Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Ateizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 14-07-2012, 05:51
ALKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ALKA ALKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990

Başarı Ödülü 

Standart Ateizm neden sosyal adalet gerektirir– Greta Christina

Bu yazı Greta Christina'nın Secular Humanism sayfasında yayınlanan "Why atheism demands social justice " yazısının serbest çevirisidir.


Burada biraz riski göze alacağım ve ateist olmanın sosyal adalet için çalışmamızı gerektireceğini savunacağım.

Birçok ateist buna karşı çıkacaktır. Ateizmin sadece tek bir şey ifade ettiğini söyleyeceklerdir: herhangi bir tanrıya inanmıyor olmak. Sözlük anlamına bakacak olursanız haklılar da. Ateizm bu açıdan seküler hümanizmden farklıdır. Seküler hümanizm, sadece tanrılara ya da doğaüstü şeylere inanmıyor olmaktan fazlasıdır. Belirli etik davranışları kapsayan pozitif ve çok yönlü bir felsefedir. Ateizm ise teknik olarak sadece tanrıların olmadığı yargısına varır.

Ancak sonuçlar (vargılar) boşlukta izole durmazlar. Kimi çıkarımlar gerektirirler. Bu, diğer pek çok sonuç gibi, tanrıların olmadığı sonucu için de geçerlidir. İddia ediyorum ki bir kez tanrıların olmadığı sonucuna vardığınızda, yapmanız gereken çıkarımlardan biri sosyal adalet için çalışmamız gerektiğidir: aşırı yoksulluğa, politik baskılara, yolsuzluklara, ekonomik gelir eşitsizliğine, kadın düşmanlığına, ırkçılığa, homofobiye vb. son vermek için çalışmalıyız. Bunları hem yüce gönüllülük, erdemlilik ve özgecil sebeplerle hem de pragmatik ve Makyavelce (Maciavellian, entrikacı) sebeplerle aşırıya kaçmak pahasına yapmalıyız.

Gelin önce aşırılıkla, Makyavelce sebeplerle başlayalım. (Bunlar her zaman daha eğlencelidir, değil mi?) Eğer ateistler için daha iyi bir dünya yaratmak istiyorsak, daha fazla ateistle dolu bir dünya yaratmaya çalışmak harika bir adım olurdu. Birlikten güç doğar hesabı. Ve eğer daha fazla ateistle dolu bir dünya yaratmak istiyorsak, çok daha iyi sosyal adalet düzeyine sahip bir dünya için çalışmak harika bir ilk adım olurdu. Phil Zuckerman'ın özenli araştırmalara dayanan Tanrısız toplum: Dindarlığın En Az Olduğu Toplumlar Bize Refah Hakkında Ne Anlatabilir (Society Without God: What the Least Religious Nations Can Tell Us About Contentment) kitabına göre ateizm oranlarının en yüksek olduğu ülkeler "mutluluk endeksine" göre de en yüksek skorlara sahip olma eğilimindeler: düşük şiddet suçu ve yolsuzluk oranlarına, harika eğitim sistemlerine, güçlü ekonomilere, desteklenen sanata, bedava sağlık hizmetlerine, eşitlikçi politikalara vb. sahipler.

Ateizmin bu yüksek standartlardaki sosyal işlevselliği yarattığı sonucuna varmak için bir sebep yok. Aslına bakarsanız, durum tam tersi gibi görünüyor. İnsanlar mutlu, dengeli, iyi-eğitimli, yetkili ve çocukları için büyük umutlar besledikleri zaman, tanrıya olan inançlarını terketme eğilimindeler. Yüksek sosyal işlevsellik ateizmi yaratıyor, ya da katkıda bulunuyor, her neyse.

Yani eğer daha çok ateistle dolu bir dünya, dolayısıyla ateistler için daha güvenli ve iyi bir dünya yaratmak istiyorsak, herkes için daha güvenli ve iyi bir dünya yaratmak büyük ölçüde bizim avantajımıza olacaktır. Daha fazla sosyal adalete sahip bir dünya, daha ateist bir dünya olacaktır.

