Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-09-2006, 00:39
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart ATEİZM NEDİR?

ATEİZM NEDİR?

Ateizm, tanrı tanımazlık, bir tanrının varlığına inanmamaktır.Ateizm kelimesi Yunanca da "Tanrı" anlamına gelen "Theos"tan türemiştir. İnanç (teizm) karşıtı (ateizm) düşüncedir.Hiçbir şekilde ve koşulda tanrının olamayacağını savunan görüştür. Bu konu hakkında çesitli kanıtlar ileri sürülmüştür.

1)Kötülük Kanıtı:Tanrı olsaydı kötülükler olmazdı. Bu konuda D.Hume'un şu sözü oldukça ünlüdür:"Tanrı Kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor?O halde güçsüzdür.Gücü yetiyor da önlemiyor mu? O halde kötüdür"

2)Madde Kanıtı: Tüm varlıklar maddeden meydana gelmiştir.Madde olmayan bir şey de yoktur.

3)Toplum Kanıtı: Toplumsal düzeni sağlamak için insanların kendi kendine uydurduğu bir semboldür.

4)Psikolojik Kanıt: İnsanlar zorluklara karşı dayanma gereksinimini, özellikle ölüm karşısındaki çaresizliğini inançla giderir.

5)Varoluşçu Kanıt:İnsanın kendi özünü kendisinin oluşturuyor olması tanrının olmadığını gösterir.

6)Olgucu Kanıt: Tanrının varlığıyla ilgili önermeler kanıtlanamayacağı için,tanrı ile ilgili önermeler anlamsızdır.

Ateizme Göre;

1) Tanrı yoktur: "Tanrı", "Yaratıcı", "Allah", "Yaratan"... veya adına ne derseniz deyin; Tanrı inancı hayal ürünüdür ve Tanrı yoktur! Evreni yaratan bir tanrının var olabileceğine ihtimal vermek toplumlar arası huzursuzluk ve kargaşa sebebidir, kin ve düşmanlık anahtarıdır, insani "insan" olmaktan uzaklaştıran, ondan bir "robot", bir köle yapan kokuşmuş, karanlık bir dogmadır. Tanrı, en büyük batıl inançtır. İnsanlığın yarattığı en aptal hayali kahramandır.

2) Dinler gereksizdir: Olgun bir insan için hiçbir dini inanç gerekli değildir. İnsan kendi kendisinin tanrısıdır. Din, kişisel özgürlüğü hayatin her alanında yok etmeye yönelik bir silahtır. Dinsel dogmalar cahil halkın düşünsel hayatini yitip yok etmek ve ondan tam bir köle üretmekten başka bir ise yaramazlar. Bir dine bağlanmış kişiler; örümcekleşmiş beyinleriyle ve kafalarına yapışmış at gözlükleriyle daima kendi inançlarını hakli bulan, diğer tüm inançları "kaka" ilan eden birer sabit fikirlilik abideleridir.

3) Metafizik asılsızdır: Çoğu kez insanları etkilemek ve onların üzerinden para kazanmak yada bir topluluğun dikkatini çekmek adına ortaya atılan "fizikötesi" tecrübelerin tümü asilsizdir. Mucizevi, efsanevi, inanılmaz görünen bütün olayların arkasında bilimin mum ışığında parıldayan fizik kanunları ve olağan etkileşimler vardır. Evrenin hiçbir yerinde madde, kendi sınıfının fizik kanunları dışında "bilimselliğe zıt" bir eylemde bulunamaz. Doğa, ancak ve sadece "doğal" nedenlerle açıklanabilir. Gelmiş geçmiş tüm büyücü, falcı yada cinciler -üç türlü- yalancıdırlar: Ya etraflarındakileri kandırırlar, ya kendilerini kandırırlar, yada ikisini birden yaparlar...

