İsrail'de ATOM bombası varmı , yok mu henüz kimse bilmiyor aslında.
Bilmiyor çünkü İsrail bunu açıkça hiç bir zaman söylemedi.
İma etti , etti de acaba gerçekten var mı, yoksa düşmanlarını caydırmak amacı ile mi Atom bombasına sahipmiş havası mı veriyor kimse kesin olarak bilmiyor.
Evet İsrail'de çok gizli olan iki nükleer santral var. O kadar gizlidir ki bir tanesinin tabelasını herhalde haftada 3 kez en azından görüyorum Tel-Aviv'den Aşdod limanına giderken. Yarı yolda yaklaşık 10 metre yükeskliğinde bir o kadar da eninde bir tabela , üzerinde SOREQ NUCLEAR CENTER yazıyor.
Soreq Nükleer merkezi YAVNE...
Bir diğeri de çok daha gizlidir ve internette resimlerini bulmak oldukça zordur. Sadece Google'da Dimona Nuclear Center yazmak gerekiyor.
Dimona Nükleer araştırma merkezi. Bomba var mı yok mu?
Evet İsrail'de atom bombası var mı , yok mu ? Sanırım bugün Sayın Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı en çok endişelendiren mesele oldu.
İlginçtir ki böylesi bir bomba mevcudiyeti 2005 senesinde İsrail'i ziyaret ettiğinde , İsrail'den Herron insansız hava araçları sipaiş ederken , tank ve uçak modernizasyonlarının parasını öderken bir sorun teşkil etmemiş ve İsrail'in bölge için tehlike oluşturduğunu ve herkes için tehdit unsuru olduğunu beyan etmemişti kimseye. Hele Güney Afrika gibi İsrail'den 6513 km uzakta olan bir ülkeye şikayet edilmesi oldukça etkili olsa gerek Türkiye ve Güney Afrika ikili ilişkileri açısından.
Gün geçmiyor ki Sayın Başbakan İsrail ile ilgili bir sıkıntı ve suçlamayı sözlerinin arasında ifade etmemiş olsun. Bazen haberlerde böylesi bir ifade olmadığı zaman acaba bir sorun mu var , Recep bey rahatsızlandı mı diye de endişe etmiyor değilim hani.
Şimdi gelelim İsrail'in Atom bombasına, diyelim ki var , iyi de kime ne yapmış İsrail bu olup olmadığı meçhul bomba ile ? Kime seni imha edeceğim diye bir ima veya tehdit te bulunmuş. İsrail'in nükleer silahı varsa bu sadece kendisini çevreleyen düşmanlarına caydırıcı unsur olarak mevcut olabilir ve keşke olsa ve inşallah Sayın Erdoğan yeni (!!) edindiği bu bilgi doğru olsa da İsrail'de yaşayanlar olarak içimiz bir nebze rahat etse. Hiç olmaz sa İsrail ile savaşmak isteyenler veya İsrail'i haritadan silmek isteyenlerin bu emellerine ulaşmaya kalkışmadan evvel bir kaç kez daha düşünmelerinde sebep olur da böylesi bir deliliğe kalkışmayıverirler diye de seviniriz.
Sayın Başbakan İsrail ile İran'ı mukayese ediyor ki bu oldukça ilginçtir. İran gece gündüz günde 3 öğün İsrail'in yok olması gerektiğini alenen beyan ediyor , bu tıynet'te olanların değil nükleer silah , oyuncak tabanca sahibi olmalari bile yasak olmalıdır. Adamın niyeti sakat öncelikle. Buna karşılık ise İsrail'in nükleer silah sahibi ollma ihtimali bu tür delilerden kendini korumak amacı ile ve sadece caydırıcı unsur olarak düşünüldüğü açıktır.
Belli ki sayın Erdoğan bu şekilde düşünmüyor. Peki bu , ne denli ciddiye alınıyor Dünyada? Bence bu ifadeler ve aşırı İsrail düşmanlığı belki Türkiye iç siyasetinde az bir şey prim yapar , belki bundan fazlasınıda getirir , ama Dünya'da buna kimsenin bir şey ödeyeceğine ihtimal veremiyorum.
