Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 13-11-2011, 10:24
westergaard westergaard isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 14 Mar 2011
Mesajlar: 391
Standart Allahın tahtına etki eden yerçekimi kuvveti

HAKKA 17 - Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.

Arş demek Arapça taht demektir. Yusuf suresi ayet 100'deki Yusuf'un tahtından bahseden ayetin orijinalinde arş yazar.

Ama asıl konu şu. Bu Allah'ın tahtı görüldüğü gibi taşınan birşey. Taşımak eylemi yerçekimine karşı yapılır. Yani tutup kaldırmazsan yerde durur. Bu yüzden taşıma eylemi yapılır.

O halde Allahın tahtına yerçekimi kuvvetini etki eden gökcismi hangisidir? Her gökcisminin kendi yerçekimi gücü vardır. Burada bahsedilen dünya gezegeni ise, o halde Allahın tahtı dünyadan küçük demektir. Allah da bu tahta oturup sığabildiğine göre kendisi de dünyadan küçüktür.

Bu sekiz melek ya uçarak ya da ayakları yerde olarak Allahın tahtını taşıyacaklar. Her halükarda tahtı tutmaları dünyanın yerçekimine karşı onun yere düşmesini ya da yerde durmasını engellemek içindir.

Newton öncesi yerçekimi anlayışına göre cisimleri çeken büyük kütleli cisimler değildir. Maddi cisimler doğal olarak "aşağı" gitmek ister. Ruh "yukarı" gitmek ister. Kainatta mutlak aşağı ve yukarı yönler vardır. Bu Aristo'da en kapsamlı şekliyle formüle edilmiştir. Bu ayetleri bu gerçeğin ışığında da görmek gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-11-2011, 00:36
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart İskenderiye'deki Dönüşümler

Öncelikle bu soruya yanıt vermeden şu sorunun yanıtını merak ediyorum: Neden siteye giremiyoruz? Ben bu siteye eskisi gibi http://65.18.198.4 adresinden girdim.

Şimdi soruna gelince, bu tür utopik şeylerin günlük hayatta yeri yoktur. Neden olmadığını İskenderiyeli matematikçi ve filozof Hypatia'nın hayatından açık bir şekilde görüyoruz.

Bu kadın filozofun yaşadığı dönemde gücü sıfırlanmış ve artık yok olmaya yüz tutmuş Mısır'da her anlamda büyük bir dönüşüm yaşanıyordu.

1. Dinsel Dönüşüm: M.S. 325'te 4 büyük kanonik İncil'in kabul edilmesinden sonra Roma İmparatorluğu Hristiyanlığı seçmiş ve İskenderiye ile birlikte tüm Mısır'daki insanların Paganizm'den Hristiyanlığa geçmesi için büyük bir baskı uyguluyordu. Tabii ki Hrıstiyanlığa geçmeyenlerin cezası, kırbaştan tutun, ateş üzerinde yürümeye ve ölüme varan ağır işkenceler idi.

Aslında Roma İmparatorluğu'nun Hrıstiyanlığı seçmesi kendi emperyalist tutumları için yalnızca bir maske idi. Bilirsiniz, daha önceden Hz. İsa'yı çarmıha geren bu güruh, sırf insanların çoğu Hrıstiyan oldu diye bu çoğunluğun yönetimini ele geçirmek için din olarak zorunlu olarak Hrıstiyanlığı seçti.

Bu nedenle Mısır'da ataları tarafından yapılan tapınakların çoğu yıkılırken, kullanımda olan şaşalı tapınakları kiliseye dönüştürdüler. Bu dönüşümü bugün bile görebilirsiniz. Örneğin Eski bir Mısır tapınağındaki Haç işaretini...

Peki İskenderiye'de ne oluyordu?

Orası da bu yağmadan nasibini aldı. İskenderiyeliler ya Hrıstiyanlığı seçecekler ya da sürülecek veyahut da ölümü göze alacaklardı. O günlerde İskenderiye'de olanlar tıpkı bugünkü gibi ülkemizde olanlar gibiydi. Yani bir taraf seçmek zorundaydınız ve eğer taraf seçmezseniz bertaraf olmayı göze alacaktınız.

İşte Romalılar, İskenderiye'deki bu yağmayı din özgürlüğü altında yapıyorlardı. Oysa yapılan tam bir vahşet idi.

Unutmayalım; bugün ülkemizde de yaşananlar tam anlamıyla budur.

