KLASİK İSLAM DÜŞÜNCESİNDE
BİLGİ VE BİLİM KARŞITI BİR DÜŞÜNÜR: GAZZÂLÎ
Yrd.Doç.Dr. Hasan Aydın
OMÜ Sinop Eğitim Fakültesi
Gazzâlî’nin İslam dünyasında, Tehâfüt el-Felâsife adlı yapıtıyla, felsefî düşünceyi mahkum ettiği bilinmektedir. Nitekim onun İslam dünyasında felsefeyi mahkum ettiği olgusu, gerek Doğu gerekse Batı felsefe çevrelerinde sık sık tartışma konusu olmuştur. Ancak onun, felsefeyi mahkum ettiğine yönelik tartışmalarda çoğu kez gözden ırak tutulan
önemli bir nokta vardır ve bu nokta, onun felsefeyi mahkum ederken bilgi ve bilimi de mahkum etmesi olgusudur. Zira Batı Hıristiyan ortaçağında olduğu gibi Doğu İslam ortaçağında felsefe, bilimi de içermektedir. Bir başka deyişle, Batı Hıristiyan ortaçağında nasıl felsefe ve bilim arasında bir ayrım söz konusu değilse İslam ortaçağında da bilim ve
felsefe arasında bir ayrım söz konusu değildir.
Bu nedenle, Gazzâlî’nin el-Munkiz min ed-Dalâl, İhyâ’ Ulûm ed-Dîn, Eyyuhâ el-Veled ve Hulâsa et-Tasânîf’te görülen, bilgi ve bilim karşısındaki eleştirel söylemi Tehâfüt el-Felâsife adlı yapıtında felsefeye bakışının ve ona yönelik eleştirilerinin bir devamı görünümündedir ve dinsel endişelerle bilgiyi ve bilimisınırlamaya dönüktür. Gazzâlî gibi çok fazla eser vermiş; hayatını bilgi öğrenmekle geçirmiş ve İhyâ’nın ilk kitabını, bilginin faziletini anlatmaya ayırmış bir düşünür,1 niçin bilgi ve bilim karşıtı bir söylem içerisine girmiştir? Bu sorunun yanıtı, büyük ölçüde onun felsefeye bakışı ve bilim ve bilgiden ne anladığı ile ilintilidir ve bilgi ve bilim sınıflamalarında açığa çıkar. Bu sınıflama, özgün bir sınıflama değildir ve pek çok İslam düşünüründe karşımıza çıkmaktadır.
http://turkoloji.cu.edu.tr/GENEL/has..._karsitlik.pdf