4) Akıl esastır: Dini hurafelerin yerden yere vurdukları, her geçen gün "güvenmeyin, sizi zora götürür" dedikleri "akil", tam bir hazinedir. İnsan akli, "insan" olmanın verdiği en yüce değerdir. Kendi aklına şüphe ile yaklaşmak deliliktir. Hayatin her alanında tek mutlak başvuru kaynağı odur. Dini inançların kokuşmuş mitoslarına karşılık akil, insani bugünkü uygarlık ve teknoloji düzeyine getiren yegane değerdir. Muhakeme etmek ve aklini kullanmak yerine başkasının aklına güvenen bir kişiden insanlık adına hiçbir olumlu aktivite beklenemez; çünkü o bu haliyle doğadaki çoğu hayvandan daha değersiz, iğrenç bir asalaktır.

5) Bilim kaynaktır: Uygar, gelişmiş bir insanin tek kaynağı, tarafsız, mutlak ve sorgulayıcı, pozitif bilimdir. Hiç kimsenin tekeline ait olamayacak derecede büyük olan bilimin içyüzünde; merak eden ve araştıran birey bulunur. Bir dini dogmanın "günah" duvarları arasında sıkışıp kalmış hiçbir gerçek bilim adamı yoktur. Dinsel safsatanın bütün itirazlarına rağmen bilim, din ile ayni kulvarda olamayacak kadar özgürdür. Tüm hurafelerin ve bos inançların "ezip geçicisi" odur. Bilim bütün dogmaların korkulu rüyasıdır; çünkü onda insan aklinin özü, insan mantığının kendisi vardır.

6) Sağduyu anahtardır: İnsan mantığı ve sağduyusu, çelişkiye düştüğü her durumda onun tek kurtarıcısı olmuştur. Aktif hayatin ve etrafımızda bize empoze edilmeye çalışılan bütün ideolojilerin, inançların arasında elimizde tuttuğumuz, "gerçekten bize ait" olan tek pusula; kendi sağduyumuzdur. İnsanin hiçbir zaman yanından eksik etmemesi gereken ve her fırsatta kullanacağı yegane araç o olmalıdır. Sağduyusunu ve mantığını sürekli aklında tutan ve hiçbir zaman unutmayan insan, bütün kalıplaşmış, tabulaşmış dogmalara karşı kendi donanımına ve kendi kararlılığına sahip demektir. Sağduyu, insani, içine düştüğü ideolojiler ve dayatmalar kuyusundan çıkaracak olan yardim halatıdır.
Etrafındakiler ne söylerse söylesin, onu ne şekilde etkilemeye çalışırsa çalışsın, insanin en sağlam dayanak noktası her zaman için; kendi mantığı olmalıdır. Çevrede pek çok kişi bağlı olsa dahi; doğrular ve yanlışlar, "ak"lar ve "kara"lar üzerine kurulu bir grup "ilkeler bütünü"nü, insan, hiçbir zaman toptan kabul etmemelidir. Kendi kendisine sormadan hiçbir kalıplaşmış ideolojiye bağlanmamalıdır.

Ateizmin Çeşitleri

Mutlak Ateizm: Bazı ateistlere göre "ateizm" Tanrı’yı reddetmekten öte, zihinde Tanrı fikrine sahip olmamak demektir. Bu anlayışa göre İnsan doğuştan Tanrı kavramına sahip olmadığı için reddedecek bir şeyi de bulunmamaktadır. Bu tür bir ateizm, mutlak ateizm olarak tanımlanmış ve taraftarlarına da mutlak ateist denmiştir. Bu anlayışı savunanların arasında Baron D’Holbach (1723-1789) ve Charles Bradlaugh gibi düşünürler bulunmaktadır.

Teorik Ateizm: Ateizmin birinci yaklaşımından biraz farklı olarak "Tanrı'nın varlığını reddetmek" şeklinde de tanımlanmıştır. Aslında ateizm denilince akla bu tanım gelmektedir. Felsefede önemli olan ve Tanrı inancına ağır eleştiriler yönelten ateizm biçimi de budur. Yani düşünerek tartışarak zihni bir çabayla Tanrı’nın varlığını reddetmek ve ilgili iddiaları çürütmeye çalışmaktır. *Teorik ateizm de denen bu anlayış doğrultusunda dindarların iddiaları ve Tanrı'nın varlığı lehinde getirdikleri kanıtlar eleştiri konusu olmuş, bu süreçte Tanrı'nın varlığını çürütmeye yönelik karşı tezler ileri sürülmüştür. Teorik ateizmde Tanrı'nın varlığı inkâr edilmekle kalınmamış, bu kavramla ilgili olarak gündeme gelen mucize, vahiy, peygamberlik, kutsal kitap, ölümsüzlük ve ahiret hayatı gibi inançlar da eleştirilmiş ve reddedilmiştir. Ayrıca bu tür bir ateizmde sadece teistik Tanrı kavramı hedef alınmamış, bunun yanı sıra mistik, mitolojik, transandantal (aşkın) veya antropomorfik anlayışlarla, panteizm ve deizm gibi, bir şekilde Tanrı inancına yer veren diğer ekoller de reddedilmiştir.