Peki, ateistlerin sosyal adalet için çalışmasını gerektiren erdemli, yüce gönüllü sebepler neler? Eğer bir tanrıya ya da ölümden sonra bir yaşama inanmıyorsanız ve bu dünyanın sahip olduğumuz tek şey olduğunu düşünüyorsanız . . . sanırım bununla nereye varmak istediğimi anladınız. Eğer bir tanrıya ya da ölümden sonra yaşama inanmıyorsanız ve bu dünyanın sahip olduğumuz tek şey olduğunu düşünüyorsanız, bu yaşam birdenbire çok daha önemli oluveriyor.

Eğer dindarlar haklılarsa ve ölümlü hayatımız gerçek ruhani hayatlarımızın sonsuzluğunda sadece ufacık bir göz kırpması kadarsa, bu hayatı mutlu ve anlamlı hale getirmek o kadar önemli olmazdı. Eğer gerçekten öldükten sonra sonsuza kadar cennette yaşayacaksak, dünyanın dört bir yanındaki bir sürü çocuğun, umutsuz bir sefillik ve çaresizliğin içinde dünyaya gelmeleri o kadar büyük bir mesele değildi. Tanrının kollarında geçecek kutsanmış sonsuzluk yanında birkaç yıllık açlık, hastalık, şiddet ve çaresizliğin lafı mı olur?

Ama dindarlar haksız. Bir tanrı yok. Bir cennet yok. Bu ölümlü hayat sahip olduğumuz tek şey. Ve eğer bu ölümlü hayat sahip olduğumuz tek şeyse ve salt nasıl ve nerede doğduklarına bağlı olan şanssızlıkları sebebiyle sahip oldukları tek hayat umutsuz bir sefillik ve çaresizlik hayatı olan milyonlarca insan varsa – işte o zaman bu berbat bir trajedidir. Korkunç büyük ölçekli bir adaletsizliktir ve bizler bunu tamir etmek için muhteşem bir yükümlülük altındayız. Eğer biz insanlar olarak bir ahlaka sahipsek, ki kanıtlar güçlü bir şekilde sosyal bir tür olarak milyonlarca yıllık evrim süreci sonucunda evrilen beyinlerimize kazınan ortak ahlaki değerlere sahip olduğumuz yönünde, başkalarına kendi suçları olmadığı halde korkunç zararlar verildiğini görmek bizi utandırmalı ve acilen tutkuyla bu konulara odaklanmamızı sağlamalıdır.

Bu konuda çok net olacağım. Sosyal adaletin nasıl sağlanması gerektiğine, bu yoldaki önceliklerimiz ve hedeflerimize ve hatta sosyal adalet kavramının kendisine dair tam olarak mutabakata varmak zorunda değiliz. Hepimizin aynı politik kortejde uygun adım yürümemize gerek yok. Ateizm, özgür düşünce, hümanizm (veya ismi ne olursa olsun) hakkındaki iki güzel şey, yapıcı fikir ayrılıklarına değer vermemiz ve hepimizin üzerinde mutabık kalması beklenen hiçbir dogmaya sahip olmayışımızdır.

Yani hiçbir dogma ya da belirli bir politik duruş adına konuşmuyorum. En azından burada değil. Başka yerlerde kimi politik duruşlar adına, çoğunlukla tutkulu bir şekilde, konuştuğum olmuştur ama hiçbirinin otomatik olarak tanrıya inançsızlığı gerektirdiğini sanmıyorum. Şirketlere kişisel haklar sağlanmasını bitirmeyi, uyuşturucu savaşlarını sonlandırmayı, ırkçı politikaları durdurmayı, küresel çocuk işçi yasaları getirmeyi, aynı cinsiyettekilerin evlenebilmesini, eğitim eşitliğini, finansal endüstrinin yeniden düzenlenmesini, yozlaşmış dikdatörlüklere son vermeyi tartışmıyorum, en azından bırada değil. Sosyal adalet söz konusu olunca ateistlerin yapması gereken herhangi belli bir şey olduğunu söylemiyorum.*

Sadece bir şeyler yapmamız gerektiğini söylüyorum.

http://outforbeyond.blogspot.de/2012...erektirir.html
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-07-2012, 08:35
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

ALKA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Ancak sonuçlar (vargılar) boşlukta izole durmazlar. Kimi çıkarımlar gerektirirler. Bu, diğer pek çok sonuç gibi, tanrıların olmadığı sonucu için de geçerlidir. İddia ediyorum ki bir kez tanrıların olmadığı sonucuna vardığınızda, yapmanız gereken çıkarımlardan biri sosyal adalet için çalışmamız gerektiğidir: aşırı yoksulluğa, politik baskılara, yolsuzluklara, ekonomik gelir eşitsizliğine, kadın düşmanlığına, ırkçılığa, homofobiye vb. son vermek için çalışmalıyız.