2. Bilimsel Dönüşüm: İskendiye'de bilimsel dönüşüm diye bir şey asla olmadı. Orada olan tek şey, yukarıdaki dönüşüm altında binbir rezillik idi.

İskenderiye Kütüphanesi'nde Hypatia ve öğrencileri Astronomi ve Matematik Grek metinlerini okuyor ve kendilerini eğitiyorlardı. Örneğin, Hypatia, bir öğrencisine; "Öklit'in ilk önermesi nedir?" sorusuna, öğrenci; "Eğer 2 şey 3.'ye eşit ise, hepsi birbirine eşittir (Örneğin a ve b sayıları c'ye eşit ise, a=b=c ve diğerleri de bunlara eşittir)" yanıtını veriyordu.

Bu soru-yanıttan da anlaşılacağı gibi, onlar matematikte Öklit'in "Elemanlar" adlı yapıtını okuyorlar ve bundan dersler yapıyorlardı.

Astronomi'de ise o günkü Dünya'nın yörüngesinin nasıl bir şekil olduğu üzerine idi. İskenderiyeli'ler, Dünya'nın evrenin merkezinde olduğu ve Güneş ile birlikte herşeyin Dünya'nın çevresinde döndüğüne inanıyorlardı. Fakat diğer taraftan da, M.Ö. 280'de Güneş, Dünya ve Ay hakkında bir gözlem yapıp, evrenin merkezinde Güneş olduğunu ve Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğünü söyleyen Grek Astronomu ve Matematikçisi Aristarcus'un fikri de tartışılıyordu.

Arşimet, "Kum Hesabı (The Sand Reckoner)" adlı eserinde Aristarcus'un Güneş merkezli evren modelini söylemiş ama, bu fikrin o günkü Astronomlar tarafından reddedildiğini bildirmişti. Çünkü eğer durum böyle olursa, Dünya üzerindeki herşeyin uzaya saçılacağı gibi garip bir mantığa sahiplerdi. Yani Arşimet, bize o günkü astronomların Dünya'nın yerçekiminden habersiz oldukları açılıyor. Bunun için Sör Isaac Newton'un gelmesi bekleniyor.

Newton, 5 Temmuz 1687 tarihinde yayımladığı "Philosophiae Naturalis Principia Mathematica" adlı eserinde özetle şu 3 yasayı vermiştir:

1. Yasa:Bir cisim üzerine dengelenmemiş bir dış kuvvet etkimedikçe, cisim hareket durumunu (durağanlık veya sabit hızlı hareket) korur.

2. Yasa: F=ma: Bir cisim üzerindeki net kuvvet, cismin kütlesi ile ivmesinin çarpımına eşittir.

3. Yasa: Her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki vardır.

Bunlar "Newton'un Hareket Yasaları" olarak bilinir. İşte Arşimet zamanındaki astronomların aslında bilmediği şey, bu 3 yasa idi. Çünkü bunlardan 2. yasa kuvveti açıklarken, 3. yasa bu kuvveti dengeleyen başka bir kuvvet olduğunu, bunun da "yerçekimi kuvveti" olduğunu ve 1. yasa da bunların dengelendiğini açıklar

Bilirsiniz; Galileo, 1633'te "eppur si muove (ama dünya yine de dönüyor)" dediği için Engizisyon Mahkemesi tarafından ölüm cezasına çarptırılmıştı. Fakat bu büyük mücadeleden galip çıkan taraf, Hrıstiyanlar değil Hyptia taraftarları oldu.

Bu arada, Hypatia'ya da ne olduğunu bildirerek bu bölümü kapatalım.

M.S. 391'de, 4 Büyük Kanonik İncil'in kabul edilmesinden 66 yıl sonra, Doğu Roma İmparatoru I. Theodesius'un atadığı İskenderiye valisi fanatik bir Hrıstiyan tarafından başından taşla yaralanınca yakalanarak idam edildi. Fakat aşırı fanatik Hrıstiyanlar, bunu unutmadı ve intikam almaya yemin ettiler.

HYPATIA: O, tarihin gördüğü en etkileyici ve ilgi çekici kadınlarından biriydi. Hem belinden aşağıya uzanan sarı saçlarıyla göz kamaştıracak, nefes kesecek kadar güzel, hem de adını matematikçi, filozof ve astronom olarak tarihe yazdıracak kadar zeki bir kadın. Ve ne trajiktir ki ölümüyle bile unutulmayacak bir kadın.

