Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 26-03-2012, 23:33
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart O gün gebe kadın çocuğunu düşürür!

"Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.” (Hac Suresi 1-2)

Bu ayetlerde dikkat çeken bir söylem var, kıyamet zamanına ilişkin özellikle çocuğunu emziren ve hamile olan kadınların durumundan bahsediliyor. Genelde kıyamet zamanı dağların, denizlerin, göklerin başından geçecekleri anlatan Allah bu ayetlerinde insanların tamamını geçmiş, kafirleri geçmiş, kadınları geçmiş onların içerisinden bula bula bebek sahibi ve nispeten en masum sayılabilecek olan annelerin başına geleceklerden bahsetmektedir.

Kadınların yaşayacakları korkudan ötürü bebeklerini bırakacakları, hamile olan kadınların ise çocuklarını düşürecekleri söylenmekte. Sanki o vakit geldiğinde tüm bebek sahibi kadınlar daha fazla acıyı hak etmişler de ilave bir dehşeti yaşamaktalar. Hadi diyelim korkudan ötürü hamile olanlar ister istemez bebeğini düşürüp kaybetti, emzirdiği bebeğini bırakan anne nereye gidiyor? Yoksa Kuran'da bahsi geçmeyen bir yerlere kaçış filan mı var?

Bu anlatımlarda bazı sıkıntılar gözüküyor bu yüzden Kuran'da bahsi geçen “kıyamet zamanına has anaların dramı” konusunda biraz geçmişe gitmekte fayda var. İlkin Tevrat’a bir göz atalım:

Tevratta bir çok ayette insanların içine düştükleri kötü haller kadınların çektiği doğum sancılarına benzetiliyor. Birkaç örnek:

“Doğum sancısı tutan kadın gibi, Bir titreme aldı onları orada.” (Mezmurlar 48:6)

“Doğum vakti yaklaşan gebe kadın Çektiği sancıdan ötürü nasıl kıvranır, feryat ederse, Senin önünde biz de öyle olduk, ya RAB.” (Yeşaya 26:17)

"Sana dost olması için yetiştirdiğin kişileri RAB başına yönetici atayınca ne diyeceksin? Doğuran kadının çektiği sancı gibi Seni de ağrı tutmayacak mı?" (Yeramya 13:21)

Tevratta kıyamet gününü anlatan bir bölümde ise şunlar söylenmekte:

“Uluyun! çünkü Rabbin günü yakındır; her şeye Kadir olan tarafından bir yıkım gibi geliyor. Bundan ötürü bütün eller gevşeyecek, ve her insan yüreği eriyecek; ve şaşıracaklar; onları ağrılar ve elemler tutacak; doğuran kadın gibi ağrı çekecekler; şaşkın şaşkın birbirlerine bakacaklar; yüzleri alev yüzü. Memleketi çöl etmek için, ve onun içinden suçlu olanlarını helâk etmek için, işte, Rabbin günü, acımayan gün, gazapla ve kızgın öfke ile geliyor.” (Yeşaya 6-11)

Görüldüğü gibi Tevrat’taki kıyamet gününe ilişkin anlatım diğer ayetlerde sık sık dile getirilmiş olan bir benzetmeyi tekrar ederek o gün geldiğinde insanların çekecekleri acı çocuk doğuran kadınların acısına benzetilmiştir.

Kısacası Tevrat’taki anlatımda kıyamet günü çocuk doğuracak olan kadınların yaşayacağı herhangi bir şeyden bahsedilmemektedir, kadınların çocuk doğururken çektikleri acıya benzer biçimde insanların yaşayacağı acıdan bahsedilmektedir. Tevrat’ın böylesi bir söylemde bulunması en azından kendi içindeki benzer söylemlerine göre normal sayılabilir.

Bir de İncil’deki kıyamet gününe ilişkin neler söylenmekte ona bakalım:

“Göksel egemenliğin bu Müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman son gelecektir. Peygamber Daniel`in sözünü ettiği yıkıcı iğrenç şeyin kutsal yerde dikildiğini gördüğünüz zaman -okuyan anlasın- Yahudiye`de bulunanlar dağlara kaçsın. Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin. O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! Dua edin ki, kaçışınız kışa ya da Şabat Günü`ne rastlamasın.” (Matta : 24)

İncil’deki kıyamet zamanına işlin anlatımda da yine “doğuran ve emziren kadın” hadisesiyle karşılaşıyoruz. Yalnız içerik olarak benzese de buradaki anlatım Tevrat’takinden farklı olup Kuran’daki anlatıma daha fazla benzemektedir.