Bunları hem yüce gönüllülük, erdemlilik
ve özgecil sebeplerle hem de pragmatik ve Makyavelce (Maciavellian, entrikacı) sebeplerle aşırıya kaçmak pahasına yapmalıyız.
Christina her zamanki gibi politik durusuna ateizm'i uydurmaya calismis.

Soze dokulus: Tanrisizligin yarattigi boslugu, tanriliga soyunup biz kapatalim, bize tapilsin, cogalalim, guclenelim.

Bilincalti: Disipline edilmeyen ateizm tehlikelidir.


Katilmiyorum.

Ateizm insanlara ahiret-cennet-cehennem misali, tanrinin sag tarafina oturmak vs. gibi amac icin hersey mubahtir mantiginda pembe umutlar vaaden, ve yasamin ciddi gerceklerinden uzaklastiran yeni bir sistemli din/politika degildir.

Katilmadigim gibi, sekuler humanist ateizm'e mensup, geneli kesinlikle degil, ama bir kisim ateistlerce hali hazirda varolan yerlesik dinlere alternatif bir din olarak ateizm'in arka perdeden yedirilmeye calisilmasini da ateizm adina dogru bulmuyorum.

Ateizm'e yonelik, bu noktada kavram ici bosaltmanin klasik ornegidir Christina.

Insana iliskin, sosyal hak ve adalet ozgurlugu, karsidakinin de insan olmasi sebepli elbette bir yere kadar savunulabilir ateistlerce, buna asla karsi degilim, ancak ateizm'in icerik olarak kendisi sosyal adalet dagitan politik bir mekanizma degildir.

Samimi soyleyeyim aklibasinda teist'i bu anlayisa tercih ederim.

Prototip bir ari ateist profili yaratip, ateistlere gomlek gibi yapistirmaktan baska birsey degil.

Niye yuce gonullu ve erdemli ve entrikaci ve pragmatik olmak zorundayiz?

Tanri fikrini cikarip atmis, ozgur bir beyin'e bu mecburiyetler neden?

Misyonerlik ogretisi kalintilarinin, hala asilamadigi su berrakligi kadar acik..

Birgun butun dunya musluman olacak, bu yolda hersey mubahtir sloganinin anglo-sakson versiyonu.

Bir insanin homofobik yonunu bir yere kadar elestirebilirsiniz, bir yerden sonra o insani zoraki otekilestirerek, homoseksueller ozgur olabilsin diye, homoseksuelsever yapamassiniz.



Ateist homofobik olmaz diye bir manifesto mi var?

Yerseniz tabi!!!! Hos Amerikali ateistler dahi yemiyor.

Yiyene afiyet olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-07-2012, 20:57
Brian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Brian Brian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jul 2011
Mesajlar: 742
Standart

Sosyal adalet, dürüstlük, vb. düşünceler ateizm ile bir biçimde ilişkisi var diye düşünüyorum.

Ve aslında bu kavramlar ateizmin içeriğinin doldurulmasına yardım eder. Yani bunlar dogmatik biçimde ele alınmadığı sürece ateizmin içini boşaltan şeyler değil.

Şimdi ateist biri düşünelim: yalancılığı, çıkarcılığı, fırsatçılığı da duruma göre kolayca savunabilsin. Bu kişi yerine göre yalancılığı da savunduğu için sırf çıkarı gereği evrim teorisi yanlıştır diyebilir. Eşitsizliği, adaletsizliği de savunabilir. Böyle bir ortamda ateizm gelişebilir mi? Ve üstelik böyle bir ortam kazılan çukurlara benzer. Kendi şahsi çıkarımız, kendi şahsi özgürlüğümüzün gelişmesi için kazdığımız bu çukurlara belki bir zaman sonra kendimiz de düşebiliriz.

