Tayyibin maskesi artık iyice düşmeye başladıkça eski dalkavukları bile onu eleştirmeye tayyipte 10 yıllık padişahlıktan sonra bu eleştiriler sonrası saçmalama konusunda rakip tanımaz hale gelmeye başladı. Opera ve tiyatrolara mescit zorunluluğu getireceklermiş. Konu ile ilgili en güzel eleştiri yazısıda eski yardakçısı Ahmet Altandan gelmiş.
"-İşler çığırından çıkınca hergele gençlerin işi matrağa vurup bir tekerlemeye dönüştürdükleri "Çevik Bir, Tayyip İki" lafı dilden dile gezerken yavaş yavaş da bir gerçeğin anlatımını yansıtmaya başlıyor.
Çevik Bir'in "laikçi" 28 Şubat'ından sonra Tayyip Erdoğan'ın "dinci" 28 Şubat sürecine giriyoruz.
Çevik Bir'in derdi laiklik değildi.
Tayyip Erdoğan'ın derdi de din değil.
Biri "laiklik" kavramını bir başka gerçeği saklamak için kullanıyordu, diğeri de "din" kavramını bir başka gerçeği saklamak için kullanıyor.
Laikçi 28 Şubat yakın tarihin en büyük soygunlarından birinin paravanıydı.
Dinci 28 Şubat da, Avrupa Birliği yolundan ayrıldıktan sonra bütün vizyonunu kaybeden, büyük sorunları çözmekte çaresiz kalan bir adamın "başkanlık" koltuğuna oturana kadar "vizyonsuzluğunu ve yetersizliğini" gözlerden saklamak için bir paravan.
Çevik Bir "laiklik" sopasını dindar insanların kafasına vurmak için kullanıyordu.
Tayyip Erdoğan da din sopasını "muhafazakâr" bir hayatı benimsemeyenlerin kafasına vurmak için kullanıyor.
Çevik Bir, kendisine benzemeyeni aşağılamaktan bir cumhurbaşkanlığı çıkartmayı planlıyordu.
Tayyip İki de, kendisine benzemeyeni aşağılamaktan bir "başkanlık" çıkartmayı planlıyor.
Bir'in yaptıklarının da İki'nin yaptıklarının da toplumsal bir karşılığı yok.
Tayyip Erdoğan, opera ve bale salonlarına mescit koyacakmış.
Siz bu ülkede herhangi bir dindarın, bir muhafazakârın "opera ve bale salonlarında mescit olmazsa dinimi yaşayamam" dediğini duydunuz mu?
İslam tarihi boyunca "operada mescit olsun" diye bir tartışma yaşanmış mı?
İnsanlar, Don Giovanni operasının antraktında mescide namaz kılmaya mı koşacaklar?
Kuğu Gölü'nün balerinlerini seyrederken seyircilerin aklı bir yandan da kılacakları namazda mı olacak?
Obuaların akortları arasında abdest mi alacaklar?
Bütün dürüst dindarlara soruyorum, siz hayatınızda böyle bir saçmalık duydunuz mu?
Bu, gerçekten dinî bir ihtiyaçtan mı kaynaklanıyor?
Eğer bir tek aklı başında Müslüman "evet, bu önemli bir ihtiyaçtır" derse bütün söylediklerimi geri alacağım.-"
Bu ülke'nin hiçbir zaman "C" planı olmadı.Bu ülke de daima A.B.D planları devreye sokuldu !... UĞUR MUMCU
Mescit yerine, sehrin dort bir yanina temiz tuvaletler koydursalar, daha cok dua alacaklar, hem de teist, ateist, siyah beyaz, yerli yabanci, herkesten.
Dinciler operaya gidiyor sanki de mescit yapacaklarmış bir de!
Operayı günah ve ahlaksızlık olarak görmeyi bıraktılar mı ki?
Orada namaz şov yapmak için istiyorlar galiba.
İyice muktedir oldular ya...
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 42 maddeye çıkardığı “yapı denetimi” taslağı tamamlandı. İmar ve kıyı kanunlarında çok önemli değişiklikler yapan taslağa göre; opera, tiyatro gibi yerlere mescit zorunluluğu getiriliyor
Her mahalleye bir cami projesi aslında her okula bir cami projesinden farklı değil; her yere mescit olayıda tam bir din devletinin göstergelerinden biri olsa gerek.
Yetmez ama evet..
Şöyle ki;şadırvan ve gasilhane de yapılmalı
Opera da namaz kılmak isteyen birisi abdest de almak zorundadır..Ölümün ne zaman geleceği belli olmadığından da gasilhane de şarttır..
Yetmez ama eveeeeeeeeeet