Pratik Ateizm: "Sanki Tanrı yokmuş gibi yaşamak" veya "Tanrı'yı günlük yaşama sokmamak" biçiminde tanımlanmıştır. Bu tür bir ateizmde kişi daha ziyade günlük yaşamındaki tavır ve davranışlarıyla, hayat tarzı, ilke ve alışkanlıklarıyla, Tanrı'sız bir dünya ve Tanrı'sız bir yaşam kurmayı istemektedir. Bunun yanında Tanrı’yla alakalı olarak en ufak bir şey düşünmemekte, kendini dinden, ibadetlerden ve bunlarla ilgili törenlerden de uzak tutmaya çalışmaktadır. Pratik ateizm anlayışında Tanrı'nın teorik tartışmalarla reddedilmesi ikinci planda kalmaktadır.Felsefede ki temsilcileri arasında L. A. Feuerbach (1804-1872), F. Nietzsche (1844-1900), S. Freud (1856-1940) ve K. Marx (1818-1883) gibi ünlü düşünürler de bulunmaktadır.

İlgisizlerin Ateizmi: Bir kısım düşünürler, Tanrı'nın varlığını veya yokluğunu tartışma konusu yapmadan, bu konulara uzak durmayı tercih etmişlerdir. Bu tür ateistlere göre insan, sadece varolanla yetinmeli, görünen alemin ötesine ilgi duymamalıdır. Dolayısıyla dünyanın ötesindeki herhangi bir varlık hakkında olumlu ya da olumsuz bir yargıda bulunmaya ya da konuşmaya çalışmak anlamsız bir iş yapmak olacaktır.

İdeolojik (Materyalist) Ateizm:Özünde felsefi bir problem olan ateizm bazen de ideolojik bir ilke olarak savunulmuş ve politik bir kabul haline gelmiştir. Özellikle Karl Marx, F. Engels (1820-1895) ve V. I. Lenin’in (1870-1924) görüşlerinde görülür.