Buna karşı şu denilebilir. "Yahu bana ne milletin derdinden, ben kendi kesemin dolmasından sorumluyum, bunun için her şeyi yapabilirim, bana ne?"

Aslında bu birazda sınıfsal durumla ilgili. Bir işçi için bu tip durumlarda özgürlüğünü geliştirebileceği ortamlar son derece sınırlıdır. Ama çok zengin bir patron için zenginliğini, özgürlüğünü olumlu veya olumsuz şekilde kulllanabileceği çok daha geniş bir alan vardır. Ve bu zengin elbette kendi çıkarını savunması tabiidir. (Aslında uzun vadede zenginler için de bunun -yalancılık, insanları çıkarları gereği kolayca aldatmayı da savunabilmek vb.- da iyi bir strateji olup olmadığı tartışma konusudur.) Örneğin ateist olduğu halde sınıfsal durumu gereği çok zengin biri başkaları, özellikle işçi sınıfı için dini savunabilir. Ama tam tersine bir işçi çıkıp bunu yaparsa buradan çok fazla bir şey kazanamayabilir. İşçilerin çoğu bu durumdan olumsuz etkileneceklerdir. Bir kaç işçinin kazanması bunu değiştirmez.

Elbette insanların ateizmi nasıl savunacağı konusunda belli bir zorunluluk yok. İnsanlar değişik biçimlerde ateizmi savunabilir. Ama bunun sınıfsal durum ve sınıfsal bilinçle de şu veya bu biçimde ilgisi olduğu da açık bir gerçektir.

Konu Brian tarafından (14-07-2012 Saat 21:09 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-07-2012, 21:21
Sayokan Sayokan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2012
Mesajlar: 459
Standart

Yazıyı kesinlikle hiçbir şekilde kabul etmiyorum,ateist misyonerliği tarzında bir yazıdan farkı yok.Ateistlik ne sosyal adaleti ne de hümanizmi gerektirir.
Ateizmin tek anlamı Tanrı kavramını yok ederek , insanı özgürleştirmektir.Tanrı kavramı olmadan etik ahlak dedikleri kavramda ayakta duramaz.Ateistliği iyilik meraklısı, topluma faydalı insanlar yetiştirmek olarak algılatmak yanlıştır.Ateizm sadece insanın zincirlerini kırmasıdır.
Ben size en basitinden bir örnek veriyim;
Bugün etik ahlak ve din yüzünden;
fuhuş yasaktır pek çok ülkede , ne kadar seviyesiz görsenizde iğrençlikte görseniz.Fuhuş resmi bir meslekti Roma İmparatorluğunda mesela orda normal bir meslekti o dönem Roma'da.Hitler sizde Hristiyan mıydı ? Hiçbir din ırkçılığa uygun ortam yaratmaz.
Yani ateistlik ne sosyal adalet sağlar,ne de daha iyi bir dünya.
Ateizm bireysel etki yapar.i Bu güne kadar ateizmi savunan insanlar Dünya'da sosyalist olarak bilinen insanlar olduğu için özleşti.
Ateist bir insan her şeyi yapmakta özgürdür,sadece zevk için yaşayıp bencil olmakta da;toplum için çalışıp sosyal adaleti sağlamaktada.Irkçıda olabilir; ateistte olabilir.
Bunu ırkçılık yapmak için söylemiyorum ama ırkçıların en büyük dayanağı bilimdir.
Siz bilim olmadan ırkları kıyaslayamazsınız.Mesela zenciler atletizm alanında çok başarılıdırlar.
Bunlar benim şahsi fikirlerimdir.Benim için ateistlik sınırsız özgürlüktür...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-07-2012, 21:24
Sayokan Sayokan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2012
Mesajlar: 459
Standart

Hümanist yerine ateist yazmışım,mesajı yazarken televizyon izliyordum başka hatalar yapmışsam özürr dilerim.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-07-2012, 21:31
Brian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Brian Brian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jul 2011
Mesajlar: 742
Standart

Zaman zaman sosyalistlerin ütopik düşündüğü söylenir. Sosyalistlere ütopik derken biraz gerçekçi olalım diye aklımdan geçti bir an için. Neyse...

Toplum içinde kimse istediği gibi kafasına göre istediği bir şekilde hareket edemez. Ederse de bunun bir takım sonuçları vardır.

