taylan´isimli üyeden Alıntı
Sayın Upuaut bu ay ki Bilim ve Gelecek Dergisi'ni alırsanız o fosillerin nasıl yanlış sınıflandırılarak insanların nasıl kandırıldığını, ne gibi bilimsel hatalar yapıldığını görebilirsiniz. 90 milyon yıllık tilkiler, 85 milyon yıllık köpekler ve kaplanlardan bahsedilmektedir ki bunların hiç biri gerçek değildir. Ayrıa bir örümcek yengeci ile yengeç örümceği fosilleri aynı tür olarak bir karede gösterilmiş bundan büyük hata olur mu? Bu Yaratılış Atlası denen safsata kitap ancak bir masa lambası altlığı olabilir
Öncelikle tüm türler değişmiştir ve değişmektedir. Değişmeyen tek bir canlı bulamazsınız.
Geçmişten günümüze çok fazla değişmeden gelen bazı türler, besin piramidinin en üstünde yer aldıkları için seçilim baskısından daha az etkilenmektedir. Mesela köpekbalıkları arkaik atalarından çok az farklıdırlar ama boyutları ve türsel çeşitlilikleri geçmişteki dönemlere göre çok daha fazladır. Bunun nedeni köpekbalıklarının en baskın avcılar olmasıdır. Köpekbalığını seçilime uğratacak ondan baskın bir avcı tür yoktur. Dolayısıyla köpekbalığı fazla değişmemiştir.
Ayrıca derin deniz dipleri gibi evrimsel rekabetin az olduğu yerlerdeki balık türleri de fazla değişmemiştir.
Genelde evrimsel sürece baktığımızda sığ sularda çok hızlı bir evrim gerçekleştiğini görürüz. Büyük seçilim bu bölgelerde meydana gelmiştir. Çünkü besin çoktur ve avcılar da çoktur. Dolayısıyla av olan türlerin de üzerindeki bu yoğun seçilim baskısı sığ sulardaki bazı balık türlerini karaya uyumlu hale getirmiştir.
Ara form ise çok çok fazla. Harun Yahya'nın bile parası yetmez buna  ))
|
Haklısın,
Taylan. Yani anlatıkların doğru olmalı. Aslında sana
Harun Yahya'nın
"Yaratılış Atlası"ndan çeşitli örnekler vererek yanıt vermek isterdim. Çünkü, konu ihmal edilemeyecek kadar çok önemli. Eğer siz, bu fırsatı karşı tarafa tanırsanız ya da
"Doğa boşluk kabul etmez" ilkesi gereğince
"Evrim Teorisi"nde bıraktığınız her boşluk özellikle cahil kişilerin elinde bir silaha dönüşebilir.
Örneğin,
"Yaratılış Atlası" bu durumun tipik bir örneğidir. Bakın, bu silahın
Harun Yahya'nın elinde nasıl bir tehlikeye dönüştüğüne.
Dawkins bu kitabın 10,000 kopyasının ne kadara mal olacağını Oxford Basımevi'ndeki bir çalışana sorduğunda, bu çalışanın yarım milyon pound demesiyle
Dawkins öyle bir şok geçirmiş olmalı ki,
Dawkins'in bu olayı seyircilere anlatırken bile hala bu şokun etkilerini üzerinden atamadığı gözlemlenebiliyordu.
Peki bu tür yayınların tehlikeli bir silaha dönüşmemesi için ilgili yetkililer ne yapmalı?
Aynı tartışmada izleyicilerden biri,
Harun Yahya'nın
"Ara Form"un yanlış anlaşılması üzerine neden, her konuda
"Yeni Başlayanlar İçin" anlamına gelen
"Dummies" başlığıyla çıkarılan kitaplarda olduğu gibi, böyle bir kitap yazmadığını sordu,
Dawkins'e.
Dawkins ise bu izleyiciye yaklaşık 1 yıldır böyle bir kitap yazımı üzerinde olduğunu ve çok yakında piyasaya çıkacağını söyledi. Eğer buradan sorumuzun yanıtına geçersek;
Dawkins'in özellikle halkı aptal yerine koyan Evrim ile ilgili bu tür kolay sorulara yanıt vermesi gerekiyor. Aslında bana göre,
Dawkins'in bu tür soruları bir kitapla yanıt vermekten çok, nerede bir medya yayını bulabiliyorsa orada hemen halkı bilgilendirmesi gerekiyor. Hem de hiç vakit kaybetmeden hemen ve her zaman. Halk bıksa bile,
Dawkins'in bu faaaliyeti daima tekrarlaması gerekiyor. Neden? Su uyur, düşman uyumaz da, ondan.
