|
AlbatrosS,
Bu ve diğer konudaki mesajlarını okuyunca diyorum ki, kırılma ama;
Kim olsa sana yaranamaz...
|
Sevgili Yergin, sevgili diyorum, size cidden saygı duyarım.
Siyasetin cilvesi diyelim, biraz da güncel siyasetle yoğun olarak hemhal olup ''medya okuryazarlığı'' gibi bir hassasiyet olması.
Kaldı ki muhalif olmak da biraz böyle bişi. Bir şeyi, icraati ve söylemi eleştirmek için ''fail''in konuştuğu bağlama, siyasal tarz ve üslubuna bakarsınız. O güne kadar ne yapmışlar, nasıl davranmışlar gözlemlersin. Öte yandan ''metin tahlili ve analizi'' diye bir şey var. Edebiyat eğitimi aldığımdan olsa gerek; metin tahlilleri ve ''söylem analizleri'' noktasında daha farklı perspektiflerden bakma alışkanlığımız var.
İmaj, sembol ve çağrışımları gerek ''metin bağlamı'' gerekse metnin söylendiği ''sosyal bağlam'' çerçevesinde değerlendirme diyelim...
Son ve aslında en önemlisi bir Eğitimci adayı olarak hassasiyetlerimiz var.
Mevzu derin... Neden bu denli kızdığımı, neden eleştirdiğimi yazımda zaten belirttim. Sevgili Yergin gönül ister ki bunları kaale alıp değerlendirin.
|
Ayrıcana, açtığın bu konunun başlığını şiddetle kınıyorum. Bir başkası, senin sevdiğin insanlar arasından birisi için yapmış olsa idi, yazdığın cevapların içinde her iki kelimenden birisi faşist olurdu.
|
Hayır.
Cidden yanılıyorsunuz.
Sayın Bakan'a ''sanki istihbarat ajanı'' derken ki kastımız şuydu: Doğu'da ücretli öğretmenler varmış, bunlar PKK muhbiri gibiymiş hatta PKK'ce yönlendiriliyormuş ve bu yüzden çocuklara yeterince kaliteli ve düzgün eğitim verilip Türkçe öğretilemiyormuş.
Bir kere bu bilgi son derece yanlış ve öğretmenleri alenen hedef göstermektir.
Neden mi?
Ücretli öğretmenlik, açık kadro olan yerlerde Milli eğitim bakanlığının il-ilçe milli eğitim müdürlüklerinin aradığı bazı ''şartlara haiz'' olarak yapılır.Sırasıyla Eğitim fak. olup atanamamış, fen-edeb. fak. bitirip formasyon almış, fen-ede. fak. bitirip formasyon almamış, lisans mezunu, ön lisans mezunu... insanlar başvurabilir.
Yani eğitim ve fen-edebiyat fak. mezunları (eğer yoksa lisans mezunları) ''kpss sonuç belgeleri'' ile müdürlüklere başvurur. Ve bunlar arasından seçilirler. Yani bu adamları devlet seçer.
Tabi bu işin ''resmi'' kısmı. Bu işin ekseriyetle ''milli eğitim müdürlükleri'' personelinde ayısı-dayısı olan adamlarca kotarıldığı da bilinir. Ekseri ''iktidar yandaşları''nca.
Peki SINAVLA ATADIĞI bir öğretmenin yine KPSS sonuç belgesine göre alınan bir öğretmenden ne farkı var? İkisini de devlet atamıyor mu?
Kolpalıklar bir yana, usul ve yöntem olarak bir farkı yok. Peki sayın Bakan ne demeye çalışıyor o halde?
Ben söylüyeyim: Örneğin Hakkari'nin halkının BDP'ye olan ilgisi ma'lum. Biz burada ücretli öğretmen alacak olsak ekseriyetle başvurular Hakkari ve yakın yerlerden olur. Bu herifler de TERÖRİST'!
Yani neymiş?
Devletlumuz o bölge insanını toptan ''terörist'' görüyormuş. Devlet için örneğin Hakkarili olmak terörist olmakla eş değermiş. Eee, akıl sahibi bir adam ULUDERE'DE 34 adamın öldürülüp neden devlet erkanından uzun süre çıt çıkmadığını, çıksa dahi bir özür bile dilenmediğini anlıyor... Net'çede bu adamlar Uludereli.
Yani?
Terörist!
PEKİİ...
Bu tarz bir konuşmayı en çok kim yapar?
Elbette İSTİHBARAT AJANI, POLİS VS. Polis tanıdıklarınız varsa biraz sohbet edin, o bölge halkına genel bakış açıları nasıl?
|
Çok bu konuya değinmek istiyorsan, üniversitelerimiz ile ilgili başlıklar aç, kaçı mezun olmuş, kaçı mezun olamamış, olamayanlar niye olamamış, okullardaki sorunlar nelerdir, vs.
hep beraber tartışırız.
Ama kimsenin üzümlere baktığı yok, hep bağcı dövülmek isteniyor.
|
Sayın Yergin;
Üzüm yemek derdinde olmayan ben değilim ki, bir bölge insanını toptan TERÖRİST ilan eden sayın Bakan. Hangi AKILLI insan kendi eliyle seçtiği adamı toptan terörist yapar ki?
Burası Türkiye değil mi?
Ben konuşurum.
Ben söylerim.
Nasılsa birileri önünü arkasını pek düşünmez.
Canım biz de ''çok siyaset yapıyoruz'' değil mi?
Öte yandan, kesk'e yapılan operasyonlar da ma'lum. Belki haberiniz yok ancak birçok KESK'li uyduruk iddianamelerle tutuklandı. Tuvalden terörist; puşudan örgüt çıkaran devletimiz için KESK'ten Ergenekon çıkarmak zor olmaz.
Siz de ''yahu ayıptır, resim yapmak nasıl terör eylemi'' olabilir hayret bişi! diye bile sormazsınız.
Farkında mısınız? Resim, müzik, tuvalle TERÖRist faaliyet sayılıp kitaplardan sonra TABLOLAR bomba ve kurşunla eş değer sayılıyor!
Duyuyor musunuz sevgili Yergin?
Kitap=bomba
Tuval=bomba
Ressam=terörist.
Ahval-i adiye'nin böyle olduğu bir ülkede eğitim bakanının ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERi terörizmle itham etmesi=TEHDİT ETMEKTİR!
Bu iki anlama gelir:
a. TANYELİ ve oryantal.
b. Operasyon.
3 gün sonra ataması yapılamayan öğretmenler yahut eğitim-sen hakkında bir ''terör fezlekesi'' çıkarsa kimse şaşırmasın.
Tayyip ve şürekası DELİKANLI adamlardır.
Dediklerini yapar.