Tevrat’ta kıymet günü çekilen acı “çocuk doğuran kadınların” acısına benzetiliyordu, İncil’de ise insanlardan o gün dağlara “kaçması” isteniliyor ve geride kalıp kaçamayacak olan hamile ve bebek emziren kadınların haline acınıyor. Şahsen İncil’deki anlatımın bu yönde olduğunu düşünmekteyim.

İncil’deki anlatım da Tevrat’taki anlatım gibi kendi içinde mantıklı gözükmektedir. Çünkü insanların dağlara kaçması istendiğinde bebek emziren ve hamle kadınların diğer insanlar gibi kaçıp dağlara sığınamayacağı ortadadır.

“Kıyamet günü ve gebe anneler” konusunda her ne kadar Tevrat ve İncil’deki anlatımlar kendi üslup ve hikayelerine göre anlaşılır gözüksede Kuran’daki anlatım tamamen farklıdır.

Kuran'daki anlatım ne yazık ki öncesi ve sonu belli olmayan, adeta kulaktan duyma bazı bilgilerin aslına göre değil de duyulduğu gibi aktarılmış haline benzemektedir; kıyamet günü "anneler bebeklerin bırakır, gebe kadınlar çocuklarnı düşürür" denir ve konu kapatılır.

Çoğu konuda olduğu gibi bu mevzuda da "ne neye benzetilmektedir, neden böyle olmaktadır" anca önceki kitaplar okunduğu zaman daha net olarak anlaşılmaktadır.

İncil’deki anlatıma baktığımızda aslında ortada Kuran’ın bahsettiği gibi gebe kadınların bebek düşürmesi veya çocuk emziren kadınların bebeklerini terk etmesi diye bir durum söz konusu değildir. İncil’de hamile ve bebekleri olduğu için kaçamayacak olan kadınlar, Kuran’da oldukları yerde bebeklerini düşüren ve onları terk eden kadınlara dönüşmüştür.

Kitaplardaki anlatımlara bir de tarihi tersine çevrip bakarsanız durumu biraz daha net görmüş olursunuz. Mesela Kuran'daki ayetin İncil'de, İncil'deki ayetin İse Kuran'da olduğunu düşünün. "hah şimdi mevzuyu çaktık" der sonraki indirilenin gerçekten de önceki değiştirilmiş, eksiltilmiş olanları düzelttiğini daha güçlü iddia ederdiniz. Ama gerçek durum bunun tam tersi ne yazık ki, sadece son indirileni okuyunca birşeyler hep yarım kalıyor, geçmişi okuyunca ise mevzu daha anlaşılır oluyor.

İşin bir başka tarafı da var tabi, Tevrat'tan İncil'e, İncil'den Kuran'a... bin yıllık bu sözlü anlatım geleneği süre gelmiş olsun, ne yazık ki kadın her konuda olduğu gibi son gün de acıların daha fazlasına layık görülmüştür

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 27-03-2012, 09:30
lionawar lionawar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2011
Mesajlar: 228
Standart

bakış açınız o kadar yanlış ki, bu vizyonla gerçeği görememeniz ve ateist olmanızı aşırı derecede normal karşılıyorum.

kuran da ne anlatılmak isteniliyor ve sizin bakışınızla nerelere takılınılıyor.

esasen anlatılmak istenilen nedir ? bu sorunun cevabı ancak bakış açınız bu şekilde olduğu müddetçe sizin ulaşmanızın hayal olduğu bir nokta.

benim kısaca anladığım:
kıyametin çok dehşet bir afet olduğu ve öyle ki o nun insana çok korkunç görüneceği, ve yine bir anne nin çocuğunu dahi düşürecek derecede insanı etkileyebilmesi ile örneklendirilmiş olması durumundan ibaret bir açıklamadır.

bu korkuyu son kitap kuran da bir değişik örneklem ile bir başka kutsal kitapda başka bir örneklem ile örneklendirilmiş olması konunun özüne hiç bir zarar vermemiştir. aksine durumu anlayabilmek açısından zenginlik katmıştır.

bunu bu şekilde anlayabilme vizyonuna sahip değilseniz zaten tüm diğer ayetlerde de hiç bir şekilde anlatılmak istenilen olguya ulaşamayıp ateist kalmanızı normal sonuç olarak karşılamak gerekiyor.

pek saygılar..
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 27-03-2012, 19:06
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart

Size göre bakış açım yanlış olabilir. O zaman doğru olanının biraz daha anlaşılabilir olması adına size bir soru yönelteyim.