Bana kalırsa bu İsrail düşmanlığı artık kabak tadı verdi. Artık herkes anladı ki Sayın Erdoğan dış siyasette oldukça sıkıştı ve elinde kullanacak malzeme kalmadı. Varsa yoksa İsrail karşıtlığına Filistinliler bile bir şey ödemediler. Abu Mazen'in BM toplantısında Türkiye ve Erdoğan ismini hatırlatmamış olması bu siyasetin SIFIR puan ettiğinin kanıtıdır.
Recep bey lütfen vites değiştir. Araba patinaj yapıyor , balatalar sıyıracak.
Bu soytarılığa daha ne kadar devam etmeyi umuyorlar, açıkçası bilmiyorum. İç politkada da tıkandıkları için milleti bir süre daha bu mavallarla uyutmaya çalışıyorlar herhalde.
Biz şu anda bir yaptırım paketini ister istemez devreye sokacağız. Biz şu anda ne Avrupa ülkelerinin bir kısmının durumundayız ne ABD’nin, ne Çin’in, ne Rusya’nın durumundayız. 910 kilometre sınırımız ve akrabalık bağlarımız var. Bu noktada sessiz kalmamız söz konusu değil.
Kararımızı veririz
(Suriye’ye somut yaptırımlar ve Avrupa ülkelerinin yaptırım hazırlıklarına yönelik soru üzerine) Bu hafta sonu itibariyle Hatay’daki kamplara giderek kendileriyle dertleşeceğim. Bu dertleşmeden sonra ön hazırlıklarını yaptığımız yaptırımlarımızı açıklayacağız. Diğer Avrupa ülkeleri ne yapar onları bilemem. Biz Türkiye olarak kendi kararımızı kendimiz veririz.
Kusacam valla yav, yandaşlara bile gına gelmesi lazım artık. Napcan, mahalleden adam toplayıp Esad'ı okul çıkışı dövmeye mi gideceksin?
Boşverin sinirlenmeyin... Ardında ortadoğuya yayılma emelleri var ve yayılmadan pay-kemik kapma iştahı var. Doğacak boşluğu meydana bırakmama durumu var vs.vs.
İsrail'in atom bombası mı var? İyide Türkiye de tamda AKP iktidarının hemen, hemen neredeyse örtüşeni Menderes dönemi neo-liberalizmi var. Peki ne yapılmıştır o dönem? Gazetede Menderesi eleştirmek yasak, hükümete karşı yazı yazmak yasak.. bir şeyler çağrıştırıyor olmalı, ama mesele bu değil. Menderes hükümeti, NATO'ya girebilmek için çok çabalamıştı, defalarca NATO kapısından dönülmüştü. NATO ya girebilmenin diyeti Kore ile ödenmişti. Kore'ye asker yollayıp, üstelikde tüm mali yükümlülüğü hükümetçe karşılanarak gidilmiş, daha yeni Japon askerinin postalları altında ezilen coğrafyayı, halkı, şimdi de Amerikan postalı ile ezmeye gidilmişti. Peki sonra ne olmuş? Türkiye NATO ya kabul edilmiş. Sebep? "Komünist tehdidine karşı hür(!) dünyanın müdafaa kalesini inşa etmek için....". Hür(kölelik dünyası) dünya, dünyada işgal etmedik, talan etmedik, darbe yapmadık tek bir kara parçası dahi bırakmamıştı, bu antartikadan, everestin tepesine kadar üstelik... Peki sonra ne oldu? Hemen ardından Türkiyede NATO bağımlı derin devlet kuruldu. Tüm bunlar sözde demokrasi naraları arasında, gümbürtüyle yürüyor. Doğru, evveli tek parti diktatörlüğü diyorlardı, aslında darbeci de dersek bu güne cukka oturuyor.