Evet, ben
Dawkins'ten ya da Türkiye'de onun görevlendireceği kişilerden Evrim ile ilgili bizi tuzağa düşürecek bu tür sorulara hiç zaman kaybetmeden bilgilendirmelerini istiyorum. Eğer onlar bu faaliyeti yapmazsalar, Türkiye ve Amerika'da Evrime inanların sayısından başlamak üzere, oradan hayatın tüm yüzlerine yansımalarından dolayı içinde bulunduğumuz durumdan kimsenin şikayet etmeye hakkı olmayacaktır. Gördünüz işte, seçimlerde cahilleştirilmiş kitlenin yaptıklarını. Bu kitle isterse intihar da edebilir ama herşeyin aydınlık olduğu bir ortamda. Yoksa, onların kandırılmasıyla oluşan bir ortamda ne ben, ne de bir başkası yaşamak istemez.
Ha, gelelim şu kafama takılan ve bir türlü çözemediğim probleme. Bildiğiniz gibi,
Harun Yahya "Yaratılış Atlası"ndaki kocaman resimlerin olduğu sayfaların başlarında (büyük putolarla yazılmış)
"Look! They haven't changed (Bak! Onlar değişmedi, aynı)" iddia etmişti.
Bu iddia ilk başlarda kafamı bayağı karıştırmış ve bir Biyolog olmadığım için yanıtlayamamıştım. Ama diğer taraftan,
Dawkins, izleyicilere
Harun Yahya'nın ara form ile ilgili iddiasına yanıt verirken bu soruya yanıt vermemişti.
Peki
Harun Yahya'nın bu iddiası doğru mu idi?
İlk bakışta çok zor bir soru, yanıt verilemiyecek gibi görülüyor. Fakat biraz aklını kurcalayan bir kimse, bu sorunun yanıtının zor olmadığını görür. Peki nasıl? Şöyle: Örnek olarak kendimizi ele alacağız. Eğer
Harun Yahya'nın iddiası bizim üzerimizde geçerli ise o zaman diğer örneklere bakacağız. Ama araştırmamızın daha başında yani insanoğlunda evrimsel bir değimim olmadığına göre diğer örneklere bakmanın bir faydasının olmayacağı açıktır. Bu ise, ölümdür.
Dawkins, primat takımından gelen insanoğlunun 6 milyon önce ortak bir atadan geldiğini söyler. Onun haritasına göre bu ortak ata, ilk ortak atadan sonraki 3. ortak atamızdır. Hazır ara form ararken, şimdiye kadar bu ortak atamızın fosilini keşfedemedik!!! Ama bu ortak atamızdan sonraki insanoğluna ait fosiller elimizdedir. Yani Homo erectus, Neandartel ve günümüz insanı olan Homo Saipens'e ait mebzul miktarda fosil mevcuttur elimizde. Bu 3 fosili yanyana getirdiğinizde, insanoğlunun kesinlikle evrim geçirdiği görülür. Bu ise evrimcilerin değil ama, ona karşıt-evrimcilerinin ölümü demektir. Buna göre
Harun Yahya iddiasında haklı olamaz. Çünkü insanoğlu kesinlikle evrim geçirmiştir. Buradan
tüm canlıların oluşturduğu besin piramitinin tepesindeki insanoğlu evrim geçirdiğine göre, diğer canlıların fosilleri olmasa bile, onlar da evrim geçirmişler.
Bilirsiniz; günümüzde Neandartel bir insan mevcut değildir. Ama bana göre öyle değil.
İşte size günümüzde yaşayan bir Neandartel:
Resimdeki kişi Iron Maiden'ın solisti
Bruce Dickinson olup, bana göre neandartel türünde bir insandır. Bu insan kesinlikle Homo Sapiens türünden olamaz. Özellikle kafa ve iri yapısıyla Neandartel olduğunu ele veriyor! (Bkz.
NEANDERTALLER: İRİ YAPILI İNSANLAR)