Ateizmin Tarihçesi

Sistemleştirilmiş bir ekol oluşturulmaksızın filozoflardan bir bölümünce benimsenmiş olan bu anlayış, doğrudan doğruya tanrının varlığını inkâr üzerine kuruludur. Bu özelliğiyle de benzer yanlar taşıyor olsa da tanrının varlığını tartışan doktrinlerden ayrılır; tanrının yokluğunu kesin bir biçimde öne sürer.
Hemen hemen tüm felsefe ekolleri ve öğretileri gibi ateizm'in kökleri de Eski Yunan'a uzanır. Maddeci yapı belirten çeşitli felsefe okullarının bağlıları, ontolojik yorumları sonucunda ateist bir inanç sergilemişlerdir. "Gölge etme başka ihsan istemem" sözüyle yaygın bir ünü bulunan Diyojen bunlardan biri ve felsefe tarihinde "kâfir" diye nitelenen ilk kimsedir. Atom kuramcısı Demokrit, onun izleyicisi Leocippus, Sofist'lerden Gorgias ve Protegoras, kendi adıyla anılan ekolün kurucusu Epikür, öne sürdükleri materyalist görüşler bağlamında birer ateisttirler.
Rönesans'tan sonra Batı'da varlığını hissettiren din-dışı eğilimler ve özellikle de evrenin, doğanın ve insanın, insan toplumunun dinden bütünüyle soyutlanarak yorumlanması sonucu ortaya çıkan görüşler, ateist tutumlara büyük katkılarda bulunmuş, onlara bolca kullanabilecekleri veriler sağlamıştır.
Dinden ve törelerden bağımsız bir siyasetin oluşturulması savını öne süren Makyavel, ateizm'i bu alana sokarken; Dekart, David Hume ve Kant gibi kimselerin aklı dinden bağımsız kılma çabaları ve bu doğrultuda öne sürdükleri düşünceler çağdaş ateizm'e tutanaklar hazırlamış oldu. Pozitivist yorumlarla oluşturulan bilimsel kuramlar ve evrene yönelik rasyonalist bakış açılarının oluşturduğu ortam, Feuerbach'ın öne süreceği düşünceler için çok elverişliydi. XIX. Yüzyılın en önemli ve sonraki dönemler bakımından da en etkili ateisti olan bu düşünür, Tanrı'nın insana özgü ülkülerin bir yansıması olduğunu, insanın özgürlüğünün Tanrı'yı inkârla gerçekleşebileceğini öne sürmüş; dini insanın etkinlik alanına indiren bu görüşten yola çıkan Marks ise, ezilenlerin egemenliğiyle birlikte dinin de yok olacağı varsayımıyla ateizm'i doruk noktasına çıkarmıştır. Bu çizgiyi amacına ulaştıran Nietzsche ise, "Tanrı'nın Ölümü" adlı kitabında, insanın kendisini bütünlemesi ve özünü bulması için göstermesi gereken en insanca tepkinin ateizm olduğunu söylemiştir.
Darwin, geliştirdiği kuramla Yaratıcı-Tanrı kavramını dışlarken; Freud, Tanrı inancının çaresizlik içindeki insanın çocukluk durumuna dönerek koruyucu bir babaya sığınma ihtiyacından doğduğunu öne sürerek, psikolojik çerçevedeki inkârı gündeme getirmek yoluyla ateizm'e bir başka boyut kazandırmıştır.
Yüzyılımızdaysa, ateizm'i Jean Paul Sartre, Albert Camus gibi varoluşçular temsil ettiler. Bunlar, insanın evrende bir başına olduğu ve kendi değerlerini belirlemek özgürlüğüne sahip bulunduğu düşüncesinden yola çıkarak, bu özgürlüğü kabulün kaçınılmaz sonucu olarak ateizme gitmektedir.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Kaynak:http://www.ateistin.sayfasi.com/


Değerli arkadaşlarım,

Özellikle inançlı arkadaşlarımızın ateizm hakkında yeterli bilgilerinin olmadığını düşünüyorum. Bundan dolayı bu başlığı açmakta yarar gördüm.
Bu arkadaşlarıma şunu söylemek istiyorum. Bizler ateistiz ama her şeyden önce insanız. İnsan olmanın önemli kıstaslarından biri de saygı ve sevgidir. Düşünceden önce insana saygı ve sevgi esastır. İnsana saygı ve sevgi aynı zamanda düşünceye de saygıdır.
Sizler inançlı bizler inançsız. Bu çok mu önemli. Önemli olan da insan olmak değil mi?
Düşüncelerinizi bekliyorum. Saygılarımla...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-09-2006, 03:56
ahmetyigit ahmetyigit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Jun 2006
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 1
ahmetyigit - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: ATEİZM NEDİR?

kutladım seni ezkamo
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-09-2006, 11:44
M.onur M.onur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jul 2006
Mesajlar: 222
Standart Re: ATEİZM NEDİR?

Sevgili Ezkamo izninle bende ateistin tarifini yapmak istiyorum.

Ateist: Herhangi bir inanç sisteminin kölesi olmadığı için kah çivili sopalarla dövülen, kah yakılarak öldürülen, kah vurularak delik deşik edilen, kanı helal kişidir.

Hakkında çıkan dedikodulara göre zavallı, sevgisiz, alkolik, bölücü, yabancı güçlerin maşası, kominist, karı kız düşkünü, faşist, ukala ve hatta vatan hainidir. Bu yüzdende yakalandıkları yerde öldürülmeleri veya dürtülerek imana getirilmeleri gerekmektedir.

Sözlerimde abartı bulanlar üniversitelerde, cami önlerinde, kalabalık meydanlarda denemesini yapabilirler.