Derin devlet ve içeride hayli güçlü ırkçı-faşist yapılaşmalar(dini örgütlerde ağırlıklı) örgütlendikten sonra ne oldu? Türkiye Ortadoğuya karşı emperyalizmin kalesi oldu. Bir çok Ortadoğu ülkesine yapılan işgal ya da darbeleri destekledi, lojistik sağladı, örneğin Fransa, ingiltere ve İsrail'in Mısır'ı işgalini(1955) destekledi, hatda yeri geldi Eisnehover Doktrinine karşı çıkan, Birleşik Arap Cumhuriyeti kurmak isteyen Mısır ve Suriyeye karşı sert tavır aldı, Irak'a darbe desteklendi, sebep kukla kral devrildi diye vs... Kendi tarihine de böylelikle toplumsal muhalefeti sindirme, rejim tehlikesi paranoyaklığına bağlı NATO güdümlü darbeler yerleşti ve faşizm gerektiğinde yer üstüne çıkmak için, yer altında baki kılındı. Mesele yine burada bitmedi, asıl mesele ABD'nin Nükleer başlık taşıyan Jüpiter Füzelerini İzmir Çiğli ve İncirlik üslerine yerleştirmesi oldu. Oysa daha dün ABD ve diğer bağlaşıkları, Irak'ı Nükleer mesele adına düzlemişti. üstelikde bu varolan gayrı-meşru savaşa kılıfdan öte bir anlam, bir meşruiyet uydurmakdan öte bir değer taşımıyordu. Aynen bu gün, dün anti-komünizm adına örgütlenen faşist örgütlerin bu gün terörizm söylemine su taşıyan yapılara dönüşmesi, damgalanması ve sözde buna bağlı olarak hızla yükselen silahlanmanın da özünde, dünyada ısınmakta olan suların, çıkar çatışmalarının terörizme karşı savunma vs ile perdelenmesi gibi.
O zaman da Türkiye Ortadoğu ülkelerine karşı uzlaşmaz bir tavıra girmişti, sebep yine bu günkü gibi, yeraltı kaynakları ve ticaret koridoru, paylaşım meseleleri idi.. Ortam ve tarihleri inceleyin göreceksiniz ki hemen hemen aynıdır ve ABD, Türkiye ve Batılı ülkeler ısrarla Ortadoğu üzerinde kalem oynatmaktadır. Bu günde hem o dönemin anlayışıyla uyumlu bir hükümet var ve toplum hızlı biçimde dinsel dogmalara, ahiret inancına çekildi, o günde. Bu gün BOP projesi ile hayata geçmiş planlar Ortadoğuda uygulamaya koyuldu. O gün Derin devlet kuran NATO, bu günde yeni tipde bir derin devlet örgütlüyor olmalı. O gün İncirlik ve Çiğli ye konan Nükleer başlıklı füze meselesi vardı bu gün dikkat ederseniz kalkan projesi var! O günde Suriye meselesi, Irak, Mısır meselesi vardı, bu günde var ve Türkiye direktifkar idi. O günde demokratikleşme güldürüsü vardı aynen bu günde var. O günde gazeteler tamamen sindirilmişti, bu günde öyle. O günde güncel manipülasyon, güncele değil, geçmişe dayalı idi bu günde öyle. Bu kadarı da şans olsa gerek... Ya da bir söz vardı, nasıldı? Beni bir kez aldatırsan yazıklar olsun sana ikinci kez aldatırsan yazıklar olsun bana.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Herkese Selam.
Söz konusu Atom Bombası ile ilgili konuşmanın videosu aşağıdaki linkte var.
İsrail elçiliği görevlisi ayağa kalkıyor ve başbakana:
“Gazze’deki tünellerin silah kaçakçılığı için kullanıldığı doğru”
Gibi bir şey söylüyor.
RTE nin verdiği cevabı eleştiren arkadaşları saygıyla karşılıyorum.
Ancak benim merak ettiğim şey.
Acaba siz başbakanın yerinde olsanız ne yapardınız?
Yani şimdi siz kendinizi böyle bir soru ile karşılaşmış Başbakanın yerine koyun. Cevabınız ne olurdu?
Saygılarımla.
Basitrasin, senn bir troll olduğunu düşündüğümü söylesem düşünce özgürlüğünün sınırlanının dışına çıkmış olur muyum? Tahmin ediyorum ki çok keyif alıyorsun bu işten. Sen Recep Tayyip'i eleştirenleri saygıyla karşılıyor olabilirsin ama ben senin bu hallerini saygıyla karşılayamıyorum.
