Sayın Kaçakçı:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19614987.asp
Yurdum entelijansiyasına çöreklenmiş ''gotik faşizm''. Vasat'ın sığ spot lambalarında kendine alan bulmuş lanetli bir ''kene''. İktidar dalaşında içine düştüğü ferasetsizlik ve biçarelikle dilindeki laçkalığı arttıran bir acziyet hali.
Fikirlerinde yalnız, yekpare ve sığınaksız olduğuna inansam bahsini etmeye bile değmez bir ucubelik deyip geçeceğiz; ancak, yıllarca ''islamcısından kemalistine'' bu ülkeyi yönetmiş anlayış bu. Sanmayın ki kendileri bu uğursuz sergüzeşte yalnızları oynamaktadır.
Ton ve renkleri değişse de bu ülkenin ''millet-i hakime''sinin ''öteki'' bellediğine genel, yaygın ve hakim kanaati bu yöndedir. 100 yıllık bir ''travma''nın lanetli bir ''imparatorluk'' bakiyesinden arda kalan mirasıdır bu bize.
Öyle bir travma ki, ideolojik dinamikleri 30'larda dondurulup bugüne dek hiç değişmeden gelebilmiştir. Kendini ''iktidar ve devlet'' aygıtıyla farklı fraksiyon-tonlarda binlerce kez üretebilmiş, sanıldığının aksine ''vasatın-sıradanın'' içinde epeyce yaygın yer edinebilmiştir.
35 köylüyü katleden pervasızlığın ''kemalist elitlerce'' de -siyasal rekabete karşın- bu denli sahiplenilebilmesini başka neyle izah edebiliriz?