Yani toplum içinde bir takım kurallar vardır.

Bu kuralların değişmez ve Tanrı'dan kaynaklandığını söylemek dogmatik tutumdur. Bu eleştirilebilir. Sosyalistler de zaten bunu, Tanrı'dan kaynaklı kuralları- savunmuyor. Onlar akla dayalı kuralları savunuyor.

Ama kardeşim ben kural tanımıyorum, istediğim gibi yaşarım, trafikte kırmızı ışıkta geçer, istediğim şeritten arabamı sürerim, kural filan olamaz, sahtekarlık yaparım, çürük mal satarım, yaşasın sınırsız özgürlük...

Bir toplumda yaşadığımız için bu sözleri uygulamaya geçirdiğinizde duvara toslayacağınız açıktır.

Toplum varsa bir takım kurallar vardır, önemli olan bu kuralların akli temellere dayanmasıdır.

Konu Brian tarafından (14-07-2012 Saat 21:37 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14-07-2012, 21:55
Sayokan Sayokan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2012
Mesajlar: 459
Standart

Brian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zaman zaman sosyalistlerin ütopik düşündüğü söylenir. Sosyalistlere ütopik derken biraz gerçekçi olalım diye aklımdan geçti bir an için. Neyse...

Toplum içinde kimse istediği gibi kafasına göre istediği bir şekilde hareket edemez. Ederse de bunun bir takım sonuçları vardır.

Yani toplum içinde bir takım kurallar vardır.

Bu kuralların değişmez ve Tanrı'dan kaynaklandığını söylemek dogmatik tutumdur. Bu eleştirilebilir. Sosyalistler de zaten bunu, Tanrı'dan kaynaklı kuralları- savunmuyor. Onlar akla dayalı kuralları savunuyor.

Ama kardeşim ben kural tanımıyorum, istediğim gibi yaşarım, trafikte kırmızı ışıkta geçer, istediğim şeritten arabamı sürerim, kural filan olamaz, sahtekarlık yaparım, çürük mal satarım, yaşasın sınırsız özgürlük...

Bir toplumda yaşadığımız için bu sözleri uygulamaya geçirdiğinizde duvara toslayacağınız açıktır.

Toplum varsa bir takım kurallar vardır, önemli olan bu kuralların akli temellere dayanmasıdır.
Özgürlük başkasının hakkının başladığı yerde biter.Benim verdiğim örnekle ne alakası vari.Toplum içinde yaşıyorsanız toplumun kuralları var demişsiniz.Ben sadece yazısız kuralların tamamen saçmalık olduğunu belirttim . Toplumu düzene koyacak olan yazılı kurallardır.Evrensel kanunlardır.Benim verdiğim örneklerdeki yasaklar gördüğünüz gibi evrensel değil.Sınırsız özgürlük diyince neden hırsızlık vs. olarak algıladınız?Ben mesela bir örnek vereyim sokakta çıplak gezme özgürlüğü.Sosyalizm bir topluluk içinde varolabilir ama dünyaya hakim olacağını düşünmek bana göre ütopiktir.Çünkü rekabetçidir insanlar sürekli yarış halindedir.Bu insanın doğasından gelir üstün olma çabası.
Güven duygusu genelde akrabalara , kan bağı olanlara karşı daha yüksektir.Bu sayede kabileden toplumlar oluşur, ortak çıkarlar oluşur.Sosyalist düşünceye göre toplumlarda evrilir, bu doğrudur fakat .Gelecekte biz etten ve kemikten canlılar olmayacağız makine olacağız . Evrimin son noktasının bu olduğunu bugün bilim insanları görmekte,o zamana kadarda insanların sosyalizme geçeceğini zannetmiyorum.
İnsanlar eşit olamaz;
dünyada bir gerçeği görmek lazım dünyada yönetilmek için bulunanlar ve yönetmek için bulunanlar vardır.Siz beyni sorgulamaya yeticek kadar bile çalışmayan bir yobazla aynı şartlar altında yaşamayı kabul eder misiniz?
Büyük balık küçük balığı yer bu hep böyle olacaktır.
Gerçeği farkeden biz ateistler ise sınırsız özgürlüğe ulaşacaktır.Sizi öldürmek için kuduran ağzı köpüren insanlar için sosyal adalet istemenize gerek yok bana göre...Şu anki sistem acımasız olabilr fakat zekası yeterli olan sivrilen insanlar başarıya ulaşıyor.
Ben birkaç hafta önce asfalt çalışmasından sonra mola veren belediye işçileri gördüm ve ordaki işçiler yerde yemek yiyordu onların haklarını savunuyorsunuz fakat onlar size saygı bile duymaz dinsiz komünist der nefret ederler.
Sizin istediğiniz dünya ne yazıkki gelecekte de mümkün olmayacak,ne zamanki evrimiizin son aşamasında makinelere evrilirsek işte o zaman acı göz yaşı kalmayacaktır.O zamana kadar dünyada hakim olacak sistem kapitalizmdir.
Size tavsiyem bu sistemde yükselmeye çalışmaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-07-2012, 22:05
Brian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Brian Brian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jul 2011
Mesajlar: 742
Standart