Soruya ne cevap verirsiniz demişsin? Ben, bana o surnun sorulmasına neden olacak işlere girişmem ki bana o soru sorulsun. Anlamadığım şey sen neden her seferinde kendini hükümetin avukatı olmak zorunda hissediyorsun.
Eskiden çok kötüydü, şimdi ise yeterli olmasa da bir iyileşme var, ileride daha güzel olacak, bu yüzden ben hükümeti genel olarak destekliyorum falan deme bana. İlla ki diyeceğim dersen külahımla tanıştırayım seni bir ara, ona de. Bilmem anlatabildim mi?
Ayrıca Dög'e nasıl girdiğini merak ediyorum. Dög'e girmek için sadece nonteist olmak kafi tabi ama bu sen bugün üyelik talebinde bulunsan iletilerini gördükten sonra muhtemelen troll olduğunu düşündükleri güven vermeyen birini aralarında görmek istemezlerdi sanırım.
RTE'yi değilde aslında başka şeyleri dile getirmiştim, kişisel değil özünde. Bu tarz tartışmalardan(o şunu dedi, bu bunu dedi) zaten malzeme çıkartmak doğru olmaz, diplomasi alanında yeri gelir herkes kozlarını paylaşır, basiretini ortaya koyabilir. Bu da doğaldır, beni başka koşullar ve meseleler ilgilendiriyor, yoksa her strateji elbetde kendisini en ideal koşullar altında hayata geçirmek için çalışacak, etken olacaktır, buna bakarak bir şey çıkartamayız. İçeriğe ve gerisindeki koşullara, gerekçelere bakmak lazım. Örneğin Jüpiter Füzelerini dile getirmiştim, yani her söylenen propagandaya, subjektif tumturaklara, her yazılan çizilene, söyleme, anlık videoya vs aldanmamak gerekir. Çoğuda özünde göz boyamaya dayalı propaganda dolu balondur ve başka gerçekleri perdeler, ya da kitleleri sürekli yanılgıya düşürme yoluyla kandırır, sahte gündemlerin yedeğine alır, işine geldiği gibi yönlendirir vs. (hatda uyduruk bir basın manşeti dahi yeterli olabilir).
mesela aklıma Tansu Çiller'in bu seçimde de ne olursa olsun birinci parti çıkmam lazım diye İran'a sınır ötesi operasyon yapmaya kalkması geldi. Demirel'ide operasyonun nereye yapılacağı belirtilmediği için kandırması, imzalandıktan ve aradan zaman geçtikten sonra farkedilmesi ve eşikten dönülmesi gibi....
"1961 yılında Türkiye’ye Jüpiter füzeleri yerleştirmişti, füze durumları Türk halkına 40 yıl sonra açıklandı veya belgelendirildi."
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Sayın Murted.
Troll un kelime anlamını biliyorum tabi ama, bilgisayar jargonunda ne anlama geldiğini bilmiyorum. Troll nedir diye İnternette aradım dişe dokunur bir şey bulamadım. bana bu konuda tio verirsen sevinirim.
DÖG başvurumda siyasetle uğraşmayı çok sevdiğimi yazmıştım. Sağolsun arkadaşlar yine de beni aralarına aldılar. Aslında Ateistplatform'dan buraya geldiğimde, ataist olduğumu belli etmek için DÖG'na üyelik başvurusunda bulunmuştum. Çünkü Ateistplatformda Nikimin altında Felsefesi:Ateist yazıyordu.
Eğer benim DÖGdan çıkartılmam gerekitiğini düşünüyorsanız çıkarın, buna ancak saygı duyarım.
Ben birilerine haksızlık yapıldığını düşündüğümde duruma müdahil olmayı seviyorum. Bunu yapmaktan gerçekten zevk alıyorum.
Bu topikte gördüğüm ise RTE nin ağzıyla kuş tutsa sana yaranamıyacağı. Yada gökten meteor düşse bunun sorumlusunun AKP olacağını idaa edeceklerin olması.
