Bazı bilim insanları, insan genomunun biriken mutasyonlar, yani kusurlar sonucunda giderek bozulduğuna dair ciddi kaygılarını dile getiriyor.
Eğer doğruysa, bu bulgu evrim geçirerek geliştiğimiz fikrine ters düşer.
Öte yandan insan genomunu Tanrı yarattıysa, neden kusurları var?
Kutsal Kitap bilimsel araştırmaların açıklayamadığı bir gerçeği açıklar: İnsandaki kusurluluk günahtan, yani Tanrı’ya itaatsizlikten kaynaklanır. Romalılar 5:12’de şöyle okuruz:
“Günah bir insan [Âdem] aracılığıyla ve ölüm günah aracılığıyla dünyaya girdi.”
Dolayısıyla insan genomunun giderek bozulması, evrimi çürütür fakat Kutsal Kitabı destekler.
Peki genomumuz bozulmaya hep devam mı edecek?
Hayır, çünkü Yaratıcımız, dünyanın gidişatına müdahale edeceğine ve ilk atalarımızın yol açtığı tüm zararı telafi edeceğine söz vermiştir.
Genomumuzu, evrim gibi rastgele bir süreç değil, Yaratıcımız kusursuz hale getirecek (Vahiy 21:3, 4).
Saygılar
"İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."
Jesus Christ
Bazı bilim insanları, insan genomunun biriken mutasyonlar, yani kusurlar sonucunda giderek bozulduğuna dair ciddi kaygılarını dile getiriyor.
Siz tum ozellikleri ile kendiniz gibi olmayan canliya yabancisiniz diye, bunu bozulma olarak nitelendiriyorsunuz. Genetik deformasyon evrimin bir parcasidir.
Ya müdür sen ne içiyorsun allasen yahu? Yehova şahitliği kafayı bu kadar güzel yapıyorsa biz niye rakı içiyoruz?
Aynı cümlede hem değişen genetik malzemeden(temelde evrim bundan ibaret) hem de yaratıcıdan bahsedebiliyorsun. Benim namaz kılmam gibi bir şey bu yaptığın, absürd!
Hmmmm... Mutasyon günah işlemekten kaynaklanır. Eğer mutasyon varsa günah vardır ve evrim yoktur. Allah mutasyonu durduracak ve evrilmeyeceğiz. Çünkü o günahlarımızı bağışlar. Çok güzel, çok ilmî bugüne kadar gördüğüm en bilimsel yazıydı. Sonunda evrim teorisi çöktü. Bazen diyorum ki bu hür kuş aceba nonteist de bizimle dalga geçmek için mi böyle şeyler yazıyor.
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)