İlkin ilgili ayeti tekrar edelim:

"Onu gördüğünüz gün, bütün emzikli kadınlar; çocuklarını bile unutup bırakır, her gebe kadın, çocuğunu düşürür ve insanları sarhoş görürsün, fakat sarhoş değildir onlar, ancak Allah'ın azâbı pek çetindir." (Hac -2)

İlk mesajımda dediğim gibi bu ayetteki söylemlerde kıyamet gününe ilişkin genel tasvirlerin ötesinde dikkaç çekici bir ayrıntıya yer veriliyor.

Bütün emzikli ve hamile kadının çocuklarını bırakacağı veya düşüreceği söyleniyor. Ayetin arapçasında "kullu" kelimesi geçmektedir, yani bütün emzikli, hamile kadınlar denmektedir.

Kıyamet gününe ilişkin sadece kadınlara ve onların içerisinden de en masum tabir edebileceğimiz bir kesmine yönelik böylesi bir genelleme yapılmış olmasının tuhaflığına ilk mesajımda dikkat çekmiştim.

Kıyamet gününe ilişkin başka ayetlere baktığımızda ise o gün herkesin korkuya kapılmayacağından bahsedilir.

"Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler." (Naml -87)

Bu ayette Allah'ın dilediği dediği ve korkmayacak olan kişiler ona inanan insanlar.

"O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor.." (Hadid -12)

"Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. Yüzler var ki, o gün parıl parıl, Güler, sevinir." (Abese 33-39)

Bu ayetlerden şunu anlıyoruz, demek ki Sur'a üflenip de kıyamet günü geldiğinde herkes korkuya kapılmayacak.

O zaman soruyorum size, Hac Suresi 2. ayetine göre kıyamet günü emzirdikleri çocuklarını terk edecek olan ve bebeklerini düşürecek olan kadınların hepsi inançsız mı ki o gün toptan korkuya kapılacaklar?

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29-03-2012, 11:57
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Eril bakis acisi sebebiyle kitaplarda bu sekilde aktarilmis, orneklenmis olabilir.

Kadin, cocuk dogurma, tasima, emzirme vs. sebeple bir nevi(inanirlara gore) kutsal eylemi yerine getirmekle vazifeli kisi oldugundan kimlik olarak islenmis olabilir.

Bir diger taraf da, zaten kiyamet kurgusuna gore herkes oleceginden, o sirada devam eden gebeliklerin de(yeni bir bebegin) bir anlami yoktur sanirim.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-04-2012, 09:57
lionawar lionawar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2011
Mesajlar: 228
Standart

eğer olaya bu noktadan yaklaşılırsa sonuca ulaşılmaz zaten, sadece sizin gibi ateistlerle tartışma vesvesi ortaya çıkacaktır.

yine de sizin anlayışınıza inip size açıklama yapıyorum, (gerçi boşuna yapıyorum biliyorum):

- annelerin, çocuklu anneler neden ? bir anne yavrusuna büyük bir duygu ile bağlıdır. gerek biyolojik gerek se psikolojik olarak. her türlü kötü / olumsuz şartta anne nin ilk düşündüğü şey çocuğu yavrusudur. gerekirse kendi canını dahi hiç düşünmeden (1 snye bile) feda edebilir. kıyamet günü zamanında ki dehşet görüntü ise bu anne-çocuk ilişkisindeki gücü bile etkisiz bırakacak derecede "korkunç" dur ve bu anlatımla kasıt budur.


- herkes korkuya kapılmayacaktır. deniliyor. kim onlar ? Mesela ben. Şahsen eğer kıyametin kopacağı gün yaşıyor olsam o gün yapacağım tek şey eşimi ve çocuğumu yanıma alıp, yakındaki yüksek bir tepede oturup beklemek, olacaktır. emin ol ki korku da duymayacağım.


Sonuç:
kıyamet günü olayı dehşet görüntülere sahne olan korkunç / korkutucu bir olay dır, bu olayın korkunçluk derecesi yoğun olmasına rağmen bazı kişiler yine de "metin" kalabileceklerdir. (Allah ın da verdiği bir manevi / psikolojik bir destek de buna etkiyebilir.)


Aklına böyle şeyleri takıp, bir yerlerde yanlış arıyorsan arama boşuna. Yanlış sende git aynaya bak göreceksin belkide.

İyi çalışmalar..
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-04-2012, 17:43
taylan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
taylan taylan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.271
Standart

Her kurguları korku üzerine. Öyle senaryolar yazmışlar ki insanları korkudan titretmek için. Annelik duygusunu bile sömürmüşler. Gebe bir kadının çocuğunu düşürtmüşler. Yuh... Acaba daha nasıl dehşet sahneleri var bize biri anlatsa ya????