Umarım bizim ülkemizde de birgün hoşgörü ortamı oluşur ve insanlar toplum içinde takiyye yapmadan fikirlerini açıklayabilirler.

Lay beside me, tell me what they've done. Speak the words I want to hear, to make my demons run. The door is locked now, but it's open if you're true. If you can understand the me, than I can understand the you.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-09-2006, 15:58
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: ATEİZM NEDİR?

Sevgili M.Onur,
Düşüncelerinize katılıyorum. Bizim amacımız da toplumda bir hoşgörü ortamı yaratmak. Ancak bu günkü koşulları düşünüp karamsar olmayalım. Bu toplumun bilgi ve kültür seviyesiyle ilgili bir olay. İnsanların eğitim ve kültür seviyeleri arttıkça bu olumsuzluğun da ortadan kalkacağına inanıyorum. Aslında ülkemizde bu alt yapının olduğunu düşünüyorum. Ama bu iktidar tarfafından bunun zaafa uğratıldığını düşünüyorum. Merak etmeyin bu ülkenin ezici bir çoğunluğu bunlar gibi düşünmemektedir. Ama takke düştü kellik görüldü...
Onun için de bir eğitimci olarak hep eğitim...eğitim...eğitim diyorum. Ama çağdaş ve bilimsel bir eğitim...İnsanlarımız özellikle bilinçlice eğitimsiz bırakıldı. Yaşadığımız sıkıntıların temelinde bu gerçek yatmaktadır. Bu ülkenin yolu bellidir. Bundan bir endişeniz olmasın. O da çağdaş uygarlık yoludur. Bu yoldan bizi kimsenin döndüremeyeceğini hep yaşayarak göreceğiz. Sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07-10-2006, 18:47
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: ATEİZM NEDİR?

AGNOSTICNET

Agnostisizm nedir ?

Agnostisizm resmi olarak ilk defa 1800'lü yillarin sonunda ünlü biyolog T. H. Huxley tarafindan ortaya atilmistir. Bilinmezcilik olarak da tanimlanir. Agnostisizm, tanrinin varliginin "bilinemez" oldugunu savunur. Dinlerin taridan gelmedigini söyler ve dinlerin tanrisini da reddeder ancak baska bir tanrinin, bir yaraticinin varolup olmadiginin hiçbir zaman bilinemeyacagini söyler. Bu bakimdan agnostisizm kendini, "kesinliklikle tanri vardir" diyen teizmden de "kesinlikle tanri yoktur" diyen ateizmden de ayri tutar.
İnsanın, kendi deneyimleriyle elde ettiği olguların ötesinde hiçbir şeyin varlığını bilemeyeceği bir gerçektir. Bizlere göre bilgi duyuların sonucudur ve duyular dışında bilgi edinemez ve herkes için geçerli bilgi olamaz.

Agnostiklere göre tanrının varlıgı meselesi insan aklının ötesinde bir konudur. O halde böyle bir varlık hakkında konuşmak ve hüküm vermek de imkansızdır Dolayısıyla agnostikler Tanrı inancı konusunda tarafsız kalmayı tercih etmişlerdir ancak onların bu tarafsızlığı bazen ateizm olarakta değerlendirilmiştir. Hernekadar bazı agnostikler tavırları ve yaşamları onların ateist olduğu izlenimini vermekteysede bir kısmı kendilerinin felsefi açıdan ateist olmadığını ifade etmiştir. Mesela ateist olarak bilinenünlü düşünürlerden Bertrand Russell (1872-1970) felsefi açıdan kendisini agnostik olarak tanımlamıştır .Çünkü ona göre herşeye rahmen tanrının yokluğunu kanıtlıycak bir delil mevcut değildir.