Aşırı fanatik Hrıstiyanların gazabından o da kurtulamadı ve İskenderiye Kütüphanesi'nin yakılmasından sonra üzerine çullanan onlarca erkeğin darbeleriyle son nefesini verdi. Cesedi sokaklarda sürüklenip, eti kemiklerinden midye kabukları yardımıyla ayrıldı. Ve Hrıstiyanlar, onun adını sıradan bir filozof olarak anarak tarihin çöplüğüne attılar.

Yukarıdaki bilgileri size "Agora, 2009" filminden özet olarak verdim. Bu filmin sonunda, Hypatia, Dünya'nın bir elips üzerinde döndüğünü keşfeder.

Oysa Hypatia'nın bu keşfi 17. yüzyılda Alman matematikçisi ve astronomu Johannes Kepler (1572-1630) tarafından tekrar keşfedildi. "Kepler'in Gezegen Yasaları" olarak bilinen kanunlar şunlardır:

1. Yasa: Her gezegen, merkezi, odakların birinde bulunan Güneş etrafında döner. Güneş ise merkezlerinden birinde bulunduğu bir elips üzerinde hareket eder.

2. Yasa: Bir gezegeni güneşe bağlayan çizgi eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar.

3. Yasa: Bir gezegenin yörüngesel periyodunun karesi, dolandığı elipsin ana eksen uzunluğunun küpü ile doğru orantılıdır.

Şimdi bu sonuçlara göre geçmişte neler olup bittiğini öğrenebilmek şu sonuçları çıkartmamız ve bilmemiz gerekiyor:

1. M.Ö. 280'de: Aristarcus, yaptığı bir astronomik gözlem çalışmasında Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü söyler. Arşimet ise, bu gözlem sonuçlarını "Kum Hesabı" adlı çalışmasında bize bildirir.

M.S. 1633'te ise Galilei Galileo, ilk teleskopu icat ederek bunun doğru olduğunu kanıtlar.

2. M.S. 391'de: Hypatia, dikdörtgenler prizması şeklindeki bir kum havuzunun üzerinde şu çizimi yapar:



Hypatia, bu kum havuzunda odakları F1 ve F2 noktalarına birer uzun çubuk dikerek ve daha sonra bunlara birer ip bağlayarak şu inanılmaz çıkarımı yapıyor: Şekildeki Planet'in olduğu yerde Dünya'yı düşünür ve Dünya'nın durduğu yere P noktası dersek; Güneş'in Dünya'dan bir büyük, bir küçük şekilde görülmesinden hareketle |PF1|+|PF2| toplamının sabit olması gerektiği (ki bu durumda P noktası şekildeki elipsi çizer. Hypatia da P noktasındaki çubuğu kum üzerinde gezdirince bir elips şeklinin çoktığını görüyor), dolayısıyla Dünya'nın Güneş etrafında dönerken, bir elips etrafında döndüğü hükmüne varıyor. Çünkü başlangıçtaki varsayımında Güneş'i F1 ya da F2 odaklarının biri üzerinde olan bir elips üzerinde düşünmüştü.

Hypatia, bu çıkarımı Apollonius'un "Konikler" adlı eserini okumuş ve "Apollonius'un Koniği" üzerinde çalıştıktan sonra yapmıştı.

İşte Hypatia'nın bu keşfi 17. yüzyılda Kepler tarafından "1. Yasa" olarak tekrar bulunmuş ya da keşfedilmiştir.

Not: Hypatia'nın bu deneyi "Agora" filminin (ki bu, bir meyhane adı değil) sonunda dile getirilir ve bu deneye ilişkin çalışmanın kayıp olduğu söylenir. Yani buradan böyle bir deney ve çalışmanın, varsa bile, günümüze kadar ulaşamadığı sonucu çıkar.

Şimdi senin ayet hakkındaki açıklamalarına bakınca, aklıma ilk olarak bunlar geldi.

Konu upuaut tarafından (14-11-2011 Saat 00:50 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Güneşe ölüm dalışı yapan kuyruklu yıldızın oluşturduğu etki Ascendent Fizik 2 01-11-2011 22:52
Merkezkaç kuvveti Olimpiyat Fizik 0 16-05-2011 19:27
Dünya’nın Yerçekimi Kuvveti ulpian Kur'an'da Mucize Yoktur 4 22-09-2010 17:24
Karanlık maddeye etki eden kuvvet Anarkhy Fizik 0 31-10-2009 20:25

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:21 .