Kudüs'e ualaşmak için düzenlenen bir haçlı seferini anlatan bir film seyretmiştim. Aklımda "cennetin doğusu" diye kalmış, ama internetten baktım o film değil. Bu yeni bir filmdi. Bu filmde Sabahattin Eyyubi döneminde Kudüs'e hıristiyanların ulaşma çabaları falan anlatılıyordu. Oyunculardan biri yere eğilerek ibadet eden müslümanları görünce (ki müslümanları ilk olarak görüyor) diğer arkadaşına "aynı bizim gibi ibadet ediyorlar" diyordu.
O zaman aklıma takılmıştı. Hıristiyanlar yere eğilerek ibadet etmiyorlar halbuki. Bu konuya İskender'le uğraşırken rastlamıştım. İskender İran'ı ele geçirdiğinde (İslamiyetin doğuşundan 300 yıl kadar önce) bu yerlere eğilerek ibadet etme olayı komutanlarıyla İskender arasında büyük bir problem oluyor. O zaman İskender bir tür dini sentez yapıp farklı kültürleri içiçe geçirme hesabı yapıyor. Bu ibadet biçimini ise Yunanlılar barbarca ve iğrenç buluyorlar. Şuraya bakın
http://en.wikipedia.org/wiki/Proskynesis
Aynı maddenin Almancası biraz daha detaylı.
İranlılar'da krala da aynı biçimde yerlere eğilerek selam veriliyor. Hatta bu Osmanlı'da bile süren bir Mezopotamya geleneği. Etek öpmek diyoruz mesela. El öpme geleneğinin de arkasında aynı şey var. Eski Yunanlılarda dudaktan öpme, yanaktan öpme ve eğilme birer hiyerarşi işareti biçiminde. Herodot'a göre eşit seviyedekini dudaktan, biraz daha aşağı olanı yanaktan, daha yüksekte olanı ise başı eğerek selamlama var.
Yere yatarak, yeri öper biçimde ibadet etme geleneği aslında doğuda da var. Budist ibadetleri de yere uzanarak yapılıyor, ancak onlar bayağı jimnastik hareketi yapar gibi adeta yere atlıyorlar.
Aynı tarz ibadetin birçok daha ilkel, özellikle animist dinlerde de yapıldığını biliyoruz.
Bence Yahudi ve hıristiyanların da bir zamanlar bu biçimde ibadet ediyor olmaları yüksek ihtimaldir. Ancak nasıl değiştiğini araştırmak gerek. Yunan düşüncesi, Roma'da, hırstiyanlığı yeniden biçimlendirirken öne çıkmış olabilir.