları toplanıp, küçük kaplumbağaları keskin gagalarıyla yakalayıp kendilerine ziyafet çekerler. Yavrulardan çok azı denize varabilir ve bunların çoğu balıklara yem olur. Yavrulardan ancak bir, iki tanesi hayatta kalır. Yaşamlarının ilk yılını nerede geçirdikleri doğanın çok sayıdaki sırlarından biridir. Örneğin yeşil kaplumbağalar bir yaşına gelip kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana kadar hiç ortalıkta görünmezler. Bir yaşındaki yavrular bir yemek tabağı büyüklüğündedirler. (alıntı)"

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09-10-2011, 23:31
unknowngod unknowngod isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2009
Bulunduğu yer: unknown....
Mesajlar: 58
Standart

cenk varol kardeşim açiklaman için sana tşk ederim

bende sana şunu söyleyeyim bu canli deniz için tasarlanmiş iki yazilimi gereyi karaya yönlenemez direk denize yönlenir ... her nedense belli bir ölçekte ortaya çikiyorlar
ve milyon yillir bu böyle sürüyor enteresan...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İçgüdü—Doğuştan Önce Programlanmış Hikmet hur-kus Hristiyanlık 2 28-05-2010 17:13
İnsan beyni “Allah’a inanmak için programlanmış” skyyoung İslam 82 18-05-2009 16:45
Bizler 'kader'in programlanmış robotu muyuz? soro Kur'an'da Mucize Yoktur 65 29-08-2008 22:00

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:53 .