Ayrıca şunu da belirtmeliyim.
Sayın Spartacus'un yazdıkları bence oldukça makul. Kendi bakış açısını net bir şekilde ifade etmiş.
Sağlıcakla kalın.
Sayin basitrasin,
böyle bir talebim olmadı.
Sadece başlangıçta da bu çizgide yazıp yazmadığınızı merak ettim.
Şimdi sayın başbakan ülkesinde kan gövdeyi götürürken İsrail ile sürtüşerek iyi bir şey yapıyor da biz mi husumetimizden dolayı onu eleştiriyoruz? Bunu mu diyorsunuz?
Dünyanın her yerinde her gün gerek etnik, gerek dini sebeplerle bir sürü insan katlediliyor. Irak'ta her gün ölen elliler yüzler haber değeri taşımaz hale geliyor. Burnunun dibinde bunlar olurken ne yapıyorsun sen? Hiç bir halt. Onu geçelim, sen değil misin oranı yırtan A.B.D. ile berabar işgale kalkışmak için Irak'ı? Filistindeki bir avuç insan için kaygılanıyorsun da Irak'ta ölenler sence patlıcan mı? Sen ki Sudan'da BM tarafından iki milyon insanın ölümünden sorumlu tutulan bir adamı -ki Sezer cumhurbaşkanı iken bu adamı sokmamıştı bu ülkenin sınırlarından içeri- krallar gibi karşılayıp alıp Anıtkabir'e götürüyorsun. Sonra bu adam diyor ki Hamas olayında aracı oldunuz, benim için de olun. Çoğu ülke bu adamın sınırlarından içeri girmesi halinde bu adamı anında tutklayacağını beyan ett. Ama beyimiz krallar gibi ağırlanıyor.
Bunca iki yüzlülükten, bunca pişkinlikten rahatsız olmuyorsanız, bunların iç politikaya yönelik reklam kokan hareketler olduğunu anlamıyorsanız iki olasılık var:
1- Çok safsınız.
2- Basbayağı t.şak geçiyorsunuz.
3- Akp faşizmden memnunsunuz, ateistlik değince bizim anladığımızdan farklı bir şey anlıyorsunuz.
Ek: Evet, baştan beri aynı çizgidesin. Şöyle de ilginç bir ileti buldum kendim açımdan:
basitrasin´isimli üyeden Alıntı
Herkese selam.
Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar komşularıyla barışık ve diğer devletler tarafından sulh yanlısı olarak algılanan bir Türkiye var. Bence işler iyiye gidiyor. Dünyadan saygı gören bir ülke haline gelmemiz beni sevindiriyor. Her şey daha güzel olacak.
Saygılarımla.
O günden bu yana ne değişti?
Türkiye'yinin neredeyse tüm komşuları ile karşı karşıya gelmesi herhalde komşularınn suçu olsa gerek. Ya da dünya değişti de sıfır soruna gerek mi kalmadı?
Sayın Murted.
Tabi ki AKP nin veye RTE nin eleştirilecek bir çok yönü vardır. Ama bunuların arasında bu topik te tartıştığımız, konuşmanın olduğunu düşünmüyorum. Yada Sudan da kötü kokulardan rahatsız olan kadının siyasi eleştiri konusu olması bana garip geliyor.
Hiç hata yapmam demiyorum. Mutlaka bir çok hata yapmışımdır ve belkide yapmaya devam ediyorumdur. Ama alıntınızdaki yazıda yazdığım gibi gerçekten bazı şeylerin iyiye gittiğini düşünüyorum. Hayata pozitif bakmak hoşuma gidiyor. "Bardağın dolu tarafını görmek."
Belki beni saf bulabilirsiniz ancak bunlar benim samimi düşüncelerim. Katılmasam bile başkalarının düşüncelerine saygı duymak her zaman yapmaya çalıştığım şeydir.
Hoşça kalın.
basitrasin suriye'yle kanlı bıcaklı olduk olacaz , kuzey ırak türkiye'den nefret etmekte , kalkan kurulursa iran'da kılıcını cevirecek , yunanistan kıbrıs ermenistan onları zaten geç ne kaldı geriye ...