Bir de bu dehşet ve korku dolu sahneleri bir tepenin üzerinden metanetle izleyecekmiş.
Din inanırlarının psikolojileri gerçekten acınacak halde.

İman denen akıl durgunluğundan kurtulduğum için gerçekten çok şanslı olduğumu düşünüyorum.

http://evrimteorisi.org
Hayat Değişimdir...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03-04-2012, 21:21
sergenci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sergenci sergenci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2009
Mesajlar: 269
Standart

sn. lionawar, kıyamet kopuyor, dağlar hallaç pamuğu ğibi atılacak, gökler yarılacak ve var olan bütün insanlar ölecekler ki mizan kurulup ilah insanları sorguya çeksin. Gebe kadın olayı dehşetin büyüklüğünün verdiği korkunun temsili olabilir, sn. Neva çok güzel açıklamış. Farz edelim öyle olacak yani kıyamet koptu hesaplar görüldü her insan yerini buldu, cehennemden feryat ve ızdırap sesleri, cennetten zevk sesleri ebediyen yükselecek ve ilah ebediyen bizleri seyredecek. İlahın yaratmış olduğu biz insancıklar onun oyuncağımıyız yoksa robotlarımıyız, siz bir müslüman olarak verecek cevabınız çoktur. Yüksek bir tepede korkmadan sonucu beklemeyi düşünmüşsün ne kadar güzel, korkudan kendini arındırmışsın birde çelişkileri görebilseniz. İlahın bizleri ebediyen seyretmesinden ne zevk alacağını düşünebiliyor musunuz? Esenkalın.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-04-2012, 16:34
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

Dusunmek mumkun olabilir mu bir imanli icin? Beyin yikanmasi sonucu iman etmis allahin sozu olduguna bu celiskilerle dolu kitabin.
Baska bir dine iman edenin bile kendisi kadar iman ettiginin dogru oldugunu zannetigini kavrayamaz imanli. Iman, asik olan biri gibi, gercekleri gormeye musade etmez inanani.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-04-2012, 19:32
sevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sevi sevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Apr 2011
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 18
Standart

ben de sunu anlamiyorum,
kurandaki kimi emirler kesin olarak kabul edilir mesela namaz kilin, oruc tutun, yalan soylemeyin vs. gibi emirler.
ama kimi emirler ya da benzetmelere gelince hemen yan cizilir, aman o tasvir amacli soylenmis,aman o o zaman icin gecerliymis vs. denir.

e biz nasil karar verecegiz bu kitabin neresinde soyledikleri katiyyen dogru, neresinde soyledikleri aslinda benzetme,kinaye tasvir vs. amaciyla soylenmis de aslinda kasit farkli?


basit bir elektronik alet aldiginizda icinden cikan kullanma kilavuzunda neden hic kinaye tasvir vs. yapilmaz hic dusundunuz mu?
pardon
dusunmediniz muhtemelen
gerek yok cunku.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05-04-2012, 01:00
lionawar lionawar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2011
Mesajlar: 228
Standart

sayın taylan ve benzer düşüncedekiler,

sen veya benim gibi "zelil" mahluklar maddenin / esirin arkasındaki perdeyi göremeyen /
görmeye güc yetiremeyen, ama bir yerlerde kuant parçacıkları ile onu aralayıp bakmaya çalışabilen türümüzün örnekleri de nadir iken / biz ne anlayabiliriz ki.. afrikada okuma yazmayı bilmeyen hayatında ilkel kalmış birine c sharp programında bir database uygulaması yazmasını istemek ne kadar umut dışı ise senin veya benim O (Allah) nun katında düşünüp "zevk alacak" mış gibi bir kanıya varması da o derece hatalıdır.

"ne zevk alacak" derken siz acaba nereden vardınız ki zevk alınacak / hangi mertebeye geçdiniz de o durumda Allah ın duygu ve düşüncelerine ortak olup bu duygunun kaynağını soruyorsunuz.. Böyle bir duygu mu varmış ve size kim söyledi ? Gülümsüyorum halinize. Gülemiyorum çünkü "traji komik" ve asla "komik" değil..

Çok az ve basit düşünüyorsunuz..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadın Sünneti dilaver Kadın & İslam 106 23-07-2017 18:00
Kadın Düşmanlığı Davudi Kadın & İslam 25 28-09-2013 00:18
kadın ve din dogruluk Kadın & İslam 7 23-11-2009 04:09
Kadın ve Din aydoe Kadın & İslam 46 23-01-2009 22:55
Üç kadın, üç idam ve son üç gün!.. hiramusta İslam 7 05-03-2007 11:10

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:48 .