Sayokan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Özgürlük başkasının hakkının başladığı yerde biter.Benim verdiğim örnekle ne alakası vari.Toplum içinde yaşıyorsanız toplumun kuralları var demişsiniz.Ben sadece yazısız kuralların tamamen saçmalık olduğunu belirttim . Toplumu düzene koyacak olan yazılı kurallardır.Evrensel kanunlardır.Benim verdiğim örneklerdeki yasaklar gördüğünüz gibi evrensel değil.Sınırsız özgürlük diyince neden hırsızlık vs. olarak algıladınız?Ben mesela bir örnek vereyim sokakta çıplak gezme özgürlüğü.Sosyalizm bir topluluk içinde varolabilir ama dünyaya hakim olacağını düşünmek bana göre ütopiktir.Çünkü rekabetçidir insanlar sürekli yarış halindedir.Bu insanın doğasından gelir üstün olma çabası.
Güven duygusu genelde akrabalara , kan bağı olanlara karşı daha yüksektir.Bu sayede kabileden toplumlar oluşur, ortak çıkarlar oluşur.Sosyalist düşünceye göre toplumlarda evrilir, bu doğrudur fakat .Gelecekte biz etten ve kemikten canlılar olmayacağız makine olacağız . Evrimin son noktasının bu olduğunu bugün bilim insanları görmekte,o zamana kadarda insanların sosyalizme geçeceğini zannetmiyorum.
İnsanlar eşit olamaz;
dünyada bir gerçeği görmek lazım dünyada yönetilmek için bulunanlar ve yönetmek için bulunanlar vardır.Siz beyni sorgulamaya yeticek kadar bile çalışmayan bir yobazla aynı şartlar altında yaşamayı kabul eder misiniz?
Büyük balık küçük balığı yer bu hep böyle olacaktır.
Gerçeği farkeden biz ateistler ise sınırsız özgürlüğe ulaşacaktır.Sizi öldürmek için kuduran ağzı köpüren insanlar için sosyal adalet istemenize gerek yok bana göre...Şu anki sistem acımasız olabilr fakat zekası yeterli olan sivrilen insanlar başarıya ulaşıyor.
Ben birkaç hafta önce asfalt çalışmasından sonra mola veren belediye işçileri gördüm ve ordaki işçiler yerde yemek yiyordu onların haklarını savunuyorsunuz fakat onlar size saygı bile duymaz dinsiz komünist der nefret ederler.
Sizin istediğiniz dünya ne yazıkki gelecekte de mümkün olmayacak,ne zamanki evrimiizin son aşamasında makinelere evrilirsek işte o zaman acı göz yaşı kalmayacaktır.O zamana kadar dünyada hakim olacak sistem kapitalizmdir.
Size tavsiyem bu sistemde yükselmeye çalışmaktır.
Sanırım yeni üyesiniz veya bu konuları daha önce tartıştığımızın pek farkında değilsiniz.

Söylediğiniz konuları bu sitede uzun uzun tartıştık. Ve ben burada kapitalizmi savunan kişilere birçok yerde gerekli cevabı verdim.

Şimdi tekrar tekrar aynı cevapları burada yazmayacağım.

Ama şunu açık olarak söyleyeyim: sosyalizmi ve bizim neyi savunduğumuzu tam bilmiyorsunuz.