Huxley agnostik sözcügünü hem geleneksel Yahudi-Hiristiyan tanriciligini, hem de tanritanimazlik ögretisini reddederek Tanrinin varligi sorununu ortada birakan düsünürler için kullandi. Terim daha sonra geriye götürülerek bütün bilinemezci ögretileri kapsamistir. Agnostisizm, tarihsel olarak bilimin denetiminden yoksun insan düsüncesinin düstügü büyük yanilgilara bir tepki olarak ortaya çikmistir. Ilk tepkiyi Yunan antikçag bilgicilerinden duyumcu sofistler vermistir. Onlara göre bilgi duyularin sonucudur ve duyular disinda bilgi edinemez ve herkes için geçerli bilgi olamaz.Insanin, kendi deneyimleriyle elde ettigi olgularin ötesinde hiçbir seyin varligini bilemeyecegini ileri sürer bu ögreti.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 07-10-2006, 18:50
walla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
walla walla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2006
Bulunduğu yer: Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Mesajlar: 1.692
Standart Re: ATEİZM NEDİR?

Ateist insan Yüreği SEVGİ dolu insandır.

Bedenimin her zerresi Anadoludur. Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-10-2006, 19:11
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: ATEİZM NEDİR?

walla";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ateist insan Yüreği SEVGİ dolu insandır.
Evet sevgili Walla. Aynen sana katılıyorum. Çünkü bizim kabemiz insandır. Biz insan sevgisini temel alıyoruz. Her şey insan için. Her zaman söylediğim ve önemsediğim bir şey var. Bir insan olarak önce kendimize saygımız ve sevgimiz olacak. Kendisine saygısı ve sevgisi olmayan bir insan başkalarına da saygılı ve sevgili olamaz. Yani bir insan olarak önce kendimizle barışık olmalıyız. Eğer bunu başarabiliyorsak sorun yoktur. Eğer insanlık bu gün bu sorunları yaşıyorsa inanın ki temelinde bu anlayışın olmaması yatmaktadır.
Kendisine saygısı ve sevgisi olmayan bir kişiden başkalarına saygı ve sevgi beklenebilinir mi? Onun içinde diyorum ki bizler bir insan olarak insani sorumluluklarımızı yerine getirelim. Varsın onlar hakaret etsinler. O tavır insana yakışmayan bir tavırdır. Eğer biz de onun seviyesine inersek insan olarak kendimizle çelişmiş olmaz mıyız? Onlardan bizim ne farkımız olacak ki?.
Ben bir insanı değerlendirirken önce insan mı ona bakarım. O güzel erdemleri üzerinde taşıyabiliyor mu? Ona bakarım. Düşüncesi benim için o kadar da önemli değil. Benim gibi de düşünmüyorsa da saygı duyarım.
Tabi bu kıstası varlığımı hedef almış kişiler için düşünmüyorum. Ben de yaşamak için ona karşı gerekli tedbirleri alıp mücadele ederim. İşte bu hassas noktayı iyi belirlemek gerekiyor. İyi belirlenmeli ki pireyi yakalım derken yorganı da yakmayalım...Sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 13-10-2006, 04:55
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: ATEİZM NEDİR?

Pireyi yakalim derken bizi yakmasinlar demek istiyorsun. Sevgi ve saygili olmak aptallik degil insanligin gerektirdigi bir sarttir. Bizlerin cogunlugu, daha once dinleri yasamis olmamamizdan dolayi, karsimizdakine empati gosterebiliriz, ancak, karsimizdakiler icin ayni sartlar ortada degildir, yani onlardan empati beklemek safca bir davranis olacaktir. Sabirla, yilmadan zorlamaya devam etmeliyiz goruslerimizi. Dogmalari yenmek, kendimiz icin de kolay olmadi, aninda sonuc beklememeliyiz, uzun donemde ortaya cikacaktir sonuclar.
* Sayin KC"nin dedigi gibi, ben olarak degil biz olarak bakmaliyiz olaylara.
*Ateist birine, ben de on yargiyla sempati duyarim. Dusunen, cesur, kararli, biraz da digerlerinden daha zeki tipler gelir gozumun onune.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13-10-2006, 05:53
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: ATEİZM NEDİR?

