Osmanli Üzerİne...
OSMANLI ÜZERİNE…
(1.bl.)
“Osmanlı tarihi baştan nihayetine kadar hakanların, padişahların, şahısların, en nihayet zümrelerin hâl ve hareketini kaydeden bir destandan başka bir şey değildir. Mazinin, asırların elimize tarih diye uzattığı kitabın mahiyeti bundan ibarettir.”
BAŞLARKEN…
Değerli okuyucu, kitabımızın bu bölümünde tarihi gerçekler ışığında ve alışılmışın dışında Osmanlı’ya farklı pencerelerden bakan “0smanlı üzerine” adlı sıra dışı yeni bir yazı ile karşınızdayım. Resmi ideoloji dışı bir incelemenin ürünü olarak her türlü önyargı ve subjektif değerlendirmelerden uzak, tümüyle yansız, objektif bir bakış açısı ile kaleme aldığım bu yazının her satırında, bugüne kadar belleklerinize altın harflerle kazınan “yüce Osmanlı” imajını oturup yeniden değerlendirmenizi istiyorum. Altı asrı aşkın bir süre bu milletin kaderine hükmeden, Türklüğünün yanı sıra İslamlığı da tartışmalı bir hanedanın, bir milleti hamaset edebiyatı ile uyutup nasıl köleleştirdiğini, Atatürk’ün deyimiyle bilimden, fenden ve her türlü seküler değerlerden mahrum bırakarak onu nura koşmaktan nasıl men ettiğini ve nihayetinde “hasta adam” durumuna düşürdüğünü gözlerinizle görmenizi istiyorum. Yine Atatürk’ün deyimiyle “elimize tarih diye uzattıkları bu kitabın mahiyeti” hakkında bir karar vermenizi bekliyorum.
Hem Atatürkçü, ayni zamanda Osmanlıcı olunamayacağı gerçeğini altını çizerek vurgulamaya mecburum. Türk ün, “damarlarında hangi kanı taşıdığı bile belli olmayan” bir hanedanın elinde yitip giden, milletimize acıdan, dertten, kederden, yoksulluk ve perişanlıktan başka bir şey vermeyen 600 yılının, sonunda elinde kırık bir kılıçtan başka bir şey bırakmayan acı öyküsünü bir ibret vesikası olarak takdirlerinize sunuyorum.
Okuyunuz ve öykünün son sayfasına geldiğinizde bana, tatlı hayalleri mi, yoksa acı gerçekleri mi tercih ettiğinizi lütfen söyleyiniz. Peşinen söylemeliyim ki; kendisini hamasetin büyülü cazibesinden kurtaramayıp Osmanlıyı hala baş tacı edenler ve tatlı hayalleri tercih edenler bilsinler ki sonsuza dek kaybettiler. Kararsızlar için ise hala bir umut ışığı var.
Biliyorum, birçok hayaller yıkılacaktır. Onların bu eksilmişlik duygusunu, bel bağladıkları, ama bir şekilde yıkılmak zorunda olan hayalleri üzerine gerçekleri inşa ederek telafi edeceğiz.
Saygılarımla.
("Tabuların Gölgesinde" adlı felsefe kitabımdan alınmıştır. Her hakkı saklıdır. Hiçbir yerde yayımlanamaz.)
|