Saçmalıkla bilgelik arasında bu kadar gelip giden bir adam daha zor çıkar sanırım. Yani, ''sevgi''nin özünde temelsiz bir kavram olduğunu anlatmak için bu kadar kasmaya gerek yok
Bu arada, evet, ben de bu dünyayı sevmiyorum. Çünkü, ''toplum-ahlak-devlet'' denen şeyleri halihazırdaki şekilleriyle sevmiyorum. İnsan oğlu, olabilecek en aptal haliyle yaşatıyor onca şeyi.
Ahlak-namus-aile gibi saçmalık ötesi kavramların bizim gibi ülkelerdeki karşılıklarını düşündüğümüzde, insana-topluma dair sevecek pek de bir şey kalmıyor. Kendi sigorta poliçelerini üreme yetileri üzerinden imzalayıp buna yetmiyor gibi ulvi manalar yükleyip varlıkların amacı yapan insan soyu, ciddi derecede şizofrenik sanrılar gösteriyor. Oysa sıçtığımız boka bile zaruretten dolayı ulvi manalar yükleyip tanrı'nın lütfu olarak görmemiz mümkündür, hatta daha da mantıklıdır.