Aslında ülkemizde bu alt yapının olduğunu düşünüyorum. Ama bu iktidar tarfafından bunun zaafa uğratıldığını düşünüyorum
-----------------
* * * * sayın ezkamo
* * * * şimdiye kadar yazdıklarınızdan okuyabildiklerimin herhalde tamamına katılıyor sayabilirim kendimi.Bilgiyi paylaşmak erdemdir bunu yapıyorsunuz.Ancak çıkış noktası olarak işi iktidar ile sınırlarsanız ciddi bir yanılgı içindesiniz demektir.
* * * * bu kltidar alt yapısını 12 eylül cuntası ile buldu.Şanlı TSK tüm solcuların üzerinden silindir gibi geçerken meydanı dini örgütlrnmelere açtı.Aradan geçen 26 yıl sonra bu tohumların nüvelerini görüyoruz işte.12 Eylül yönetimi şu ya da bu parti degildi,bizatihi devletti,devletin çekirdegi idi,devletin askeri kesimi idi.
* * * * *Bir oyun oynanıyor kuruluştan bu yana:insanların canları ile kanlarıyla gençlikleriyle oynanan bir oyun.
* * * * *Üç tane saç ayagı bellemiş devlet : komünizm, *kürtçülük ve irtica.
Yıllardır temcit pilavı gibi önümüze sürüyor bunları.Siz Celal Bayarı hatırlarsınız.Ona göre her kış komünizm gelirdi ama ne hikmetse hiç bir kış gelmedi.
* * * * * *Komünizm dediler yıllarca, hatta komünistlikle alakası olmayan üç gencecik insanı daragacına gönderdiler.Sonra o komünizm heyyulası binlerce gencin ölümü ile ,esareti ile sakat kalması ile sonuçlandı.Her ne hikmetse o belayı bir günde engelleyen 11 eylül günü sokakta duran aynı tank,aynı top ve aynı askerdi.
* * * * * * O kadar ezdiler ki insanları, insanlar diyarbakır cezaevinde kendilerini yaktılar.Kawa nın ateşi dediler.Bir anda bölücülük belası dendi.Her ne hikmetse bunların hepsi dış mihraklardı.
* * * * * * *Yeni sacayagı bölücülüktü,kamplara ayrılmaya çalışıldı insanlar hala da öyle.Bu dönemde devlet islami örgütlere yol verdi.O zamanlar AKP yoktu.Ama Özal vardı.Burjuvazinin altın çagları oldu bu yıllar kan ve göz yaşı içerisinde talan edilen bir ülke ve sınıflar arası uçurumun alabildigine ayrışması.Bu dönemde elitler içindir her şey.Okullar,hastahaneler,lokantalar ve yeni yaşam alanları.Onların askerligi bile paraya tahvil edildi.Yen ideoloji dindi.İnsanlar mutlulugu bu dünyada bulamayacaklarına öbür dünya pasifize olmaları için tek çare idi.Bunda da başarılı oldular.Ama hizbullahı AKP örgütlemedi.
* * * * * * * Öbür dünyada mutlulugu *arayan insanlar 1400 sene evvel inandıkları allah ın onlara kitapta bir şeyler emrettiginin farkına vardılar.Tek kurtuluş öbür dünyada olduguna göre her şeyi bilen yanılmaz tanrının söylediklerini uygulamak gerekliydi.Onun ve resulunun.Bugün yaşadıklarımız bunlardır.
* * * * * * * *Ne yazık ki bunlarla mücadele etme görevi de size bana ,aydınımıza düşmüştür.Bu arada devlet kıs kıs gülmektedir arka planda.Bir taraftan ismailiye cemaatine yol vermekte öbür taraftan bir numaralı gazetesi aracılıgıyla gündemi karıştırmaktadır.
* * * * * * * * Bir ülke laik im diyip te diyanet işleri gibi bir kurumla dine müdahale ediyorsa hala bu oyunu görebilmek için fazla çabaya gerek var mı.

* * * * * * * * saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 13-10-2006, 16:45
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: ATEİZM NEDİR?

Sevgili Dilaver,
* * Bir ülke laik im diyip te diyanet işleri gibi bir kurumla dine müdahale ediyorsa hala bu oyunu görebilmek için fazla çabaya gerek var mı.
* * *Bu, acikca bir celiski. Bu anayasaya aykiri degil mi? Yoksa anayasa da mi celiskili?
* * Bu konuda bilgisi olanlar lutfen aciklasin.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:42 .