Sitedeki daha önceki tartışmaları okuyup neyi savunduğumuzu öğrenebilirsiniz. Yoksa böyle tartışmanın bir anlamı yok. Politika bölümünde arkadaşlar neden sosyalizm ve komünizmi savunduklarını detaylı biçimde anlatıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14-07-2012, 22:14
Sayokan Sayokan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2012
Mesajlar: 459
Standart

Brian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanırım yeni üyesiniz veya bu konuları daha önce tartıştığımızın pek farkında değilsiniz.

Söylediğiniz konuları bu sitede uzun uzun tartıştık. Ve ben burada kapitalizmi savunan kişilere birçok yerde gerekli cevabı verdim.

Şimdi tekrar tekrar aynı cevapları burada yazmayacağım.

Ama şunu açık olarak söyleyeyim: sosyalizmi ve bizim neyi savunduğumuzu tam bilmiyorsunuz.

Sitedeki daha önceki tartışmaları okuyup neyi savunduğumuzu öğrenebilirsiniz. Yoksa böyle tartışmanın bir anlamı yok. Politika bölümünde arkadaşlar neden sosyalizm ve komünizmi savunduklarını detaylı biçimde anlatıyor.
Benim tartıştığım konu toplum olma ve kurallar.Bu konu hakkında tutumunuz,tutumunuz çok bağnaz bence.Toplum kuralları gereksizse saygı duyulmamalı.Ben kapitalizmi savunmuyorum sadece şunu diyorum;
sorgulamaktan aciz din mensupları beyinleri örümcek ağı tutmuş yaratıklarla eşit olarak yaşamayı red ediyorum.Ateist biri olarak duygularınızla değil mantığınızla hareket edin diyorum.Mantık bana herkesin eşit olmaması gerek diyor . Çünkü herkes eşit seviyede beceriye güce sahip değil.
Aptallarla , dahiler eşit ortamda yaşayamaz.
Mao'nun yaptığıda sosyalizmin mantıksızlığını gözler önüne sermektedir.
Siz iyi bir insansınız etik ahlaka göre fakat; böcek kadar bile değerli olamayacak bir avuç güdülen koyunun haklarını savunmak insanlığa hiçbir şey kazandırmayacaktır.
Sizin gibi düşünen Deniz Gezmiş asıldı, bugün anket yapsanız bu ülkenin yüzdde %50 si onun vatanperver ve iyi bir insan olduğuna inanmayacaktır.
Sözün özü zekiler aptallar için savaşıp ölmemeli.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14-07-2012, 22:17
Brian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Brian Brian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jul 2011
Mesajlar: 742
Standart

Bu arada konunun başlığı sosyal adalet. Ben bu kavramı sosyalizm ile ilişkili gördüğüm için sosyalizmden söz ettim.

Yoksa konu sosyalizm gerçekleşmeyeceği veya gerçekleşirse nasıl gerçekleşeceği de değil.

Ayrıca toplum içinde tüm kurallar yazılı da olmayabilir. Ve yazılı olan kuralların bir kısmı saçma bir temele dayandığı gibi yazılı olmayan engeller de onu her zaman çok da mantıklı ve iyi bir şey yapmaz.

Yukarıda örneğini verdim: ateist birinin çıkarları gereği evrim karşıtlarına her türlü desteği vermesi. Şimdi yasalarda bunu yasaklayan bir engel olmayabilir. Ama bu da övünülecek ve çok da savunulacak bir davranış biçimi değil.

Örnekleri çoğaltabilir, binlerce örnek verebilirim.

Her seferinde birileri çıkıp: "yahu kardeşim bireysel rekabet var, ne yapalım" diye yanıt verebilir tabii.

Ben de artık bunun pek bir yanıt olmadığını söylüyorum.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
ateizm, greta christina, sosyal adalet


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Her Plan Bir Planlayıcıyı Gerektirir hur-kus Hristiyanlık 5 27-06-2010 14:16
ateizm neden bing bangi savunamaz? mcin İslam 35 21-01-2007 00:23
BOMBA-ATEIZM ADALET VAAD ETMEZ!!!! İslam 30 22-02-2006 06:00
ateizm neden basarisiz ? burkay İslam 12 05-01-2006 19:40

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:21 .